Hoşgeldiniz; Bugün 24 Kasım 2017 Cuma
Politik-Sosyal-Kültürel Araştırmalar Merkezi|18 Ocak 2010 Pazartesi

KÜRTLERİ NASIL BİR GELECEK BEKLİYOR?

Ali Rıza Özdemir tarafından yazıldı.

Oğuz akınlarıyla birlikte Türkler, Anadolu’ya ve Mezopotamya’ya geldiklerinde Kürtler, isyanlar ve savaşlarda tedrici olarak eriyorlardı. (1) Oğuz Türklerinin bölgeye yerleşmesi ile Kürtler, bu erime sürecinden kurtuldular. Kudret ve kuvvet sahibi ol

O çağdan sonra da Kürtlerin kaderi, Türklerden ayrılmadı ve birlik içerisinde yaşayıp günümüze kadar geldiler. Bunun en yakın örneğini, daha Saddam Irak'ında yaşadık. Saddam Hüseyin, Türkiye'ye "Kürtleri beraber yok edelim" dediğinde, Saddam'a olumsuz cevap veren, Türkiye olmuştu.

Bu giriş, tarihin çok kısa bir özetidir.

***

"Kürtleri uzun vadede nasıl bir gelecek bekliyor", sorusuna gelince…

Bunun için uzun uzadıya stratejik tahliller, derin analizler (!) yapmaya gerek yok. Ülkemiz o kadar çok tehdit altında ve millet olarak o kadar çok senaryoya şahit olduk ki, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa bile, artık bu konularda uzmanlaştı.

Gelecek, bir bakımdan Kürtlerin göstereceği iradeye bağlı; diğer bakımdan uluslararası iradeye…

Kürtler iradelerini iki şekilde gösterebilirler.

Birincisi, tarihte olduğu gibi, iradelerini Türklerle birleştirirler ve bu coğrafyada Türklerle birlikte güçlenerek yaşamaya devam ederler.

Tabii burada Türklerin göstereceği iradeyi de hesaba katmak gerekiyor. Çünkü yaklaşık 30 yıldır süren terör süreci ve bunun milletimize maddî ve manevî kaybı; hâlâ da ardı arkası gelmeyen mağduriyet/mazuriyet denklemi, Türkleri de ciddi manada rahatsız etmektedir. Konuyla ilgilenen birçok kişinin ifade ettiği gibi, -umarım olmaz ama- yakın gelecekte "Türk sorunu"ndan da (2) bahsetmeye hazırlıklı olmalıyız. (3)

İkincisi ise, Kürtler için bir felaket senaryosudur.

Kürtler, Kürtçülerin sözlerine uyarak ve emperyalistlerin güdümünde ayrı bir millet olarak yapılanmaya da gidebilirler. Lafı dolandırmadan söyleyelim, bu işin sonunda katledilirler. Bu katliamı kim yapar peki? Türkler yapmaz elbette; Bosna'da, Çeçenistan'da, Somali'de, Irak'ta ve Afganistan'da kim yaptıysa, onlar yapar.

***

Denilebilir ki, Kürtler kendi iradeleri ile ayrı bir millet olup, kendi devletlerini kuramazlar mı?

Bu hiç mümkün değildir.

Birincisi, Türklere, Araplara ve Farslara rağmen, bu halkların tam ortasında böyle bir devlet kurulması ham hayaldir. Diğer taraftan Kürtlerin yaşadığı bölge, dünya petrol rezervinin %2'den fazlasına sahiptir. Emperyalistlerin, bu petrol kaynaklarını Kürtlere ve kurulması hayal edilen Kürt devletine bırakması, ham hayal bile değildir.

İkincisi, Kürtler arasındaki iç çelişkilerden kaynaklanır. Kürtler, kendi aralarında homojen/benzer bir birliğe sahip değillerdir. Bu birliği sağlayarak, ortak bir irade sergilemeleri, imkânsız görünmektedir.

Diğer taraftan, Kürtlerden ayrı bir millet teşkil etmek, ayrılıp ayrı bir devlet kurmak geniş Kürt kitleleri tarafından benimsenen şeyler değildir. Bunlar sadece etnik ırkçı ve küçük grupların işi… Neden bu kadar sesleri çıkıyor derseniz, arkalarında terör örgütünün silahlı desteği ve emperyalistler var. İmkanları da son derece geniş. Bu silahlı tehdit ile ayrılıkçı söylemlerden rahatsız olan geniş Kürt kitlelerinin sesi çıkmıyor. İşin aslı şu ki, terör örgütü ve onun silahlı gücü olmasa Kürtçülüğü, bizzat Kürtler, kendi elleriyle boğarlar.

Bölgede Kürt kökenli yurttaşlarımızdan oluşan 80 bin korucu, bunun en açık ifadesidir.

***

Bununla birlikte, şu gerçeğin de altını çizmek gerekir. Geniş yığınlar, kim güçlüyse ona itaat ederler. Türkiye, ne kadar güçlenirse etki alanı da, o kadar geniş olur. Sadece kendi Kürtlerini kurtarmakla kalmaz, dünyadaki bütün Kürtler için bir kıble hâlini alır. Hâlihazırda bile, tarihten kaynaklanan bilinçle, sınırlarımız dışında yaşayan Kürtler için Türkiye, önemli bir çekim merkezidir. Örneğin, 2007 senesinde Kuzey Irak'taki Kürt nüfusun %70'ini teşkil eden 63 aşiretin reisleri, Türkiye'ye bağlanmak istediklerini resmen deklare etmişlerdir. (4)

Sadece Türkiye'deki Kürtler değil, geniş Kürt kitleleri, Türklerden ayrılmanın sadece yok oluş olduğunun idrakindedirler. Ayrıca şunun da idrakindedirler ki, olası bir kargaşada olan Kürtçülük yapanlara değil, savunmasız ve gariban geniş Kürt kitlelerine olacaktır. Tıpkı, Halepçe'de olduğu gibi… Katliam edenler, yoklukla, yoksullukla ve sefaletle yaşayacak olanlar, sadece onlar olacaktır.

Kürtçüler ise, emperyalistlerin kendilerine sunduğu imkânlarla, refah ve bolluk içinde yaşayacak ve olası bir ihtiyaç halinde, yeni bir isyan ve kargaşa için ortam hazırlayacaklardır.

***

Özetle, Kürtlerin kaderi Türklerle yan yanadır ve ayrılmak ancak Kürtlere felaket getirir. Tarihin de, günümüzün de bize gösterdiği gerçek budur.

Unutmamak gerekir ki, Kürtçülük yalandan bir binadır ve bu bina bir gün mutlaka yıkılacaktır. Bu bina yıkıldığı zaman, Kürtler bu binanın içinde olacak mı, olmayacak mı? Asıl meselemiz budur. Kürtler, bugüne kadar ve bütün yönlendirilmelere rağmen bu binaya girmemişlerdir. Giren kimi küçük unsurlar da, önceki sarsıntılarda telef olmuş gitmiştir.

Umudumuz, çabamız ve duamız bütün art niyetli planların boşa çıkması ve diğer Türk boyları ile birlikte, Kürtlerin de Türklük çatısı altında önümüzdeki bin yılda Anadolu'da yaşamasıdır.

Türklüğün büyük oğlu ve ulu atası Atatürk'ün de dediği gibi; "Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır."(5)

________________________________________

[*] 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü DYÇ Araştırmaları Bilimsel Danışmanı.

________________________________________

(1) V. Minorsky, "Kürtler" İslam Ansiklopedisi

(2) Ümit Özdağ, Türk Sorunu, Kripto Yayınları, Ankara 2009

(3) Alev Alatlı, "Ben Bir Kürt Aydını Olsaydım3", Zaman, 30 Kasım 2007

(4) "63 Kürt aşireti Türkiye'yi istiyor" Sabah, 01/11/2007; http://www.kerkuk.net/haberler/haber.aspx?dil=1055&metin=2007110143

(5) Ali Rıza Özdemir, 101 Soruda Kürtler, Kripto Yayınları, Ankara 2009, s. 203 vd.

Bu yazı 3080 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı