Hoşgeldiniz; Bugün 25 Nisan 2018 Çarşamba
Rusya|02 Nisan 2018 Pazartesi

Rus Suikast Kültürü

Sait Yılmaz tarafından yazıldı.

“Hainlerin sonu daima kötü biter.

Gizli teşkilatların kendi kuralları vardır ve bu kurallar

gizli serviste çalışan herkes tarafından çok iyi bilinir.”

Vladimir Putin

 

Suikastların dünya tarihine özel bir yeri var. Birinci Dünya Savaşı, Saraybosna’daki suikast olayı sonucu tetiklenmişti. Eski ABD Başkanı Kennedy’ye yapılan suikastın failleri hala meçhul. İngiltere’nin Salisbury kasabasında 04 Mart 2018 tarihinde yaşanan suikast olayı ise Batı ve Rusya arasında devam eden Soğuk Savaş’ı ısındırma tehlikesi taşıyor. Daha önce de kaçak bir Rus iş adamı ve eski Rus özel kuvvetleri ajanı İngiltere’de ölmüş ve kesin bir kanıt olmadan İngilizler, Rusları suçlamışlardı. ABD başta olmak üzere diğer Batı ülkelerin süratle İngilizlere katılması Rusya üzerinde oynanan bir plan olduğunu düşündürüyor. Bu olayın Rus başkanlık seçimleri ve Rusya’da yapılacak dünya kupası maçları öncesine gelmesi de ilginç. Ruslar ise olayın zamanlaması için İngilizlerin AB’den çıkmasının (Brexit) olumsuz sonuçlarının halk üzerinde hissedilmemesi için kamuoyu dikkatini dağıtmak ve İngiliz şehirlerinden birinde ortaya çıkan yüzlerce çocuğun seks ticaretinde kullanılmasına ilişkin organize suç şebekesinin olayının yansımalarını örtmeye bağlıyorlar[1]. Rus istihbaratının düzenlediği suikastlarının uzun bir geçmişi var ve bunları “Rusya’nın örtülü operasyonlarının dönüşümü” başlıklı makalemizde daha önce ele almıştık. Skripal suikastını, Soğuk Savaş sonrası Rusya ve Batı ilişkilerinin gelişimi kapsamında ele almak gerekir. Batı ve Rusya, son 25 yıldır bir savaş içinde. Bu savaş tanklarla toplarla değil; finans, sosyal medya ve dezenformasyondan suikastlara pek çok örtülü operasyonla yani istihbarat savaşları ile yürütülüyor. 2011 yılında Rus Savunma Bakanı’nın açıkladığı gibi “yeni duruma hâkim olmak için diğer devleti ve toplumunu istikrarsızlaştırmak, onu kendi çıkarlarına uygun kararlar almaya zorlamak gereklidir[2]”. İşte Rusya’nın Batıya ve İngiltere’ye yaptığı test budur. Rus istihbaratı Türkiye’de hala oldukça aktiftir. Bu makalede, Skripal suikastı ile birlikte Rusların son yıllarda neler yaptıklarını gözden geçirirken, Batının da bu savaşın neresinde olduğunu sorgulayacağız.

 

İngiltere’deki Suikast Olayı

Suikast olayı, bir İngiliz ajanı olan eski Rus GRU Albayı ve kızının İngiltere’nin Sailsbury isimli küçük bir kasabasındaki bir pizzacıya yakın bir yerde sinir gazı kullanılarak zehirlenmesi ile meydana geldi. Son olay sadece istihbaratçıları değil İngiliz ve Rus medyasını, diplomatlarını ve siyasilerini de karşı karşıya getirdi. Daha suikast tam olarak soruşturulmadan İngiltere Dış İşleri Bakanı Boris Johnson, Rusya’yı suçlu ilan etti. Ardından Başbakan Theresa May, Rusya’ya ültimatom verdi. Ruslar, İngilizlere önce ne olduğunu iyice araştırmalarını ima etmeye çalışırken; İngilizler, istihbarat faaliyetlerine karıştıkları iddiası ile 23 Rus diplomatı sınır dışı kararı aldılar. Sergei Viktrovich Skripal, 1951 yılında doğmuş, 1999’da Rus askeri istihbarat servisi olan GRU’da Albay olmuş ve Aralık 2004’de İngiliz MI6 istihbaratına gizli bilgiler vermekten tutuklanmış. İngiliz istihbaratı, Skripal’i 1995 yılında İspanya’da askeri ateşe iken devşirmiş ve Moskova’da İngiliz büyükelçiliğindeki ajanları vasıtası ile temasa devam etmiş. Moskova’da yapılan sorgusunda MI6’ya 20 bin sayfa belge yanında birkaç düzine Rus ajanının isimlerini, kod adlarını ve adreslerini verdiğini itiraf ettikten sonra 2006 yılında tutuklanmış. Skripal gibi pek çok Rus ajanının ihanet nedeni para oldu. Skripal’in bir İspanyol bankasındaki hesabından 100 bin dolar aldığı tespit edildi. Skripal’in Rus istihbaratına verdiği zarar, batıya çalışan diğer GRU ajanı olan Oleg Penkovsky ile eşdeğer görülüyor. Penkovsky, Moskova’nın Küba’ya füze yerleştirme planını İngiliz ve Amerikalı casuslara haber vererek, 1962 yılındaki Küba krizini yaratan ajandır. 1962’de tutuklanan Penkovsky’nin 1963’de idam cezası yerine getirildi.  

Resim:Sergei Viktrovich Skripal

 

Medyada hala tartışılan soru şudur; Albay Sergey Skripal neden ve kim tarafından öldürülmüştür? Öncelikle Skripal aktif değildi ve Rus yetkililer onu diğer casuslarını kurtarmak için 2010 yılında Viyana’da takas olarak vermişlerdi. Skripal, iltica eden bir ajan değil, “iki taraflı” ajan idi. Skripal, yanındaki diğer üç ikili ajan ile birlikte Viyana’da casus değişimine tabi tutuldu ve karşılığında ABD’de yakalanan 10 Rus casusu alındı. Bu casuslardan biri de meşhur Anna Cahpman idi. Soğuk Savaş döneminde benzer suçu işleyenlerle aynı kaderi paylaşmayan Skripal, 13 yıl hafif hapis cezası almış ve Medvedev döneminde affedilmişti. İkinci olarak, Skripal, Rusya için bir tehdit değildi ve İngilizlere verecek yeni bir bilgisi de yoktu. Öyle olsa idi zaten değiş-tokuşta kullanılmazdı. Teslim edilen ajanın artık tehlike oluşturmadığına inanılır. Casus değişiminin yazılı olmayan anlaşmasına göre ajanın ailesine dokunulmaz. İstihbarat servisi eğer bir haine ceza verecekse bunu en kısa zamanda yapar, hafızadan siler. Üçüncüsü, İngiltere’de olduğu için İngiliz servisinin denetiminde idi ve Rusya aleyhine bir faaliyete girişmiş olsa idi; İngilizler neden öldürüldüğünün gerekçesi ile ilgili bir bilgi kullanabilirlerdi. Putin ve Rus gizli servisinin, emekli bir ajan ve kızı üzerinden İngilizlerle derin bir kriz başlatmayı göze almaları da mantıklı gözükmüyor. Rusya’nın bunu yaptığına şüpheli gözle bakanların başka gerekçeleri de var. Bunlardan ilki Putin’in böyle bir intikam eylemi ile büyük bir uluslararası riski göze almayacağı ve diğer Rus ajanlarını tehlikeye atmayacağı değerlendiriliyor. Öte yandan, Rusya ve Batıyı karşı karşıya getirmeye çalışan bir üçüncü ülke ya da Putin’in haberi olmadan Rusya içinde milliyetçi bir grup da bunu yapmış olabilir.

Rusların yaptığının kanıtları ise şu şekilde sıralanabilir. Öncelikle, uzun bir zamandır Putin’in karşısında olan pek çok kişi öldürüldü. Bunlar arasına politikacı Boris Nemtsov, gazeteci Anna Politkovskaya ve eski FSB subayı Aleksandr Litvinenko ilk akla gelenler. Litvinenko, 2006 yılında Londra’da radyoaktif polonyum ile zehirlenmişti. İkinci kanıt; seçilen silah (Novichok; “newbie” veya  “novice”) 1980’lerde Sovyet bilim adamları tarafından askeri maksatlarla üretilen bir sinir gazı ve bunu sıradan bir devlet dışı aktörün yapması mümkün değil[3]. Üçüncüsü ise Putin’in emri olmadan kimsenin böyle bir saldırıyı yapamayacağı düşüncesi. Nemtsov, Politkovskaya ve Litvinenko cinayetlerinde Putin’in tutumu suikastlara onay verdiği anlamına geliyor. Skripal, 350 ünlü Rus ajanına ihanet etmişti. Skirpal, İngiliz MI6’nın Rus askeri istihbaratı içinde çok değerli bir muhbiri idi. Bugüne kadar Rus güvenlik kuruluşları ve mafyası İngiltere’de 14 suikast yaptı. Bazılarında işbirliği yaptılar. Kimyasal Silah Sözleşmesi’nin yürülüğe girdiği 1997’den beri İngiltere, bir diğer devleti kimyasal silah ile saldırmakla suçlayan ilk ülke oldu. İngilizler, Novichok sinir gazı saldırısı iddiasını Porton Down’daki uzmanlarının iddialarına dayandırıyor. İngiltere’nin tek kimyasal silah tesisi Porton Down, Salisbury’e 5 km. uzakta ve daha önce hiç ‘Novichok’ sınıfı sinir gazı görmedikleri iddia ediliyor. Bu gazı üreten tesis ise eski Sovyet coğrayfasında Özbekistan’da Nukus adlı yer olarak biliniyor[4]. Kimyasal Silahların Yasaklanması Teşkilatı’nın 16 Mart’ta yaptığı açıklamaya göre hiçbir ülke ellerinde Novichok grubu sinir gazı olduğunu beyan etmedi yani Rusya, sözleşmeyi imzalamadan önce bu stoğunu imha etmiş olmalı. Nukus’taki fabrika ise 1999 yılında ABD’nin yardımı ile yok edilmişti[5].

 

Rus Suikast Kültürü

Örtülü operasyonlar, Rus terminolojisinde ‘aktif tedbirler (Активные мероприятия)’ olarak yer alır[6]. Rus siyasi aktif tedbirleri; etki ajanları, yıkıcı faaliyetler, özel operasyonlar, dış politika manipülasyonu, sabotaj ve suikastlar, propaganda, aldatma, psikolojik operasyonlar ve vekil güç kullanımı gibi pek çok yöntemi içerir[7]. Bazı stratejistlere göre, bu yöntemler, “barış zamanı savaş” olarak adlandırılmaktadır. Kremlin, Soğuk Savaş döneminde uluslararası olarak tanınan on siyasi lideri öldürdü ya da öldürmeye çalıştı. Bunlar arasında; Macaristan’dan Laszlo Rajk ve İmre Nagy, Romanya’dan Lucretiu Patraşcanu ve George Georgiu-Dej, Çekoslovakya’dan Rudolf Slansky ve Jan Masaryk, İran Şahı, Pakistan devlet başkanı Ziya-ül Hak, İtalya’dan Palmiro Togliatti, ABD’den John F. Kennedy ve Çin’den Mao Zedong sayılmaktadır[8]. Mao’ya suikast için KGB tarafından Lin Biao isimli uydu bir istihbarat servisi kurulmuştu. Afganistan’ın ikinci başkanı Hafizullah Amin, KGB’nin Alfa Grubu tarafından öldürüldü (Fırtına Operasyonu-333). Çeçen direniş örgütünün liderleri olan Cevher Dudayev, Zelimhan Yandarbiev, Aslan Maskadov ve Abdülhalim Saidullaev’de FSB ve uzantıları tarafından öldürüldü. Öldürülen diğer tanınmış kişiler arasında Leon Troçki ve Bulgar yazar Georgi Markov bulunmaktadır. Ayrıca, Papa John Paul II’e 1981’de Mehmet Ali Ağca tarafından yapılan silahlı saldırının arkasında Bulgar istihbaratını kullanan KGB olduğu iddia edildi[9].  Sovyet çizgisinden uzaklaşan eski Yugoslavya lideri Tito’yu öldürmek için daha önce Troçki’yi öldüren en iyi suikastçı seçildi. Tito, suikasttan sonra mucizevi şekilde sağ kurtuldu. Stalin’e gönderdiği mesajda şunları söyledi; “Suikastçı göndermeyi bırak. Şu an beşini yakaladık. Ben Moskova’ya suikastçı gönderirsem ikincisine gerek kalmaz[10].” KGB’nin Tito’ya suikast yöntemleri içinde diplomatik resepsiyonda ölümcül bakteri bulaştırmak, zehirli mücevher kutusu vermek denendi.

Tablo: Rus İstihbarat Servisleri

Servis

Ana Sorumlulukları

FSB – Federal Güvenlik Bürosu (Modern KGB’den SVR ve FSO’nun çıkmış hali)

İç istihbarat ve karşı istihbarat, terörle mücadele ve sınır güvenliği

SVR- Dış İstihbarat Servisi

Dış istihbarat

GRU- Silahlı Kuvvetler Ana İstihbarat Direktörlüğü

Askeri istihbarat

FSO- Federal Koruma Polisi

Başkanlık Koruma ve Haberleşme

MVD-İçişleri Bakanlığı

Kolluk gücü, iç güvenlik ve federal polisin kontrolü

Kaynak: Sait Yılmaz, 21. Yüzyılda İstihbarat, Kripto Yayınları, Ek-1, (Basım Aşamasında).

1990 sonrasında da FSB, pek çok ülkede suikast işine girişti. Rus istihbaratının “ıslak işler” adını verdiği bu suikastlar, küresel ölçekte aranan düşmanların tek tek öldürülmesini içeriyor. 1996 yılında Türk karasularında Avrasya Feribotu’nu kaçıran Çeçen lider Hamza Gitsba, 2007 yılında bir araba içinden açılan makineli tüfek ateşi ile öldürüldü. 2008 ve 2009 yıllarında Türkiye içinde seri cinayetler ile gene Çeçenler hedef alındı. Eylül 2008’de Çeçen komutan Gazi Edilsultanov, Başakşehir’de öldürüldü. Onu 10 Aralık 2008’de Çeçen savaş ağası İslam Yanibekov’un gene İstanbul’da öldürülmesi izledi. 26 Şubat 2009’da Musa Atayev de İstanbul’da öldürüldü[11].Bu tür cinayetler Çeçenistan içinde Kadirov yönetimi ile işbirliği içinde pek çok muhalife karşı da işlendi. İstanbul’dan sonra Kiev de Moskova’nın suikast eylemlerinin yoğunlaştığı bir şehir oldu. Bu düşmanlar sadece Kafkasyalı Çeçen ya da Dağıstanlı savaşçıları değil, rejim muhaliflerini de kapsıyor. Son yıllarda, Ukrayna ve Gürcistan’da Batı yanlısı liderlere karşı suikast girişimleri basında yer aldı. 2006 yılında Bağdat’ta kaçırılan Rus diplomatların öcü alındı. Son on yılda Rus istihbaratının yaptığı diğer suikastler ile ilgili bir özet yapalım[12];

- Putin’i Çeçenistan konusunda en çok eleştiren gazeteci olan Anna Politkovskaya, 7 Ekim 2006’da Moskova’da öldürüldü. Alexander Litvinenko, Kasım 2006’da Londra’da, Mikhail Lesin ise Kasım 2015’de Washington’da öldürüldü. Diğer bir muhalif Boris Nemtsov, Rusya’da öldürüldü. Eski KGB çalışanı Alexander Litvinenko, 2006 yılında Londra’da zehirlendiğinde hala aktif bir İngiliz ajanı idi. Boris Nemtsov, liberal bir politikacı idi.  Litvinenko, poloniyum 201 radyoaktif izotopu ile zehirlendi. 2008’de Badri Patarkatşişvili ve 2013’de İngiltere’de Boris Berezovky de benzer taktikle öldürüldü.

- Temmuz 2016’da Beyaz Rusya’lı muhalif gazeteci Pavel Sheremet arabasının altına yapıştırılan bomba ile öldürüldü. Ağustos 2016’da ise Rusya doğumlu diğer bir muhalif gazeteci Alexander Shchetinin, Kiev’deki evinin balkonunda başından vuruldu.

- 23 Mart 2016’da eski Rus Komünist Parti üyesi ve Putin’i eleştirenlerden diğer biri olan Denis Voronekov, Kiev’de oteline giderken cadde üzerinde başından vuruldu. 1 Haziran 2016’da ise Rusya’nın kukla Çeçen hükümetini eleştiren Adam Osmayev göğsünden iki kurşunla vuruldu.

- 27 Haziran 2016’da Ukraynalı istihbarat Albayı Maxim Şapoval, arabasının altına konulan plastik patlayıcı ile öldürüldü. 8 Eylül 2017 tarihinde Kiev’de şehri ortasındaki yoğun trafik içinde arabasını süren Gürcistan vatandaşı Çeçen Timur Mahauri, karısı ve çocuğu ile birlikte arabasını sürerken öldürüldü. Arabasına bomba yerleştirilen Mahauri, Doğu Ukrayna’da ayrılıkçı ve Rus kuvvetlerine karşı Ukraynalıların yanında savaşıyordu.

Suikast metotları ve bölgeleri sürekli değişiyor. Yapılan suikastların ortak özelliği devlet destekli profesyonel eylem olmasıdır. Mahauri’nin suikastında olduğu gibi sadece hedefi öldürecek miktarda plastik patlayıcı kullanılarak, eşine ve çocuğuna zarar verilmemesi profesyonel bir çalışmanın kanıtıdır. Her istihbarat örgütünün bir suikast kültürü hatta bunun da alt-kültürleri vardır. Örneğin başka bir istihbarat servisine çalıştığı anlaşılan yerli bir ajanı öldürmekte farklı bir yöntem kullanılır. Türk istihbaratında bu yöntem, ensesinden tek kurşun ile vurmaktır.

 

Batı-Rus istihbarat savaşlarının neresindeyiz?

1980’lerin başlarında KGB’nin ana faaliyet alanı Batı Avrupa’ya ABD orta menzilli nükleer füzelerinin konuşlandırılmasını engellemek için Avrupa’daki öncü cepheleri olan barış hareketleri ve muhalif grupları eyleme geçirmek ve yönlendirmekti. Bunun için cephe kuruluşları, gizli ödenekli aktivistler ve medya içindeki unsurlardan bir ağ kurulmuştu. ABD ve NATO resmi dokümanları üzerinde tahrifat yapılarak, dezenformasyon ve propaganda faaliyetleri yürütülüyordu. Bu propaganda faaliyetleri 1983 yılındaki Alman seçimlerini de etkiledi. ABD’ye sığınan KGB ajanlarından Vasili Mitrokhin, 1999’da yaptığı açıklamada 1984’de Reagan’ın başkan seçilmesini önlemek için “Reagan, savaş demektir” sloganını yaydıklarını söyledi[13]. 1980’lerdeki Afganistan Harekâtı esnasında ABD, Taliban’ı desteklemiş ve silah vermişti. ABD’nin bölge ile işi bitince onların yerini Ruslar ve Çinliler aldı, El Kaide içine sızdılar. Bugün de Çin, ABD’nin Güney Asya’da deniz üstünlüğüne karşın Orta Asya’da El Kaide ve bağlılarına silah ve para desteği sağlıyor. Rusların El Kaide ile ilişkileri ise daha derindir ve detayları, Rus istihbaratı ile yeni kitabıma saklıyorum. Winston Churchill’e göre Kremlin’in güç mücadeleleri halı üzerinde buldog kavgasına benzer. Dışarıdaki biri sadece hırıltıları duyar, ancak yerdeki kemikleri gördüğünüzde kazananın çoktan belli olduğunu anlarsınız. Bu durum, ABD istihbaratı ile Rus özel teşkilatları arasındaki bugünkü mücadelenin resmidir. Batı ve Rusya arasında başlayan yeni soğuk savaş; istihbarat savaşları yanında, yeni bir silahlanma yarışı, Avrupa’nın doğusunun yeniden askerileşmesi, Batı ve Rusya liderliği arasındaki iletişimin kesintiye uğraması ve diplomasiye daha az yer verilmesi gibi özellikler taşıyor. Sovyetlerin Afganistan’ı işgal ettiği ilk yıllarda olduğu gibi “megafon diplomasisi” yürütülüyor. ABD partilerinin seçim komitelerine e-maillerine ve sosyal medya mesaj kampanyalarına Rusların sızdığı anlaşılınca ülke demokrasisinin yok edilmek istendiği düşüncesi halkı şok ediyor. Ruslar da eşit şekilde kendilerini mağdur hissediyor. 1990’larda başta Wall Streer ve City of London olmak üzere Batılı elit kesim Rus ekonomisini yağmaladı. Aynı dönemde Rus seçim sistemine el atıldı ve Yeltsin’in başkan seçilmesi sağlandı. ABD, yıllardır Rusya içinde ve yakınındaki tüm muhalif gruplara açık ya da kapalı şekilde yardım ediyor. Kremlin, Washington’un Rus devletini çevrelemek ve nihayetinde çökertmek niyetinde olduğunu düşünüyor.

Rus stratejisi son 25 yıl içinde gelişti. Ülke tekrar büyük güç statüsüne dönerken, Moskova kendi amaçlarına ulaşmak için konvansiyonel savaştan ziyade siyasi bir savaş rekabeti içinde olduğunu düşündü ve siyasi hedeflerine ulaşmak için bu alanda tüm vasıtaları kullanmayı öngördü. Rusya, sadece askeri güçle bir yeri işgal edip, elinde tutacak askeri kabiliyetlere sahip olmadığını düşünüyordu. NATO’nun kırmızı hatları ve Madde 5 süreci de saldırı için belirsiz ve muğlak yöntemlerin kullanılmasının daha iyi olacağını gösteriyordu. Böylece ortaya çıkan Gerasimov Modeli, çatışmada hedefleri ele geçirmek için askeri olmayan vasıtaların etkinliğine (%80’e %20) vurgu yapıyordu. Rusya’nın büyük stratejisi, bir dünya gücü olacak eski statü ve güç projeksiyonuna ulaşmaktır. Buna ulaşmak için Batıyı imha etmekten ziyade zayıflatmalıdır. Moskova’nın amacı önce hedef ülkeleri (Batı ve özelde NATO) dağıtmak, sonra tek tek çökertmektir. İstihbarat teşkillerinin saldırgan faaliyetleri ise espiyonaj ve etkileme faaliyetlerine odaklanmış, ulusal hedeflerine yönelik muğlak yönetmler şeklinde uygulanıyorlar. Rus siber savaşçıları, ABD’nin Wall Street gibi kilit bölgelerinde sadece e-mailleri yayınlamak, internet trollerine para ödemek veya sosyal medya kampanyalarına katılmaktan öte sivil düzeni yok edecek teknik kabiliyetlere sahipler. Tıpkı ABD’nin de Rusya’da demokratikleşme görüntüsü alında rejim değişikliği ile ülkeyi kaosa sürüklemek istemesi gibi. Artık Amerikalılar, Moskova ile nükleer savaş tehlikesini ciddiye almıyor. Silahların kontrolü, güven artırıcı tedbirler gibi 1970, 80 ve 90’ların moda emniyet tedbirleri artık etkili değil. İki taraf da aralarında gerçek bir savaş istememekle beraber, kızgınlık duyguları, sosyal kutuplaşma, devam eden vekilli savaşlar, yeni teknolojiler ve üzerinden anlaşılmış oyun kurallarının olmaması daha tehlikeli senaryoları gündeme taşıyor.

Rusya, 2018 yılı itibarı ile etkileme operasyonlarında dünyada en etkili ve saldırgan ülke konumundadır. Bunu, devlet kontrolündeki medya üzerinden sahte bilgi yayarak ve Amerikan düşmanlığını artırmak için sanal dünyada sahte kimlikler kullanarak yapıyor. Rusya’nın amacı; Batıdaki demokratik süreçlere olan güveni azaltmak, diğer ülkelerde demokratikleştirme gayretlerini boşa çıkarmak, ABD ve Avrupa ortaklığını zayıflatmak, Amerikan aleyhtarı görüşleri desteklemek, Ukrayna ve diğer eski Sovyet devletlerinin Avrupa kurumlarını yakınlaşmasını engellemektir. Şu an ABD istihbarat toplumu, 2018 yılındaki ara dönem seçimlerine Rusların müdahalesine karşı koymak için teyakkuz halindedir. Rusya en azından propaganda, sosyal medya sahte kimlikler, sempatik sözcüler ve diğer vasıtalar ile ABD içinde sosyal ve siyasi çatlaklar oluşturma peşindedir. ABD’li diplomatlara yönelik sosyal medya etkileme faaliyetleri ve gizli frekans saldırıları gittikçe çatışmanın gizli olmaktan çıktığını ve tolerans sınırlarını zorladığını gösteriyor. Soğuk Savaş döneminde Sovyet ve ABD istihbaratı arasında konvansiyonel olmayan savaş büyük ölçüde gizli kapsamda idi. İki tarafta kuvvetli bir fikirler savaşı yürüttü ve bazen hedef kitleleri aldatmak için dezenformasyon veya kara propaganda kullandı. İki taraf da dünyanın kilit bölgelerinde vekilli savaşlar ile jeopolitik üstünlük sağlamaya çalıştı. Birbirinin askeri planları ve kabiliyetleri hakkında bilgi topladı. İki taraf da kirli yöntemler kullandı ama bu rekabetin belirli sınırlar dâhilinde kalmasını sağladılar. Örneğin, diğer tarafın adamını öldürmek kabul edilemezdi çünkü bunların daha geniş bir savaşa yol açma riski vardı. Soğuk Savaş’ı besleyen ideolojik çatışma bitmiş olmasına rağmen, istihbarat savaşı daha da yoğunlaştı. İki tarafta da yeni ortaklıklar ile başlayan farklı beklentiler eski mücadeleyi yeniden tetikledi. Üstelik espiyonaj ve etkileme operasyonlarını daha da kolaylaştıran yeni teknolojiler ateşe benzin döktü. Bilgisayar şebekelerinin insan hataları ve siber saldırılara olan hassasiyetleri, istismar edenlere dijital nüfuz etme avantajı sağlıyor. Artık eski oyun kuralları geçerli değil, çatışmalar gittikçe şiddetleniyor ve ikili ilişkileri olduğu kadar, dünya düzenini de tehdit ediyor. Bu yüzden, Amerikan istihbaratı Hollywood aktörlerini de kullanarak, halka “Rusya ile savaştayız” mesajı veriyor[14].

 

Suikast Sonrası Durum

ABD Başkanı Trump, son atamalar ile Dış İşleri Bakanlığı’na küresel sermayenin adamı Tex Tillerson yerine CIA Direktörü Mike Pompeo’yu, Ulusal Güvenlik Danışmanlığına General H.R. McMaster yerine ultra-şahin olarak nitelenen John Bolton’u getirdi. CIA Başkanlığı’na getirilen Gina Haspel, Irak’taki işkenceler ile tanınıyor. Genelkurmay Başkanlığı’nda John Kelley devam ediyor. Trump ve ekibine bir tür “Şeytan Sürüsü” denilebilir. Ortak özellikleri diplomasiyi değil, işkence, tehdit ve savaşı sevmeleridir. Pompeo ve Bolton’un ülke içindeki nefret yayan gruplarla ilişkileri biliniyor. Bu grubun diğer yakın arkadaşları BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley ve CIA’nın İran Operasyonları Başkanı Michaled D’Andrea. Yeni muhafazakarlar ile ekibini yenileyen iş adamı Trump, ne devlet işlerinden anlıyor ne de sorumluluklarının farkındadır. ABD-Rusya ilişkileri Ukrayna’dan beri jeopolitiğe ve büyük güç mücadelesine dönüş yaptı ve Trump’ın yeni ekibi jeopolitikçilerden oluşuyor. İngilizlerin çıkışı, ABD’deki Rus düşmanı yeni muhafazakarlara önemli bir fırsat verdi ve Londra’daki suikasttan Moskova sorumlu tutuldu. Trump yönetimi 24 Mart günü aldığı karar ile casus ve istihbarat memuru olarak değerlendirdiği 60 Rus vatandaşının yedi gün içinde ülkeyi terk etmesini istedi. Bunlardan istihbarat memuru olanlar Rus diplomatik personelini oluşturuyor. Bu tedbirler dâhilinde, Seattle’deki Rus Konsolosluğu da kapanıyor. Seattle Konsolosluğu’nun boşaltılması kararı, burasının ABD denizaltı üslerine ve Boeing’e çok yakın olması nedeni ile alındı[15]. İngiltere ile koordineli olarak alınan ABD’nin kararından kısa süre sonra diğer bazı NATO ülkelerinden de bir kısım Rus diplomatı sınırdışı etme kararı geldi. ABD yaptırımları, Rusya ile ilgili içlerinde FSB (KGB’nin devamı olan Rus Güvenlik Teşkilatı), GRU (Ana İstihbarat Direktörlüğü) ve Internet Araştırma Ajansı’nın da dâhil olduğu beş kuruluşu hedef alıyor[16].

2003 yılında Irak’a yönelik başlatılan ABD operasyonu yanlış bir istihbarat üzerine oturtulmuştu. O dönemdeki ABD Dış İşleri Bakanı Colin Powell, BM Güvenlik Konseyi’nde bu istihbaratın kanıtlarını açıklarken aslında verilmiş bir operasyon kararına gerekçe sunuyordu. Bugünlerde de ABD yönetimi benzer bir oyun içinde. Trump ve CIA, önce Ekim 2017’de İran ve El Kaide arasında bir bağlantı kurmaya çalıştı. Bin Ladin’in öldürüldüğü Pakistan’daki Attobat kampından getirilen dokümanlardan İran ve El Kaide arasında işbirliği değil, çatışma çıktı[17]. Şimdi de ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Trump yönetiminin İran ile bir savaşa yol açması için bazı kanıtlar getirdi. Bu kanıtlar, Yemen’den Riyad’a atılan bir füzenin kalıntıları. Trump ve Haley, ABD istihbaratını İran ile savaşa çekmek için 2003 yılından da bir arayış içindeler[18]. Aslında bu füze, Yemen’i bombalamaya devam eden Suudi koalisyonuna verilen bir cevaptan başka bir şey değil. Suudilerin Yemen’de başlattığı iç savaşta, BM kayıtlarına göre 5 binden fazla kişi öldü, binlerce kişi de yaralandı. ABD, bu Suudi katliamının destekçisi ama bu desteğin kapsamı pek belli değil.  Suudi uçaklarına havada yakıt ikmali yapılıyor, hedef bilgisi veriliyor. Üstelik Trump yönetimi Suudilere askeri yardım kapsamında güdümlü füze de verecek. Kimse Trump yönetiminin İran ile gerilimi artırarak ne yapmaya çalıştığını bilmiyor. İstihbarat teşkilatları doğru kararın verilmesi için çalışır ama ABD yönetimi 2003’de olduğu gibi yanlış bir kararı hayatı geçirmek için istihbarat servislerini harekete geçirdi. Trump, önce Mayıs ayında Kim Jong Un’u tehdit etmeye ve ona göstermelik bir süre vermeye hazırlanıyor. Görüşmelerin başarısızlığa uğraması ile sahneye Bolton çıkacak. Trump, İran konusunda da saldırganlığa devam ediyor. Niyeti öncelikle İran’ı provoke ederek nükleer anlaşmadan kendiliğinden çekilmesini sağlamak ya da Mayıs ayında ilave yaptırımlar getirerek anlaşmayı işlemez hale getirmek[19]. Burada da Bolton gene çatışmayı tetiklemek için sırasını bekliyor. ABD’nin saldırı seçenekleri doğrudan askeri müdahale olmayacak. Kongre onayı gerekmeyen örtülü yöntemler seçilecek. Sonra Kasım ayındaki seçimlerde Trump yönetimi için onay beklenecek. Özetle, başkan seçilmeden önce Irak Savaşı’nı felaket olarak adlandıran Trump, Amerika’nın savaşlarına devam edecek.

ABD Başkanı Trump, ABD Hazine Bakanlığı ve Ulusal Güvenlik Konseyi’ne Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar ve hedefler konusunda bir çalışma yapılması talimatı verdi. 180 günlük bir çalışma sonunda hazırlanacak ve Kongre’ye sunulacak rapor ile Rusya Federasyonu içindeki en üst siyasi kişiler ve oligarklar tanımlanacak ve bunların Putin yönetimi ile ilişkilerinin değeri ortaya konulacak[20]. Bu çalışmanın İran ve Kuzey Kore için de benzerleri yapılacak. Bunları Çin, Suriye ve rejim değişikliği istenen diğer ülkeler izleyecek. Geçen on yılda Rus yayılmacılığı ve etkisi ile birlikte konvansiyonel gücü, çoğu NATO ülkesini daha dikkatli hale getirdi. Bu yüzden Rus silahlı kuvvetleri çatallı bir strateji seçti; bozuculuk ve muhalif toplumu baskı altına almak. Nitekim NATO Avrupa Komutanı (SACEUR) General Curtis Scaparrotti, Mart 2018’de Rusların niyetini şu şekilde açıkladı[21]; rejimini korumak, komşuları üzerinde hâkimiyet kurmak ve küresel daha fazla etki sağlamak için uluslararası düzeni değiştirmeye çalışmak, NATO’yu bölmek ve ABD’nin liderliğinin altını kazımak. Moskova, sivil ve askeri taktikleri bulanık bir şekilde karıştırarak, Batı kurumlarını (NATO ve AB) itibarsızlaştırmaya ve zayıflatmaya çalışıyor. Hesaplanmış yöntemlerle, etkileme operasyonları yapıyor. Rus siyasi savaşı görünmez değil ama demokrasilerin genellikle kör yanında kalmaktadırlar. Eski İngiliz başbakanlarından Stanley Baldwin’in dediği gibi demokrasi daima bir diktatörün iki yıl gerisindedir. NATO, Nisan 2017’de melez stratejilere karşı koymak için yeni eğitim ve tatbikatlar yapmaya başladı ve melez savaşlar için yeni bir Genel Sekreter Yardımcısı kadrosu oluşturuldu. Temmuz 2018’de yapılacak NATO Zirvesi’nde Rus tehdidinin siyasi boyutları ele alınacak.

 

Sonuç

Yeni başkanlık seçimleri ile Putin’in oyları %77’e ulaştı yani İngiltere’nin yarattığı suikast krizi Putin’in oylarını daha da artırmış gözüküyor. Putin’e yönelik büyük halk desteğinin arkasında Putin’in şu sözleri var; “Rusya, kuvvetli olmak zorundadır.” Putin, milliyetçiliğe ve daha güçlü bir orduya yatırım yapıyor ama bunun için daha güçlü bir ekonomi lazım, bunun gereklerini yapamıyor. Son 25 yıldaki tecrübelerinden istifade ederek, Rusya ulusal çıkarlarını muğlak ve karşı konulamaz bir örtü içinde devlet, devlet-destekli (vekil), özel ve kriminal güçlerin faaliyetleriyle sağlamaya çalışıyor. Rusya; yanlış bilgi yayıyor, seçim sonuçlarını etkiliyor, ulusal etnik ve dini hassasiyetleri kaşıyor, siyasi etki uygulamak için bazı grupları kayırıyor, enerji gibi kritik kaynaklar üzerimden bağımlılıklar yaratıyor ve bütün bunları askeri işbirliğine zorlamak için kullanıyor. Bu yaklaşım en çok Baltık ülkeleri, Orta Asya, Kafkasya ve Balkanlarda görünür halde, ancak bunları anladığınızda değiştirmek için çok geç kalmış olabilirsiniz. Rus gücünün taşıyıcı kaynağı algı yönetimidir. Rusya’nın ekonomik etkisi ya da tarihi ile ilgili sahte hikayeler seçilmiş gruplara veya bölgelere anlatılarak inançlar değiştirilmektedir. Rus gizli istihbarat şebekeleri ise siyasi savaş için Avrupa içinde yanlarında yer alacak grupları entegre etmektedir. Washington ve Moskova arasındaki bir askeri çatışma ihtimali uzun zamandır artan bir olasılık trendi içinde ve son gelişmeler bunu hızlandırıyor. Bu çatışmanın yeri ve şiddeti ölçülmeye çalışılıyor. Suriye sahası en olası potansiyel bölge olarak görülüyor. Rus Genelkurmay Başkanı Valery Gerasimov, eğer ABD, Suriye’de Rus askerlerine saldırı yaparsa misilleme yapacakları uyarısında bulunmuştu[22]. Gerasimov’un şakasının olmadığını, üstelik bu sözleri ona Putin’in söylettiğini biliyoruz. Rusya’nın sürekli olarak Batılı ülkeleri istikrasızlaştırmak için saldırgan faalliyetler içinde olduğu değerlendiriliyor. Amerikan yönetimi, Rusya’nın sosyal medya ve diğer kitle iletişim vasıtalarını dezenformasyon için saldırgan bir biçimde kullandığını düşünüyor. Rusların amacının, ABD’yi bölmek için testler yapmak ve Avrupalı ortakları ile ilişkileri bozmak olarak değerlendiriyorlar. Rusya, Batı ülkelerindeki demokrasi şeffaflığını kullanıyor ve siyasi bir savaş yürütüyor.

Rusya, NATO içinde de kırılmalar yaratmak için bozuzu politikalar uyguluyor. NATO ve müttefik ülkeler Rusya’nın konvansiyonel gücüne odaklanmışken, bilişsel tehdidin, siber alandaki kötü yazımların ve casusların farkında değiller. Rusya’nın ABD enerji hatlarına yönelik saldırgan faaliyetleri izleniyor. Ukrayna’ya yapılan 2017 NotPetya saldırısının tarihteki en öldürücü siber saldırı olduğu söyleniyor. Rusların saldırgan istihbarat faaliyetlerine karşın Washington, Paris, Londra ve Berlin kadar Ankara’nın da yapacağı çok şey var. Son yıllardakei gelişmeler, Rusların Türkiye konusunda oldukça yol aldığını gösteriyor. İşe Rus siyasi savaşının Türkiye içindeki başarılarını tespit ederek başlamalıyız. Rus stratejisi ile mücadele etmek için yeni bir doktrine ve bu kapsamda bir oyun kitabına ihtiyacımız var. Sadece espiyonaj ve suikastlara değil, sabotajlar ve etkileme operasyonlarına karşı da tedbirler almalıyız. Bu kapsamda, siber alanda hassasiyetleri yamayacak, yazılımları güncelleyecek ve kötü amaçlı yazılımları tespit edecek sistemler geliştirmelidir. Son olarak, ülkelerin birbirlerinin istihbarat servislerinin rekabetine son vermesini beklemek gerçekçi değildir. İngiliz Dış İşleri Bakanı Boris Johnson’a göre; Rusya, kimyasal silah kullanarak, uluslararası oyun kitabını yırttı. Ancak, istihbarat faaliyetlerinin kritik alt-yapıyı sabote etmesi, halkı yaralaması, tehlikeli bir çatışmanın kontrolden çıkma riskini azaltacak sınırlarda kalması için ülkeler anlaşabilir. Aksi takdirde devam eden siyasi kutuplaşma kontrolden çıkabilir. Skripal olayı bir kez daha gösterdi ki; iki taraflı ajanlar diğer tarafı seçtiklerinde asla geçmişlerinden kurtulamazlar.Skripal suikastı gelecekteki casus değişimlerini de tehlikeye soktu.


[1]Andranik Migranyan, A Russian Perspective on the Skripal Attack, Moscow State Institute of International Relations, (March 19, 2018).

[2] John Lough, James Sherr, The Skripal Attack Is a Test for the UK, Chatham House, (12 March2018).

[3]George Beebe, Here Is What Trump Should Do about the Poisoning of a Former Russian Spy, Center for the National Interest, (March 15, 2018).

[4]Michael Welch, John Helmer, Two Criminal Accusations Against Russia. The Skripal Affair and Flight MH 17,Global Research, (March 25, 2018).

[5]Binoy Kampmark, The Ease of Accusation: The Skripal Affair, (21 Marh, 2018).

[6]Christopher Andrew and Oleg Gordievsky, KGB: The Inside Story, Hodder and Stoughton, (London, 1990), 7.

[7]Angelo M. Codevilla and Paul Seabury, War Ends and Means, Second Edition, Potomac Books, (Washington DC, 2006), 151-152.

[8]Ion Mihai Pacepa, Kremlin’s Killing Ways, National Review Online, (November 28, 2006).

[9]Ion Mihai Pacepa, Moscow’s Assault on the Vatican, National Review Online, (January 25, 2007).

[10]Nathan Wold, 10 Dastardly Secret Operations Of The KGB, (August 29, 2015).http://listverse.com/2015/08/29/10-dastardly-secret-operations-of-the-kgb/

[11]Andrei Soldatov and Irina Borogan, Russia’s Very Secret Services, World Polic Journal, Spring 2011.

[12]Scott Stewart, Dirty Work of Russian Assasins, Stratfor, (Sep 14, 2017).

[13]Andrew S. Weiss, Vladimir Putin’s Political Meddling Revives Old KGB Tactics, Wall Street Journal, (February 17, 2017).

[14]George Beebe, Containing Our Intelligence War with Russia, (October 31, 2017).

[15]Curt Mills, A "First Step": Trump Administration Expels 60 Russian Nationals, (March 26, 2018).

[16]Curt Mills, After Hesitation, White House Rolls out Sanctions, Condemns Russia, (March 15, 2018).

[17]Paul Pillar, Misusing Intelligence to Sell Conflict with Iran, (November 30, 2017).

[18]Paul Pillar,  Dragging U.S. Intelligence into the Anti-Iranian Mud, (December 15, 2017).

[19]Shaded Ghoreishi, Trump’s New War Cabinet,Johns Hopkins School of Advanced International Studies, (March 26, 2018).

[20]Stephen Lendman, The Skripal Incident: A Diabolical Plot to Demonize Russia, CRG, (March 27, 2018).

[21]Le Anne N. Howard, Derek Reveron, NATO’s Achilles Heel: Russian Political Warfare, U.S. Naval War College, (March 21, 2018).

[22]Dave Majumdar, Stumbling into a War with Russia, (March 26, 2018).

Bu yazı 1128 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı