Hoşgeldiniz; Bugün 21 Ekim 2017 Cumartesi
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|21 Nisan 2017 Cuma

Obama aldattıysa Trump da aldatıyordur!

Cahit Armağan Dilek tarafından yazıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El-Cezire kanalına verdiği söyleşide; Trump’ın telefon görüşmesinde ABD’nin PKK, YPG ve PYD’ye yönelik politikasını değiştireceği yönünde bir söz verip vermediğiyle ilgili soruya Erdoğan “Zatendaha önce bu konuda yani terör örgütlerine karşı bizim ortak dayanışma içerisinde bir çalışmamızın olması gerektiğini söylemişlerdi. Şimdi yapacağımız görüşme, artık bunun tamamen yüz-yüze görüşmede detaylandırılması olacaktır ve orada tabii biz birçok belgeleri de kendilerine sunacağız. Daha önceleri de PKK’yla ilgili konuda mutabakatımız var idi. Obama döneminde de bu konuda mutabakat vardı fakat Obama maalesef PYD ve YPG konusunda bizleri aldatmıştır ama şu andaki yönetimin aynı durumda olacağına ihtimal vermiyorum” diye yanıt verdi.[1]

TRUMP ERDOĞAN’I "REFERANDUM ZAFERİ" NEDENİYLE KUTLADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu açıklaması Trump’ın 16 Nisan referandumu sonrasında hem Cumhurbaşkanlığı hem de Beyaz Saray sitesinde yazılan ifadeyle “referandum zaferini” kutlamak üzere telefon etmesinden sonra geldi.  Bu Trump-Erdoğan arasındaki ikinci telefon görüşmesiydi. İlki Şubat 2017 başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’ın başkan olarak göreve başlamasını kutladığı telefon görüşmesiydi. Özellikle ilk telefon görüşmesinden sonra Türk hükümetinden ve hükümete yakın medyadan ABD aleyhinde açıklama ve haberlerin yapılmadığını görüyoruz.

ABD Dışişleri ve Pentagon sözcüleri 17 Nisan’daki basın toplantılarında referandum ile ilgili yorum yapmak için AGİT'in raporunu bekleyeceğiz derken aynı saatlerde Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayıp tebrik ettiği Cumhurbaşkanlığı kaynaklarınca Türk medyasına duyuruldu. Cumhurbaşkanlığı sitesine 18 Nisan günü konan bilgi notunda Trump'ın kazandığı "referandum zaferi" için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kutladığı, ayrıca Suriye, IŞİD ve terörle mücadele konularının da görüşüldüğü yazılıyordu. Aynı gün ilerleyen saatlerde Beyaz Saray sitesinde de görüşme duyurusu yapıldı ve açıklamadaki ifadelerin Cumhurbaşkanlığı sitesindeki ifadelerle birebir örtüştüğü görüldü.

Referandum üzerindeki şüphelerin gittikçe arttığı bir ortamda kendi sözcüleri bekleyeceğiz, netleştiğinde konuşacağız dediği anlarda Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı araması çok ilginçti. Ve bu husus Amerikan medyasında da Trump'a yönelik eleştiri konusu oldu. Nitekim bu çelişkiler Beyaz Saray sözcüsüne tekrar sorulduğunda "Trump'ın Erdoğan'ı araması sonuçları kabul ettiğine gelmiyor" cevabı geldi. Ama internet sitesindeki “referandum zaferi” kutlaması ifadesi orada duruyor.

PEKİ TRUMP GERÇEKTEN NEDEN ARADI?  

Referandumun geçici sonuçları Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidar partisinin istediği yönde gözüküyordu ama %50’nin az bir farkla geçilmiş olması, bundan da kötüsü YSK’nın yasalara aykırı karar ve uygulamaları nedeniyle 16 Nisan halk oylamasının meşruiyetinin sorgulanması, AGİT ile Avrupa ülkelerinin referanduma şüpheli yaklaşımı dikkate alındığında Trump’ın telefonunun kutlamadan da öte başka bir anlam taşıdığını söyleyebiliriz. Sanırım CB Erdoğan ve iktidarın referandum sonuçlarının yarattığı ortamda bir nevi sıkıştığını gören Trump bunu fırsata çevirmek istedi. Telefonda gerçekten kutladı mı bilemeyiz ama yapılan resmi açıklamalara göre bir kutlama olduğunu kabul etmek durumundayız. Ama telefon görüşmesine dışarıdan bakıldığında Trump’ın telefonunun Erdoğan yönetimine destek algısı yarattığı kesin. 

TRUMP BİRŞEYLER İSTEDİ Mİ?

Ancak böyle tartışmalı bir ortamda gelen bu desteğin (ya da destek algısının) karşılıksız olmayacağını ve Türkiye’ye bir bedelinin olabileceğini görmeliyiz. Trump’ın bugünlerde Suriye politikasını, IŞİD’le mücadele kapsamında Rakka planını açıklaması beklenmektedir. İşte Trump'ın özellikle PYD/YPG bağlamında Türk kamuoyunun benimsemeyeceği bir planı  resmen açıklaması bu bedelden biri olabilir. Bu bir bedeldir çünkü böyle bir kararın Türkiye’nin bekası ve güvenliğine çok büyük olumsuz etkileri ve sonuçları olacaktır.  Aslında sahada zaten ABD-YPG işbirliği ve ortaklığı artarak devam etmektedir. Obama yönetiminin Rakka’yı YPG ile kurtarma planı Trump yönetimince de benimsenmiş gözükmektedir.

OBAMA VE TRUMP DÖNEMİNDE NELER OLDU?

Evet, ABD’nin YPG/PYD’ye fiili açık desteği Obama yönetimi tarafından başlatılmıştır. YPG ile ortaklığın temelleri Obama döneminde atılmıştır. IŞİD özel temsilcisi McGurk’ün Ayn el Arab (Kobani) ziyaretiyle PYD/YPG’nin siyasi olarak tanınması Obama döneminde olmuştur. Ama aynı McGurk, Trump yönetiminde de görevine devam eden ender kişilerdendir. Obama YPG’nin Menbic’i terk edeceği sözü vermesine rağmen bu sözü tutmamıştır.

Ama Türkiye’nin El Bab sonrası Menbic’e yönelebileceği ihtimaline karşı Menbic’e daha fazla YPG’li yerleşmesini, daha fazla Amerikan askeri ve Amerikan askeri teçhizatı konuşlandırması, hatta Türk ordusunun önünde tampon bölge oluşturması Trump zamanında gerçekleşmiştir. YPG’lilerin Amerikan uçak/helikopteriyle havadan indirme operasyonuyla Fırat’ın batısına yeniden geçişi ve Tabka’da operasyon başlatması yine Trump zamanında olmuştur. Suriye kuzeyinde Fırat’ın doğusunda kurulan Amerikan üssü sayısı 7’yi bulmuştur. Bunlardan Kobani güneyinde bulunan bir hava alanı savaş uçaklarının iniş kalkışına müsait olması için alt yapısının geliştirilmesi (İncirlik yerine kullanılma hedefiyle) yine Trump zamanında yapılmaktadır.

Rakka operasyonunda kullanılacağı gerekçesiyle YPG’ye yönelik eğitim dahil askeri yardım yine Trump zamanında katlanarak artmıştır. PYD/YPG bölgesindeki Amerikan askerinin sayısı yine Trump zamanında Obama dönemindekinin en az iki katına çıkmıştır.   

SONUÇ OLARAK

Bütün bunlardan sonra Trump’ın ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda yıllardır Irak ve Suriye’de yaptığı yatırımı ve projelerini yok sayması ve Türkiye’nin hoşuna gidecek kararlar alması beklemek çok da mümkün değildir. Zaten sahadaki gelişmeler de bunu göstermektedir. Trump'ın Obama'dan temelde farklı bir politika izleyeceğine inanmak gelişmeleri, ABD'nin bölgedeki politikalarını stratejilerini doğru okuyamamak olur.

Buna göre eğer PKK, PYD/YPG konusunda Obama Türk hükümetini aldattıysa Trump da koltuğuna oturduğu ilk günden buyana aldatıyordurAma bu gelişmeleri ve olayları sadece aldatma olarak tanımlamak ve suçu karşı tarafta görmek doğru değildir. Çünkü herşey herkesin gözü önünde olmaktadır.  

 

Bu yazı 2234 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı