Hoşgeldiniz; Bugün 23 Temmuz 2018 Pazartesi
Ukrayna|02 Mart 2015 Pazartesi

Minsk Mutabakatı Ukrayna krizine Çare Olacak mı?

Erhan Canikoğlu tarafından yazıldı.

Ukrayna krizi, Kiev yönetiminin ayrılıkçı Donbas bölgesine yönelik kuvvet kullanma hevesinden vazgeçmemesi sebebiyle,  müzakere yoluyla çözüm hedefine bir türlü ulaşamıyor. ABD Başkanı Barack Obama’nın Ukrayna’daki iktidar değişikliğine destek verdiklerini açıklaması, Amerikalı yetkililerin Ukrayna’da reform amacıyla beş milyar dolar sarf ettiklerini ileri sürmeleri, Kiev yönetiminin ABD’den öldürücü silah talep etmesi,  Transatlantik bölgesinin en önemli  siyasi-askeri örgütü olan NATO’nun Rusya’ya yönelik kuvvet yapılanmasını arttırması sorunun çözümünde diplomatik çabaları tartışmalı hale getiriyor.

Kiev yönetiminin müzakere sürecine paralel olarak ayrılıkçı bölgelere siyasi ve ekonomik blokaj uygulaması ve askeri harekatları durdurmaması aslında daha kapsamlı bir stratejiye dayanıyor. Kiev’in Donbas’a baskısının asıl sebebi, müzakere sürecine paralel olarak ayrılıkçıları püskürterek bölgeyi denetimi altına almak ve pazarlık masasına Rusya’nın asla yanaşmadığı Kırım konusunu getirmek.

Ayrılıkçılar bağımsızlık talebinden vazgeçmeyeceklerini savunsalar da,  bunun gerçekçi bir adım olmadığı görülmekte. Zira Rusya Kırım’ın iltihakından sonra  Donetsk ve Luhansk’ın bağımsızlık referandumlarının sonuçlarını tanımamıştı.  Bununla birlikte Rusya, Kiev yönetimini ayrılıkçı Donbas bölgesiyle doğrudan diyaloğa davet etmekte. Moskova, Donetsk ve Luhansk’a belirli ölçüde özerklik verilmesi, Rusçanın serbestçe kullanılmasının sağlanması halinde Donetsk ve Luhansk’ın Ukrayna sınırları içerisinde kalmasına razı görünüyor.

Kiev yönetimi Donbas’ı etkisiz hale getirip Kırım’a yönelmeyi hedeflerken, Moskova Donbas bataklığından çıkmasını istemediği Kiev’in Kırım konusunu masaya getirmesine fırsat vermemeye çalışıyor. Krizle ilgili tüm taraflarının beklentileri,  Ukrayna’da barış ve istikrarın kolay kolay sağlanamayacağını göstermekte.

 

Minsk Mutabakatı’nın Önemi

Ukrayna krizinin çözümünde en ciddi müzakere zeminini Minsk Mutabakatı oluşturmakta. 5 ve 19 Eylül 2014 tarihli mutabakatlar, bölgede kapsamlı bir barışa varılması için en geçerli platform olarak kabul ediliyor. Müzakerelerde ilerleme kaydedilmemesi mutabakatın içeriğinden değil, tarafların nihai hedefleri arasındaki büyük uçurumdan kaynaklanmakta.

Minsk Mutabakatı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Rusya, Ukrayna’dan oluşan Üçlü Temas Grubu ile Donetsk ve Luhansk temsilcilerinin Belarus’un başkenti Minsk’te 5 ve 19 Eylül 2014 tarihlerinde kararlaştırıldı. Söz konusu mutabakatın arkasında Rusya ve Ukrayna liderlerinin yanı sıra Almanya ve Fransa  liderleri de aktif rol oynamakta. Liderler, 11 Şubat’ta Minsk’te bir araya geliyorlar. Görüşmelerin başarısı esasen tarafların beklentilerinin gerçekleşmesiyle doğru orantılı olacaktır.

 

5 Eylül 2014 Tarihli Minsk Mutabakatı

Üçlü Temas Grubu’nun İstişareleri Sonuçlarına İlişkin 5 Eylül 2014’de Minsk’te imzalanan Protokol[1] aşağıdaki hükümleri içermekteydi:

1)Derhal iki taraflı ateşkes yapılması,

2) Ateşkesin AGİT tarafından gözlenmesi ve doğrulanması,

3)Donetsk ve Luhansk’ın bazı bölgelerinde mahalli özerklik konulu Ukrayna yasasının (Özel statü yasası) onaylanması dahil yönetimin bölgelere devredilmesi,

4)Ukrayna-Rusya devlet sınırının daimi olarak AGİT tarafından gözlenmesi ve tetkik edilmesi ve sınır boyunca güveni bölgelerin oluşturulması,

5) Tüm rehinelerin ve yasadışı gözaltına alınanların serbest bırakılması,

6) Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk bölgelerinin belirli semtlerinde meydana gelen olaylarla ilgili kişilerin takibatının ve cezalandırılmalarının önlenmesi için yasa hazırlanması,

7) Kapsayıcı bir ulusal diyaloğun sürdürülmesi,

8)Donbas’ta insani durumun geliştirilmesi için tedbir alınması,

9) Donetsk ve Luhansk’ın bazı bölgelerinde mahalli özerklik konulu Ukrayna yasası (Özel statü yasası) kapsamında erken yerel seçim düzenlenmesi,

10)Savaşçıların, paralı askerlerin, yasadışı silahlı grupların ve askeri teçhizatın Ukrayna’yı terk etmesi,

11)Donbas’ın ekonomik kalkınması ve bölgedeki yaşamsal fonksiyonların yenilenmesi için program yapılması,

12)İstişarelere katılanlara kişisel güvenlik sağlanması.

Protokolü Üçlü Temas Grubu üyeleri arasında yer alan AGİT Temsilcisi Heidi Tagliavini,  Ukrayna’nın 2.Cumhurbaşkanı (eski Cumhurbaşkanı)  Leonid Kuçma, Rusya’nın Kiev Büyükelçisi  Mihail Zurabov,Donetsk’i temsilen Aleksandr  Zaharçenko ve Luhansk’ı temsilen İgor Plotnitskiy  imzaladı.

19 Eylül 2014 Tarihli Minsk Muhtırası

Bilahare, 19 Eylül 2014 tarihinde aynı kişiler tarafından, 5 Eylül tarihli Minsk Mutabakatı’nın uygulama esaslarına ilişkin muhtıra imzalanmıştır.  [2] Söz konusu muhtıranın en önemli yanı çatışan tarafların ağır silahları 15’er kilometre geriye çekmesinin kararlaştırılmasıydı. Muhtıra’da şu hususlar yer almaktaydı.

1. Karşılıklı ateşkes yapılacaktır.

2. Tarafların askeri yapılanmaları ve bağlı birimleri 19 Eylül 2014 tarihi itibariyle mevcut muharebe hattını geçmeyecektir. 

3. Her türlü silahın kullanılması ve saldırı eylemi yasaktır.

4.Muhtıra’nın onaylanmasını takip eden 24 saat içerisinde 100 milimetreden büyük çaptaki tüm öldürücü silahlar muhabere hattından, meskun mahaller dahil olmak üzere, asgari 15 kilometre geri çekilecek (aşağıda belirtilenlerin dışındakilerin), 30 kilometrelik silahtan arındırılmış alan oluşturulacaktır. [3]

5. AGİT gözetiminde Komsomolske, Kumacheve, Novoazovsk, Sakhanka kasabaları hariç ağır silah ve askeri teçhizat konuşlandırılmayacaktır. 

6.Güvenli bölgede yeni mayın döşenmesi ve patlayıcı düzeneklerinin kurulması yasaktır.

Güvenli bölgede daha önce yerleştirilmiş mayınlar ve patlayıcı düzenekleri sökülecektir.

7. Muhtıranın onaylanmasını müteakip 30 kilometre derinliğindeki silahtan arındırılmış bölgede muharebe hattı boyunca AGİT’in gözlem misyonunun kullandıkları hariç askeri ve insansız hava araçlarının uçuşu yasaktır.

8. AGİT Gözlem misyonu muhtıranın onaylanmasını takiben 24 saat içinde ateşkes hattına konuşlandırılacaktır.

Yukarıda belirtilen alan kısımlara ayrılacak, sayı ve sınırları AGİT gözlem görevinin hazırlıkları sırasında belirlenecektir.

9. Tüm savaşçılar, paralı askerler, yasadışı silahlı gruplar ve askeri teçhizat AGİT gözetiminde Ukrayna’yı terk edecektir.

 

Krizin Tarafları ve Hedefleri

Kiev yönetimi bugüne kadar kamuoyuna yaptığı duyurularda aşağıdaki hususları talep etmişlerdir.[4]

1)Herhangi bir anlaşma Minsk mutabakatlarında belirlenen muharebe hattını esas almalıdır.

 2)Ateşkes yapılmalı ve ağır silahlar muharebe hattından geri çekilmelidir.

3)Kiev Donets ve Luhansk’ın federal birimler haline gelmelerine karşı olmakla birlikte ağırlıkla Rusça konuşulan sözkonusu bölgelere daha fazla özerklik vermeye ve Rusça dilinin konuşulmasını saygı duymaya hazırdır.

4)Kiev Rusya ile devlet sınırının kontrol edilerek Ukrayna’ya Rus savaşçı ve askeri teçhizat sevkiyatının durdurulmasını istemektedir.

5)Kiev, Donetks ve Luhansk bölgelerinin  yabancı birliklerden tamamen arındırılmasını istemektedir.

6)Kiev, barış koruma birliği görevlendirilmesine karşıdır.

Ukrayna’nın Minsk Mutabakatına karşın sahada askeri araçlara başvurması, her iki bölgeyi ekonomik açıdan kuşatma altına alması, ayrılıkçı bölge halkının mukavemet gücünü kırmaya ve masada elini güçlendirmeye dönük adımlar olarak ortaya çıkmaktadır.  Kuşkusuz Kiev’in asıl hedefinin Kırım’ı yeniden Ukrayna sınırlarına katmak olduğu gözden kaçırılmamalıdır.

Rusya’nın Ukrayna ve Ayrılıkçı Bölgelere Yönelik Tutumu

Rusya, Ukrayna krizini geçen yıl Batı destekli Meydan Protestoları ile ilişkilendirmekte ve Kiev’deki meşru devlet başkanının görevinden uzaklaştırılması ve hükümetin değiştirilmesinin ülkede bugün yaşanan krizin başlıca sebebi olduğuna inanmaktadır. Rus yetkililer, pek çok kez başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerinin Ukrayna’daki mevcut rejime verdikleri siyasi, askeri ve ekonomik desteği ortaya koyarak krizin temelini Washington-Brüksel eksenindeki daha derin jeopolitik mülahazaya dayandırmıştır.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ocak ayı içerisinde Ukraynalı mevkidaşı Petro Poroşenko’ya gönderdiği mektupta pozisyonunu ortaya koydu.[5] Bununla birlikte Rus yetkililer şu görüşleri savunmaktalar.

1)Donetsk ve Luhansk’a daha geniş bir adem-i merkeziyetçi yapı içerisinde daha fazla özerklik verilmelidir.

2) Kiev yönetimi isyancı bölgelerle doğrudan diyaloğa girmelidir.

3)Rusya Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanımaktadır.

4)Rusya Mart 2014’de referandum ile kendisine iltihak eden Kırım’ı tekrar Ukrayna’ya vermeyi kabul etmemektedir.

5) Putin Ocak ayında Poroşenko’ya gönderdiği mektupta ağır silahların mevcut muharebe hattından geri çekilmesini vurguladı. Eylül ayından itibaren ayrılıkçılar daha fazla toprak ele geçirdiklerinden bu tutumun Minsk mutabakatıyla çeliştiği vurgulanmakta. Buna karşın Rusya, Ukrayna, Almanya ve Fransa dışişleri bakanları Berlin’de geri çekilme hattının Minsk’te mutabakata varılan çizgi olduğunu kabul ettiler.

6)Rus yetkililer Ukrayna’nın tarafsızlık statüsünü sürdürmesini ve NATO üyeliğine karşı olduklarını ortaya koydular. Ancak bu taleplerini diplomatik çözüm için resmi bir şart olarak sunmadılar.

7) Rus ve yabancı medya Putin’in Ukrayna’ya yönelik uzun vadeli amaçları konusunda spekülasyon yapmaktalar.  Kimileri Putin’in Ukrayna’da yeniden nüfuz sahibi olmak için “donmuş” ya da “çözülmemiş” anlaşmazlık istediğini, kimileri ise Ukrayna’nın Batı yanlısı liderlerini zayıflatmak için istikrarsızlığın sürdürülmesini hedeflediğini savunmaktalar.

 

Avrupa Ülkelerinin Krize Karşı Tutumu

Almanya ve Fransa ise Avrupa’yı temsil ettiklerini söylerken ortak bir pozisyon benimsiyorlar.[6]

1)İki ülke kalıcı bir barış için diplomatik anlaşmayı istiyorlar ancak Paris diplomasinin ilanihaye uzatılamayacağını söyledi.

2) AB’nin barışa fırsat tanımak için daha fazla yaptırım uygulamayı ertelemesine rağmen, iki ülke barış yapılmaması halinde yaptırımların arttırılması tehdidine başvurmakta.

3)İki ülke ABD’nin üzerinde tartıştığı Ukrayna’ya öldürücü silah verilmesine karşılar.

4)Almanya, Fransa ve AB’li ortakları Rusya’nın ayrılıkçıları desteklemek amacıyla Ukrayna’ya silah ve asker gönderdiğini, Moskova’nın bu birlikleri ve silahları geri çekmesi gerektiğini savunuyor. Rusya ise söz konusu suçlamaları reddediyor.

5)Anlaşma yapılması halinde Paris ilke olarak silahtan arındırılmış bölgeleri ve ağır silahların geri çekilmesini gözlemek üzere AGİT gözlemcilerinin gönderilmesine itiraz etmiyor.

6)Fransız yetkililer Rusya yanlısı isyancıların birinci Minsk Mutabakatı’nın ardından ele geçirdikleri toprakların ileride yapılacak herhangi bir anlaşmada tanınıp tanınmayacağına değinmediler. Bununla birlikte ülkenin doğusuna daha fazla özerklik verilmesi mümkün olsa da Ukrayna’nın toprak bütünlüğü konusunu tartışma konusu yapmıyorlar.

 

Ayrılıkçıların Tutumu

1)Ayrılıkçılar Minsk’te varılan sınır hattı mutabakatının artık geçerli olmadığını, mevcut konumlarından geri çekilmeyeceklerini söylediler.

2)Ayrılıkçılar Ukrayna içinde özerk bir pozisyonun ya da özel bir statünün gerçekçi olmadığını, bağımsızlık istediklerini belirttiler.

3)Ayrılıkçılar Ukrayna’nın kendilerine yönelik ekonomik blokaja son vermesi gerektiğini vurguladılar.

 

Sonuç

Yukarıda görüldüğü üzere Çarşamba günü yapılacak Minsk görüşmeleri öncesinde krizin başlıca aktörleri arasından önemli görüş farklılıkları bulunmakta. Ayrılıkçı bölge liderlerinin bağımsızlık taleplerini Rusya’nın desteği olmaksızın realize etmeleri mümkün değil. Zaten Moskova hem söz konusu bölgelerdeki bağımsızlık yanlısı referandum sonuçlarını tanımamış hem de Rusça’nın resmi dil olarak kabul edilmesi ve özerklik karşılığında Donbas’ın Ukrayna sınırları içerisinde kalmasına olumlu baktığını vurgulamıştır. Ukrayna krizinin çözümünün önündeki en büyük engel ise Kırım’ın mevcut statüsüdür. Moskova ve Kiev’in bu konuda anlaşmaları mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla Minsk Mutabakatı ve görüşmeleri silahlı çatışmaların durdurulması açısından önemli bir fırsat olarak görülmekle birlikte tarafların pozisyonları ve beklentileri dikkate alındığında Ukrayna krizinin nihai çözümü için yeterli olmayacaktır.



[1]Protocol on the results of consultations of the Trilateral Contact Group, signed in Minsk, 5 September 2014, http://www.osce.org/ru/home/123258?download=true; OSCE releases the 12-point protocol agreements reached between Ukraine, Russia and separatists in Minsk, http://www.kyivpost.com/opinion/op-ed/osce-releases-the-12-point-protocol-agreements-reached-between-ukraine-russia-and-separatists-in-minsk-363816.html

[2]Memorandum of September 19 2014 outlining the parameters for the implementation of commitments of the Minsk Protocol of 5 September 2014, http://www.osce.org/ru/home/123807?download=true; English-language translation of the Sept. 19 cease-fire memorandum in Minsk,

http://www.kyivpost.com/content/ukraine/english-language-translation-of-the-sept-5-cease-fire-memorandum-in-minsk-365460.html

[3]Aynı zamanda 100 milimetre üzerindeki topçu sistemlerinin maksimum menzili çerçevesinde geri çekilecektir, yani;

100 mm’lik MT 12 topları 9 kilometre,

120 mm’lik havan topları  8 kilometre,

122 mm’lik D30 obüsleri 16 kilometre,

152 mm’lik 2C5 Giatsint-C (2C3 Acacia, 2C19 Mcta-C, 2A65 Mcta-B)’leri 33 kilometre,

Çok Namlulu Grad 9K51 Roketatar Sistemi  21 kilometre,

Çok Namlulu Uragan 9K57 Roketatar Sistemi 36 kilometre,

Çok Namlulu Smerch 9K58 Roketatar Sistemi  70 kilometre,

Çok Namlulu Tornado-G  Roketatar Sistemi 40 kilomere,

Çok namlulu Tornado  U Roketatar Sistemi 70 kilometre,

Çok namlulu Tornado-C Roketatar Sistemi  120 kilometre,

Taktik Füze Sistemleri  120 kilometre,  geri çekilecektir.

[4]Who Wants What in the Minsk Negotiations on  Ukraine? http://www.themoscowtimes.com/news/article/who-wants-what-in-the-minsk-negotiations-on-ukraine/515689.html

[5]Ibid.

[6]Ibid.

 

Bu yazı 1779 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı