Hoşgeldiniz; Bugün 19 Ekim 2018 Cuma
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|13 Eylül 2018 Perşembe

Düşman Değiştirme Operasyonu; Gitsin PKK Gelsin Nusra

Cahit Armağan Dilek tarafından yazıldı.

İdlib ana gündemiyle toplanan Astana garantörleri liderlerinin Tahran zirvesi bitti ancak İdlib'de her şey yeni başlıyor.

Zirveyle ve kararlarıyla ilgili konuşulacak konu çok. Yansımalarını sahada göreceğiz. Örneğin zirvenin neden ilk açıklanan yer olan Tebriz'de değil de Tahran'da yapıldığı soru işareti. Zirvenin canlı yayımlanması gibi.

PKK kötü tamam, peki Nusra iyi terör örgütü mü?

Üçlü Astana ortaklığında 2'ye 1'iz. Ateşkes polemiğinde olduğu gibi. MSB Akar da bu konuda konuştu. Akar "Bu ateşkes düzeninin mutlaka devam etmesini, sürdürülmesini istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirvede aynı konudaki sözlerine yönelik önceki günkü yazımızda sormuştuk. Şimdi de Akar'a soralım. Ateşkes kimler arasında uygulanır? Astana ve çatışmasızlık bölgesi mutabakatlarında terör örgütlerine (IŞİD, Nusra, HTŞ) yönelik ateşkes uygulanır diye bir hüküm var mı? Öyleyse siz de PKK'yı silah bırakmaya ikna için ateşkes ilan derlerse kabul edilir mi? Edilmez tabii ama bu durumda iyi terör örgütü kötü terör örgütü ayrımı yapılmış olunmaz mı?

Tatbikata katılmaya ABD mi karar verecek?

Zirveden yansıyan konulardan biri de Rusya'nın son yılların en büyük tatbikatına Türkiye'yi de davet etmesi. Konuyla ilgili konuşan Akar "Önümüzdeki günlerde Vostok 2018 tatbikatı yapacaklar. Ona Türkiye'yi de çağırdılar. Değerlendiriyoruz... 25 gemi, 30 noktadan, üzerilerinde canlı mühimmat da var. Bunlar 20-25 kilometre civarında menzile sahip füzeler. Amerika da bunu görüyor. Yani, tatbikat önem taşıyor."

Henüz karar verememişiz değerlendiriyormuşuz. Füzeler de kullanılacakmış. Amerika da bunu görmüş onun için önemliymiş. ABD'nin bunu görmesi mi tatbikatı önemli yapıyor? Biz kendimiz karar veremiyor muyuz? Hem Rusya bizi tatbikata çağırdı bakın alternatifsiz değiliz diye hava yapacağız hem de karar için ABD'den işaret bekler pozisyonunda olduğumuzu deşifre edeceğiz.

İdlib'de ayak oyunlarına ve tuzağa dikkat

Tahran zirvesiyle tarafların oyun planları da netleşmeye başladı. İran ve Rusya, Esad yönetimine tam desteklerini sürdürüyor. Türkiye halen Esad'ı yok sayıyor.

Rusya, Türk tarafının tüm karşı çıkmalarına rağmen HTŞ noktalarına yönelik hava operasyonlarını sürdürüyor. Suriye ordusu İdlib çevresinde konuşlanmasını sürdürüyor.

Rusya doğru bir tavırla teröristlerle ateşkes olmaz diyerek ateşkesi reddetti. Ancak görünen o ki Rusya, Suriye'nin karar operasyonunu biraz geciktirecek. Böylece Türkiye'ye kısmi bir zaman tanıyor. Hem HTŞ'yi ikan edip silah bırakmasını sağlaması hem de ani yoğun göç oluşmasının önlenmesi için.

Şam yönetimi Türkiye, İdlib'in Suriye toprağı olduğunu anlamalı derken Türkiye siyasi çözüm oluncaya kadar varlığımız sürecek sözünde ısrar ediyor. Sözcü İbrahim Kalın Türk Kuvvetlerinin orada bulunması İdlib'de operasyonların yapılmamasının garantisi demişti. Fırat Kalkanı (FK) bölgesinden ve Afrin'den sonra İdlib'den de çıkmayacağız dercesine idlib içine ve sınır boyunca takviye kuvvetler gönderiliyor.

Sadece TSK değil Afrin-FK bölgesinden ÖSO güçlerinin kaydırılması da söz konusu. Yani Türkiye adeta Suriye ordusuyla karşı karşıya gelecek bir hazırlık içinde görüntüsü veriyor. Komşu Suriye ordusuyla ne için karşı karşıya geleceğiz? HTŞ-Nusra için mi?

Bu arada Türkiye'nin göçü FK-Afrin bölgelerine yönlendirmeyi planladığı anlaşılıyor. Peki bu bize yönelik tehdidi bertaraf edecek mi yoksa sınırlarımız boyunca Fırat'a kadar yayacak mı? Fırat'ın doğusundaki PKK'dan sonra, batısında selefi aşırı dinci El Kaide terör koridoru oluşma riski görülmüyor mu? Bu tuzak değil mi?

Düşman değiştirme operasyonu, gitsin PKK gelsin El Kaide/Nusra

Rusya ve Suriye'nin ilk etapta M5-M4 kara yollarının doğu-güney-batı bölgelerini kontrol altına alıp HTŞ'yi bu yolların kuzeyi ile Türkiye sınırına sıkıştırmayı ve HTŞ'yi  imhanın Türkiye'ye havale edilmek istendiği görülüyor. Ya iktidar sıcak bakıyor ya da Rus dayatması var!

Türkiye'nin sınır güvenliğini sağlamanın ötesinde Suriye toprağındaki El Kaide/Nusra örgütüne fiili operasyona girmesi doğru mu? Bu Suriye ve Rusya'nın işi değil mi? Bu durumda Türkiye bu örgütün saldırılarına maruz kalmaz mı? El Kaide/Nusra'nın çok daha büyük bir tehdit olarak ortaya çıkmakta olduğuna ilişkin istihbarat raporları görülmüyor mu? Türkiye önüne asıl tehdit PKK değil El Kaide/Nusra denilecek bir düşman değiştirme operasyonuna maruz kalabileceğini görmüyor mu?

Böyle bir operasyon Türkiye'nin intiharı olur! Bunu gören ABD de ellerini ovuşturup Türkiye'nin imdat çağrısını bekliyor.

 

 

 

Not: Bu yazı ilk olarak yazarın Yeniçağ gaztesindeki köşesinde 12 Eylül 2018 tarihinde "İdlib'te Türkiye'nin intihar operasyonu" başlığıyla yyaımlanmıştır. 

Bu yazı 919 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı