Hoşgeldiniz; Bugün 24 Eylül 2017 Pazar
Orta Doğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi|02 Ağustos 2010 Pazartesi

ORTADOĞU'DA LÜBNAN ZİRVESİ

Aygül Muran tarafından yazıldı.

Lübnan'da son zamanlarda yaşanan İsrail ile Hizbullah arasındaki kriz ve üstüne Refik Hariri suikastına ilişkin iddianamesini ilan edecek olan Uluslararası Mahkeme ile ilgili Nasrullah'ın açıklamaları bölge ülkeleri liderlerini Lübnan'da istikrarın tekrar bozulmaması için bir araya getirtti.

Perşembe günü Suriye'ye giden Suudi Arabistan kralı Abdullah , Esad ile görüşüp Lübnan konusunda değerlendirmelerde bulundu.Cuma günü de Beyrut'ta Arabistan,Suriye,Katar ve Lübnan'ın katılımıyla devlet başkanları düzeyinde zirve gerçekleşti.[1]Zirve sonucunda açıklama yapan Hariri detaylı bilgi vermekten kaçınırken ekonomik ve istikrarı korumaya yönelik görüşmelerde bulunduklarını belirtmiştir.

BM genel sekreterinin Lübnan ile ilgili yaptığı İsrail tehditi açıklaması,Hariri suikastı soruşturması,Fadlallah'ın ölümü ve yakınlaşan Hizbullah ile Lübnan hükümeti.Tüm bu süreçler sonucunda bölge ülkelerinin ve özellikle Arabistan ve Suriye gibi diplomatik ilişkilerin çok fazla olmadığı iki ülkeyi bir araya getirecek konu her ne kadar başbakan Hariri'nin olağan görüşmeydi açıklamasına rağmen bizlere Lübnan'da gidişin çok fazla iç açıcı olmadığını göstermektedir. Düzenlenen zirve sonucunda yayınlanan ortak deklarasyonda Doha anlaşmasından sonra Lübnan'da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Arap liderleri, Lübnan'da sükunet ve diyalog ortamının sürmesi, ulusal birliğin güçlendirilmesi ve dış tehlikelerin önlenmesi gereğine vurgu yaptı.[2] 2008 yılında Katar'ın başkenti Doha'da gerçekleşen Doha anlaşması ile Lübnan'da hakim olan kaos ortamı son bulmuş ve bu olumlu tablonun tekrardan bozulup bölge ülkelerde tehdit oluşturmasından çekinilmektedir.

Diğer bir endişe edilen konu ise Hariri suikastı soruşturması sonucunda Hizbullah üyelerinden bir grubun da suçlanması durumunda ülkede Sünni Şii çatışmasının patlak vermesi.Lübnan tarihinin kanlı iç savaşında mezhep-din çatışmaları damgasını vurmuştu.Aynı olayların tekrar yaşanmaması tarihin tekerrür etmemesi için Arap liderler dahil olmak üzere Lübnan'da her grup temsilcileri yoğun bir çaba sarf etmektedir.Lübnan iç savaşı sadece Lübnanlılar için değil Araplar içinde sonucu ağır olayları beraberinde getirmiştir.İç savaş benzerinin tekrar yaşanmasının kaldırılması imkansız gibi görünmektedir günümüz Lübnan ve başta Suriye,Arabistan ve Filistinliler açısından.

Suriye Hizbullah ile sağladığı Lübnan etkinliğini Hariri suikastı soruşturmasının aleyhte alacağı bir karar ile çıkmaza girmemesi için Lübnan'da durumu en fazla önemseyen Arap ülkesi.Suudi Arabistan ise İsrail'in olası saldırısında tekrar bir Gazze dramının ortaya çıkmasından çekiniyor.Çünkü Arap Birliği dahil olmak üzere birçok Arap ülkesinde en çok eleştiriye maruz kalan Arap ülkesi durumunda.

Hizbullah cephesi ise ardı ardına yayınladığı bildirilerde yaklaşan İsrail saldırısına değinerek çok sert açıklamalarda bulunuyor. Özellikle Hizbullah'ın elinde bulundurduğu iddia edilen uzun mevzili füzeler ile silahlar hala İsrail'in gündeminde yer almaktadır.Olası saldırılarında İsrail, Hizbullah'ın silahlarını kendisini haklı gösterecek nedenlerden birisini olarak belirtecektir.



[1] http://www.lebanonews.net/mainhl.asp?hlid=6343

[2] http://www.haberler.com/uclu-zirveden-uzlasma-cagrisi-cikti-2172537-haberi/

Bu yazı 2000 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı