Hoşgeldiniz; Bugün 24 Eylül 2017 Pazar
Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi|09 Ekim 2010 Cumartesi

Türkiye'nin Olası Arabuluculuk Rolünün Düşündürdükleri

Aygül Muran tarafından yazıldı.

ABD'nin İsrail ile Suriye arasındaki askıya alınan barış görüşmelerinin yeniden başlamasından yana olduğu biliniyor. Arabuluculuk konusunda ise Esad'ın Türkiye ısrarı devam ediyor ama Ankara-Tel Aviv ilişkilerinin durumu bunun görülür bir gelecekte gerçekleşmesini zorlaştırıyor. İsrail Türkiye'nin tarafsız alabileceğine inanmıyor.

Türkiye-İsrail ilişkileri 1949'dan itibaren Ankara'nın Filistin devletini savunmasına rağmen bir şekilde sürdürülmüştü. Türkiye Filistin'i de yalnız bırakmıyor ancak İsrail ile de ilişkisini devam ettiriyordu. 90'larla beraber ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve silah-askeri teknoloji temini ikili ilişkiyi stratejik boyuta taşımıştı. AKP ise baştan itibaren İsrail'e mesafeli durmuş ve ilişkinin derecesini önce yavaş yavaş, 2008 Gazze operasyonundan sonra da hızlı bir şekilde aşağıya çekmişti. İsrail ilk başta Türkiye'yi karşısına alacak bir pozisyon almaktan kaçınsa da Davos krizi ile beraber Ankara'ya yönelik yaklaşımında sertleşmeye başladı. AKP döneminde ilişkilerin iflah olmayacağına ikna olan İsrail Mavi Marmara operasyonu ile beraber Türkiye'ye "sert yapmaya" karar verdi. Bu arada Türkiye de yüzünü giderek artan oranda Suriye ve İran gibi ülkelere çevirmiştir.

Türkiye ile Çin arasında Konya'da gerçekleşen tatbikat ABD tarafını rahatsız etmiş ve Washington konu ile ilgili Ankara'dan bilgi istemişti. Gazze operasyonu ve Mavi Marmara olayı ardından ikili ilişkilerin bozulması üzerine Türkiye geçen yıl İsrail'in Konya'daki hava tatbikatına katılımını iptal etmişti. Türkiye, İran ve Çin arasında gelişen bağların bir ölçüde savunma alanlarına da yansıdığı görülmektedir. İsrail'le yaşanan sorunlardan sonra Türkiye'nin silah temininde Çin'i potansiyel bir alternatif olarak tartmaya başladığı düşünülebilir.

Artık Türkiye'nin Şam ile Tel Aviv arasında arabuluculuğa devam etmesi görülür gelecekte mümkün değil gibidir. Ama bu konunun önemini abartmak da zaten doğru değildir. Ankara'nın haklı olarak ısrar ettiği özür ve tazminatı alabileceği oldukça şüphelidir. Suriye'nin Türkiye ısrarı Ankara'yı küstürmeme isteği kadar İsrail'in barış için çok istekli olmadığını görmesi ile de ilgilidir. Türkiye'nin Ortadoğu'da özellikle "caddedeki" prestiji Arap liderlerin Türkiye'yi açıkça "üzmesini" zorlaştırmaktadır. Suriye hem Türkiye'nin bölgesel güç olmasını bir parça frenlemek, hem de Ankara'nın Arap ülkeleriyle ilişkilerini düzenleyen güç olma isteğindedir.

Bu yazı 2110 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı