Hoşgeldiniz; Bugün 25 Şubat 2018 Pazar
Terörizm ve Terörizmle Mücadele|12 Kasım 2010 Cuma

Analar Ağlamasın, Vatan Sağ Olsun

Kenan Ertürk tarafından yazıldı.

Hükümetin ilk aşamada kamuoyunu fazla rahatsız etmeyecek bazı “açılımları”, ikinci aşamada ise seçimlerden sonra önemli diğer “açılımları” gerçekleştireceği yönünde taahhütlerde bulunduğu anlaşılmaktadır.

3 Kasım 2010 tarihinde web sitesinde yayımlanan "KCK operasyonları sürerken, PKK ile müzakere" başlıklı makalede, Kandil'deki PKK yöneticilerinden KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan'ın, "13 Ağustos'ta ilan edilen ateşkes öncesi BDP aracılığı ile AKP ile 6 konuda anlaşmaya vardıklarını, kendilerine düşeni yerine getirdiklerini ancak AKP'nin taahhütlerini yerine getirmediğini ifade ettiği" belirtilmişti[1], Duran Kalkan'ın açıklamasına göre;

1- Askeri operasyonların durdurulması,

2- Yeni bir anayasa için çalışmaların derhal başlatılması,

3- PKK ve KCK ile olası bir çözümde "güvenlik" sorununun nasıl halledileceği meselesi,

4- Abdullah Öcalan tarafından gündeme getirilen "Hakikatleri Araştırma Komisyonu",

5- Öcalan'ın daha aktif rol alabilmesi için koşullarının gözden geçirilmesi,

6- KCK operasyonlarının sonlandırılması, yargılamalarda tahliyelerin olması." Konularında AKP'nin taahhütlerini yerine getirmediğini" ifade edilmişti.[2]

Aradaki kısa sürede konuyla ilgili bazı önemli gelişmeler yaşandı. BDP'ye yakınlığıyla bilinen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) öncülüğünde toplanan 21 ilden 693 sivil toplum örgütü, terör örgütü PKK'nın 2011 genel seçimlere kadar uzattığı sözde eylemsizlik kararına ilişkin görüşlerini açıkladı ve 7 maddelik öneride bulundu:

1- Güven verici ortamın yaratılabilmesi için anadilin önündeki engeller kaldırılmalı,

2- Tutuklu Kürt siyasetçilere anadilde savunma hakkı tanınmalı ve serbest kalmaları sağlanmalı,

3- Askeri ve siyasi operasyonlar durmalı, TMK kaldırılmalı,

4- Kürt sorunun çözümünde katkısı olacağına inandığımız PKK lideri Abdullah Öcalan ve diğer dinamiklerinle başlatılan diyalog ve müzakere süreci devam etmeli,

5- Halkın mecliste iradesinin yansıtılması için önümüzdeki seçimler öncesi seçim barajı kaldırılmalı,

6- Gerçekleri açığa çıkartacak hakikatleri araştırma komisyonu zaman geçirilmeden kurulmalı,

7- 12 Eylül ürünü olan anayasa yerine demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve çoğulcu bir anayasa için çalışmalar başlatılmalı.[3]

Bu öneriler incelendiğinde KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan'ın, 13 Ağustos'ta ilan edilen ateşkes öncesi BDP aracılığı ile AKP ile 6 konuda anlaşmaya vardıklarını iddia ettiği önerilerin içeriği ile büyük ölçüde aynı olmakla beraber daha da geliştirildiği görülmektedir.

Basında; "Ankara'nın, Öcalan ile sınırlı tutulan görüşmelerin tek başına yeterli olmadığını fark ederek, Kandil'le de dolaylı temas kurduğu, bu kapsamda PKK'nın 31 Ekimde bitireceğini ilan ettiği ateşkesten bir hafta önce Ankara'nın, konuk ettiği Irak Kürdistan Demokrat Partisi Başkan Yardımcısı ve Bölgesel Kürt Yönetimi eski Başbakanı Neçirvan Barzani aracılığıyla KCK'ya önemli mesajlar iletildiği ve yedi başlıktan oluşan mesajda devletin Kürt sorununun çözümü için atacağı adımlar özetlendiği" bilgileri yer aldı. Söz konusu başlıklar şöyledir:

1- Yeni demokratik bir anayasa hazırlanacak.

2- Yerel yönetimler reformuyla ilgili yasa çıkarılacak, yerinden yönetim ilkesi esas alınacak.

3- Katliamlara karışmamış olanlara siyasi af çıkarılacak.

4- 1990'lı yıllarda işlenen binlerce faili meçhul cinayet aydınlatılacak.

5- İsimleri sonradan değiştirilen Kürtçe köy, ilçe ve şehirlere eski adları verilecek.

6- İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Mardin'deki üniversitelerde Kürtçe bölüm oluşturulacak.

7- Andımız değiştirilecek.

Ayrıca mesajda, bu adımlardan bazılarının Kurban Bayramı'ndan sonra, bazılarının ise 2011 Haziran seçimlerinden sonra süratle hayata geçirileceğinin belirtildiği, Kandil'den de ateşkesi süresize dönüştürmesi ve silahlı güçlerini Türkiye sınırlarının dışına çıkarmasının istendiği,[4] iddia edilmiştir.

KCK'nın başındaki Murat Karayılan ise, örgüt mensuplarını Türkiye sınırları dışına çıkarmanın gündemlerinde olmadığını belirterek, "Böyle bir durum söz konusu değildir ve herhangi bir biçimde gündemimize de gelmiş değildir. Çünkü olamayacak bir şeydir. Bunu dayatmak aslında süreci çözmemek, ertelemek, zamana yaymak ve belki de başka niyetleri taşımak anlamına gelir. Biz bunu imha planları çerçevesinde yapılmış bir öneri olarak algılarız"[5]şeklindeki ifadesi ile PKK terör örgütünün konuya bakışını özetlemiştir.

Yukarıda ifade edilen bütün hususlar incelendiğinde, PKK terör örgütünün, yandaşı parti ve sivil toplum örgütlerinin Haziran 2011 seçimine kadar hükümetten somut bazı adımlar atmasının beklendiği görülmektedir. İddialar doğru ise hükümetin de ilk aşamada kamuoyunu fazla rahatsız etmeyecek bazı "açılımları", ikinci aşamada ise seçimlerden sonra önemli diğer "açılımları" gerçekleştireceği yönünde taahhütlerde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sonuç olarak hangi isim altında olursa olsun (PKK, KCK, BDP, vb.) terör örgütü ile bir müzakere ortamı yaratılmıştır. Bu ortam yaratılırken ana argüman "yeter ki analar ağlamasın" olmuştur. Ancak unutulmamalıdır ki ağlayan analarımız, "Vatan Sağ Olsun" da demişlerdir.



[1] Kenan Ertürk, "KCK operasyonları sürerken PKK ile müzakere", 21 Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, http://www.21yyte. org /tr/ yazi.aspx?ID=5852&kat1=1, 03 Kasım 2010

[2]"AKP Bize Taahhütlerde Bulundu", www.odatv.com/n.php?n=akp-bize, 24 Ekim 2010.

[3] "693 STK'dan Diyarbakır'da ortak açıklama", Haber Türk, http://www.haberturk.com/gundem/haber/ 569982-693-stkdan-diyarbakirda-ortak-aciklama, 09 Kasım 2010,

[4] Kurtuluş Tayiz, "Ankara'dan Kandil'e Yedi Maddelik Mesaj", Taraf, 9 Kasım 2011. http://www.taraf.com.tr/kurtulus-tayiz/makale-ankara-dan-kandil-e-yedi-maddelik-mesaj.htm

[5] "Kandil'deki Elebaşı Kan Dökmeye Kararlı", InternetHaber, 9 Kasım 2011. http://www.internethaber.com/kandildeki-ele-basindan-tehdit-sozler-308761h.htm#ixzz150d164Uv,

Bu yazı 3001 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı