Hoşgeldiniz; Bugün 23 Haziran 2017 Cuma
Ukrayna|02 Mart 2014 Pazar

1 Mart 2014: Ukrayna’nın En Yoğun Günü

Ali Asker tarafından yazıldı.

Ukrayna-Rusya gerilimi devam ederken 1 Martta önemli gelişmeler yaşandı. Kırım parlamentosunun 25 Mayısta gerçekleştirmeği öngören referandum tarihini öne çekti. Referandum 20 Mart 2014’de yapılacak. Ukrayna yönetimi referandum kararının hukuk dışı bir karar olduğunu ve Ukrayna Anayasasına ve ilgili mevzuata aykırı olduğunu iddia etti. Ukrayna yönetimi bu iddiasında haklıdır. Rusya ise Ukrayna’ya karşı tutumunu daha da sertleştirdi. Bu tutum sadece Putin’in şahince davranış ve açıklamalarında da değil, adeta topyekun, seferber olmuş halde üst düzey yönetim ve siyasilerin açıklamalarından da görüldü. Kırım Özerk Cumhuriyeti Başbakanı Sergey Aksenov içişleri, emniyet, askeri birlikler, deniz kuvvetleri, tüm silahlı ve paramilitar güçleri, vergi, sınır muhafazası birliklerini doğrudan kendine bağlayarak, yardım için doğrudan Putin’e müracaatta bulundu.[1]Ayrıca Duma (parlamentonun alt kanadı) da Putin’e askeri müdahale için müracaatta bulundu. Putin bu gelişmeler doğrultusunda parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseye başvurarak Rus ordusun Ukrayna’ya müdahalesine izin vermesini istedi. Federasyon Konseyi de derhal bu konuda oybirliği ile yeşil ışık yaktı.[2]ABD bu gelişmelerden duyduğu endişeyi dile getirdi. Obama ve Putin arasındaki telefon görüşmesinde Obama,  Ukrayna’ya karşı yapılacak askeri müdahalenin yanlış bir karar olacağını, ayrıca Rusya’nın BM karşısındaki yükümlülüklerini icra etmemek anlamına geldiğini vurguladı. Bu durumda Rusya’ya karşı ekonomik yaptırımların uygulanacağı kaçınılmazdır. Putin ise Kırım’da ve Ukrayna’nın doğusunda kendi çıkarlarını “Rusça konuşan ahaliyi”  koruyacağını ifade etti. Yine 1 Martta BM Güvenlik Konseyi oturumunda Ukrayna konusu ele alındı.

Kısacası 1 Mart 2014 Ukrayna açısından son dönemin en yoğun günü olarak kayıtlara geçti. Peki, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik doğrudan bir askeri müdahalesi mümkün mü? Böyle bir müdahale olursa Ukrayna’nın verebileceği cevap ne olacak. Bu gün siyasi analitiklerin yanıt vermekte en çok zorlandıkları soru da bu oldu. Çünkü olayların o kadar hızla gelişiyor ki her mantıklı yorum için düşünmeye bile zaman kalmıyor. Zira her bir gelişme olayların akış mecrasını her an değiştirebilir. Sadece eldeki veriler ve enformasyon akışının takip ederek bazı ihtimallerde bulunulabilir.

-  Mevcut koşullarda Rusya’nın askeri müdahale edeceğini düşünmek oldukça zordur. Böyle bir müdahale Putin yönetiminin iktidarı boyunca aldığı en aptalca karar olarak tarihe geçebilir.  Olayları 2008 Gürcistan müdahalesiyle kıyaslayarak yorum yapmak, reel savaş tehlikesinden bahsetmek bir yanılgı olsa gerek. Zira Ukrayna bir Gürcistan değildir. 45 milyonluk bir nüfus ve Rus askeri stratejisine ve taktiklerine vakıf askeri kuvvetleri olan bir ülkeden bahsediyoruz. Her ne kadar Ukrayna ordusu Rus ordusundan daha fazla yozlaşmışsa da bir kalemde yok edilebilecek bir ordu değildir.

- Ukrayna halkı içinde Rusya yanlısı kesim azımsanmayacak kadar fazladır. Fakat bunların önemli kısmı Ukrayna’nın parçalanmasını istememektedir. Sadece mevcut iktidarı ve muhtemel politikalarına karşıdırlar. Onlar Rusya ile sıkı işbirliğinde bulunan bir Ukrayna istiyorlar.

-  Rusya’nın askeri müdahale kararını uygulaması uluslararası antlaşmalara, ayrıca Rus ordusunun Ukrayna sınırları içinde bulundurulmasına dair 1997 tarihli antlaşmasının hükümlerine, Rusya’nın BM karşısındaki yükümlülüklerine aykırıdır. Ayrıca Rusya, Ukrayna’nın nükleer silahsızlanmasıyla ilgili kendisinin de garantör olduğu 1994 tarihli Budapeşte antlaşmasının hükümlerini açık şekilde ihlal etmektedir. Bu antlaşma hükümlerinin ihlali diğer garantör devletlerin - ABD ve İngiltere’nin olaya müdahale etmesine hukuki zemin hazırlamıştır. Bu durum Batının Ukrayna’ya yönelik destek politikalarının (bura mali destek de dahildir) hızlandırmasına neden olabilecektir.

- Askeri müdahale eylemi Rusya’nın diğer BDT ülkeleri içinde zaten esnek olan itibarını daha da zedeleyecek,  dünya kamuoyunda ciddi tepki uyandırarak ve Rusya dış yaptırımlarla karşı karşıya kalacaktır.

Bu hususlar karşısında Rusya’nın askeri müdahalesinin fiilen gerçekleşmesi zor gözüküyor. Bu durumda Rusya post Sovyet mekanda alışılmış olan “yerli halkın yönetime karşı ayaklanması ve haklarını koruması” senaryosunu tercih ederek Kırım aracılığıyla dolaylı müdahalede bulunacak. Ayrıca Rusya’nın Ukrayna’da durumu manipüle edebilecek yeteri kadar sosyal tabanı vardır. Bu kadar “avantajlı” durumdayken Rusya’nın riskli yollara başvurması inandırıcı gelmiyor. Tüm bunlar dikkate alındığında askeri müdahale kararı büyük olasılıkla bir gövde gösterisi, bir baskı ve Ukrayna içindeki Rusya yanlısı kesimlere yönelik bir güven jestidir.

Rusya’nın ufuktaki politikası ise;

-          Ukrayna’nın iç dinamitlerini harekete geçirerek ayrışma sürecini derinleştirmek,

-          Hükümetin toparlanmasına fırsat verememek, 

-          İstikrarsızlığı ve sorunları uzun vadeye yaymak

-          Sorunu kronikleştirerek anahtarı elinde bulundurmaktır.      

Alışılmış ve post Sovyet alanda denenmiş bir yoldur. Tek fark – Ukrayna’nın stratejik ve siyasi açıdan daha fazla önem arz etmesidir.

 

 


[1]"Премьер" Крыма переподчинил себе силовиков и попросил помощи у Путина, http://lb.ua/news/2014/03/01/257716_premer_krima_perepodchinil.html, 1 марта 2014

[2]Это война. разрешил Путину ввести войска в Украину, http://lb.ua/news/2014/03/01/257751_sovet_federatsii_odobril_vvedenie.html, 1 марта 2014

 

 
Bu yazı 2179 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı