Hoşgeldiniz; Bugün 23 Haziran 2017 Cuma
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|22 Mart 2017 Çarşamba

Güvensizlik Unsuru-4: Darbeler ve Arka Planı (Cumhuriyet Dönemi)

Ergun Mengi tarafından yazıldı.

Darbeler zaman zaman devlete ve daha çoğunluklu olarak Hükümete karşı yapılmıştır. Devlet’e karşı başlayan güvensizlikler belli bir seviyeyi aştığı zaman darbeler, isyanlar baş göstermektedir. Peki, insanlar neye isyan etmekte; neyi kabul edememektedir?

İnsan tek başına iken çok masumdur, ama iki kişi bir araya geldiğinde; koordine, işbirliği, paylaşım yapmak gerekir. Bazen çekişme başlar, egemenlik duyguları ön plana çıkar. Dört beş kişilik aile olunca, bahse konu çekişmeler artar ve zorluklar başlar ve Aile Reisine ihtiyaç duyulur. Evler çoğalıp köy olunca Muhtara, köyler şehir haline gelince Valiye, şehirler birleşip büyüyünce de Devlet’e ihtiyaç duyulur.  Bu toplumsal büyüme bir gerekliliktir. Çünkü insan yeme-içme, barınma ve giyinme gibi temel ihtiyaçları kapsamında yalnız yaşayamaz. Güvenlik öncelikle temel ihtiyaç olmamasına rağmen, insanın üretim hatası, açgözlülük-kıskançlık, acı çektirme, inatçılık, kibirlilik-kendini beğenmişlik ve sabırsızlıktır gibi özelliklerinden[1] dolayı, insanların güvenlik ihtiyacı öne çıkmış ve devlet birinci öncelikle bu ihtiyacı karşılamak üzere sorumluluk almıştır. Devlet konusunda Platon “birlikte yaşama zorunluluğundan doğmuştur”;  Aristoteles “doğal bir oluşumdur”; Hobbes “herkesin, herkese karşı savaşını sona erdirmek için ortaya çıkmıştır”; Cicereo ”hukukun sonucu olarak ortaya çıkmıştır” şeklinde tanımlamalarda bulunmuşlardır. Thomas Hobbes, devleti Leviathan isimli bir canavarına benzetmiştir. Weber ise “devletin meşru şiddet kullanma aracı olduğunu” söylemiştir.

Devletin olabilmesi için; nüfusu, vatan/toprak ve egemenlik unsurları bir araya gelmelidir. Jean-Jacques Rousseau nüfus ile devlet arasındaki bağlantıyı Toplum Sözleşmesi olarak tanımlamıştır[2]. Devlet, Toplum Sözleşmesiyle adaleti, eğitimi, ekonomiyi, güvenliği nasıl idare edeceğini ortaya koyar (toplum sözleşmesi-social contract), halk bu sözleşmeyi kabul eder ve toplumun bu sözleşmeye göre yönetilmesi için devletin egemenliğini kabul eder[3]. Diğer taraftan Hükümet-Devlet kavramları ara sıra karışmaktadır. Devlet, Anayasaya göre kurulmuş kurumların bütünüdür. Hükümet ise bu bütünü, anayasa ve kanunlara göre idare eden yönetimdir.  Devlet, devamlı ve süreklidir. Hükümet ise geçicidir. Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır. Hükümet ise belli ideolojileri temsil eder.  Hükümet devleti Toplum Sözleşmesine esas olan programı[4] kapsamında idare etmektedir[5].  Hükümet veya devletin işleyişinden memnun olmayan halk/ anasal diğer kurumlar zaman zaman devlete karşı darbeler icra etmişlerdir.

Darbe, askerin (az da olsa sivil kişi/kurumları) makam koltuk hırsı ile yapılmaz. Bugüne kadar yapılan darbelere bakıldığında, darbelerin tamamı ülkede yönetim sistemini değiştirmiştir. Darbeler genelde yaptırılır. Darbeler, yeni bir düzen getirir, yeni bir sistem kurar. Darbeciler genelde kısa sürede demokrasiye geçse de, demokrasinin nimetlerinden faydalanarak diktatörlüğe[6] giden darbeler de bulunmaktadır. Her darbe, kendi siyasetçisini, bürokratını, gazetecisini yaratır[7].

Bu yazıda, darbe öncesi ve sonrası özet olarak yazılmış, darbeden kimlerin kazançlı çıktığı ve arka planının değerlendirmesi okuyuculara bırakılmıştır.

 

27 Mayıs 1960 Darbesi:

Öncesi:

-II. Dünya Savaşı sonrasında, büyüyen komünizm dalgasına karşı, liberalleşme ve dini toleransı ön plana koyan yenidünya düzenine, Türkiye çabuk uyum sağlamıştır. 1946 sonrası CHP ve 1950 sonrası DP, sol karşıtı politikalar uygulamışlardır. Sol eğilimli öğretim üyesi ve öğrenciler tutuklanmaya başlanmıştır[8]. DP; ezan’ın tekrar Arapça okunmaya başlanması, Diyanet İşleri Başkanlığının “İslamiyetin komünizmi ret ettiğini” açıklaması, okullarda din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi birçok konuda dini toleransı yürürlüğe koymuştur. ABD’de, Mac Charty ile başlatılan komünist avı[9], Avrupa’ya da yayılmıştır.

-Ancak, uygulanan sol karşıtı politikalara rağmen, sosyalizm ve komünizm sempatizanlarının artması önlenememiştir.

-ABD tarafından, Türkiye’nin Ekonomi, Güvenlik ve Eğitim v.b politikalarıyla ilgili birçok rapor hazırlanmıştır[10]. Ülke ekonomisi, güvenlik ve dış siyasetinde ABD-Türkiye antlaşmaları esas alınmıştır. Ekonomiye yönelik Thomburg Raporu önemlidir[11].

-1920’li ve 1930’lu yıllarda büyük fedakârlıklarla kurulan savunma sanayi kurumlarına devletin sipariş vermemesiyle zayıflatılan askeri fabrikalar ve sivil teşebbüsler 15 Mart 1950’de kapatılmıştır[12].

-ABD Başkanı Dwight Eisenhower, SSCB ve Çin Halk Cumhuriyetinin liderliğinde komünist tehlikenin bütün dünyayı tehdit ettiği inancındaydı. ABD, 1953 yılında “Yeni Bakış-New look” stratejisini[13] ve 1957 yılında “Eisenhower Doktrini”[14] ortaya koymuştur.

-Avrupalı ülkelerde işçi ücretleri artırıldı, sendikal haklar geliştirildi. Bu düşüncenin arka planında,  “işçiler refah içinde olursa (refah rantı sever) komünist anlayışlı bir kalkışmada bulunmazlar” düşüncesi vardı.

-Başbakan Adnan Menderes işçi haklarının düzeltilmesi, ücretlerin artırılması ve yoksul çiftçi için toprak reformu yapılması politikalarına DP tabanından gelen itirazlar nedeniyle sıcak bakmamıştır[15]. DP, bu politikanın tam aksine, bu görüşleri destekleyen yazarlara ve basına karşı tedbirler almış[16], muhalif gazeteleri kapatarak, gazetecileri yargılatmıştır[17]. 1955 de New York Times gazetesi Türkiye’de basına yapılan sansürü eleştiren yazılar yayımlaşmış[18], Associated Press Ajansı Cumhurbaşkanı Celal BAYAR’a bir telgraf göndererek tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etmiştir[19]. Yine 1955’de ABD Maden İşçileri Sendikası; Türkiye de işçi hakları düzeltilinceye kadar Türkiye‘ye yapılan askeri ve ekonomik yardımların kesilmesini talep etmiştir[20].

-17 Şubat 1959’da, Kıbrıs Anlaşması'nı imzalamak üzere Londra'ya giden Başbakan Adnan Menderes ve heyetini taşıyan uçak Gatwick Havaalanı'na inişe geçtiğinde düşmüş, uçaktaki 24 kişiden, 14 kişi ölmüştür. Adnan Menderes mucizevi şekilde kazayı yarasız-beresiz atlatmış ve enkazdan yürüyerek çıkmıştır[21].

-SSCB’nin, Ortadoğu’da etkisini artırması üzerine, ABD isteğiyle, DP Hükümeti, 25 Ekim 1959’da Paris’te, Jubiter balistik füzelerinin Türkiye’ye yerleştirilmesini antlaşmasını imzalamış ve TBMM’nin onayına sunmadan yürürlüğe sokmuştur. Türkiye’nin Suriye sınırına 37.000 kişilik kuvvet kaydırması ve Füzelerin getirilmesi; Türkiye’yi SSCB’nin doğrudan hedefi haline getirmiş[22]; Tarihi Küba Krizine neden olmuş; ABD-SSCB’yi nükleer harbin eşiğine getirmiştir.

-TSK ve üniversitelerdeki huzursuzluklar üzerine, Başbakan Adnan Menderes’in söylediği ifade edilen “Ben Orduyu yedek subaylarla da idare ederim” ve öğretim üyeleri kast edilerek “kara cübbeliler”  sözleri halkta infial yaratmıştır.[23]

Darbe Sonrası:

-Türkiye tarihinin, en özgürlükçü ve hukuk devleti ilkelerine uyumlu 1961 Anayasasını kabul etmiştir.

-İşçi-memur ayrımı yapmaksızın tüm emekçilere grev ve toplu sözleşme hakkı ile sendikal haklar tanınmıştır.

-Ekonomide, devletçilik anlayışıyla, yeni yatırımların devlet tarafından yapılması ve işsizlik oranlarının düşürülmesi hedeflenmiş ve 1963’den itibaren Planlı Kalkınma Modeline uygun karma ekonomik model uygulanmıştır. Planlı Kalkınmanın temel noktası, ithal edilen ürünlerin yerineyerlilerinin üretilmesi, yerli malın korunmasına ağırlık verilmesidir.

- NATO, CENTO ve ABD ile ilişkiler aynı şekilde devam ettirilmiştir.

Sonuçları:

Türkiye özgürlükçü bir anayasa ile yeni bir döneme girmiş; işçi hakları tanınmış. Planlı Kalkınma Ekonomisi Modeline geçilmiştir. Ülke yönetiminde askerin ağırlığı artmıştır.

 

12 Mart 1971 Muhtırası:

Öncesi:

-‘68 Gençlik Kuşağı’ hareketi Türkiye’de sol eğilimli olarak ortaya çıkmıştır. 1961 Anayasasının özgürlükçü ortamında kurulan gençlik örgütleri ülkede etkilerini artırmış ve üniversite gençliği özgürlük, hak ve hürriyetler konusunda ağırlığını ortaya koymuştur.

-Muhafazakâr görüşe sahip ve sol karşıtı öğrenci hareketleri de karşı mücadele için örgütlenmişlerdir.

-Solcu gençlik örgütleri, ABD 6. Filosunu protesto etmek için 16 Şubat 1969 tarihinde Beyazıt Meydanında toplanmışlar ve Taksime kadar yürümüşlerdir. Taksim’de toplanan karşıt görüşlü sağcı grupların saldırısı sonucunda (Kanlı Pazar), Duran Erdoğan ve Ali Turgut Aytaç isimli sol görüşlü gençler öldürülmüştür.

12 Mart 1971 günü saat 13:00'da TRT radyosunda okunan Gen.Kur. Bşk. Org. Memduh Tağmaç, K.K.K Org. Faruk Gürler, HvK.K Org. Muhsin Batur ve Dz.K.K. Ora. Celal Eyiceoğlu imzasını taşıyan 12 Mart Muhtırası özetle “Meclis ve hükümet, yurdumuzu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokmuştur. Atatürkçü bir görüşle, devrim kanunlarını uygulayacak kuvvetli ve inandırıcı bir hükümetin demokratik kurallar içinde teşkili zaruri görülmektedir. Bu husus süratle tahakkuk ettirilemediği takdirde, TSK kanunların vermiş olduğu yetkiyle idareyi doğrudan üzerine almaya kararlıdır” şeklindedir.

 

Darbe Sonrası:

-12 Mart Muhtırası, hükümetin istifaya zorlandığı askeri müdahaledir. Parlamento fesih edilmemiş, partiler kapatılmamış ve Anayasa askıya alınmamıştır.

-26 Mart 1971 günü (14 gün sonra) CHP'den istifa eden Nihat Erim, bağımsız başbakan olarak "Partiler üstü Reform Hükümeti”ni kurulmuştur.

-26 Nisan 1971, İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, İzmir, Eskişehir, Ankara, Adana, Hatay, Diyarbakır ve Siirt illerinde Sıkıyönetim ilan edilmiştir. Sıkıyönetim, Genel Seçimler öncesi 26 Eylül 1973 tarihinde kaldırılmıştır.

-Sol düşünceli subaylar ordudan ihraç edilmiştir. Sol ve Devrimci düşünceli öğretim üyeleri ve gazeteciler tutuklanmış ve üniversitelerden ihraç edilmiştir. Sıkıyönetim mahkemeleri sol görüşlü subay, gazeteci ve yazarları “Ziverbey Köşkü’nde” sorgulamış ve uzun süre hapis yatmışlardır.

-22 Mayıs 1971, İsrail  Başkonsolosu'nun Türkiye Halk Kurtuluş Partisi militanları tarafından öldürülmesinden sonra [24], Balyoz Harekâtıadı altında icra edilen harekatla, sol görüşlü yasak yayınlar toplanmış, çok sayıda yazar ve gazeteci tutuklanmış ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve DİSK kapatılmıştır.

-22 Mayıs 1972’de, İmam Hatip Okulları ortaokuldan sonra 4 yıl eğitim veren meslek okulu haline getirilmiş, lise kısmını bitirenlere tanınan yükseköğretimin tüm programlarında okuma hakkı kaldırılmıştır.

 

Sonuçları:

Sonuç olarak hem din toleranslı uygulamaya son verilmiş ve hem de sol düşünceye ciddi bir darbe vurulmuştur. Sıkıyönetim kaldırılarak, 14 Ekim 1973 tarihinde yapılan genel genel seçimlerde 185 milletvekiliyle CHP iktidar ve Bülent Ecevit de başbakan olmuştur. 1971 Muhtıra yönetiminin“güvenlik” anlayışıyla yaptığı düzenlemeler, “siyasi Saiklerle” tekrar eski haline geri getirilmiştir. 1973 yılında İmam Hatip Okullarına yüksek öğretimde İlahiyat Fakültelerinin yanı sıra üniversitelerin Edebiyat Bölümlerine de fark dersi vermeden girme hakkı tanınmıştır.


12 EYLÜL 1980 Darbesi:

Öncesi:

-Siyasi iktidar ve muhalefetin yarattığı siyasi ve sosyal kargaşa ortamı, faili meçhul cinayetler, sağ-sol silahlı mücadelesi ve Anayasal kurumlardaki siyasi bölünmeler darbeye zemin hazırlamıştır.

-26 Ocak 1974’te CHP-MSP koalisyonu genel af ilan etmiş; 12 Mart muhtırası sonrası hapislere atılan sol düşünceli öğrenci, öğretim üyesi, yazar, asker ve gazeteciler serbest bırakılmıştır.

-1977 seçimleriyle birlikte; çok partili zayıf koalisyon/azınlık hükümetleri ile siyasi bir istikrarsızlık dönemi başlatmıştır. AP ile CHP arasındaki diyalogun tamamen kesilmesiyle, işlenen öğrenci cinayetleri, siyasi cinayetler kaos ortamını had safhada tırmandırmıştır. CHP Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu, 12 Mart döneminin ünlü Başbakanı Nihat Erim, bilahare DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler öldürülmüştür.

-1 Mayıs 1977 tarihinde Taksim’de kutlanan İşçi Bayramında kalabalığın üzerine ateş açılması ve panzerlerin altında kalmasıyla, 34 kişi hayatını kaybetmiş 136 kişi yaralanmıştır. Bu katliamın sorumluları halen bulunamamıştır[25]

-8 Ekim 1978 tarihinde Ankara’nın Bahçelievler semtinde Ülkücü grup tarafından Türkiye İşçi Partisi üyesi 7 kişi katledilmiştir[26]. Yine aynı yıl içerisinde MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlıoğlu yasadışı sol bir örgüt tarafından öldürülmüştür[27].

-1978 yılında Alevi vatandaşlara saldırılar şeklindeki Maraş Olayları,7 gün sürmüş yüzden fazla kişi hayatını kaybetmiştir[28]

-CHP’nin, AP’den 11 milletvekilini bakanlık rüşveti ile transfer ederek iktidara gelmesi siyasi ortamı daha da germiştir.[29]  1979 yılında Ecevit hükümetinin düşürülmesi ve Süleyman Demirel’in tekrar başbakan olması huzur getirmemiştir.

-1 Şubat 1979 tarihinde Milliyet gazetesi yazarıAbdi İpekçi otomobilinde uğradığı saldırıyla hayatını kaybetmiştir[30].  

-Nisan 1980 ayında Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün görev süresinin dolmasının ardından 12 Eylül’e kadar yapılan 300’den fazla seçim turunda adaylar cumhurbaşkanlığı için yeterli oyu alamamıştır. Seçim turlarında ses sanatçıları Zeki Müren ve Bülent Ersoy’a da oyların çıkması Meclisin ağırlığını düşürmüş ve alay malzemesi olmasına neden olmuştur[31].

-27 Mayıs 1980 tarihinde MHP Genel Başkan Yrd. Gün Sazak öldürülmüştür[32]

-İsrail’in Kudüs’ü başkent ilan etmesi üzerine, 6 Eylül 1980’de ’de Konya’da yapılan Kudüs mitingine binlerce kişi katılmış ve bazı göstericiler İstiklal Marşını yuhalayarak, laiklik karşıtı slogan atması ortamı germiştir[33].  

-Parti Başkanları, çözüm arayacaklarına, konuşmalarını kişiselleştirerek hep birbirlerini suçlamışlardır. Günlük siyaset, “sen bunu yaptın, o bunu yaptı” şeklinde kişisel tartışmalarla devam etmiştir. Siyasi istikrarsızlık, toplumsal çatışmaların artmasına neden olmuş, sokaklarda sağ- sol çatışması gitgide artmış, siyasi partilerin gençlik örgütlenmelerinin,, emniyet teşkilatının, sendikaların, illegal örgütlerin faal rol oynadığı çatışmalarda her gün sağ ve sol görüşlü onlarca insan hayatını kaybetmiştir. Hükümet, olayları durdurmak, güvenliği sağlamak için 26 Aralık 1978 tarihinde 13 ildesıkıyönetim ilan etmiş ve güvenliği sağlamak için şehirlerin yönetimini askerlere bırakmıştır. Ancak 12 Eylül 1980 tarihine kadar süren sıkıyönetim döneminde ülkede akan kardeşkanı daha da artmıştır. Ülkede, sıkıyönetimin ilanından 1979 Kasımına kadar 995 kişi; Kasım 1979’dan 12 Ey. 1980 tarihine kadar 3.729 kişi hayatını kaybetmiştir[34].

 

2 yıl içinde 4.724 kişi hayatını kaybetmiştir.


Darbe Sonrası:

-Darbe sonrası, akan kan 13 Eylül günü aniden durmuş, çatışmalar sona ermiştir[35].

-MGK, Parlamentoyu fes ederek, yasama ve yürütme gücünü eline almış, ülkeyi 1983 yılına kadar yönetmiştir.

-Darbe süresince, 230 bin kişi yargılanmış, verilen 517 idam cezasından 50’si uygulanmış, 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarılmış, tüm siyasi faaliyetler yasaklanmıştır[36]
-Sıkıyönetim, tüm yurda yaygınlaştırılmıştır. (19 Tem 1987 tarihinde kaldırılmıştır)

-Org. Kenan Evren, genelde kurandan yaptığı alıntılarla tamamladığı konuşmalarıyla paralel olarak komünizm ve anarşi ile mücadele merkezleri olarak İmam Hatip Okullarını göstermiş ve isimleri İmam Hatip Liseleri (İHL) olarak değiştirilmiştir. Sadece İlahiyat ve Edebiyat Fakültelerine girebilen İHL mezunlarına tüm bölümler serbest bırakılmıştır.

-Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) kurulmuştur.

-Memurların siyasi partilere üye olması yasaklanmıştır (Yargı Mensupları, TSK Mensupları, tüm Devlet Memurları, Yükseköğretim öncesi öğrencileri)

-Milli Eğitimde mecburi eğitim ilkokul ile sınırlandırılmıştır[37]. Bunun neticesi olarak, İHL’lerin ortaokul kısımları tekrar açılmıştır [38].

-Darbe; Türkiye ekonominin paradigması değiştiren, IMF ve Dünya Bankası güdümlü 24 Ocak Kararları’nın devamını sağlamış ve sigortasını oluşturmuştur. İşçi ücretleri ve üretim maliyetleri yabancı şirketlere cazip gelecek şekilde düşürülmüştür.

-1961 anayasasıyla işçi sınıfına getirilen özgürlükler ve haklar kısıtlanmaya başlamıştır.

-Tek parti hükümetlerinin önünü açan %10 seçim barajı getirilmiştir.

 

Sonuçları:

Bu darbeyle paralel olarak dünya siyasetine bakacak olursak; Afganistan’daki karışıklıklar kapsamında: SSCB, mevcut Afganistan Devrimci Yönetimini desteklemeye,  ABD ise, hükümet karşıtı Taliban güçlerini desteklemeye karar vermiştir. SSCB, 24 Aralık 1979'da Afganistan’a askeri birlik göndermiştir. İran’da; 01 Şubat 1979 tarihinde İslami Devrim yapılmış, İran’a dönen Humeyni, Cumhurbaşkanlığına getirilmiştir. George Kennan tarafından başlatılan SSCB’nin çevrelenmesi politikasında, tek eksik halka olarak kalan Türkiye, Ilımlı İslam’ı destekleyen 12 Eylül 1980 darbesiyle SSCB etrafındaki yeşil kuşağı tamamlamıştır[39]. Bu darbe, İngiltere liderliğinde Sadabat Paktı (1937-1979; Türkiye, Afganistan, İran ve Irak) ve bilahare Bağdat Paktı (1954, Türkiye, İran, Irak ve Pakistan)[40] ile oluşturulmaya çalışılan ancak başarılı olamayan çevreleme politikasını hayata geçirmiştir.

Kendi ülkelerinde yeni yatırımlara ihtiyacı olmayan ve ellerinde yüksek miktarda sermaye olan batılı ülkeler için karlı yatırım yapabileceklerigüvenilirliberal ekonomiye sahip tüketim ekonomisini destekleyen bir Türkiye yaratılmıştır. Devletin ekonomideki payının küçültülmesi amaçlanarak, özelleştirilmelerin önü açılmış, Ilımlı İslam yönünde kararlar alınmış İmam Hatip Liselerine önemli haklar verilmiştir.

Sonuç olarak, İşçi hakları ve ücretleri batılı sermayeye cazip şekilde azaltılmış, liberal ekonominin istediği, tahkim, v.b kabul edilmiş. Ilımlı İslam’ın önü açılmıştır.

 

28 Şubat 1997 Süreci

Öncesi:

-7 Mart 1990 Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Çetin Emeç; 06 Ekim 1990 Bahriye Üçok; 31 Ocak 1990 Türk Hukuk Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy; 24 Ocak 1993 Cumhuriyet Gazetesi  yazarı Uğur Mumcu[41] düzenlenen suikastlar sonucu öldürülmüştür. 05 Şubat 1993 ANAP İstanbul MilletvekiliAdnan Kahveci, Bolu-Gerede yolunda şüpheli bir trafik kazasında[42]; 27 Şubat 1993 Jandarma Genel KomutanıOrg. Eşref Bitlis, şüpheli bir uçak kazasında[43] hayatını kaybetmiştir.

-02 Temmuz 1993 tarihinde, Sivas’ta Pir Sultan Abdal şenliklerine katılan yazar, ozan ve düşünürlerin kaldığı Madımak Oteli'nin Radikal İslamcılar tarafından yakılması (Sivas Katliamı) sonucu 33 kişi yanarak hayatını kaybetmiştir[44]

-1995 genel seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Erbakan liderliğindeki Refah Partisi ile Tansu Çiller liderliğinde DYP arasında Refah-Yol Koalisyonu kurulmuştur.  Başbakan Necmettin ERBAKAN, Ekim 1996 tarihinde Mısır, Libya, Nijerya devletlerini ziyaret etmiş, ancak Libya lideri Kaddafi’nin çadırında yapılan Türkiye ve Başbakanı küçültücü konuşmalar ülkede büyük sansasyon yaratmıştır[45]

-6 Ekim 1996'da Ankara Kocatepe Camisi'nde "şeriat isteriz" diye slogan atan sakallı, cübbeli ve asalı Aczmendiler gösteri yapmıştır.[46]

-3 Kasım 1996'da Susurluk’ta meydana gelen araç kazası, Türk Siyasetinin tüm kirli çamaşırlarını ortaya dökmüştür.

-Bu gelişmelerden rahatsız olan halk, tüm Türkiye’de “Aydınlık için bir dakika karanlık” eylemleri başlatmış ve vatandaşlar akşamları saat 21.00’da bir dakika ev ışıklarını açıp-kapatmaya eylemi yapmıştır[47].  

-11 Ocak 1997; Başbakan Erbakan’ın, Başbakanlık Konutunda tarikat liderleri/şeyhlere iftar yemeği vermesi, hem kamuoyunda hem de TSK ve Adalet kurumlarında geniş yankı bulmuş; Erbakan’ın, “Adil düzen gelecek ancak, geçiş dönemi sert mi olacak, yumuşak mı olacak, kanlı mı olacak, kansız mı olacak” ifadesi infiale neden olmuştur.[48]

-30 Ocak 1997'de Sincan belediyesinde düzenlenen Kudüs gecesinde “Cihad” adlı oyun sahnelenmiş ve İran büyükelçisinin onur konuğu olarak çağırılmıştır. Bunun üzerine, 04 Şubat'ta askeri birlikler ve tank/ zırhlı araçlar Sincan’da geçiş eğitimi yapmıştır. 

-01 Şubat 1997’de Ankara'da “Şeriata Karşı Kadın Yürüyüşü” yapılmıştır.[49]

-05 Şubat 1997’de Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Erbakan'a Anayasa’ya riayet edilmesi konusunda uyarı mektubu göndermiştir.[50]

-23 Şubat 1997'de Fatih’te öğlen namazı sonrası, ellerindeki yeşil bayraklarla "şeriat isteriz", "yaşasın Hizbullah”  sloganlarıyla yürüyen bir grup, toplumu ayağa kaldırmıştır.

-1996 yılında Gnkur. Bşk. Org.İsmail Hakkı Karadayı icra edilen YAŞ Toplantısında Hükümet yetkililerine irtica tehlikesini ve TSK ile devlet içine sızmaları anlatmıştır[51].

-28 Şubat 1997’de yapılan tarihi MGK toplantısısonucunda alınan tavsiye kararlarında[52], “laiklik için yasaların uygulanması; tarikatlar kapatılması ve tarikatlara bağlı okulların MEB'e devredilmesi; sekiz (8) yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi; Kuran Kurslarının denetlenmesi; kıyafet kanununa riayet edilmesi ve Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılması” hususları yer almış ve Hükümete tavsiye edilmiştir.  

 

Sonrası

-Başbakan Erbakan, üyesi olduğu MGK kararlarını çok sert bularak önce imza atmak istememiş; daha sonra imzalamış[53] ve 13 Mart 1997’de MGK kararlarını bir Başbakanlık Genelgesiyle yayımlamıştır[54].

-21 Mayıs’ta Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, ‘‘Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini’’ ifade ederek, RP'nin kapatılması davsı açmıştır.

-03 Haziran'da Susurluk Davası yedi ay aradan sonra tekrar başlamıştır.

-18 Haziran'da ERBAKAN, koalisyon protokolü gereğince, başbakanlığı DYP Genel Başkanı Tansu ÇİLLER’e devretmek üzere, istifa ettiğini bildirmiştir. Cumhurbaşkanı Demirel, hükümet, kurma görevini Çiller yerine, ANAP Genel Başkanı M. YILMAZ’a vermiş ve M. Yılmaz, B. Ecevit ve H.Cindoruk koalisyon hükümetini kurulmuş ve Erbakan’ın yayınladığı genelgenin uygulanması bu hükümete kalmıştır.

- Anayasanın laiklik ilkesinin korunması kapsamındaki kanunlardan taviz verilmemiş,

- Sekiz (8) yıllık kesintisiz eğitime geçilmiş veİHL’nin ortaokulları normal okula çevrilmiştir. İHL’ler 4 yıllık meslek liseleri haline getirilmiştir.

-Kuran Kurslarına ancak temel eğitim sonrası devam edilebileceği kararlaştırılarak, MEB sorumluluğuna alınmıştır.

-Anayasa ve 677 sayılı yasa gereğince tarikatların ve yasal olmayan dini kurumların faaliyetlerine son verilmiş, tarikatlarla bağlantılı yurt, vakıf ve okullar MEB’e devredilmiştir.

-Halkın aşırı silahlanma isteği ve bunun yarattığı tehlikeler dikkate alınarak özellikle pompalı tüfeklere olmak üzere silahlara ait ruhsat işlemleri zorlaştırılmıştır.

-Meslek liseleri mezunlarına, kendi dalları dışındaki fakültelere girmek istediklerinde katsayı sistemi getirilmiş, İHL’ler dahil meslek lisesi mezunlarının ortaöğrenim başarı puanlarının 0.5 yerine 0.2 katsayısı ile çarpılması karar altına alınmıştır[55].

 

Sonuçları

28 Şubat’ta alınan MGK kararlar; Hükümetin uygulama direktifiyle, din toleranslı devam eden yapıyı değiştirmiş, Doğu ve Güneydoğuda işlenen din tabanlı cinayetlere son vermiş, dinin devlet işlerine alet edilmesini ortadan kaldırmış ve ülkenin tekrar Atatürkçü anayasal zemine dönülmesini sağlamıştır. Refah Partisi (Fazilet-Saadet Partisi) liderleri sorgulanmaya başlanmıştır.

 

15 Temmuz 2016 FETÖ Kalkışması

15 Temmuz darbesi bu güne kadar yapılan darbelere benzememektedir. Devletin tüm organlarına sızan Fethullah Gülen Cemaatinin TSK içindeki yapılanmasının, devleti ele geçirmek maksadıyla yaptığı askeri bir kalkışmadır.

 

Öncesi;

-2001 ekonomik krizinden Türkiye ciddi etkilenmiştir. 2000 yılı sonunda 672 bin lira (0.67 TL) olan dolar, Temmuz ayında 1.5 milyon liraya (1.5 TL)[56] çıkmıştır.

-2002 yılında yapılan Genel Seçimlerde,ekonomik krizin de yarattığı etkiyle,  bir önceki koalisyon ortağı partilerin tamamı %10’luk seçim barajını aşamayarak TBMM dışında kalmıştır[57]. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)  % 34.9 oy alarak tek başına iktidar olmuştur. CHP ise  % 19.38 oy almıştır.

-18 Aralık 2002 –Necip Hablemitoğlu (Türk tarihçi, yazar); Evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.

-2002-2007 yılları arasında, TSK’ya sızmış irticacı personelin, ilişiğinin kesilmesi yönünde Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına Başbakan, Milli Savunma Bakanı şerh koymuştur[58].

-2004yılında icra edilen MGK toplantısında Fettullah Gülen’in ülke için çok tehlikeli olduğu ve ülke güvenliği için mücadele edilmesi kararı alınmıştır.[59]

-Fethullah Gülen taraftarı kişiler tarafından TSK’yı yıpratmak ve ele geçirmek üzere başlatılan çalışmalarda Generallerin özel telefon kayıtları, sahte seks kasetleri basına servis edilmiştir. Tele-ihbar, kara-net v.b internet sitelerinde TSK’yı yıpratma kampanyaları sonucunda birçok başarılı general,amiral ve subay TSK’dan istifa etmek sorunda kalmıştır[60].

-Ülkede birçok şehide ve çok sayıda araç yakma ve kundaklama olayları olmuştur[61].

-19 Ocak 2007, Hırant Dink,genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin binası önünde uğradığı silahlı saldırıyla öldürülmüştür.

- 22 Haziran 2009, Askeri personelin, sivil mahkemelerde de yargılanması kabul edilmiştir[62].

-22 Şubat 2010’dan itibaren görevdeki ve emekli general/amiral/askeri personel ve bazı sivil kurum başkan ve üyeleri sahte delillerle açılan; Ergenekon, Balyoz,İstanbul Askeri Casusluk, İzmir Askeri Casusluk, Atabeyler, Malatya Zirve, 28 Şubat, ÇYDD,İnternet Andıcı, Poyrazköy, Kafes, Amirallere Suikast, Erzincan Ergenekon, Hakkari-Şemdinli,Odatv adlıKumpas davalarından tutuklanmaya başlamıştır.

-Başbakan, “ben bu davaların savcısıyım”, Başbakan yardımcısı Bülent Arınç ise “Türkiye’nin bağırsakları temizleniyor“ demiştir[63].

-2008 yılı ve sonrasında TSK’dan,irticai faaliyetlerdenpersonel atılmamıştır[64].

-24 Nisan 2010, AKP Hükümeti, TSK‘dan atılanlar için, YAŞ kararlarının yargıyaaçılmasına karar vermiştir[65].

-16 Şubat 2011 tarihinde YAŞ karalarıyla, TSK’dan atılanların yargı yolu ile haklarını aramalarına gerek kalmaksızın, Milli Savunma Bakanlığının kararıyla haklarının iade edilmesi, TSK’dan atılanlardan dışarıda geçen süre hizmetten sayılarak emeklilik hakkının verilmesiveya kamu kurumlarına"Araştırmacı" olarak atandırılmasına karar verilmiştir[66].

-01 Aralık 2011 tarihinde İHL mezunlarının kendi alanları dışındaki üniversite bölümlerine girmesi imkânını sağlamak üzere katsayı sistemi YÖK tarafından tamamen kaldırılmış[67], İHL’ler ile klasik lise mezunları eşit hakka sahip olmuştur[68][69]. (YÖK, bu kararı Danıştay iptal kararına rağmen almıştır[70])

-29 Temmuz 2011, YAŞ Toplantısı öncesi, Gn.Kur Başkanı Org. Işık Koşaner ile birlikte, Jan. Gn. K. Org.Necdet Özel hariç, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları istifa etmiştir[71]. Bu istifalar, bazı basın organları tarafından hafife alınmıştır. Işık Koşaner daha önünde iki (2) senesi daha varken istifa etmiş ve gerekçesini açıklamıştır[72]. Kuvvet komutanlarının son senesiydi ve 30 Ağustos’ta emekli olacaklardı, ama içlerinden birisi istifa etmeseydi kanun gereğince Işık Koşaner’in yerine Genelkurmay Başkanı olabilecekti. Nitekim istifa etmeyen Org. Necdet Özel kısa süreli usulen yaptığı K.K.K.lığı görevinden sonra doğrudan Genelkurmay Başkanı olmuştur. Org. Necdet ÖZEL askerlik hayatı boyunca Genelkurmay karargâhında hiç çalışmadan Genelkurmay Başkanı olan, Org. Hulusi Akar ise, K.K.K.lığının bilinen tarihi içinde Ordu Komutanlığı yapmadan Kara Kuvvetleri Komutanı olan ilk kişiler olarak kayıtlara geçmiştir.

-2012-2013 eğitim öğretim döneminde, 4+4+4 eğitim sisteminin yürürlüğe sokulmuş ve İHL’nin ortaokul bölümleri tekrar açılmıştır.

-17 Nisan 2013, AKP Hükümeti çıkardığı 6460 sayılı yasanın 13. Maddesiyle “kaçak eğitim kurumu açan ve işletenlere verilen cezayı kapsayan” 5237 sayılı yasayı kaldırmış ve kaçak eğitim kurumlarının önü açılmıştır[73].

-27 Mayıs 2013, tarihinde Taksim Gezi Parkına Topçu Kışlası yapılması kararı üzerine, parka giren inşaat makinelerini engellemek maksadıyla başlayanGezi Olayları; tüm Türkiye’ye yayılmış ve takriben 2,5 Milyon kişi gösterilere katılmıştır[74].

Olaylar sonunda 8 sivil, 2 polis ölmüş ve 8,136 kişi yaralanmıştır. Devlet uygulamaları, diğer yabancı ülkelerin tamamından tepki almıştır. Ancak, Hükümet polis uygulamalarını haklı bulmuştur[75].

-17-25 Aralık 2013; yolsuzluk olayları ülke gündemine bomba gibi düşmüştür. Cumhuriyet Savcısı Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç tarafından, evlerinde çok fazla miktarda para çıkan,  dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler'in oğlu Barış Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın oğlu Salih Kaan Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğlu Abdullah Oğuz Bayraktar, Halk Bank Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamları Ali Ağaoğlu, Rıza Sarraf ve Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir'in de aralarında yer aldığı 89 kişi gözaltına alınmıştır.

-Hükümet; bu operasyona karşı hamle olarak; İstanbul Emniyet Müdürlüğünden Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın dahil hemen hemen tüm şube müdürlerini görevden almış[76]; Operasyonu yapan polisler için de tutuklama kararları çıkmış; Oğulları tutuklanan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile İçişleri Bakanı Muammer Güler, bakanlık görevlerinden istifa etmiş; NTV'nin canlı yayınına katılan Erdoğan Bayraktar ise canlı yayında açıklama yaparak[77] bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa etmiş; 17 Aralık tapelerinde “Bakara-makara” dediği iddia edilen Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış görevinden alınmıştır. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner 11 aylık soruşturma sonunda, dosya ile ilgili takipsizlik kararı vermiş ve dosya kapatılmıştır[78].  Meclis'te adları yolsuzluk iddialarına karışan 4 eski bakanın Yüce Divan'a gönderilmesi ret edilmiştir[79]. Bu gelişmelerden sonra, bazı Milletvekilleri AKP'den istifa etmiştir[80].

-HSYK; başta Ergenekon eski savcısı Zekeriya Öz olmak üzere 17-25 Aralık savcılarını önce görevden almış, daha sonra da meslekten ihraç etmiştir[81]. Daha sonra bu savcılar hakkında, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından tutuklama amaçlı yakalama emri çıkarılmıştır[82].

-Bazı Ziraat Bankası Şubeleri dahil birçok valilik, kaymakamlık tabelalarından “T.C” ibareleri kaldırılmıştır[83].

-15 Şubat 2014 tarihli 6524 saylı kanunla, HSYK’nın yapısı değiştirilmiş, yasanın yürürlüğe girmesiyle, HSYK'da görev yapan tüm personelin görevleri sona erdirilmiş ve önemli değişiklikler yapılmıştır[84]. Ancak Anayasa Mahkemesi yapılan itiraz üzerine bazı maddeleri iptal etmiştir[85].

-Okullarda “Andımızın” okunması kaldırılmıştır[86]

-18 Haziran 2014; Anayasa Mahkemesine yapılan itirazların kabul edilmesi üzerine[87], 4 yıla kadar hapis yatan asker ve sivil sanıkların tamamı tahliye edilmiş ve 31 Mart 2015’de TSK’nın yıpratılması kapsamında, tüm belge ve delillerin sahte olarak üretildiği ortaya çıkarılmış ve Balyoz davasındaki tüm sanıklar beraat etmiştir. [88].

-07 Haziran 2105 genel seçimlerinde hiçbirparti tek başına iktidar olamamış ve AKP Başkanı Ahmet Davutoğlu diğer partilerle koalisyon hükümeti kuramamıştır. Diğer parti liderlerine Hükümeti kurma görevi verilmemiştir. 01 Kasım 2015‘de yenilenen seçimler sonucunda 317 Milletvekilliği kazanan AKP tek başına iktidar olmuştur.

-Türkiye’de son yıllarda 33 bombalı saldırı olmuş ve saldırılarda polis, asker ve sivil olmak üzere toplam 554 kişi hayatını kaybetmiş, 1000’e yakın insan da yaralanmıştır[89].

-Aralık 2015 ayından itibaren, asker ve polisin PKK’ya karşı yürüttüğü hendek operasyonları, ağırlıklı olarak Diyarbakır, Şırnak, Batman ve Mardin’de icra edilmiş, sonucunda 1267 terörist etkisiz hale getirilmiş, 113 güvenlik görevlisi şehit olmuştur[90]. Genel seçimlerin olduğu 7 Haziran 2015’ten sonra geçen bir yıl içinde PKK ile artan çatışmalarla sadece 365 günlük süreçte 532 asker, polis veya korucu şehit olmuştur[91].

-15 Aralık 2016, Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çözüm Sürecini” askıya alan “terör örgütleriyle, sonuna kadar savaş” stratejisini açıklamıştır. [92]

-09 Temmuz 2016; 2 amiral, 4 subay için Fetthullah Gülen Terör Örgütüne (FETÖ) üye olmaktan yakalama kararı çıkarılmıştır. Bu olayFETÖ’ye karşı başlatılan operasyonun askeri kanattaki ilk halkasıdır[93].

-10 Temmuz 2016; tatilde bulunan Cumhurbaşkanı’nı muhtemelen Okluk Koyundaki misafirhanede olup, bugüne kadar olmayan bir uygulamayla, okluk koyuna bitişik olan tüm koylardaki teknelere boşaltıldı[94].

-11 Temmuz 2017, Fransa Nice şehrinde IŞID’ın yaptığı bombalı eylemde 84 kişi ölmüş[95], ancak Cumhurbaşkanının basına yansıyan bir taziye mesajı olmamıştır. Altı gündür kameraların önüne çıkmayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ınMarmaris’te olduğu ortaya çıkmıştır[96].

-14 Temmuz 2017 günü, Özel Kuvvetler Komutanlığı'ndaki kurs kapanış töreni usul olmamasına rağmen Perşembe günü yapılmıştır. Yine usul olmamasına rağmen,  Genelkurmay Başkanı ve MİT Müsteşarı törene katılmış ve tören sonrası gece saat 23.00'e kadar baş başa konuşmuşlardır. Genelkurmay Başkanı ayrıldıktan sonra, MİT Müsteşarı orada askeri bir yöneticiyle kalmıştır[97].

 

15 Temmuz Darbe Günüyle İlgili Soru İşaretleri:

-Saat 16.30 ‘da MİT Müsteşarı Hakan Fidan Gnkur. Karargâhına giderek darbeyi haber vermesine rağmen, Gnkur. Bşk.lığı kendi karargâhı içinde ve dışında herhangi bir tedbir alınmamış, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer Kuvvet Komutanlarına haber verilmemiştir.MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Genelkurmay Karargâhı'na gitmesinden, darbecilerin harekete geçtiği saate kadar olan 6 saatlik süreç gizemini korumaktadır[98].

-AKP Milletvekili E. Hv. Tümgeneral Şirin Ünal, 15 Temmuz darbe günü Öğleden sonra Gnkur.Bşk.nına gelmiş ve 16.00’a kadar yanında kalmıştır. S. Ünal, bu görüşmeyi “Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’ın davetiyle gerçekleştirdiğini ve yaklaşık 2,5 saat süren görüşmede Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar ile Yüksek Askeri Şura’ya yönelik çalışmaları beraber gözden geçirdiklerini söylemiştir[99]. Bu ziyaret, tutuklu bulunan Gnkur. Bşk. Emir Subayı Yb. Levent Türkkan’ın ifadeleriyle teyit edilmiştir[100].  

-Boğaz Köprüsünde niçin yolun bir tarafı trafiğe kapatılmıştır?

-Başbakan, askeri hareketlenmenin başlaması üzerine, niçin Dolmabahçe ofisinden kalmayarak, saat 21.00’da, köprüyü de kullanarak Tuzla’daki evine gitmiştir[101]?.

-Kalkışma başladıktan sonra halk telefonlarla birbiriyle konuşurken, Devletin en üst yetkilileri birbirleriyle niçin irtibat kuramamıştır?[102]

-Basın Cumhurbaşkanının nerede olduğunu bilirken, darbeciler niçin bulamamıştır?

-Darbeciler saat 23.45’de İstanbul Borsasını ne maksatla basmıştır?[103].

-Darbelerde genel olarak ilk önce gözaltına alınan siyasilere yönelik bir girişimde bulunmayan darbeciler, niçin Gnkur Karargâhı, Kuvvet Komutanlıkları, Özel Kuvvetler Komutanlığını ve üst düzey askeri komutanları hedef almışladır?

-Cumhurbaşkanı, havada darbeci F-16 uçakları ve silahlı helikopterleri var iken, nasıl uçakla Dalamandan Atatürk havaalanına gelebilmiştir?

- Her zaman Cumhurbaşkanının yanında olması gereken Başyaver o gün niçin yoktu[104]?

-Halkın köprüde askerlere karşı gelmesi sırasında bir eri kim, neden linç etmiştir[105]?

-300’e yakın kişinin öldüğü bu darbe iler ilgili savcılık iddianamesindeki ayrıntılar, bu darbenin önlenebileceği hissini kuvvetlendirmektedir[106].

Sonrası:

-Askeri hastaneler kapatılmış, Gülhane Askeri Tıp Akademisi kapatılmış, askeri doktorlar sivil yapılmış, Askeri Mahkemeler kapatılmış, hâkim ve savcılar sivil yapıya geçirilmiş, Askeri okulların tamamı kapatılmış, okullardaki tüm öğrenciler ihraç edilmın tamamını bünyesinde toplayan Milli Güvenlik Üniversitesi kurulmuştur.

-Kuvvet Komutanlıkları doğrudan MSB’na bağlanmış, Gnkur. Başk.lığının harekat görevleri hariç, görevlerinin tamamı MSB sorumluluğuna geçmiş, Jandarma Gn. K.lığı ve Sahil Güv. K.lığı doğrudan İçişleri Bakanlığına bağlanmıştır.

-TSK ve Emniyet Teşkilatında görevli kadın subay, astsubay ve polislere başörtü serbestisi getirilmiştir[107].

-FETÖ örgütüne üye işadamlarının 800 şirketine TMSF tarafından el konulmuş[108]. Kamuda, 15 Temmuz 2016 tarihinden hemen sonra toplamda 93 bin 103 personel ihraç edilmiştir. En çok ihraç kararı, 30 bin 361 sayısı ile Milli Eğitim, 20 bin 292 personel[109]ile Emniyet Teşkilatında olmuştur[110]. Bunun yan ısıra çok sayıda, hâkim, savcı[111], asker[112] ve devlet memuru tutuklanmış ve mahkemeye sevk edilmiştir. Kaçak olan 3.512 kişi için yakalama kararı çıkarılmıştır. Tutuklananlar arasında 17 Vali, 74 vali yardımcısı100 Kaymakam bulunması, Anayasa Mahkemesinden (AYM), 41 kişinin, ihraç edilmesi ve 15 kişinin açığa alınması dikkati çekmiştir[113].. Kumpas davalarının savcı ve hâkimleri tutuklanmıştır[114].

-Ülkeye Başkanlık Sistemini getiren, anayasa değişikliği kanunu çıkarılmış ve 16 Nisan 2017’de halkın onayına sunulması kararlaştırılmıştır[115].

-15 Temmuz gecesi televizyona çıkarak darbeciler hakkında gözaltı kararını açıklayan ve darbe girişimine ilişkin çatı iddianameyi hazırlayan Başsavcı Vekili Necip Cem İşçimen görevinden alınmış ve KPSS soruşturması kapsamında 1.000’den fazla şüpheliye dava açan Savcı Yücel Erkman’ın da görev yeri değiştirilmiştir[116].

Sonuçları

15 Temmuz darbesi siyasilerden çok askere karşı yapılmıştır. Cevap bulunamayan soru çoktur. Devlet içindeki FETÖ yapılanmasına ağır bir darbe vurulmuştur. Çok sayıda, hâkim, savcı, asker, polis ve akademisyen ihraç edilmiştir. İhraç edilenler içinde FETÖ ile bağlantısı olmayanlar için Başbakan “hata varsa düzeltilir” demiştir[117]. Ancak devletin vatandaşına karşı hata yapma lüksü yoktur. FETÖ’ye dahil olan işadamlarının şirketlerine el konulmuştur.

15 Temmuz FETÖ darbe kalkışması, anayasal kurumların, devlet yapısının sağlam olmadığını göstermiştir.

Darbelere halkın farklı tepkileri, ülkemizde eğitim seviyesinin ne kadar düşük olduğunu göstermiştir. Eğitim seviyesinin düşük olması nedeniyle, ülkemizden kaos/komplo teorilerinin eksik olmayacağı değerlendirilmektedir. Bu yazıda, açık basına yansıyan ve yalanlanmayan gerçekler alt alta özet olarak sıralanmıştır. Darbelerin arka planında neler olduğu, darbelerden hangi kesimlerin kazançlı çıktığının tespiti ve değerlendirmesi okuyuculara bırakılmıştır. Ancak darbelerin kilit kurumu İmam Hatip liseleridir. İHL’ne getirilen uygulama değişiklikleri darbenin amacı, yaklaşım tarzı hakkında bir fikir vermektedir..


[1]Ergun MENGİ, Güvensizlik Unsurları-1; sabırsızlık, 07 Şubat 2017,  http://www.21yyte.org/tr/arastirma/politik-sosyal-kulturel-arastirmalar-merkezi/2017/02/07/8575/guvensizlik-unsurlari-1-sabirsizlik, 10 Şubat 2017.

[2][2] Jean- Jacques Rousseau, Toplum Sözleşmesi, Ankara,İş Bankası Kültür Yayımları, 2016.

[3]Jean- Jacques Rousseau, Du contrat social ou Principes du droit politique;  The Social Contract, or Of the Social Contract, or Principles of Political Right , 1762,

[4]Parti programı ile yazılı olarak,  seçim öncesi sözlü olarak verdiği vaatler, ilan ettiği projeler kapsamındaki konular olup, seçimde bu konularda halktan onay almıştır.

[5]Andrew Heywood, Siyaset, Ankara, Adres yayınları, 2015, 16. Baskı, s.128

[6]General Francisco Franco, Darbe ile geçirdiği yönetim sonucu İspanya’yı 36 yıl Diktatörlükle yönetmiştir.

[7]Güce Biat eden, güç karşısında fikir değiştirenler.

[8]Baskın Oran (Ed.), a.g.k. s.493.

[9]Rahmi Turan, Cadı Avı Yılları, Hürriyet Gazetesi,  12 Mart 2012, http://www.hurriyet.com.tr/cadi-avi-yillari-20105082, 13 Şubat 2017.

[10]Sait Yılmaz, “ABD, Türkiye Ekonomisini Nasıl Dönüştürdü?”, 29 Eylül 2013,http://www.ulusalkanal.com.tr/m/?id=1597&t=makale,

[11]“ThornburgRaporuözetle şu şekildedir; Türkiye’nin ağır sanayi kurması gerekli değildir.  Karabük  Demir Çelik fabrikası tasfiyeedilmelidir. Türkiye; uçak, makine, motor projelerini iptal etmeli, bu tür yatırımlara girmemelidir. Sanayi bırakılmalı, Tarımlakalkınmaya yönelinmelidir. Demiryolları yerinekarayolları yapılmalıdır.”

[12]Uçak fabrikası Atatürk’le kuruldu, 1950’de kapandı”, Yeniçağ Gazetesi, 23 Ekim 2013, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ucak-fabrikasi-ataturkle-kuruldu-1950de-kapandi-90451h.htm, 02 Mart 2017.

 

[13]Bu stratejinin ana başlıkları: SSCB askeri tehdidi caydırılmalıydı, yani silahlanmaya devam edilmeli ve nükleer silah kullanımı dahil “kitlesel karşılık” stratejisi ortaya koyulması; Özellikle Doğu Avrupa Ülkelerinin SSCB ile araları bozulması ve Psikolojik savaşın başlatılması; Truman zamanında başlatılan “çevreleme” politikasının sürdürülmesi

[14]Baskın Oran (Ed.), Türk Dış Politikası, Cilt 1 (1919-1980), 13. Baskı 2008, İstanbul, İletişim yayınlarsı, s.561-563. “Komünizm ile kontrol edilen bir devletten gelecek açık bir saldırıya karşı koymak için yardım talep eden devletlerin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını korumak  için ABD askeri güç kullanımı dahil her türlü yardımı yapacaktır.”

[15]Ahmat Makal,Türkiye’de 1946-1960 Dönemindeki Grev Tartışmaları ve Grevler Üzerine Bir Çözümleme Denemesi”, Şubat 2004,http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/tartisma/2004/ahmet-makal.pdf, 27 Şubat 2017.

[16]Yıldırım Koç,  Sendikacilik Tarihi Türk-İş Eğitim Yay. No.1 Ankara, 1998, http://www.yildirimkoc.com.tr/usrfile/1322171321b.pdf, 27 Şubat 2017.

[17]Baskın Oran (Ed.), a.g.k., 13. Baskı 2008, İstanbul, İletişim yayınlarsı, s.561.

[18]Gökhan Esel, “DP Döneminde Türk Amerikan İlişkilerinde Basın Sansürü ve Pulliam Davası”, http://www.tubar.com.tr/TUBAR%20DOSYA/eel_gkhan%20145-162.pdf, 12 Şubat 2017.

[19]Baskın Oran, a.g.k. s.561

[20]İbid

[21]Menderes'in sağ kurtulduğu uçak kazasının detayları”, Sabah Gazetesi, 16.02.2013,

http://www.sabah.com.tr/gundem/2013/02/16/menderesin-sag-kurtuldugu-ucak-kazasinin-detaylari

[22]Baskın Oran, a.g.k. S.630

[23]Yakın Tarihimizin Utanç Verici Olayları, 27 Mayıs 1960 Darbesi,  http://blog.milliyet.com.tr/yakin-tarihimizin-utanc-veren-olaylari--27-mayis-darbesi--1960/Blog/?BlogNo=212490

[24]Efraim Elron Suikastı ve Az Bilinen Gerçekler”, http://.salom.com.tr/haber-91402 efraim-elron-suikasti-ve-az-bilinen-gercekler-medyanin-bize-hatirlatmadiklari_html, 12 Şubat 2017.

[25]Ibid.

[26]Ibid.

[27]Ibid.

[29]Güneş Motel Olayı, 27 Ağustos 2015, http://www.haberler.com/ankara-nin-son-gunlerde-dilinden-dusurmedigi-7633912-haberi/, 24 Şubat 2017.

[30]Abdi İpekçi Suikasti, 1979,  http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160204_arsiv_odasi_abdi_ipekci

[31]Muhsin Kızılkaya, 115 turda Cumhurbaşkanı seçilemedi Kenan Evren tanklarla Köşk’e çıktı, Haber Türk Gazetesi, 03 Ağustos 2014, http://www.haberturk.com/yazarlar/muhsin-kizilkaya-2291/976090-115-turda-cumhurbaskani-secilemedi-kenan-evren-tanklarla-koske-cikti, 24 Şubat 2017.

[32]Ömer Aymalı, “12 Eylül askeri darbesine giden süreçte neler yaşandı?”Tarih Dosyası / Dünya Bülteni, 12 Eylül 2012, http://www.dunyabulteni.net/haber/204563/12-eylul-askeri-darbesine-giden-surecte-neler-yasandi-/, 25 Şubat 2017.

[33]Ibid

[34]Ibid

[35]Daha sonraları, sıkıyönetim altındaki ülkede güvenliği sağlamakla görevlendirilmiş olan ordunun bu kanı neden darbe öncesi durduramadığı Süleyman Demirel tarafından sorgulanmıştır. 

[36]Muhsin Kızılkaya, 115 turda Cumhurbaşkanı seçilemedi Kenan Evren tanklarla Köşk’e çıktı, Haber Türk Gazetesi, 03 Ağustos 2014, http://www.haberturk.com/yazarlar/muhsin-kizilkaya-2291/976090-115-turda-cumhurbaskani-secilemedi-kenan-evren-tanklarla-koske-cikti, 24 Şubat 2017.

[37]16 Haziran 1983 tarihinde çıkarılan 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununun Bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkında kanun ile 1739 sayılı yasaya geçici bir de madde eklemiştir. Bu geçici maddeye göre, “Ortaokullar, planlı bir şekilde ve yeterli düzeyde yurt sathına yaygınlaştırıldıktan sonra, kanunla ayrıca belirleninceye kadar, ilköğretimin sadece ilkokul bölümü zorunludur.” Bkz. Hikmet Uluğbay, “Sekiz Yıllık Zorunlu Eğitimin Gelişim Süreci ve Kazandırdıkları”,22 Mart 2012, http://www.ulugbay.com/blog_hikmet/?p=266, 09 Şubat 2017. 

[39]George F. Kennan, “The Sources of Soviet Conduct”,  Foerign Affairs,  July 1947, (Çevreleme Politikası), https://www.foreignaffairs.com/articles/russian-federation/1947-07-01/sources-soviet-conduct, 09 Şubat 2017.

[40]Sadabat’tan Bağdat’a Türk Dış Politikasında Ortadoğu, 12 Mart 2012, http://akademikperspektif.com/2012/03/12/sadabattan-bagdata-turk-dis-politikasinda-ortadogu/

[41]Olay yerindeki delillerin süpürülüp atılması tartışma yarattı.

[42]Adnan Kahveci'nin sonunu getiren Kürt raporu mu oldu? 10 Şubat 2014, http://www.ajanshaber.com/adnan-kahvecinin-sonunu-getiren-kurt-raporu-mu-oldu-haberi/35402

[43]Eşref Bitlis Suikastı”, Takvim Gazetesi, 06 Aralık 1990,  http://www.takvim.com.tr/yazi_dizisi/2010/12/24/esref_bitlis_suikasti

[44]Rengin Arslan, “Sivas 1993: Madımak Oteli'nde ne oldu?”BBC, 02 Temmuz 2015,

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/07/150702_sivas_1993

[46]28 Şubat süreci nasıl başladı? 28 Şubat kararları sonrası neler oldu?”,Sözcü Gazetesi, 28.02.2015, http://www.sozcu.com.tr/2015/gunun-icinden/28-subat-sureci-nasil-basladi-28-subat-kararlari-sonrasi-neler-oldu-757603/

[47]“Bir dakika karanlık eylemi” için, Başbakan Erbakan 'fasa fiso'; Adalet Bakanı Şevket Kazan ise, "Mumsöndü oynuyorlar" demiştir. Yine Kayseri'nin Refah Partili Belediye Başkanı  Şükrü Karatepe, 10 Kasım 1996 tarihli Refah Partisi İl Divan Toplantısındaki konuşmasında, “İnsanları köle gibi gören, çağdışı bu düzen mutlaka değişmelidir. Ey Müslümanlar sakın ha içinizden bu hırsı, bu kini, nefreti ve bu inancı eksik etmeyin. Bu bizim boynumuzun borcudur." Demiştir.

[48]“Hoca'nın hafızalara kazınan sözleri”, Vatan Gazetesi, 27 Şubat 2011, http://www.gazetevatan.com/hoca-nin-hafizalara-kazinan-sozleri-362134-gundem/

[49]Fotoğraflarla 28 Şubat”, Cumhuriyet Gazetesi, 12 Nisan 2015, http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/334370/Fotograflarla_28_Subat.html

[50]“Demirel'in Erbakan'a Yazdığı Mektup”, Vatan Gazetesi, 27 Temmuz 2012, http://www.gazetevatan.com/demirel-in-erbakan-a-yazdigi-mektup-468365-gundem/

[52]Cumhurbaşkanı’nın başkanlık ettiği MGK içinde Hükümet ve TSK üst kademesi yer alır. Alınan kararların bağlayıcılığı olmayıp, Hükümete tavsiye olarak yayımlanır. Kararları MGK üyesi olarak imzalayan siyasiler, genellikle Hükümete gelen tavsiyeyi dikkate almazlar. Sorulduğunda ise, “şahsi olarak katıldığım ve imzaladığım bu kararlar, partinin programı, tabanı dikkatte alındığında uygulanması güç kararlardır” şeklinde bir cevap alınır.

[53]MGK kararları, Hükümet üyeleri tarafından mantıki olarak kabul edilip imzalanmakta, ancak MGK tavsiyeleri Hükümet tarafına geldiğinde “siyasi parti tabanı” gerekçeleriyle genel olarak uygulanmamaktadır..

[54]“Erbakan 28 Şubat kararlarını imzaladı ve ‘Uyguluyoruz’ dedi”, Vatan Gazetesi,11 Mart 2009, http://www.gazetevatan.com/erbakan-28-subat-kararlarini-imzaladi-ve--uyguluyoruz--dedi-227396-gundem/

 

[55]Örneğin İHL mezununun İlahiyat ve/veya edebiyat fakültesi yerine İTÜ mühendisliğe girmesi zorlaşmıştır.

[56]TL den altı sıfır atıldıktan sonraki günümüz değeridir.

[57]2002 yılında iktidarda bulunan Demokratik Sol Parti (DSP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Anavatan Partisi ANAVATAN) ile muhalefetteki Doğru Yol Partisi (DYP), Saadet Partisi (SP), Yeni Türkiye Partisi (YTP) barajı aşamayarak TBMM dışında kaldı

[59]Gülen’i bitirme kararı 2004 MGK’da alındı’, Sözcü Gazetesi, 28 Kasım 2013, http://www.sozcu.com.tr/2013/gundem/guleni-bitirme-karari-2004-mgkda-alindi-414756/, 03 Mart 2017.

[60]Taşkesen Paşa Olayının Perde Arkası”, Hürriyet Gazetesi, 14 Temmuz 2006, http://www.hurriyet.com.tr/taskesen-pasa-olayinin-perde-arkasi-4750157

[62]Askerler artık sivil mahkemelerde yargılanacak”, NTV Haber, 27 Haziran 2009,http://www.ntv.com.tr/turkiye/asker-artik-sivil-mahkemede-yargilanacak,4Yfq8Y_cM02vbaDaywohDg

[63]Ergenekon'un savcısıyım”,Vatan Gazetesi, 16 Temmuz 2008, http://www.gazetevatan.com/-evet-ergenekon-un-savcisiyim--189246-siyaset/;  “Türkiyen'nin bağırsakları temizleniyor” 3 Temmuz 2008; http://www.haber10.com/siyaset/turkiyennin_bagirsaklari_temizleniyor-258095

[64]http://t24.com.tr/haber/yas-2008-tskda-yeni-donem,1851

[65]YAŞ kararlarına yargı Yolu Açıldı”,  http://www.haberler.com/yas-kararlarina-yargi-yolu-acildi-haberi/

[66]Ordudan İhraç edilenler Dönüş Yolu”, http://www.haber7.com/guncel/haber/712013-ordudan-ihrac-edilenlere-donus-yolu, 12 Şubat 2017.

[67]YÖK Katsayı Uygulamasını Kaldırdı. 20 Temmuz 2009, http://www.ntv.com.tr/turkiye/yok-katsayi-uygulamasini-kaldirdi,ywcOPJKV7ESa6iJsaP4pcw, 10 Şubat 2017.

[68]1998 yılından bu yana meslek lisesi mezunları kendi alanlarından başka bölümleri tercih ettiklerinde katsayıları 0.3'le çarpılıyordu. Diğer liselerde okuyanların katsayıları ise 0.8'le çarpılıyordu.

[69]Safure Cantürk,  “Meslek lisesilere müjde: 'Katsayı' farkı kaldırıldı”, Sabah Gazetesi, 01 Aralık 20111, http://www.sabah.com.tr/yasam/2011/12/01/servetini-kaybetti-simdi-simit-satiyor#, 10 Şubat 2017.

[70]Artık Katsayı Yok”, Milliyet Gazetesi, 2 Aralık 2011http://www.milliyet.com.tr/artik-katsayi-yok-gundem-1469920/

[71]Orgeneral Işık Koşaner istifa etti”, Sözcü Gazetesi, 29 Temmuz 2011, http://www.milliyet.com.tr/orgeneral-isik-kosaner-istifa-etti-siyaset-1420393/, 13 Şubat 2017.

[72]E Gn.Kur Bşk.Org. Işık Koşaner istifasının nedenini; “TSK’dan büyük bir kitle hapisteydi. Savcı ve hakimler bir şey yapmıyordu. Rastgele toplu tutuklamalar vardı ve bunlarla TSK'ya mesaj veriliyordu. Mesaj, aşağılamak ve kendi kadrolarına yer açmaktı. Biz askeriz, biz emir verdiğimiz zaman o asker ölüme gider. Biz de personelin hakkını ölümüne savunduk. Yüksek Askeri Şura'da bu askerlerin hepsini bana attıracaklardı, bu mümkün değildi. Yaptığım zaman ben de bu suça ortak olurdum” şeklinde açıklamıştır.

[74]“2.5 milyon insan 79 ilde sokağa indi”,Milliyet Gazetesi, 23 Haziran 2013, http://www.milliyet.com.tr/2-5-milyon-insan-79-ilde-sokaga/gundem/detay/1726600/default.htm

[75]Erdoğan: Polis kahramanlık destanı yazdı”, NTV Haber, 24 Haziran 2013, http://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-polis-kahramanlik-destani-yazdi,uMOX0uTl_EmkP4Ylu_2MEQ

[76]http://www.milliyet.com.tr/huseyin-capkin-gorevden-alindi/gundem/detay/1809734/default.htm

[77]‘Soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın talimatıyla yapıldı. Başbakan'ın istifa etmesi gerekir' dedi

[78]Toygun Atilla, “17 Aralık’a takipsizlik”, Hürriyet Gazetesi, 19 Ekim 2014, http://www.hurriyet.com.tr/17-aralik-a-takipsizlik-27407825

[79]“4 bakan için Yüce Divan yolu kapandı”,Milliyet Gazetesi, 20 Ocak 2015

http://www.milliyet.com.tr/4-bakan-icin-yuce-divan-yolu/siyaset/detay/2001253/default.htm

[80]İdris Naim Şahin, Erdal Kalkan, Hasan Hami Yıldırım, Haluk Özdalga, İdris Bal, Muhammed Çetin, Ahmet Öksüzkaya ve Ertuğrul Günay

[81]17 Aralık yolsuzluk operasyonunda neler olmuştu?, Sözcü Gazetesi, 17 Aralık 2017,  http://www.sozcu.com.tr/2015/gunun-icinden/17-aralik-yolsuzluk-operasyonuda-neler-olmustu-1010713/

[82]  “Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç hakkında Yakalama  Kararı” Cumhuriyet Gazetesi, 10 Ağustos 2015, http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/341925/Zekeriya_Oz__Celal_Kara_ve_Mehmet_Yuzgec_e_yakalama_karari.html

[83]İşte 'T.C. kalktı' krizinin perde arkası”, Akşam Gazetesi,  09 Nisan 2013, http://www.aksam.com.tr/siyaset/iste-tc-kalkti-krizinin-perde-arkasi/haber-185166

[84]İşte Gül’ün Onayladığı HSYK Yasası”, Hürriyet Gazetesi, 26 Şubat 2014,http://www.hurriyet.com.tr/iste-gulun-onayladigi-hsyk-yasasi-25895683

[85]“Anayasa Mahkemesi Kararı”, Esas Sayısı: 2014/57, Karar Sayısı: 2014/81, 24 Nisan 2014,http://www.kararlaryeni.anayasa.gov.tr/Karar/Content/52c4144a-5923-4ae7-bb7b-1e6ccf296679?excludeGerekce=False&wordsOnly=False

[86]Erdoğan 'andımız'ın neden kaldırıldığını açıkladı”,Milliyet Gazetesi, 08 Ekim 2013, http://www.milliyet.com.tr/erdogan-dan-partililere-gonderme/siyaset/detay/1774517/default.htm

[87]Anayasa Mahkemesi, Balyoz Davası'nda hak ihlali kararı verdi”, Hürriyet Gazetesi, 18 Haziran 2014,http://www.hurriyet.com.tr/anayasa-mahkemesi-balyoz-davasinda-hak-ihlali-karari-verdi-26637844

[88]Balyoz Davası'nda gerekçeli karar açıklandı“, Hürriyet Gazetesi,06 Mayıs 2015, http://www.hurriyet.com.tr/balyoz-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi-28930729

[89]“1 yılda 17 bombalı saldırı; 298 kişi öldü, bine yakın insan yaralandı!” 29 Haziran 2016, http://t24.com.tr/haber/1-yilda-17-bombali-saldiri-294-kisi-oldu-bine-yakin-insan-yaralandi,347661

[90]PKK operasyonlarının bilançosu”, Sözcü Gazetesi, 11 Mart 2016

http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/pkk-operasyonlarinin-bilancosu-1131227/, 02 Mart 2017. Erdoğan; Tüm

[91]Bir yılda 532 şehit verdik!”, Yeniçağ Gazetesi, 06 Haziran 2016, http://www.yenicaggazetesi.com.tr/bir-yilda-532-sehit-verdik-138996h.htm

[92]“Erdoğan: Terör Örgütlerine Karşı Seferberlik İlan Ediyorum”., http://www.ntv.com.tr/turkiye/erdogan-tum-teror-orgutlerine-karsi-milli-bir-seferberlik-ilan-ediyorum,VjUHk2py-UC1_Arj4duW2A, 03 Mart 2017.

[93]TSK'ya ilk büyük 'FETÖ' operasyonu10 Temmuz 2016,  http://www.ajanshaber.com/tskya-ilk-buyuk-feto-operasyonu-haberi/369251

[94]Okluk’taki tekneler neden kovuldu?”, Sözcü gazetesi, 14 Temmuz 2016,

 http://www.sozcu.com.tr/2016/gundem/okluktaki-tekneler-neden-kovuldu-1314218/

[96]1 haftadır yoktu... Erdoğan'ın nerede olduğu ortaya çıktı”, Cumhuriyet Gazetesi, 15 Temmuz 2016 Cuma, 19:36,http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/567907/1_haftadir_yoktu..._Erdogan_in_nerede_oldugu_ortaya_cikti.html, 02 Mart 2017.

[97]Müyesser Yıldız, “Hulusi Akar ve Hakan Fidan darbeden bir gün önce neredeydi”, Odatv, 27 Şubat 2017, http://odatv.com/hulusi-akar-ve-hakan-fidan-darbeden-bir-gun-once-neredeydi-2702171200.html

[98]Müyesser Yıldız, “Hulusi Akar ve Hakan Fidan….”

[99]Ak Parti Milletvekili Şirin Ünal O Gece Yaşananları Sultangazi’de Anlattı, 05 Ağustos 2016, http://www.eminhaber.org/ak-parti-milletvekili-sirin-unal-o-gece-yasananlari-sultangazide-anlatti.html, 11 Mart 2017.

[100]Müyesser Yıldız, “15 Temmuz'da Fidan'dan önce hangi AKP Milletvekili Genelkurmay'daydı”13 Mart 2017,

http://odatv.com/15-temmuzda-fidandan-once-hangi-akp-milletvekili-genelkurmaydaydi-1303171200.html, 13 Mart 2017.

[101]Başbakan Yıldırım 15 temmuz Gecesini Anlatıyor.. Dolmabahçe ofisinde saat 21:00 gibi çalışmalarımız tamamlandı ve Tuzla'ya hareket ettim. Köprü'yü geçtikten 10 dakika sonra köprünün tutulduğunu öğrendim. Benim yakın korumama bu haber iletildi ve eşten dosttan duydum. Aradılar "Sayın Başbakanım bu olaylardan bilginiz var mı?" diye sordular. Akşam 10 civarı eve vardım. Genelkurmay Başkanı'nın telefonu çalıyor cevap vermiyor, İçişleri Bakanı'nın telefonu ise kapalıydı. Hemen Ankara Valisi, İstanbul Valisi ve Emniyet Genel Müdürü'nü aradım. Baktım iş kötüye gidiyor.” http://www.aksam.com.tr/guncel/basbakan-yildirim-15-temmuz-gecesini-anlatti/haber-535807, 02 Mart 2017.

[102]Ibid.

[103]Darbeciler Borsayı Böyle Bastı”,  https://www.haber61.net/gundem/darbeciler-borsayi-boyle-basti-h270315.html, 02 Mart 2017.

[104]Suikast davasında darbeci astsubaydan eski başyavere 3 soru”, Sözcü Gazetesi, 28 Şubat 2017, http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/cumhurbaskanina-suikast-davasinda-darbeci-astsubaydan-eski-basyavere-3-soru-1706058/

[106]Ertuğrul Özkök, “Saat 20.22'den önce altı kişi darbe sinyali almış”, Hürriyet Gazetesi,8 Mart 2017, http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ertugrul-ozkok/saat-20-22den-once-alti-kisi-darbe-sinyali-almis-40387948

[108]Biz daha iyi yönetiyoruz, Hürriyet Gazetesi, 03 Mart 2017, http://www.hurriyet.com.tr/biz-daha-iyi-yonetiyoruz-40382872

[109]15 Temmuz darbe girişimi sonrasında KHK’larla üniversitelerden uzaklaştırılan öğretim üyesi sayısı tüm darbe dönemlerindeki tasfiye edilen hoca sayısının 20 katını aşıyor.” http://siyasihaber3.org/15-temmuz-khklariyla-ihrac-edilen-akademisyen-sayisi-tum-darbe-donemlerindeki-ihracin-20-kati

[110]Toplam ihraç edilen kamu personeli sayısı 93 bin oldu. İşte kurumsal dağılım” 16 Ocak 2017, http://www.memurlar.net/haber/639267/

[111]HSYK tarafından ihraç edilen Yargıtay, Danıştay ve HSYK dahil, hakim ve savcı sayısı 4.088'i bulmuştur,17 Mart 2017, http://www.haberturk.com/gundem/haber/1430340-hsykdan-202-hakim-ve-savci-ihrac-edildi

[112]MSB Fikri Işık, 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle 6 bin 511 kişinin Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) çıkarıldığını, toplam 16 bin 409 kişinin askeri öğrencilik statüsünü kaybettiğini bildirdi.17 Mart 2017 Cuma, http://www.haberturk.com/gundem/haber/1429824-fikri-isik-6-bin-511-kisi-tskdan-cikarildi;

[113]Ersan Atar, 15 Temmuz sonrası en çok tutuklama poliste, 31 Aralık 2016, http://www.sabah.com.tr/gundem/2016/12/31/15-temmuz-sonrasi-en-cok-tutuklama-poliste

[115]“18 Baro Başkanından Anayasa Referandumu Açıklaması” , Hürriyet Gazetesi, 28 Ocak 2017, http://www.hurriyet.com.tr/18-baro-baskanindan-anayasa-referandumu-acikl-40349318

[116]“15 Temmuz çatı iddianamesini hazırlayan savcı neden görevinden alındı; kulislerde ne konuşuluyor?”, T24 Haber, 15 Mart 2017, http://t24.com.tr/haber/15-temmuz-cati-iddianamesini-hazirlayan-savci-neden-gorevinden-alindi-kulislerde-ne-konusuluyor,393743

Bu yazı 1231 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı