Hoşgeldiniz; Bugün 24 Ekim 2017 Salı
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|19 Haziran 2017 Pazartesi

Vekalet Savaşından Asıl Aktörlerin Savaşına; Suriye'de Savaş ve Bölünme Derinleşiyor

Cahit Armağan Dilek tarafından yazıldı.

Suriye'de ciddi gelişmeler yaşanıyor. Son olaylara bakıldığında Suriye'de savaşın sertleştiği ve hatta vekalet savaşından asıl aktörlerin savaşına geçildiği emaraleri görülüyor.

ÖNCE SURİYE/RUSYA DESTEKLİ YEREL GÜÇLER VURULDU

Geçen bir iki haftada Suriye güneyinde ABD/İngiltere/Ürdün destekli ÖSO güçlerinin Tanf bölgesini kontrol edip doğuya Deyrezzor tarafında Irak sınırına doğru ilerlediği ortamda Suriye kontrolündeki Şii milisler Tanf bölgesine ilerlemek istemişti. Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak Rusya'nın iddasına göre ABD destekli YPG'nin Rakka'dan çıkışına izin verdiği İŞİD konvoyu Palmira'ya doğru ilerlerlen Rus uçaklarınca vurulmuştu. Yine Tabka'nın batısına ve güney batısına kadar gelmiş olan Suriye ordusunun operasyonlarına destek veren Suriye savaş uçakları IŞİD'e karşı operasyon yapaken YPG mevzilerini de vurmuştu.

ABD ŞİMDİ DOĞRUDAN SURİYE ORDUSUNU HEDEF ALIYOR

Bugün (18 Haziran) yaşanan gelişmeler ise kaygı verici. ABD IŞİD'le mücadelenin başladığı Haziran 2014'ten buyan ilk defa bir Suriye savaş uçağını düşürdü. Her ne kadar 7 Nisan 2017'de Akdeniz'deki Amerikan savaş gemilerinden atılan seyir füzeleriyle Suriye hava üssü vurulmuş olsa da onun bir kimyasal saldırı iddiası gerekçesiyle yapıldığını belirtip onu hafızamızda tutarak bugünkü gelişmeleri değerlendirelim. Bugün Suriye ordusuna ait savaş uçağının Rakka'nın güneyinde düşürüldüğü belirtilen Suriye açıklamasında, “Bugün öğle saatlerinde uçağımız, IŞİD’le mücadeleye yönelik görevini yerine getirirken düşürüldü” ifadelerine yer verildi. Açıklamada uçağın düşürülmesinin, 'IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin eylemlerini IŞİD ile koordine ettiklerinin bir teyidi' olduğu belitildi. Böylece Rusya/Suriye cephesi ABD liderliğindeki koalisyonun IŞİD'i kullandığına ilişkin yeni ve ciddi bir iddaisı daha ileri sürülmüş oldu. ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyon ise, Suriye ordusuna ait bir SU-22 savaş uçağının düşürüldüğünü doğruladı. Açıklamada, Suriye uçağının, Tabka ilçesinin güneyinde YPG'nin öncülük ettiği Demokratik Suriye Güçlerini (DSG) vurması üzerine ABD F/A 18 Super Hornet uçakları tarafından yerel saatle 18.43’te düşürüldüğü savunuldu.  Görüldüğü üzere Suriye uçağının düşürülme gerekçesi Suriye'nin YPG'yiyani ABD'nin desteklediği yerel kara gücünü vurması. Yukarıda anlattığımız Tanf bölgesinde Şii milislerin vurulması gerekçesi de Şii milislerin ilerlemesinini tanf bölgesindeki ABD destekli ÖSO güçlerine tehdit oluşturmasıydı. Böylece ABD desteklediği güçlerle kontrolünü ele geçirdiği bölgelerin YPG ve ÖSO için güvenli bölge, Suriye ve Rusya için yasak bölge olduğunu dayattığı görülmektedir.

İRAN KENDİ TOPRAKLARINDAN ATTIĞI FÜZELERLE SURİYE'DE IŞİD'İ VURDU

Bugünün diğer önemli bir gelişmesi ise İran karadan karaya orta menzilli füzeyle kendi topraklarından attığı füzelerle Deyrezzor'daki IŞİD hedeflerini vurması oldu. İran'ın Şii milleriyle, Devrim Muhafzılarından birlikleriyle Irak ve Suriye'de merkezi yönetimlerin yanında savaştığını, operasyonlar düzenlediğini, İHA'larını kullandığı bilinmektedir. Ancak İran bugün adeta bir güç gösterisi de yaparak kendi topraklarından fırlattığı karadan karaya orta menzilli füzelerle Deyrezzor bölgesindeki IŞİD hedeflerini vurduğunu açıkladı. İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, İran'ın batısından fırlatılan orta menzilli karadan karaya füzelerle teröristlerin Deyrezzor'daki ana merkezlerinin hedef alındığı belirtildi. Füzelerin, İran'ın Irak sınırına yakın Kürdistan ve Kirmanşah illerinde bulunan Devrim Muhafızları üslerinden fırlatıldığı bildirildi. Fırlatılan füzelerin sayısı konusunda bilgi verilmedi. İran Devrim Muhafızları'nın, saldırıya ilişkin ''Tahran saldırılarına cevap olarak vurduk'' açıklamasında bulunduğu öğrenildi. Olaya ilişkin sosyal medyada paylaşılan videolarda, füzelerin atıldığı anlar görüntülendi.

SURİYE'NİN GELECEĞİ İÇİN DEYREZZOR KİLİT MEVKİ HALİNE GELDİ

Sahadaki askeri duruma bakıldığında ABD liderliğindeki koalisyonun Rakka operasyonunu yürütmesine rağmen aklının Deyrezzor'da olduğunu, Rakka operasyonunu biran önce tamamlayaak ağırlığını oraya vermek istediğini, bunu yaparken de Suriye ordusunun Suriye'nin orta ve güney bölgelerinden Deyrezzor'a ulaşmasını engellemeye çalıştığını görülmektedir. Bu anlamda İran'ın Deyrezzor'daki hedefleri kendi topraklarından attığı füzelerle vurması dikkat çekicidir. Bunun karşılığında da ABD'nin Rusya ve Suriye'ye adeta yasak bölgeler ilan ettiği mesajı vermek üzere Şii milislere doğrudan saldırdığını, İran destekli Şii milislere ait İHA ile savaş uçağını düşürdüğü görülmektedir. Diğer taraftan ABD'de Suriye'de askeri müdahalenin ağırlaştırılması ve Suriye ile İran'a doğrudan karşılık verilip verilmemesinin tartışıldığı, yani Suriye'deki savaşa ABD'nin dahil olmasının hızlanacağı haberleri gelmektedir. Ayrıca ABD'nin Rakka ve Deyrezzor operasyonlarında ihtiyaç duyulabileceğinden çok daha fazla silah ve malzeme yardımında bulunduğu YPG terör örgütünü Suriye güneyinde Tanf bölgesine nakledip oradaki ÖSO güçleriyle birlikte kullanma hazılığında olduğu duyumları da gelmektedir.

SURİYE TOPRAKLARINDA SURİYE VE RUSYA'YA YASAK BÖLGELER İLANI

ABD'nin Şii milisleri vurarak, İHA'larını vurarak, Suriye savaş uçağını düşürerek sahada karar gücü olarak kullanıdğı YPG ve ÖSO'ya "korkmayın, arkanızdayım, sizi koruyacağım" mesajı da vermek istediğini söyleyebiliriz. Bunun diğer anlama da Suriye'nin kuzeyinin, doğusunun ve güneyin Rusya ve Suriye'ye yasak bölge haline getirilmek istenmesidir. Trump'ın sahadaki komutanlara askeri harekatın gerektirdiği silah ve sistemleri kullanmada, ihtiyaç duyulan Amerikan askerini sahada konuşlandırmada serbest bıraktığı ortamda, operasyonlardaki sınırlamaların büyük ölçüde kaldırıldığı bir durumda Suriye'deki savaşın daha da sertleşeceği, vekaletçi güçlerin yeterli kalmaması nedeniyle artık asıl güçlerin sahada daha fazla rol alacağı bir döneme girilmektedir.  Suriye ve İran'ın hatta Rusya'nın da ABD'nin bu hamlelerine benzer şekilde karşılık vermesi de kaçınılmaz olacaktır.

Bütün bunlar Suriye'deki bölünmenin de derinleşmesi ve hızlanması anlamına gelmektedir. ABD ve İran'ın asıl aktörler olarak Suriye'deki avaşta daha fazla yer alması, Trump'ın bölgede İran karşıtı Sünni ittifakı harekete geçirmeye zorlaması ve Sünni ittifakın da Suriye'de aktif olarak yer alası, karşıt güçlerin hedeflerinini kesişim noktası haline gelen Deyrezzor merkezli bir Şii-Sünni çatışmasının yayılması ihtimalini de artırmaktadır. 

Bu yazı 1742 defa okundu.
  • Yorumlar2
  • Onay Bekleyenler2

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı