Hoşgeldiniz; Bugün 29 Temmuz 2017 Cumartesi
Teostrateji Araştırmaları Merkezi|29 Ağustos 2016 Pazartesi

Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos Türkiye’ye Kin Kustu!

Bojidar Cipof tarafından yazıldı.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez 15 Ağustos 2010’da Trabzon’daki Sümela Manastırı’nda ayin yapmak üzere İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’ne izin verildi ve bu durum 2015 yılına kadar rutin bir uygulama halini aldı. Ancak bu yıl, Sümela’da uzun zamandır devam eden ve ziyaretçiler için hayati tehlike yaratan ‘taş düşmesi’ sorunu nedeniyle devam eden onarım faaliyetleri gerekçe gösterilerek izin verilmedi. Yunanistan Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos Sümela’da ayin yapılmaması için bu tamiratın bahane olarak kullanıldığını iddia ederek Türkiye’yi ağır şekilde eleştirdi!

Pavlopulos’un bu ani çıkışını irdelemeden önce biraz geriye giderek Sümela Manastırı’nda son birkaç yıldır yapılan ayinleri ve bunlara verilen izinleri irdeleyelim.

Sümela Manastırı’nın Hıristiyan Dünyası’ndaki bir adı da “Virgin Mary Monastery”dir. (Bakire Meryem Manastırı) Bu manastırın, MS.375’ten sonra inşa edilmeye başlandığı bilinmektedir. Bu bağlamda; 15 Ağustos, tüm Dünya’da “Meryem Ana Yortusu” olarak kutlanmaktadır. Bu nedenle 2010’daki izin müracaatında Sümela’daki ayinin manastıra da adını veren Meryem Ana Günü’nde yapılması isteniyordu. Türkiye Devleti’nin azınlık vakıflarına ve mensuplarına fevkalâde iyileştirmeler yaptığı ve azınlık cemaatlerinin Cumhuriyet Tarihi’nde en fazla edinimler sağladığı bir dönemde böyle bir talep de devletçe hoşgörü çerçevesinde geri çevrilmedi.

Bir gazetede yapılacak ayin şu başlık ile yer almıştı: “Sümela'da ayinin şartları belirlendi.” [1]  Haberin devamı da şöyleydi: “Trabzon'un Maçka İlçesi sınırlarında bulunan Sümela Manastırı'nda 15 Ağustos'ta yapılacak ayine, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kısıtlama getirildi. Manastırda düzenlenecek “dini içerikli etkinliğin”, ziyaretçi sirkülâsyonuna engel olmaması, sınırlı sayıda ziyaretçinin katılımıyla dış avlu kısmında, Valilikçe belirlenecek saatlerde yapılması istendi.”

Ancak bu izin verilirken çok önemli bir ayrıntı bu hoşgörü çerçevesinde atlandı! “15 Ağustos 1461”aynı zamanda Fatih Sultan Mehmed’in Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yıktığı tarihtir. Bu çakışma; ilerleyen günlerde ve sonraki senelerde Yunanistan’da kullanıldı, 15 Ağustos’ta Sümela’da ayin yaparak Pontus’un rövanşının alındığı şeklinde değerlendirildi.

2010’da ana avluya kısıtlı bir ziyaretçi sayısı alınması şartıyla ayin için izin verilmesine karşın; Rum Cemaati mensupları ile Yunanistan’dan gelen ziyaretçilerin yanı sıra Rusya’dan da çok sayıda ziyaretçi geldiler ve Sümela’da izdiham yarattılar. Yunanistan’da sayıları yüzlerle ifade edilen Pontus dernekleri bulunmaktadır ve bu dernek ya da sivil toplum kuruluşlarının hepsi Türkiye karşıtıdırlar.

Aynı şekilde Rusya’da da ciddi boyutta bir Pontus organizasyonu ve kendilerine ‘Pontuslu’ diyen, sayıları azımsanmayacak Rum bulunmaktadır. “Rusya Yunan Cemaatleri Federasyonu Başkanı” ve aynı zamanda Rus Duma’sı milletvekili olan aşırı “Pontus’çuİvan Savidis de, daha önce çeşitli provokasyonlarda bulunmuş olmasına rağmen, 15 Ağustos 2010’daki ayinin organizatörleri arasındaydı.

İvan Savidis’in adını ilk olarak 2009’da duyduk. 5 Ağustos 2009’da Rusya’dan geldiği bir grup Rum ile birlikte Sümela’da provokatif bir ayin düzenlemeye kalkıştı. Selanik Valisi “Panayotis Psomyadis’”in de aralarında bulunduğu bu grupla birlikte gelen Rum din adamları aniden üzerlerindeki mumları çıkartarak ‘korsan ayin’ yapmaya başladılar. Trabzon Müzeler Müdürü Nilgün Yılmazer ve görevliler tarafından engellendiklerinde ise bir arbede yaşandı. Bu arbedenin ardından Rusya’dan gelen gruptaki Rumlar aniden  “Yunan Milli Marşı”nı okumaya başladılar. 

16 Ağustos 2009’da İHA’da ise şu haber yer aldı: İvan Savidis İHA’ya; “Trabzon'da görkemli bir Ortodoks kilisesi inşa edeceğim. Bu manastırlar ise bizim atalarımızdan kalan yerlerdir. Buralar Ortodoks dindar insanların kiliseleridir, Türk Hükümeti'nin kiliseleri değildir. Bu olayın ne kadar önemli bir olay olduğunu tüm Dünya’ya göstereceğim”  şeklinde bir beyanat vermişti. 

15 Ağustos 2009’daki provokasyon ile ilgili olarak, biraz gecikmeli de olsa, 7 Ocak 2010’da Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu’nun TBMM’de gündem dışı söz alarak yaptığı konuşma; içeriği nedeniyle önem arz etmektedir.

15 Ağustos 2010’da yapılan ayinde ise iş ayyuka çıktı ve ziyaretçilerin büyük kısmı aniden üzerlerindeki giysileri çıkartarak üstünde eski Pontus İmparatorluğu haritaları ve bir kısım ziyaretçilerde ise “I am Pontios” yazılı tişörtler ortaya çıktı.

15 Ağustos 2010’da yapılan ayinin ardından Yunan gazetelerinde sanki rövanş maçına gelmişler gibi haberler çıktı. Özellikle kullanılan şu ortak kelime ise düşündürücüydü: “Huşu”…

15 Ağustos 2010’da çıkan bazı Yunan gazetelerinin başlıkları şöyleydi:

Ethnos: “Sümela Manastırı’nda Ekümenik Huşu

Avriyani: “Trabzonda duygusal anlar; Sümela Manastırı’nda tarihi ayin” 

Vradini: “Pontus’un Meryem Anası,  artık daha güzel günlerin garantisi

Espresso: “88 yıl sonra huşu ve gözyaşı, Pontos’un Meryem Anası için ağladık

Elefteros Tipos:“Meryem Ana artık gözyaşı dökmüyor

2011’de artık rutin hale gelmeye başlayan bu ayin için 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü internet sitesinde yazdığımız 11 Mayıs, 20 Mayıs ve 8 Ağustos 2011 tarihli üç makalede gelişmeleri ve bahsi geçen Meclis tutanağının tam metnini koyarak her yıl artarak yükselen “Pontus” faaliyetlerine bir kez daha dikkat çekmiştik.

Her sene 15 Ağustos’ta Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yıktığı tarihte Sümela’da ayin yapmayı bir “kazanılmış hak” olarak gören anlayış, bu sene tamirat nedeniyle ayin izni verilmeyince Cumhurbaşkanı mertebesinde, tabir yerindeyse “Kin” kustu!

Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos yapılamayan Sümela ayinine karşı bir alternatif olarak Yunanistan’daki “Vermio Dağı”nda bulunan “Panayia Sümela Manastırı”nda yapılan ayine katıldı ve orada yaptığı konuşmada; 15 Ağustos için geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu sene Sümela’nın tahsis edilmemesini Türk Devleti’nin özellikle engellediğini ve bu durumun “keyfilik” olduğunu savundu.  Bir yandan Sümela ayini için ”Açıkçası çok üzgünüm” ifadesini kullanırken öte yandan sözde Pontus soykırımı için bunun Yunanlıların tarihsel belleğinde büyük bir acı olduğunu ve en azından, faillerin tespitini ve Türkiye’den artık “Samimi bir özür" beklendiğini, ifade etti…

Yunanistan Cumhurbaşkanı; Eleftherios Venizelos tarafından 1930 yılında söz konusu edildiği gibi, Sümela’nın Yunanlılar için Kutsal Simge olduğunu ve Pontus aktivisti “Leonidas Iasonidis”in (1884-1959)  geçmişte Pontus için yaptığı çalışmaları övgüyle anlattı. Her 15 Ağustos’ta Pontus Rumlarının uğradığı bu acımasız soykırımdan dolayı ruhları için Sümela’da dua edilmesi gerektiğini söyledi ve “Türkiye; Yunanlıların/Rumların tarihsel hafızasını bükmesin” şeklinde de tehditkâr bir ifade kullandı.

Yunanistan’daki Panagia Sümela Vakfı Başkanı “George Tanimanidis” ise diğer Pontus derneklerinin de onayı ve Veroiya Belediyesi’nin de tasvibiyle Panayia Sümela Büyük Haç Ödülü’nün, Cumhurbaşkanı Prokopis Pavlopulos’a verilmesi kararlarını açıkladı. Pontus’daki Helenizm Soykırımı'nın tanınması mücadelelerini savunmak için Cumhurbaşkanı’nın da desteklerinin devamını diledi.

Ayinden sonra Yunanlılarca Osmanlı’ya karşı direnişin simgesi sayılan “Aleksandır İpsilanti”nin büstüne çelenk konuldu. Alternatif ayin ve ardından yapılan törenlerde; Yunanistan Maliye Bakan Yardımcısı Trifonas Alexiadis, SYRIZA Milletvekili Frosso Karasarlidou, milletvekilleri Kostas Gkioulekas, Andreas Lykourentzos, George Katsiantonis ve Veria Belediye Başkanı Kostas Vorgiazidis de katılanlar arasındaydı.

Yunan medyasında 16 Ağustos’ta çıkan haberlerde ise Cumhurbaşkanının bir gün önce verdiği beyanata, Sümela’da yapılamayan ayin için Türkiye’yi suçladığına ve samimi bir özür beklentisine yer verildi. Aynı zamanda Türk Dışişleri Bakanlığı suçlandı ve ayinin yapılamayacağı hakkındaki Türk Dışişlerinin mektubuna “demagoji” nitelemesi yapıldı. Dini ve milli nefreti körükleyen ve dostluk ile iyi komşuluk ilişkilerinin ruhuna aykırı olan bu durumun düzeltilmesi gerektiği ve Cumhurbaşkanının Türkiye’de "Tüm azınlıkların insanlık dışı muamele" gördüğünü belirttiği medyada yer aldı. Tadilatın bir çarpıtma olduğu iddia edildi. Cumhurbaşkanının “Pontus Soykırımını unutmayacakları” ve bunun “nihai ispatı için çaba gösterecekleri”, “samimi bir özür beklentisinde oldukları” ifadelerine de yer verildi.

2010 yılından beri, yapılan tüm provokasyonlara ve bu provokasyonlar nedeniyle Türk kamuoyunda oluşan hassasiyete rağmen düzenli olarak izin verilen ayine, bu yıl son derece makul ve meşru bir gerekçeyle izin verilememiş olmasının ‘siyasi’ olduğu açıkça görülen saldırgan bir dil ve yaklaşımla, özellikle de Cumhurbaşkanı seviyesinde bu şekilde eleştirilmesini iyi niyetle de, iyi komşuluk ilişkileriyle de bağdaştırmak mümkün değil..

 

[1] http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15043057.asp?gid=373

[2] http://www.21yyte.org/tr/arastirma/teostrateji-arastirmalari-merkezi/2011/05/11/6177/sumela-mudanya-arasinda-megali-idea-hareketliligi

http://www.21yyte.org/tr/arastirma/teostrateji-arastirmalari-merkezi/2011/05/20/6183/sumela-manastiri-icin-15-agustos-2011-tarihine-dikkat

http://www.21yyte.org/tr/arastirma/teostrateji-arastirmalari-merkezi/2011/08/08/6252/sumelada-geriye-sayim-15-agustosta-pontusculuk-geleneksellesecek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü internet sitesinde yer alan yazılar, sadece yazarlarının görüş ve değerlendirmelerini yansıtmakta olup, bunların sitemizde yayınlanması, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından tümüyle veya kısmen benimsendikleri veya ‘Enstitünün’ kurumsal görüşünü yansıttıkları şeklinde alınamaz.

Bu yazı 1502 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı