Hoşgeldiniz; Bugün 24 Haziran 2017 Cumartesi
Rusya|03 Aralık 2015 Perşembe

Rus Savunma Bakanlığı’nın Yaptığı Sunum ve Suçlamalar

Tuğçe Varol tarafından yazıldı.

Rus Savunma Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalar neticesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Cumhurbaşkanı terörist olarak suçlanmış, terör örgütü ile yasal olmayan ticaret yapmakla ve iki komşusu olan Suriye ve Irak’ın petrol kaynaklarının çalınmasına ortak olmakla suçlanmıştır.

Öncelikle sunumun Rus Savunma Bakanlığı tarafından yapılması son derece anlamlıdır. Neden böylesi bir sunum Rus Dışişleri Bakanlığı tarafından değil de Savunma Bakanlığı tarafından yapılmıştır. Rusya Federasyonu, maalesef Türkiye’ye artık askeri bir başlık altından bakmakta ve diplomasi yollarının çoktan aşıldığı mesajını vermektedir.

 

Şimdi bu suçlamalar Türkiye’nin Enerji Güvenliği bakımından ne anlama gelmektedir?

Maalesef Rusya artık her an Türkiye’ye gelecek gazın kesilmesi için ihtiyacı olan gerekli meşruiyetine kendine katmak adına bu sunumu yapmıştır. Rusya’dan kontratlarla gelen gaz ancak "Mücbir" sebeplerde kesilebilir. Bu mücbir sebeplerde – zorlayıcı sebepler – "Savaş hali" gibi zorlayıcı sebepler olabilir. Bu bağlamda Rusya Federasyonu artık Türkiye’ye gönderdiği gazı Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı terörist aktörler ya da teröre destek veren aktörler olarak ilan edip gönderdiği gazı çeşitli tehditlerle kesebilir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Türkiye’de daha önce doğal gaz yoktu, benim halkım çile çekmeye alışıktır” gibi devlet güvenliğinden alakasız kişisel çıkarlar uğruna halkının çile çekmesini isteyen açıklamalarından da anlaşılmaktadır ki, Erdoğan politikaları Türkiye’yi karanlığa itiyor. Karanlığa itiyor kavramı burada mecazi değil, gerçek anlamdadır.

Rusya bundan böyle Türkiye’ye gönderdiği gazı her an Erdoğan’ın istifa etmesi talebiyle kesebilir. Rusya Federasyonu zaten açıkça Erdoğan’ın teröre karışmış bir siyasetçi olarak derhal istifa etmesini talep etmekte ve bu yönde politikalar izlemektedir. Bu bağlamda Türk halkının karanlıkta kalması an meselesidir.

Rus gazının kesilmesi durumunda ilk kesintinin Mavi Akım’dan olması beklenmektedir. Çünkü Batu hattı denen Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye giriş yapan hattan gaz alan Türk enerji sektörüne dahil olmuş bizzat Rus şirketleri de bulunmaktadır. Rus gazının kesilmesi durumunda ise ne Azerbaycan, ne İran ne de LNG yoluyla bu gazın bulunma ihtimali yoktur. Bu noktada Erdoğan’ın da tabiri ile Türk halkı çile çekmeye itilmektedir? Üstelik de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bugüne kadar hiç olmamış bir suçlama ile – teröre destek-.

Batman rafinerisi ise bilindiği üzere TÜPTAŞ yani Koç grubuna aittir. Bu noktada maalesef Türk özel sektörünün de IŞİD’e destek veren şirketler listesine girme ihtimali vardır. Bu iddiaların cevaplarının verilmesi ivedidir.

Bütün bu suçlamalar karşısında Erdoğan’ın damadı olan Enerji Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarda bulunması ve savunma yapması da dünya kamuoyu tarafından ne kadar ciddiye alınacaktır? Başka bir soru işareti.

 

OLASI GELECEK SORU

 

Suriye rejiminin de IŞİD’den petrol alması iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Esad’ın IŞİD’den petrol alması Esad’ı bağlar ki Suriye iç savaş yaşayan bir ülke dolayısıyla savaş şartları yaşıyor. Esad rejiminin IŞİD rejiminden petrol alması yeni bir haber değil, bir yıldan fazladır biliniyor çünkü Suriye ambargo altında ve şehirlerin enerjiye ihtiyacı var. Zaman zaman yabancı basında Suriyeli generallerin bile mecburiyetten benzin aldığı yazılmıştır. Bu yeni bir haber değil.

Ancak Kürdistan Özerk Bölgesi'nde de bazı yöneticilerin IŞİD’den petrol almakla suçlandığını hatta birkaç kişinin tutuklandığını Irak Merkezi Yönetiminin bu konuda Erbil yönetimi ve Barzani’yi suçladığını da biliyoruz. Yani o kahramanlıklar yazdığı iddia edilen Peşmerge’nin başındaki Barzani de Kürdistan bölgesinde IŞİD’den benzin ve petrol alındığını biliyor. Bu konuda neden acaba Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bir itiraz gelmiyor?

 

Rusya gazı keserse ne olur?

İlk önce Türkiye sanayiye giden gazı kapatmak zorunda kalır. Bu durumda Türkiye’nin üretiminin durması anlamına gelir. İşsizlik, enflasyon dahil her türlü ekonominin olumsuz parametreleri etkilenir.

Ardından elektrik kesintisi başlayabilir. Bu durumda da evlere elektrik ve ısı, saatler ile verilebilir. Ya da bazı yerlerde günlerce verilemeyebilir. Türkiye’de okullar eğitim veremeyebilir. Hastaneler de elektriksiz kalabilir.

Daha da önemlisi Türkiye’nin savunma sistemi çöker.

Bu yazı 1903 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı