Hoşgeldiniz; Bugün 26 Nisan 2017 Çarşamba
Terörizm ve Terörizmle Mücadele|12 Ekim 2016 Çarşamba

Mehmetçiklerin “Gayret Sektörlerindeki” Mücadelesi: Dağlardan Notlar ve Ele Geçen Silahların Kısa Analizi:

Abdullah Ağar tarafından yazıldı.

 
Gece 03.30’da helikopterlerle doçkalarının üzerine inerek başlayan Çukurca Çağlayan bölgesindeki Han tepe- Seni Tepe – Dağbaşı Tepe ve Kale Tepe operasyonları genişleyerek devam ediyor. Sadece bu bölgede şu ana kadar PKK’nın dağ kadrosundan 267 terörist ölü olarak ele geçirildi.
 
Bu rakamlara PKK’lıların çekerek kaçırdıkları ve adı bilinmez yerlere gömdükleri ölü teröristler ve yaralıları dahil değil. Yapılan arazi aramalarında ‘kurda kuşa yem’ kaya yarıklarına sokuşturulmuş, uçurumlardan atılmış, 30-40 santim kazılan çukurlara gömülmüş teröristlere rastlanıyor.
 
Irak’a kaçırdıkları yaralı teröristler de bu rakamlara dahil değil, bu yaralılardan sonradan ölenler de...
 
Üreyen bu operasyon sonuçlarıyla PKK’nın varlık-iddia-güç ve propagandasını dayandırdığı DAĞ KADROSUNUN çok büyük bir darbe aldığı, moral çöküntüsüne girdiği, kış tertiplenmesine istediği gibi geçemediği ve bölge insanı üzerinde arzu ettiği baskı ve tehdidi tam oluşturamadığı anlaşılıyor.
 
Bugün itibariyle sadece Hakkari bölgesinde ölü ele geçirilen Dağ kadrosu terörist sayısı 387’ye ulaşmış durumda...
 
4 Ekim’de 2nci safhası başlayan Çağlayan bölgesi operasyonları Çilekli Tepe’ye (Kale Tepe ve Dağbaşı Tepe’nin güneybatısında) ve doğu uzanımındaki Kovan Tepe – Zengil Tepe –Handana Tepe bölgelerine doğru genişledi. Burada da komandolar tespit ettikleri temas sağladıkları teröristleri vurdu.
 
Burası Güven Dağının batıya uzanımında.
 
Bu operasyonlar sırasında Başyılan Murat Karayılan’ın PKK telsiz çevrimlerine girip konuştuğu tespit edildi. Bu konuşmalardan biri oldukça ilginç: “Oraları da kaybederseniz bölgedeki bütün kış tertiplenmeniz berbat olur.”
 
Kaybettiler.
 
PKK’lı teröristler ise, pek çok kereler “Mühimmatımız, yiyeceğimiz kalmadı” tarzında feveranlarda bulundular. (Ki bu konuşmalar, PKK’lıların telsiz çevrimlerinde öyle kolay kolay kullanmaya cesaret edebildikleri cümleler değil.)
 
Dağlardan Kısa Notlar:
 
PKK’nın IŞİD (DAİŞ-İLTÖ)’le savaşacağız yalanıyla yanına çektiği BİR İRANLI Mehmetçik’e dağda teslim oldu.
 
Kurduğu cümle ilginç:
 
“Beni DAAŞ’la savaşacağız diye İran’da kandırdılar, buraya getirdiler.”
 
Bu arada üç gün önce mühimmatlarıyla birlikte ele geçirilen 120’lik havan, Amerikan malı.
 
Mühimmatları gün yüzü görmemiş, pırıl pırıl.
 
Hadi PKK’nın elindeki ‘MENŞEİ BELLİ - VERENİ BELİRSİZ (!)’ Doğu Bloğu kökenli sofistike ve ağır silah sistemlerini (güdümlü uçaksavar-cornet ve tanksavar füzeleri-SA serisi ile doçkaları) anlıyoruz da, bunlar biraz (!) ayıp olmuyor mu?
 
Havan zaten çok etkili, bir de raylı sistem, dağın içinden. (Foto 1, 2, 3)
 
Bir de bu ve benzer havanları, hemen her gece sınırın öte yanına kurup dağlarındaki üs bölgelerimizi ateşe tutuyorlar. Peki, Mehmetçik’leri şehit eden küçük, ama çok etkili Amerikan yapımı el bombalarına ne demeli?
 
PKK’lı teröristler bir de bunları çorapla ya da sapanla çok daha uzağa atabiliyorlar.
 
Suriye ve Irak’taki Kızılderililerden (!) öğrenilen tam bir uzun bacaklı taktiği.
 
Hemen aklıma gerçek Kızılderililerin bir atasözü geliveriyor: “Eğer bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan az önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.”
 
Uzun bacaklı deyince, bu seferde aklıma Irak kabinesinde İngiliz pasaportu taşıyan en az 10 Iraklı bakan geliyor. Bir de İran-ABD ve İngiltere etkisi ve güdümündeki Irak Temsilciler Meclisinin aldığı Başika kararı.
 
Mehmetçik bu el bombalarından yüzlercesini ele geçirdi. Tabii bir o kadarını da tepesine yedi. (foto 4, 5, 6)
 
Bir de Drone meselesi var. Bizim Mehmetçikler dronelarını dağda tek tek uçurabilirken, PKK, 5 dronu aynı ayda uçurabiliyor. Hem de tek bir kumandayla. Bu sistemin Suriye ve Irak’ta görev yapan ABD Özel Kuvvetlerinin elinde olduğu biliniyor.
 
Acaba mı desem, acaba!
 
Ha, unutmadan fotoğraftaki bu arkadaş da günün sürprizi.
 
Fotoğraftan anlaşıldığı kadarıyla SİYAHİ BİR PKK’lı.
 
Mehmetçik Kale Tepe’nin eteklerine sermiş. Meskun mahal çatışmalarındaki yabancı uyruklu keskin nişancılardan sonra, bu da ilginç bir ölü terörist.
 
Bu teröristin ifşa olmaması için bizzat Başyılan Karayılan ile yavru yılan Fehmi Atalay’ın kesin talimat verdiği söyleniyor. Bu teröristin cesedini kaçırmak için teröristler, pek çok kere hamle yapmışlar. Ancak başarılı olamamışlar. Almaya gelenler de Siyahi Teröristin yanında kalakalmışlar! (foto 7)
 
Bir de fotoğraflarda görülen anti personel İtalyan mayınları eskilerinden çok farklı. Geçmiş yıllarda ele geçen İtalyanlar topuk kopartan cinsiydi, genellikle tek bir Mehmetçik’i şehit ediyordu. Bu İtalyan antipersonel mayınlar patladığında geniş bir alanı etkiliyor. Doğal olarak da o geniş alanın içindeki bütün Mehmetçikleri! (foto 8)
 
Bir söz de ele geçen PKK’lıların kimlikleri üzerine:
 
PKK’lılar kamplarına Yunan tanrısı Apollon’un ismini vermişler.
 
Marksist-Leninist-Ateist oldukları iddiasından sonra çok tanrılı Eski Yunan ekolüne geçmişler de haberimiz olmamış. (foto 9)
 
12, 7 mm’lik, 14, 5’luk gövde bölen doçkaları görmeye alışmıştık ya, şu çıkan 23, 5 mm’lik doçka azmanına ne demeli?
 
Doçka teröristlerin elindeki en etkili yatık mermi yollu uçaksavar silahı. Bir insana geldiği zaman gövdesini ikiye bölebiliyor. Bu silahı pek çok dünya ordusu kullanıyor. Çukurca operasyonunda ele geçirilen bu silah ise çok özel. 12,7 ya da 14,5 mm’lik terörist uçaksavarlarından çok daha büyük, çok daha etkili. Diğerlerin neredeyse dört katı büyüklüğünde çap çarpanına ve etkisine sahip.
 
(foto 10)
 
Ele geçen bu doçka uçaksavar da çok ilginç: Çift namlulu. (foto 11)
 
Bu çap ve kalibrelerde ‘12,7’lik-14,5’luk-23,5’luk’ onlarca doçka ele geçti.
 
Ele geçen yüzlerce roketi, bikisiyi, akbikiyi, kaleşi, M-16’yı, onbinlerce mermiyi, tonlarla anlatılan patlayıcıyı, binlerle anlatılan fünyeyi saymıyorum bile.
 
Özellikle binlerce fünye, BİNLERCE PATLAMA demek. Aynı İstanbul’da, Ankara’da, Antep’te, Diyarbakır’da, Maraş’ta, Elazığ’da, Van’da, Mardin’de, Diyarbakır’da olduğu gibi.
Bu silah şu ana kadar dağda hiç görülmemişti. 102 mm’lik çok namlulu terörist roketatar’ı. (ÇNRA)
 
Bölge hedeflerine karşı çok etkili. Hedefe oturduğunda çok büyük hasar ve zayiat verdiriyor. Özellikle ayakta olan hedeflere.
 
Pek çok mühimmatıyla birlikte ele geçirildi. (foto 12)
 
Buraya kadar geçmişken DSG-YPG’nin elindeki Amerikan Özel Kuvvetlerinin envanterinde bulunan ve PKK’nın Suriye uzantısı DSG-YPG’nin verildiği söylenen FGM-148 Javelin güdümlü tanksavar füze sistemlerine atıfta bulunmakta fayda var. Bu gelişmiş silah sisteminin özelliği parabolik uçuş yapması... Tankı ya da zırhlı/zırhlandırılmış aracı görünen en zayıf yerinden yani tepesinden vuruyor. Fotoğraf Suriye’den, YPG’nin Javalin’le vurduğu zırhlandırılmış bir DAAŞ bombalı aracını vuruşunu gösteriyor. (foto 13)
 
Öte tarafıyla bu güdümlü tanssavar füzeleriyle ilgili çok önemli bir sorunumuz daha var. Onlar da DSG-YPG’in elinde olan MİLAN tanksavar güdümlü füzeleri. Bu silahlar Fransız-Alman ortak yapımı. Membiç cebinde Fırat Kalkanı harekatını icra eden tanklarımızdan birinin bu silahla YPG tarafından vurulduğu iddia ediliyor. (foto 14)
 
Kısaca PKK’nın elindeki Batı Avrupa ve ABD menşeili silah ve mühimmatlar terörle mücadelemizi birebir etkiliyor, Mehmetçiklerimizin şehit ya da gazi olmasına neden oluyor.
 
DAAŞ’la mücadele gerekçesiyle ya da maske mazeretiyle PKK’nın Suriye ve Irak uzantılarına verilen bu silahlar DAAŞ yerine Mehmetçik’e çevriliyor.
 
Doğu Bloğu menşeili silahlar onlarca yıldır terör örgütlerinin elinde kendini gösterirken, artık Batı menşeili silahlar da terör örgütlerinin elinde boy gösteriyor.
 
Hem de gözlerimizin içine baka baka.
 
Bu silahların envanterinin Batı ülkeleri tarafından çok iyi tutulduğu biliniyor.
 
Son Söz:
 
Yasadışı silahlı sol terör örgütü DHKP-C, 12 Mart 2016 tarihinde ‘PKK’lı kızlardan kurulu haremiyle görüntüleri medyaya yansıyan’ Duran Kalkan’ın doktrin babalığında (!) Kandil’de ilan edilen HBDH (‘sözde’ Halkların Birleşik Devrim Hareketi)’ne katılmayı reddetmişti.
 
Demişti ki DHKP-C; “Marksist-Leninist Anti Emperyalist olduğunu iddia edip de, Emperyalizmin menfaatlerine sonuna kadar hizmet eden PKK’nın kurduğu bu yapıya girmiyoruz.”
 
DHKP-C yasadışı silahlı sol bir terör örgütü olsa da, doğru söze ne denir?
 
PKK’nın Maksist-Leninist kılıflı bu sadakati karşılıksız kalmıyor.
Bu yazı 1723 defa okundu.
  • Yorumlar1
  • Onay Bekleyenler1

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı