Hoşgeldiniz; Bugün 24 Mayıs 2017 Çarşamba

FİKİR TANKI

ABD'nin Türkiye'ye vereceği güvenceler YPG'yi daha güçlü hale getirecektirTrump-Erdoğan görüşmesine 1-2 saat kaldı. Uzmanlar görüşmeyi çok kritik, çetin, zorlu, kırılma yaratacak bir görüşme olacağını söyleyip, neler konuşulacağını, nelerin pazarlık edileceğini yazıp çizdiler. Gelinen an itibariyle aslında tam da ABD'nin istediği bir ortama girilmiş gibi gözüküyor. 3-4 aydır Trump yönetimine neredeyse birbiriyle örtüşen politika alternatifleri sunan düşünce kuruluşlarının raporları, emekli asker ve diplomatlarının açıklamaları ve görevdeki askerlerin açıklamalarında belirtilen durumla ve öneriler listesinin son sırasındayız. O da ABD'nin YPG'ye vereceği silahlar ve YPG ile işbirliğinin geleceğine ilişkin güvenceler. Bizzat Başbakan YILDIRIM'ın ABD Savunma Bakanı MATTIS ile görüşmesine ilişkin olarak anlattığı detaylar ve Cumhurbaşkanı danışmanı İlnur ÇEVİK'in bir televizyonda yaptığı açıklamalardan bunu net olarak anlıyoruz. Buna göre Türkiye ABD'nin YPG'ye silah yardımını YPG-Türkiye arasında bir seçenek değil ABD'nin mecbur kalmasından kaynaklandığına ikna olmuş gözüküyor. Ve ABD bu mecburiyetin yaratacağı sıkıntıların yaşanmamsı için Türkiye'ye güvenceler verecek. Bunlar ne olabilir? ABD sözcüleri daha önceki açıklamalarında YPG'ye verilen silahları geri almayacaklarını söyleyerek adeta bir pazarlık payı bırakmışlardı aslında. İşte şimdi ABD YPG'ye verilen silahları takip edeceklerini ve Suriye'de IŞİD operasyonları bitince geri alacakları konusunda bir güvence vereceklerdir. Ayrıca bu silahların ve eğittikleri teröristlerin Türkiye'ye geçişini önlemek için sınır boyunca Amerikan askerlerinin konuşlanacağını söyleyeceklerdir. Yani sınır güvenliğini Amerikan askerlerinin sağlayacağı garantisi vereceklerdir. (CB Erdoğan Suriye'deki terörle mücadele olayına NATO'nun el atması gerektiğini ifade etmektedir. PYD/YPG'nin NATO'nun terör örgütleri listesinde olmadığını dikkate aldığımızda böyle bir karar aslında Türkiye'yi daha büyük açmazlara sürükleyebilir. Bu arada PYD/YPG'nin PKK ile bağını kesecek tedbirleri alacaklarını ve YPG'ye bu yönde şart öne süreceklerini ifade edeceklerdir. PYD lideri S. Müslim zaten böyle bir açıklamayı yapmıştır bile. Bu bağlamda PKK'ya da YPG'ye karışmamaları ve Türkiye'deki terör saldırılarına son verme çağrısı yapacaklar ve sorunu Türk hükümetiyle siyasi olarak çözmelerini (müzakere süreci!) isteyeceklerdir. Bu açıklamalrını dengelemek için de Türkiye'nin PKK ile mücadelesine daha fazla destek vereceklerini söyleyecekledir. PKK ise buna çoktan hazırdır. Hatta kamuoyunu daha da iyi kandırabilmek için "Türkiye'ye karşı silah bıraktık" açıklaması bile gelebilecektir. Rakka ve muhtemelen Deyrezzor operasyonlarından sonra bu şehirlerin yönetiminin yerel Arap unsurlara bırakılacağı YPG'nin bu merkezlerden çıkacağı garantisi de verilecektir. ........... SONUÇ OLARAK...... Bütün bu güvenceler karşılığında Türkiye'den yapması beklenen ise PYD/YPG'ye müdahale etmeyip ABD-YPG ortak operasyonları bozmamak, IŞİD operasyonlarını tehlikeye düşürmemektedir. İşte Türkiye'ye verilen güvencelerin aslında Türkiye aleyhine ve YPG'nin güçlenmesine neden olacak husus da budur. Ne zaman sona ereceği belli olmayan Rakka ve Deyrezzor operasyonları süresince YPG'ye operasyonel ihtiyaçlar adı altında askeri yardım artarak devam edecektir. Ama Türkiye, Sincar dahil Irak kuzeyine gerektiğinde hava operasyonları yapması mümkün olabilecekken, varılacak mutabakat gereği Suriye kuzeyinde herhangi bir operasyon yapamayacaktır. Ne zamanki ABD "evet Suriye'de operasyonlar sona erdi, artık YPG ile ortak operasyon yapmıyoruz" diyecek bu sefer karşı tarafın yani ABD ve YPG'nin sözünde durup durmadığına bakılacak. Eğer sözünde durmadıkları görülürse Türkiye müdahale edebilecek. Evet mutabakata uyulmadığı anlaşılınca müdahale edeceksin ama nasıl ve hangi ortamda? Yani artık aşağı yukarı yukarıda belirtilen içerikte bir mutabakata varılacağı büyük olasılık. Ama bunun önü açık. Suriye'de IŞİD operasyonlarının nerede ne zaman biteceği belli değil. Bu süre sonunda karşımızda ordulaşmış bir YPG ve devlet uygulamalarını genişletmiş bir PYD yapısını, Cenevre görüşmeleri kapsamında Suriye'nin özerklikler de içeren yeni anayasasının görüşülmüş olması da büyük ihtimaldir. Yani ABD'nin vereceği güvencelerin sağlayacağı ortamda YPG daha güçlenmiş olarak çıkacaktır. Böyle bir resim karşısında Türkiye PYD/YPG'ye müdahale mi edecek yoksa ikinci bir Barzanistan olarak kabullenmek zorunda mı bırakılacak? Tabi bu arada Türkiye'de PKK ile yeniden yeni formatta başlamış bir müzakere süreci varken yani ana gövdesiyle barıştırılmaya çalışılan Türkiye'nin o gövdenin koluna yani YPG'ye müdahale yapması da beklenmeyecektir.
Cahit Armağan Dilek tarafından 16 Mayıs 2017 Salı 19:15'te yazıldı. 884 defa okundu

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı