Hoşgeldiniz; Bugün 18 Kasım 2017 Cumartesi
Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi|16 Ağustos 2010 Pazartesi

İSRAİL-HİZBULLAH GERGİNLİĞİNİN ORTASINDA HARİRİ SUİKASTI

Aygül Muran tarafından yazıldı.

Refik Hariri 1992-1995 ve 2000-2004 yılları arasında Lübnan başbakanı olarak görev yaptı. Suriye yanlısı cumhurbaşkanı Lahud ile anlaşmazlıklardan dolayı istifa etti. Refik el-Hariri, 14 Şubat 2005'te, Beyrut'taki St George oteli yakınlarındaki bir kavşağın 1 ton TNT ile havaya uçurulması ile öldürülmüştü. Hariri sadece başbakan değil aynı zamanda Suudi kraliyet ailesinin akrabası, Ortadoğu'nun en zengin kişisi idi. Bu yüzden ölümü Lübnan'da Suriye karşıtlığı gerginliği ve kutuplaşmayı yaratabilecek ölçüde önemli bir olaydı. Hariri suikastı, olayın arkasında olduğu iddia edilen Suriye aleyhinde büyük gösterilerin yaşanmasına ve bu da Suriye'nin Lübnan'dan tamamen çekilmesine yol açmıştı.

Suriye karşıtı politikalarından dolayı ölümünden Suriye ve desteklediği Hizbullah sorumlu tutuldu.Yıllardır kurulan komisyona rağmen suikasttın sorumluları bulunamadı.Hatta tahmini suçlular bile İsrail ve Hizbullah arasında gerginliğin yaşanmasına neden olmuştu.Bu yıl sonuna kadar BM komisyon raporu ve mahkeme sonucu açıklanacak olması özellikle Hizbullah tarafında gerginliğe neden olmuştur.Çünkü 10 Hizbullah üyesinin suikastı düzenleyenler arasında olduğu en güçlü iddialar arasında yer alıyordu.Bunun üzerine Nasrallah 3 Ağustosta 2006 savaşı zafer kutlamalarında konuşmuş ve yakın zamanda Hariri suikastı suçlularını belgeleri ile açıklayacağını ifade etmişti.Beklenen açıklamayı gerçekleştiren Nasrallah İsrail'i suikasttan sorumlu tuttu. Uydu bağlantısı kanalıyla bir basın toplantısı düzenleyen Nasrallah'ın sunduğu belgelerde[1], İsrail'in, Hariri'nin güzergahını casus uçakları kullanarak kontrol altında tuttuğu ve bu casus uçaklarının Hizbullah üyeleri tarafından filme alındığını belirtti. İki saatlik sunumunu uydu görüntüleri ve insansız hava uçağından çekilen fotoğraflarla desteklemeye çalışan Nasrallah şunları ifade etti[2]:

"İsrail bugüne kadar Lübnan'ı istikrarsızlaştırmak için büyük çaba harcadı. Casuslarıyla Lübnan'da birçok eylem yaptılar. Bu suikastları yapan İsrail, Refik Hariri'nin öldürülmesi gibi büyük suikastleri de yapacak güçtedir. Size gösterdiklerim bunun mutlak kanıtıdır. Suikasttan önce Hariri'nin evini fotoğraflayan İsrail ajanını başka nasıl açıklayacaklar? İsrail şu anda bile başta Başbakan Saad Hariri olmak üzere, ülkenin diğer önemli siyasi figürlerini de öldürmek için planlar yapmaktadır."

Konuşmasında özellikle başbakan oğul Hariri'nin de hedefte olduğunu belirten Nasrallah Lübnan'da yaşanabilecek kaos ortamında İsrail'in sorumlu olduğunu ifade etti. Açıklamanın üzerine , Refik Hariri'nin 2005'te suikasta kurban gitmesini soruşturan BM savcısı, Hizbullah'tan, ellerindeki, davanın çözülmesine yardımcı olacak delilleri istedi.[3] Merkezi Hollanda'da bulunan, Lübnan için kurulan özel mahkemeden yapılan açıklamada, savcılık makamının Hizbullah'ın sunacağı her bilgiyi değerlendireceği belirtildi. İsrail ise Nasrallah'ın açıklamasından sonra asla böyle bir durumun olamadığını ve Mossad'ta ifade edilen kişilerin çalışmadığını açıkladı.

İddialar doğru ve belgeler gerçeği yansıtıyor ise İsrail'in Hariri'yi öldürmedeki amacı ne olabilirdi? En büyük problem Suriye idi. Çünkü Suriye hem Lübnan topraklarındaydı hem de direniş hareketini yani Hizbullah'ı destekliyordu. Lübnan'ı kontrol noktalarından biri olarak gören İsrail, Lübnan'daki Suriye varlığını asla kabullenememişti. Refik Hariri ise Suriye'ye karşı muhalif bir başbakandı. Hedefte olması Suriye'yi suçlu koltuğuna oturtabilecek avantajı sağlayabilecekti İsrail için . Sonuç itibariyle suikast ile Suriye Lübnan'dan çıkartıldı,Arabistan ile Suriye arasında perde arkası gerginlik yaşandı ve Hizbullah Lübnan'da kaos nedeni olmakla suçlandı.Tüm bunlar İsrail için Lübnan'da gerçekleşmesini isteyebileceği resimdi.Ancak olayın diğer tarafı Hizbullah için Hariri ne kadar önemliydi? Hariri Suriye muhalifi olduğu kadar ülkede direniş grubu adıyla gerillaların oluşumuna sıcak bakmayan bir başkandı. Filistin davasını savunmadığını iddia ettikleri Araplarla güçlü bağları vardı.Bu durumda Hizbullah'ın Refik Hariri'yi başbakan olarak görmek istemeyeceklerini bizlere anlatmaktadır.Ancak BM mahkeme sonucunda suçlu olan taraf kim olursa olsun yine Lübnan,İsrail ve Suriye üçleminde yeni ve ciddi sorunlara neden olacağı açıktır.



[1] http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15519741.asp.

[2] http://www.hurriyet.com.tr/dunya/15528479.asp

[3] http://www.dunyabulteni.net/news_detail.php?id=124919

Bu yazı 3197 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı