Hoşgeldiniz; Bugün 17 Ağustos 2017 Perşembe
Rusya|02 Haziran 2011 Perşembe

Medvedev’in G-8 Gündemi

Ali Asker tarafından yazıldı.

Rusya zirveden beklentilerini yüksek sesle dile getirse de, "sonuç" arzu edildiği gibi olmadı.

G-8 liderleri Fransa'nın Deauville kasabasında bir araya geldiler. Zirvenin gündemi oldukça yoğundu. Çok değişik konuların ele alındığı bu zirvede küresel ekonomi, Arap dünyasındaki gelişmeler, nükleer enerji vb. konular müzakere edildi. Rusya'nın bu zirveden beklentileri vardı. Bu beklentiler yüksek sesle dile getirilse de arzu edilen sonuç alınamadı.

Sonuç Bildirgesi

İki gün süren zirvenin ardından birçok önemli konu sonuç bildirgesine yansıdı. Bildirgede Avrupalı ülkeler, ABD ve Japonya kamu finansmanlarının sürdürülebilir olmasını sağlama alma konusunda anlaştı. Küresel ekonomideki sağlamlaşmanın yanı sıra "aşağı yönlü risklerin devam ettiği, iç ve dış dengesizliklerin halen kaygı verdiği" vurgulandı. Zirveye damgasını vuran konulardan biri de Arap devrimleri oldu. Bildirgede meblağ belirtilmese de bu devrimlere demokrasi desteği adı altında ekonomik destek verileceği kararı alındı. Desteğin boyutu 20 milyar dolar olarak belirtildi. Belgede 'Ortadoğu'da ve Kuzey Afrika'da devam eden değişiklikler "tarihi değişiklikler" olarak nitelendirildi. Bu değişikliklerle ilgili olarak "Berlin Duvarı"nın yıkılmasından sonra Orta ve Doğu Avrupa'da ortaya çıkan değişim sürecine kapı açan bir potansiyele sahip" nitelemesi yapılması, büyük güçlerin bu gelişmelere ne denli önem verdiklerini bir daha ortaya koydu.[1] Rusya'nın da bu zirvede "en fazla boy gösterebildiği" konu da yine Arap dünyasındaki değişiklikler oldu. Libya, Suriye ve Filistin konusunda Rusya'nın sergilediği tutum bölgede eski ağırlığını hissettirme çabası olarak yorumlanabilir. Fakat ikili ve ortak görüşmelerde, zirvenin ardından yaptığı basın toplantısında Medvedev'in dile getirdiği konular arasında sonuç alınmamış sorunlar da az değildir. Bunlardan en önemlisi, özellikle bir süreden beri NATO (ABD) ve Rusya arasında devam eden ve istenilen sonuç alınamayan "füze kalkanı" sorunudur.

"Arabuluculuk Görevi" Bir Başarı mı?

Kuzey Afrika'da meydana gelen değişim rüzgarı sırasında Rusya'nın en fazla ağırlığını hissettiren konu Libya'daki olaylar olmuştur. Rusya, Libya hava sahasında uçuşlara yasak koyan 1973 No'lu BM Güvenlik Konseyi kararı oylanırken çekimser kalmış, Libya'ya askeri müdahaleyle ilgili endişelerini sert bir üslupta dile getirmiş, eleştiride bulunmuştur. Fakat sonuç itibariyle Rusya bu müdahaleye yeşil ışık yakmıştır. Bugün itibariyle meşruluğunu kaybetmiş ve ayakta kalması gittikçe zorlanan Kaddafi ile ilgili olarak Rusya G-8 zirvesinde daha "gerçekçi" bir tutum sergiledi. Kaddafi ile ilgili Rusya'nın G-8'in diğer üyeleriyle fikir ayrılığı olmadığı vurgulandı. Fakat başından beri sergilediği özgün tutumu, Rusya'nın kendini bu süreçte "lekelenmemiş" bir devlet olarak görmesi onun arabulucu olabileceği konusunu da gündeme getirdi. [2] Fransa, Libya sorununun çözümü konusunda Rusya'nın yardımına ihtiyaç duyulduğunu, Rusya tarafından yapılacak her türlü yardımı memnuniyetle karşılayacaklarını vurguladı.[3]

Arabuluculuk görevi Rus dış politikasının bir zaferi olarak görülmektedir. Medvedev, Kaddafi'yi bu şartlarda ülkesine kabul etmeyeceğini de ifade etti. Fakat kendisinin istifa etmesi durumunda bu konunun müzakere edilebileceğini de açıkladı. Aslında bu açıklama Kaddafi'ye görevden çekilme karşılığında Rusya'ya sığınma hakkı tanımaktadır. Rusya Kaddafi'yi kabul ederken, diğer taraftan Libya'daki süreci daha fazla kan kaybetmeden sonlandıracak bir devlet imajı da oluşturabilir. Bunu başarırsa Libya ile ilgili sergilediği tutum Rus dış politikasının bir zaferi olarak değerlendirilebilir.

Başka bir Orta Doğu ülkesi olan Suriye ile ilgili sergilediği tutum yine Rusya'nın ağırlığını ortaya koymak isteği olarak değerlendirilebilir. BM GK'nin daimi üyesi olan Rusya hali hazırda Suriye'ye karşı uygulanan yaptırımların ABD ve Avrupa Birliği tarafından uygulandığını, Suriye yönetiminin reform yapacağına inandığını ifade ederek, konunun BM GK'ne taşınmasına ihtiyaç duymadığını ifade etti. Zirvede Suriye konusu ele alınsa da bu konuda her hangi bir somut karar alınmadı. Böylece Suriye'ye karşı yaptırımlar konusunda BM GK'nin en azından yakın ve orta vadede Rusya'nın desteğinin söz konusu olmayacağı söylenebilir.

Japonya ve Adalar Sorunu

Medvedev'in basın toplantısında Rusya'nın açık tutumunu ortaya koyduğu konulardan biri de Kuril Adalarıyla ilgili Japonlarla yaşanan ihtilaf oldu. Bilindiği üzere İkinci Dünya Savaşı sırasında Rusya Kuril Adalarını işgal etmiştir. Kuril Adaları Japonya'nın Hokkaido Adası ve Rusya'nın Kamçatka bölgesi arasında sıralanan 56 adacıkdan oluşmaktadır. Bu adalardan 4'ü "İturup, Kunsahir, Shikoton ve Habormai" Rusya tarafından işgal edilmiştir.[4] ABD bu tartışmada Japonya'yı desteklemektedir. Adalarda Rusya'nın eski nesil silahlarla donatılmış topçu birlikleri konuşlandırılmıştır. Rusya hali hazırda adalara S-400 füzeleri yerleştirme niyetinde olduğunu da beyan etmiştir.[5] Kuril Adalarına sahip olma gerek Rus toplumu, gerekse yönetimi tarafından İkinci Dünya Savaşının Rusya açısından haklı bir kazanımı olarak görülmektedir. Japonya'nın adalarla ilgili itirazları kuşkusuz Rusya'yı bu pozisyonundan vazgeçmeye zorlayamayacaktır. Nitekim Japonya'nın elinde Rusya'yı bir güvenlik meselesi olarak gördüğü bu adalardan vazgeçirebilecek her hangi bir argüman da bulunmamaktadır.

Füze Kalkanı

Zirve öncesi Rusya'nın gündeminde olan önemli konulardan biri de füze kalkanı sorunuyla ilgili ABD ile anlaşma sağlanıp sağlanmayacağı konusuydu. Rusya bir süreden beri bu konudaki endişelerini dile getirmektedir. Rusyanükleer kapasitesini tehdit ettiği gerekçesi ile füze kalkanına karşı çıkıyor. [6] Medvedev basın toplantısında 2020 yılına dek bu konuda anlaşma sağlanamazsa yeniden silahlanma yarışının başlayacağı konusunda uyarıda bulundu. Fakat Rusya henüz bu açıklamanın altını doldurabilecek kadar maddi güce sahip değildir. Çünkü Rusya'nın elinde bulunan teknoloji ordudaki modernizasyonu gerçekleştirmek açısından yeterli değildir. Yeni teknolojilerin geliştirilmesi ise hem zaman, hem de maddi olarak büyük kayıp demektir. Bu anlamda Rusya Batı teknolojisine ihtiyaç duymaktadır. Bu durumda orduda modernizasyon sürecini tamamlamadan ABD ile silahlanma yarışına girmesi bu yarışta peşinen yenilmek anlamına gelmektedir.

Karabağ Konusuna Gelince,

Karabağ konusunda ABD, Rusya ve Fransa Devlet Başkanlarının ortak açıklaması rutin bir açıklama dışına çıkamadı. Devlet Başkanları tarafından yapılan ortak bildiride "Azerbaycan ve Ermenistan liderlerinin siyasi irade sergileyerek halkı savaş değil, barışa hazırlamaya ve Haziran'da yapılacak Azerbaycan-Ermenistan zirvesinde sorununun çözüm ilkeleriyle ilgili sürecin sonlandırılaması gerektiği" konusuna vurgu yapmışlardır. Zaten her iki tarafı barışa davet etme, halkları barışa hazırlama söylemleri yeni değildir. Yaklaşık on sene önce de yine ABD, Rusya ve Fransa Kanada'da buna benzer ortak bildiri yayınlamışlardır. Hatta iki yıl önceki açıklama bundan daha iyimser idi. [7] Yakın gelecekte bu alanda iyileştirici adım atılma ihtimali zordur. Çünkü Karabağ'ın statüsü ve işgalin kaldırılmasına ilişkin Azerbaycan ve Ermenistan'ın bakış açıları tamamen birbirinden farklıdır. Bu "anahtar sorun" çözülmedikçe süreçle ilgili her hangi bir ilerleme sağlanması mümkün görünmemektedir.

 


 

[1] G8 Zirvesi Sonuç Bildirgesi Açıklandı , http://www.medya73.com/g8-zirvesi-sonuc-bildirgesi-aciklandi-haberi-662868.html

[2] Rusya belirli koşullarla arabulucu görevini üzerine alabilirdi, http://turkish.ruvr.ru/2011/05/27/50908348.html

[3] G-8 Zirvesinden "Kaddafi Gitmeli" Kararı Çıktı, http://www.sondakika.com/haber-g-8-zirvesinden-kaddafi-gitmeli-karari-cikti-2756981/

[4] Zaman zaman tansiyonunun yükseldiği bu sorun yüzünden iki ülke arasında henüz barış anlaşması imzalanmamıştır. 2010 Kasım ayında Medvedev'in adaları ziyareti Tokyo yönetimini kızdırmıştır. Ayrıca Rusya Savunma Bakanı Anatoliy Serdyukov da şubat ayında adaları ziyaret etmiştir. Rusya, Kuril adalarına yeni silah konuşlandıracak, http://www.haberturk.com/dunya/haber/629575-rusya-kuril-adalarina-yeni-silah-konuslandiracak, 11 Mayıs 2011.

[5] Rusya ile Japonya arasında Kuril adaları sorunu devam ediyor, http://turkish.irib.ir/guncel-yazilar/siyasi-yorumlar/item/243862-rusya-ile-japonya-aras%C4%B1nda-kuril-adalar%C4%B1-sorunu-devam-ediyor, 23 Şubat 2011.

[6] Medvedev, Obama ile görüştü: Rusya ve ABD 2020'ye kadar füze kalkanında anlaşacak, http://haberrus.com/politika/8202-Medvedev-Obama-ile-gorustu-Rusya-ve-ABD-2020ye-kadar-fuze-kalkaninda-anlasacak.html

[7] "ABŞ, Rusiya və Fransa prezidentlərinin bir il öncəki qarabağ bəyanati indikindən optimist görünürdü", http://www.mediaforum.az/articles.php?lang=az&page=00&article_id=20110527125028122, 2011-05-27

Bu yazı 3502 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı