Hoşgeldiniz; Bugün 20 Ağustos 2018 Pazartesi
Orta Asya Araştırmaları Merkezi|24 Eylül 2010 Cuma

TÜRK DÜNYASI’NDA ANLAŞ(MA) VAR MI?

Meşküre Yılmaz tarafından yazıldı.

Türkler tarihleri boyunca beş alfabe kullanmışlardır.

1)Göktürk, 2)Uygur, 3) Arap, 4) Latin, 5) Kiril

Türkler sırasıyla Göktürk ve Uygur alfabelerinden sonra Arap alfabesini kullanmaya başlamışlardır.

Bütün Müslüman Türk dünyası asırlar boyu bu alfabeyi kullanmıştır. 1920'lerin sonlarında Sovyetlerdeki Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye Cumhuriyeti Latin alfabesine geçmişlerdir. İran, Irak, Afganistan ve Çin'de yaşayan Türkler bugünde Arap alfabesini kullanmaktadırlar.

Türk toplulukları içinde ilk kez Yakutlar, 1917 yılında Latin alfabesini kullanmaya başladılar.

Azerbaycan Türkleri de 1927'de Latin alfabesine geçtiler. 1926'da Bakü'de Birinci Türkoloji Kongresi yapıldı. Bu kongrede uzun tartışmalardan sonra Latin kaynaklı bir alfabe benimsendi ve buna Birleştirilmiş Türk Elifbası adı verildi. Diğer Türk Cumhuriyetleri ve toplulukları da 1931 yılına kadar kademe kademe Latin alfabesine geçtiler.

Rusya'daki komünist rejim, bir bütün olan Türkistan dediğimiz Türk Dünyasını Çin ile anlaşarak önce Doğu Türkistan- Batı Türkistan olarak ikiye ayırdı. Sonra Batı Türkistan'ı altı parçaya böldü. Her parçada yaşayan Türklere coğrafi bölgelere göre milliyetler belirledi. Azeri, Türkmen, Kırgız, Özbek, Kazak, Tacik…gibi. Bununla da yetinmedi. Misyoner İlminsky'ye Türk alfabelerinin her biri için ayrı ayrı alfabeler hazırlattı. Bu alfabelerin kullanılmasını mecburi kaldı. Konuştukları dili birbirini anlayamaz hale getiren kalıplar oluşturdu. Uygulama 74 yıl devam etti. SB'nin dağılmasıyla durumun vahameti ortaya çıktı. Türk dünyası birbirleriyle Türkçe anlaşamıyordu. Batı Türkistan'da değişik adlar altında lanse edilen Türklerin ortak dili Rusça olmuştu. Bu nedenle Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığını elde etmesiyle alfabe sorunu yeniden gündeme geldi.

Yeni dönemdeki ilk önemli alfabe toplantısı Türkiye 'de, 18-20 Kasım 1991'de İstanbul'da yapılmıştır.

29 Eylül - 3 Ekim 1992'de Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te toplanan "Türk Cumhuriyetleri Eğitim Bakanları ve Toplulukları Eğitim Temsilcileri İkinci Konferansı" tavsiye kararı alarak "dünya ile bütünleşmede ve çağdaş bilim ve teknolojinin imkânlarından ülke halklarını yararlandırmada etkin bir araç olduğu kabul edilen Latin alfabesine geçiş için ülkelerin bilimsel çalışmalarının uygun olacağı" görüşü benimsenmiştir.

Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), beş bağımsız Türk Cumhuriyetine resmi bir davet yaparak 8-10 Mart 1993'de Ankara'da bir "Alfabe-İmla Konferansı" toplamıştır. Türk Cumhuriyetlerinden toplantıya katılan bilim adamları 34 harfli çerçeve ortak alfabeyi kabul etmişlerdir.

1993'de Türkmenistan biraz farklı da olsa Latin alfabesine geçti.

13 Mayıs 1993'de Moldova parlamentosu Gagoguzlar için Latin alfabesini kabul etti. Latin harfli Gagoguz alfabesi Türkiye Cumhuriyeti'nin 29 harfli alfabesi ile aynıdır.

2 Eylül 1993'de Özbekistan'da Latin alfabesine geçti.

Özbekistan'a bağlı Karakalpak Özerk Cumhuriyeti 26 Şubat 1994 tarihinde Latin alfabesini kabul etmiştir.

Türkiye'de ve diğer Türk Cumhuriyetlerinde yapılan toplantılarda alfabe konusu ele alınmaya devam etmiş hep gündemde olmuştur.

Konu devamlı ele alınıp gündemde tutulmasına rağmen 1991 yılından beri Türk Devletleri ve Topluluklarında Latin alfabesine geçme konusunda ciddi ve yoğun çalışmalar yapılmasına rağmen yapılan toplantılarda ortak dil hala RUSÇA! Yani hala birbirimizle anlaş(ma)da sorunumuz var.

Hamasetle değil gerçekten Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar TÜRKÇE konuşarak gidebilmek için çalışmaları söylemden çok eyleme geçirebilmeliyiz. 15-16 Eylül tarihleri arasında onuncusu gerçekleşen "Türkçe Konuşan(!) Ülkeler Devlet Başkanları Zirvesi"nde Türkiye ve Azerbaycan dışındaki Türk Devletlerinin tercih ettiği dil yine Rusçaydı. Yayınlanan sonuç bildirisi de Türkçenin lehçelerinin yanı sıra Rusça ve İngilizceydi.

Her ülkenin tercih ettiği veya etmek zorunda kaldığı bir yabancı dil vardır. Türkiye Türklerinin yabancı dili tercihan İngilizcedir. SB'nin dağılmasından sonra kurulan Türk Cumhuriyetlerinin ki Rusçadır. İran'da yaşayan çok sayıdaki Türk yabancı dil olarak Farsçayı bilmektedir. Irak'ta ve Suriye'de yaşayan Türklerin yabancı dili Arapçadır. Yunanistan'da yaşayan Türklerin yabancı dili Yunanca, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin Bulgarca, Romanya'da yaşayan Türklerin Romence, Makedonya'da yaşayan Türklerin Makedonca ve Sırpça, Kosova'da yaşayan Türklerin yabancı dili Sırpçadır. Görüldüğü gibi dünyanın değişik yerlerinde yaşayan Türkler farklı yabancı diller kullanmaktadırlar. Yani hadi bir yabancı dilde buluşalım desek (olmaz ya) o da mümkün değildir. Öyleyse esas olan Türk dünyasının konuştuğu ve iletişim kurduğu dil Türkçe olmalıdır.

Bu yazı 4229 defa okundu.
  • Yorumlar2
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı