Hoşgeldiniz; Bugün 20 Kasım 2017 Pazartesi
Terörizm ve Terörizmle Mücadele|27 Ekim 2017 Cuma

IŞİD’in Yeni Modus Operandisi

Erol Başaran Bural tarafından yazıldı.

Ebu Musa El Zerkavi liderliğindeki Irak El Kaide’sinin devamı olan ve terör sahnesine 2014 yılı başlarında Felluce ve Ramadi’de çıkan IŞİD terör örgütüne yönelik askeri operasyonlar, hem Suriye’de hem de Irak’ta devam ediyor. IŞİD’in başkenti olarak nitelenen Rakka’nın 17 Ekim 2017’de ABD destekli PKK/PYD tarafından ele geçirilmesinin ardından, Deyrizor bölgesinde Rusya destekli Suriye rejim güçleri ve PKK/PYD’nin düzenlediği faaliyetler devam ediyor. Ekim 2017 son haftası itibarıyla bölgedeki IŞİD varlığını temizlemek üzere Irak Güvenlik Güçleri tarafından ise El-Kaim ve Rava bölgelerine yönelik operasyonlar düzenleniyor.

28 Haziran 2014’te sözde “hilafet” ilan ederek hızlı bir yayılma politikası izleyen IŞİD terör örgütü, aradan üç yıldan biraz fazla bir süre geçmesinin ardından Fırat Nehri havzasında ve çöl bölgesinde sıkışmış halde pozisyon almaya çalışıyor. 2014 yılı ortalarından itibaren Suriye ve Irak’ta yaklaşık 70.000 km2lik bir alanı sistematik olarak kontrol altına alan IŞİD terör örgütü, bugün itibarıyla Suriye topraklarının %5’ini, Irak’ın ise %3’ünü oluşturan bir alanda, yaklaşık 7.000 terör örgütü mensubu ile varlık gösteriyor.

Suriye ve Irak’ta IŞİD’e yönelik devam eden operasyonlarla birlikte akla şu sorular geliyor. Orta Doğu tarihinin en kanlı döneminin yaşanmasına neden olan, başta Suriye ve Irak olmak üzere bölge ülkelerinde dengeleri değiştiren, küresel alanda söz sahibi olmak isteyen bütün güçleri bölgeye çeken, dinler ve mezhepler arasında düşmanlık tohumları eken, düşmanları müttefik – dostları düşman haline getiren IŞİD terör örgütünün ele geçirdiği topraklar bir bir geri alınırken, IŞİD’in sona ereceğini düşünmek ne kadar gerçekçi? IŞİD kazandığı toprakları kaybetse dahi bu coğrafyadan çekilecek mi? IŞİD’in 2018’den itibaren izleyeceği “Yeni Modus Operandisi”, yol haritası ne olacak?

Askeri Operasyonlar IŞİD Tehdidini Sona Erdirdi mi / Erdirir mi?

Suriye ve Irak’ta tamamlanma aşamasına gelen operasyonlar IŞİD’le mücadelede oldukça değerli olmasına rağmen IŞİD’i ortadan kaldırmaya yetmiyor. Her iki ülkede operasyonların devam etmesine karşın; IŞİD’in ideolojik anlamda gücünü koruduğu, kendisine taraf hale getirdiği geniş kitlelerde yarattığı etkinin devam ettiği, bulundukları ülkeden çatışma alanlarına gelen ve geri dönebilenlerin bulundukları ülkelerde IŞİD tabanını korudukları ve hatta genişlettikleri görülüyor.

IŞİD mensuplarının etkisiz hale getirilmesi, IŞİD’in üzerine yerleştiği yaklaşık Portekiz büyüklüğündeki coğrafyanın elinden alınması aslında IŞİD’i hem fiziksel hem de ideolojik açıdan ortadan kaldırmaya yetmiyor. IŞİD terör örgütü dünyanın çeşitli ülkelerinde kendi adına terör eylemleri gerçekleştirecek eleman bulmakta zorluk çekmiyor. Ağustos ayında, IŞİD’in Musul’dan temizlenmesine yönelik operasyonlar devam ederken, İspanya’nın Barselona şehrinde kalabalığın arasına sürülen bir minibüsün 13 kişinin ölümüne[i] neden olması, Suriye ve Irak’ta askeri operasyonlarla zayıflatıldığı düşünülen IŞİD’in özellikle Avrupa’da eylem yaptırabilecek eleman bulabildiğini açıkça ortaya koyuyor. 

IŞİD’e yönelik düzenlenen operasyonlar neticesinde elde edilen bazı kazanımlar da mevcut. Bunlardan birincisi; ele geçirdiği petrol ve doğalgaz sahalarının elinden alınması nedeniyle IŞİD’in finansal kaynaklarının büyük oranda kesilmiş olması. Kasım 2015’de, IŞİD’in elde bulundurduğu petrol sahalarına yönelik operasyonların başlamasından önce yapılan değerlendirmelerde, IŞİD’in petrol ve doğalgazdan yaklaşık 500 milyon dolar gelir elde ettiğine[ii] ve günümüzde bu gelirin %90’nını kaybettiğine işaret ediliyor. IŞİD’in büyük bir gelir kaynağını kaybetmesi, IŞİD’e yönelik operasyonların en büyük kazanımı olarak değerlendiriliyor.

Askeri operasyonların ve alınan sınır güvenlik önlemlerinin getirdiği ikinci kazanım; IŞİD terör örgütüne yabancı terörist akışının en aza indirilmesi ve lider kadroları da dâhil olmak üzere çok sayıda terör örgütü mensubunu kaybetmesi. IŞİD’e yönelik askeri operasyonlar neticesinde 2014 yılından bugüne kadar yaklaşık 60.000 IŞİD terör örgütü mensubunun etkisiz hale getirildiği[iii] belirtiliyor.  2014 ve 2015 yıllarında IŞİD’e katılan yabancı terörist sayısı aylık 1.500 civarında iken bugün bu sayının sıfıra yakın olduğu[iv] ifade ediliyor.

IŞİD Eylem Gücü ve Kabiliyetini Koruyor

Tam da IŞİD sona erdi diye düşünürken, IŞİD birden ortaya çıkarak askeri gücünü koruduğunu, istenilen yer ve zamanda yeniden eylemler yapabileceğini hatırlatıyor. Irak’ta Barzani’nin hırslarına yenik düşerek yürürlüğe koyduğu yasadışı bağımsızlık referandumunun ardından Irak Güvenlik Güçleri tarafından Kerkük’e yönelik başlatılan operasyonu ve karmaşayı fırsat bilen IŞİD’in birden bire ortaya çıkarak; 16 Ekim tarihinde Kerkük’ün 45 km batısında yer alan Ed-Dibs ilçesine bağlı El-Milh ve Et-Tuveyliğa köylerini çok kısa bir sürede ele geçirdiğini konuya örnek teşkil etmesi açısından hatırlamakta fayda var.[v]  Uygun yer ve zamanda güçlerini toplayarak bir noktada yoğunlaşabileceğini ortaya koyan IŞİD, sahadan silinmenin aksine, çoğu araştırmacının da hem fikir olduğu şekilde, ilk kuruluş yıllarında olduğu gibi yer altına çekiliyor.

IŞİD’in silahlı gücünün yok edilmesine yönelik düzenlenen operasyonların, IŞİD’in eylem gücü ve kabiliyetlerini ortadan kaldırmadığını ve kaldırmayacağını, selefi terör örgütlerinin tarihsel gelişimine bakarak da anlayabiliyoruz. Örneğin Taliban’ın tıpkı IŞİD gibi Afganistan’ın büyük bölümünde bir devlet yapılanmasına giderek, 1996-2001 yılları arasında ülkeyi yönettiğini, Taliban’a karşı zafer kazanıldığı ilan edildikten üç yıl sonra örgütün yeniden sahaya çıktığını, ülkenin büyük bir bölümü olmasa da parçalı küçük bölgelerde yönetimi tekrar ele geçirdiğini biliyoruz.

Benzer bir durum Somali’de “Mücahit Gençlik Hareketi” ya da bilinen adıyla El Şebab terör örgütü için de geçerli.2009 yılında Etiyopya askerlerinin Somali’den çekilmesiyle örgütün ülkenin güneyini ele geçirdiğini, askeri operasyonlar neticesinde büyük kayıplar yaşamasına rağmen, Taliban gibi ülkenin çeşitli yerlerine yeniden yerleştiğini akılda tutmak gerekiyor. Her iki örnekten de terör gruplarının ele geçirdiği topraklardan çıkarılsalar bile toparlanma sürecinin ardından tekrar sahneye çıkabildikleri kolayca anlaşılabiliyor.[vi]

Bu arada, hem Taliban hem de El Şebab terör örgütlerinin yeniden güç kazanmalarındaki temel etkenin bölge halklarında taban bulmaları olduğunun da altını çizmek lazım.  IŞİD terör örgütü için de gelecekte aynı durumla karşılaşılması olasılığı oldukça yüksek. IŞİD sözde “hilafeti” ve ele geçirdiği toprak parçalarını kaybetse de bölgede yaşayan Sünni Araplar arasında, örgütün temel değerlerine bağlılığının güçlü bir şekilde devam ettiğini akılda tutmak gerekiyor.[vii]

IŞİD’in Yeni Modus Operandisi                    

Suriye ve Irak’ta toprak kaybına uğrayan IŞİD terör örgütü, kendisine bir çıkış yolu aramaya, Latince tanımıyla yeni bir “modus opererandi” yani yeni bir işleyiş yöntemi, yeni bir eylem stratejisi bulmaya çalışıyor.IŞİD’in bu iki ülkede yenildiği izlenimi yaratmamak için öncelikle yeni bir hikâye yaratması, iletişim stratejisinde de bu yeni hikâyeye göre değişikliğe gideceği olası gözüküyor. Örnek olması açısından 15 Eylül’de Londra Metrosunda gerçekleştirmeye çalıştığı ancak bomba düzeneğinin patlamak yerine alev alması olayının ardından, IŞİD medyasının bu eylem girişimini bir başarısızlıktan ziyade, altı ay içerisinde dört kez İngiltere’de eylem yapabilme başarısı olarak göstermesine değinmek gerekir.[viii] IŞİD’in gelecek yılın başlarından itibaren örnekle benzerlik teşkil edecek şekilde Suriye ve Irak’ta yenilmediğini, her iki ülkede de “Gerçek Müslümanların” IŞİD tarafından korunduğu, haçlı ordularına gereken dersin verildiği ve IŞİD’in güçlendiği, gerçek Müslümanların IŞİD’e desteğe devam etmeleri yönünde temalarının kullanıldığı propaganda ürünleri ile karşılaşacağımız görülüyor.

IŞİD’in işleyiş tarzındaki ikinci değişikliğin ise; bütün güçleri ile yer altına inerek terör eylemleri düzenlemek olacağı konusunda hemen hemen tüm araştırmacılar hem fikir gibi görünüyor. IŞİD terör örgütünün hücre yapılanması şeklinde yer altı faaliyetleri yürütmeye başlaması halinde, bölgeyi daha kanlı terör eylemlerinin bekleyeceğini söylemek de mümkün. “Devlet” olabilme iddiasını ortaya atan IŞİD’in bu yeni hareket tarzı ile görünürlüğünün azalacağı, terör örgütü elemanlarının tespit ve imhasının daha da zorlaşacağı, yerel halk arasına karışan örgüt elemanları ve işbirlikçiler sayesinde IŞİD’in istediği yer ve zamanda güvenlik güçlerine yönelik daha fazla sayıda eylem yapabilme ihtimalinin artacağı öngörülebilmektedir. IŞİD’in dönüşümü sonrasında gelecek dönemde; IŞİD terörünün daha geniş bir alana yayılabileceği, örgüt lider kadrosunun Suriye ve Irak sınırı arasında kalan bölgede yer altı faaliyetlerini sürdürebileceği, keskin nişancıların suikast türü eylemlere yönelebileceği; pusu, araçlı bomba, canlı bomba eylemlerinde artış görülebileceği de kıymetlendirilmektedir. 

IŞİD’in değişiminin üçüncü şeklinin mali kaynak temininde olacağı da aşikar. Elinden petrol ve doğal gaz gelirleri alınan IŞİD terör örgütü, mali kaynak bulabilmek adına; adam kaçırma ve fidye talep etme, soygun, haraç toplama, gasp, kaçakçılık gibi faaliyetlerini artıracaktır.

IŞİD’in gelecekte yaşanacak değişimi kapsamında dördüncü değişiklik Suriye ve Irak haricinde kalan diğer ülkelerdeki terör eylemlerinde görülecek. IŞİD’in Suriye ve Irak’tan temizlendiğinin ilan edilmesinin hemen ardından öncelikle Avrupa ülkelerinde; çatışma alanlarından ülkelerine döndüğü belirtilen yaklaşık 5.000 IŞİD terör örgütü mensubu[ix], örgütün uyuyan hücreleri ve “yalnız kurt” şeklinde isimlendirilen sessiz destekçileri sayesinde terör eylemlerini artırabileceği, bu eylemlerin aynı zamanda birkaç ayrı noktada ve farklı yöntemler kullanarak kompleks eylemler düzenleyebileceği düşünülmektedir.

Avrupa’nın yanı sıra IŞİD, Suriye ve Irak’ta toprak kaybı algısını örtmek maksadıyla, kendisine bağlılığını ilan eden 30’dan fazla terör örgütü sayesinde; Afganistan, Libya, Lübnan, Yemen, Mısır, Nijerya, Nijer gibi ülkelerde ve Kuzey Kafkasya, Uzak Asya bölgelerinde terör eylemlerinin artmasına neden olacaktır. Bu çerçevede IŞİD’in, içinde bulunduğu ortamdan sıyrılmak maksadıyla, Myanmar’ın Arakan Eyaletinde yaşayan Rohingya Müslümanlarına karşı işlenen insanlık suçunu sebep göstererek, Myanmar’da terör eylemlerine başlayabileceğine de dikkat edilmelidir.

Sonuç

Suriye ve Irak’ta IŞİD terör örgütü faaliyetlerinin sonlandırılması maksadıyla yaklaşık üç yıldır devam eden operasyonlar neticesinde IŞİD terör örgütü mensuplarının sayısı azalmış, mali kaynakları azaltılmış, örgütün propaganda imkânları kısıtlanmıştır. Her ne kadar askeri açıdan zayıflatılmış gibi görünse de; IŞİD’in yapısı, kuruluş amaçları, diğer aşırıcı terör örgütlerinin tarihi gelişimi bir arada incelendiğinde, IŞİD’in elde ettiği toprakların tamamen geri alınmasıyla birlikte IŞİD’in yenildiğini ve ortadan kaldırıldığını söylemek mümkün olmayacaktır.

Sadece IŞİD’in ele geçirdiği toprak parçalarının geri alınmasına ve IŞİD terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesine yönelik bir anlayışla devam eden operasyonların neticesinde; IŞİD terör örgütü tarafından eskisinden daha da ağır terör eylemleri düzenlenmeye başlayabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

IŞİD’den geri alınan yerleşim yerlerinin harabeye dönmüş olması, bu bölgeleri daha önce terk eden insanların geri dönüşleri, her iki ülkede insani yardıma muhtaç yaklaşık 15 milyon insanın durumu, Suriye ve Irak’ta halen devam eden etnik ve mezhep çatışmaları, sığınmacı konumunda komşu ülkelerde bulunan yaklaşık 5.5 milyon insanın geleceği, bölgedeki su sorunu, bulaşıcı hastalıkların giderek yayılması, IŞİD’in yönetimi altına aldığı bölgelerdeki gençlerin radikalleşmesi gibi sayılabilecek birçok problem sahası çözülmeden, sadece askeri yöntemlerle IŞİD terörünün yenilemeyeceği, bulduğu en uygun fırsatta IŞİD’in yeniden vahşi yüzünü göstereceği değerlendirilmektedir.  



[i]  https://www.theguardian.com/world/live/2017/aug/17/barcelona-attack-van-driven-into-crowd-in-las-ramblas-district (Son Erişim Tarihi: 10 Ekim 2017)

[ii]http://www.soufangroup.com/tsc-intelbrief-the-islamic-states-economic-catastrophe-in-deir-azour (Son Erişim Tarihi: 13 Ekim 2017)

[iii]https://www.theguardian.com/world/2017/oct/21/isis-caliphate-islamic-state-raqqa-iraq-islamist (Son Erişim Tarihi: 12 Ekim 2017)

[iv]http://www.washingtontimes.com/news/2017/oct/17/isis-to-spread-ideology-operations-around-world-af (Son Erişim Tarihi: 16 Ekim 2017)

[v] https://www.ntv.com.tr/dunya/daes-kerkukun-batisinda-iki-koyu-ele-gecirdi,0qKqtAQiFUWpDiWA04JEFQ (Son Erişim Tarihi: 21 Ekim 2017)

[vi]https://www.prospectmagazine.co.uk/magazine/after-islamic-state (Son Erişim Tarihi: 20 Ekim 2017)

[vii]http://www.nybooks.com/daily/2017/10/19/isis-after-the-caliphate (Son Erişim Tarihi: 18 Ekim 2017)

[viii]https://www.rand.org/blog/2017/09/how-isis-is-transforming.html (Son Erişim Tarihi: 18 Ekim 2017)

[ix] http://www.bbc.com/news/world-middle-east-41734069 (Son Erişim Tarihi: 24 Ekim 2017)

 

Bu yazı 2232 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı