Hoşgeldiniz; Bugün 28 Mayıs 2017 Pazar
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|21 Aralık 2016 Çarşamba

Rus Büyükelçisini Kim Neden Öldürdü?

Cahit Armağan Dilek-Hilmi Güllü tarafından yazıldı.

*Yazı güncellenmiştir.

Türkiye ve dünya önümüzdeki günlerde Rusya’nın Ankara Büyükelçisi  Andrey Karlov’un silahlı bir saldırı sonunda katledilmesinin arkasındaki gizli kalanları konuşacak. Bu tartışmalar sırasında bir çok tespit ve iddia ile karşılaşacağız.  Meseleyi doğru tahlil edebilmek için bildiklerimizi ve bilmediklerimizi tespit edip, önyargısız bir şekilde bütün soruları sormalıyız? Bu kısa çalışmanın amacı da suikastın üzerinden 24 saat geçmeden sorulabilecek bazı soruları sormaktır. Suikastın üzerinden 24 saat geçmemesine rağmen bazı tespitler de yapmak mümkündür. 

Birinci tespit: Bu suikastın Türkiye'de yapılması kadar önemli olan, suikastı bir polisin gerçekleştirmiş olmasıdır. Bir polisin bu cinayeti gerçekleştirmesi bütün dünyada Türk devletinin güvenilmez, sızılmış ve çürümüş; özetle başarısız, yani çökmüş veya çökmekte olan bir devlet olduğu şeklinde Batı strateji çevreleri ve medyasında oluşturulan imajı güçlendirecektir.

İkinci Tespit: Bu terör saldırılarıyla Türkiye başarısız devlet konumuna itilirken, Türkiye'de siyasi ve asker/sivil yönetici bürokratlara da "Senin güvenlik güçlerinin içinde büyükelçiyi vuran gibi sizleri de vuracak adamlarımız var" tehdidi yapılmıştır. Bu tehdit üst düzey siyaset ve bürokrasinin psikolojisini, karar ve yönetim yeteneğini olumsuz etkileyebilir.

Üçüncü Tespit: Bu suikast Moskova’yı Ankara’ya karşı, Rus savaş uçağının düşürülmesi sonrasında olduğu gibi Suriye’de daha da güçlendirecektir. Ankara olayın mahcubiyeti ile Suriye’de Rusların daha sert ve etkili politikalarına daha az direnç gösterecektir.

Dördüncü Tespit: İç savaşın kenarında yaşayan, Halep’teki gelişmelerden dolayı toplumun Rusya’ya karşı tepkili olduğu ve Rus Büyükelçiliği önünde gösterilerin yapıldığı bir dönemde Rus büyükelçisinin korumasız dolaşması Rus istihbaratı açısından da bir tehdit analizi fiyaskosudur. Sadece Türk istihbaratı değil, Rus istihbaratı da iflas etmiştir. Hem de Türkiye’de stratejik hedeflere büyükelçiler dahil suikast yapılacağı iddiaları ortada iken. Büyükelçinin gazetecilere söylediği zırhlı arabaya binmeme ve koruma almama gibi tercihlerin bu kadar büyük riskler ortadayken kendisine bırakılamayacak tercihler olması şarttır ve bunu yapmayan bir Rus istihbaratının çok büyük bir koruma skandalına imza attığı da göz ardı edilmemelidir.

Beşinci Tespit: FETÖ'nün bu suikastın arkasında olması bir ihtimaldir. Bununla beraber FETÖ'nün böyle bir suikastı FETÖ ile ilişkileri kolay ispatlanmayacak bir eleman kullanarak gerçekleştirmesi gerekirdi. Eğer bu kişinin FETÖ bağlantısı bir kaç saat içinde  ortaya çıkarılması mümkün ise bu ancak FETÖ'nün bunu istemesi ile mümkündür. Kısa zamanda FETÖ bağlantısının ortaya çıkması FETÖ'nün göstere-göstere vurduğu anlamına gelecektir. Öte yandan FETÖ'nün suikastın arkasında olması durumunda ABD'nin de büyük zan altında kalması söz konusu olacaktır. Washington'da FETÖ'yü kontrol edenler Amerikan-Rus ilişkileri üzerinde bu kadar büyük bir yük/gerilim istiyorlar ise suikastın küresel bir sürecin parçası olduğu belirginleşir. FETÖ eğer bir “sahte bayrak” yani şaşırtma operasyonu düzenlemek isteseydi burada kendisiyle hiç bağlantısı olmayan birini tercih ederdi.

Altıncı Tespit: Suikastçının eylem anındaki soğukkanlılığı, atış hızı, atış istikrarı ve isabeti yani Büyükelçiyi daha ilk atışlarla öldürmesi ve sonrasında hedefi elimine ettiğinden emin olması suikastçının temel polis eğitimi dışındaki deneyimlerini sorgulanmasını gerektirir.

Yedince Tespit: Katil cinayetten sonra kaçma imkanı  olduğu halde kaçmadı ve öldürülmeyi bekledi. Cinayet yerine öldürmek için olduğu kadar ölmek içinde  gelmişti.

*Sekizinci Tespit: Bu suikasttaki en olağanüstü durum ise daha önce hiç bir suikastta görmediğimiz katilin hedefin arkasına geçip poz vermesi ve Büyükelçinin ekibinden olmadığı için yakalanma ihtimali, kimliğinin sorgulanma ihtimali çok yüksek olmasına rağmen orada 3-4 dakika poz vermesidir. Suikastçılar hedefe her zaman kalabalığın içinden ateş ederler. Bu olayda suikastçının bu kadar rahat davranabilmesi ancak içeriden bilgi almış olma ihtimaliyle açıklanabilir.

Bu tespitlerden sonra bazı soruların sorulması ve cevaplarının aranması gerekmektedir.  

Birinci Soru: Suikastçı hiç bir örgütsel bağlantısı olmayan ve Halep'teki gelişmelerden etkilenerek tepki veren bir yalnız kurt olabilir mi? Suikastı keşfinden uygulamasına tek başına mı gerçekleştirmiştir? Olabilir, ancak bu tespitin zayıf yanı iyi bir istihbarat çalışması yapılmış olmasıdır.

1)Rus büyükelçinin o gün o saate  orada bulunacağını nereden bilmektedir?

2)Çevik  Kuvvet polisi olarak böyle bir bilgiye ulaşabilir mi?

3)Ayrıca Rus Büyükelçinin korumasız olduğunu nereden bilmektedir?

4)Çevik Kuvvette çalışan bir polis böyle bir bilgiye ulaşabilir mi?

Birinci ve ikinci sorunun cevabı evet, bir Çevik Kuvvet polisi kolaylıkla internet üzerinden bir araştırma ile Büyükelçi Karlov’un programına erişebilir. Örneğin sergi ilanından.

Üçüncü ve dördüncü sorunun cevabı da “evet” Karlov’un korumasız dolaştığı anlaşılan medyanın bildiği bir husustur ve ulaşılabilir bir bilgidir.  Eğer bu iki sorunun cevabı “evet” ise suikastçı, tek başına bağlantısız bir tip olması ihtimali vardır. Suikastçının yakasındaki rozetin sadece polis rozeti mi yoksa koruma şubeye ait bir rozet mi olduğunun da araştırılması gerekir. Eğer koruma şubeye aitse suikastçının koruma şubedeki bir kontağı aracılığıyla Büyükelçinin planlı program bilgilerine ulaşma ihtimali de değerlendirmeye alınmalıdır.

İkinci Soru:Bu suikast bir yalnız kurt eylemi değilse  katil organize bir cihatçı grupla birlikte mi hareket etmiştir? Eylemin öncesinde kendisine yardımcı olan suç ortakları var mıdır? Böyle zor bir eylemde otelde tek başına bekleyerek Büyükelçi Karlov'un girişinden haberdar olması bile zordur. Yoksa bu suikast başından sonuna istihbarat savaşlarında çokça başvurulan bir sahte bayrak yani şaşırtma operasyonu mudur? Eğer öyleyse polisin içindeki radikalleri tespit edebilecek düzeyde ve kendisi de Türkiye’deki radikal cihatçı yapılara sızmış profesyonel bir yabancı servis elemanının suikastçıyı manipüle ederek bu operasyonu yapmaya yönlendirmiş olabileceği düşünülebilir. 

Suikastçı El Nusra başta olmak üzere cihatçıların kullandığı bir cihat marşı (neşid) söyleyerek bir örgütsel bağlantı mesajı mı vermek istemiştir?  Suikastçı eğer El Nusra sempatizanı/üyesi veya cihatçı organizasyonlarla ilişkili ise polis içinde operasyon yapacak kadar büyük/güçlü bir El Nusra veya cihatçı örgütlenmesi var demektir? Rus büyükelçiyi vuranın Türk-Rus işbirliğiyle-yardımıyla Halep'ten çıkarılan silahlı cihatçı gruplarla bağlantısı olan birisi olması özellikle Türkiye ve de Rusya için daha şok edici olmaz mı?

Suikastçının arkasındaki güçler, saldırganın bağlantılarının ortaya çıkacağını bile bile oraya FETÖ’cü mü görevlendirirler yoksa Halep'ten Türkiye-Rusya'nın yardım ederek çıkardığı cihatçı gruplarla örneğin El Nusra ile  bağlantısı olan birisini mi?

Bu noktada eğer eylemin yalnız kurt eylemi olduğu ortaya çıkarsa Türkiye’de Halep hassasiyetinin de suikastçının motivasyonunda rol oynayıp oynamadığı tartışılmalıdır. Suikastçının Facebook paylaşımlarına bakıldığında suikastçının Suriye ve Halep hassasiyetinin oldukça yüksek olduğu ve cihatçı grupların paylaşımlarında bulunduğu da bu noktada değerlendirmeye eklenmelidir.

Üçüncü Soru: Suikastçının sadece bir tabanca ve iki şarjörü varken ve operasyonel olarak Özel Harekat timince kolaylıkla sağ yakalanabilecekken olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı kadarıyla açık alanda sütre gerisinde bile durmadan ve düşme sonucu yayı çıkmış şarjör detayından görüleceği üzere büyük olasılıkla şarjör değiştirirken yani yaralanarak etkisiz hale getirilebilme imkanı açıkça mevcutken, kötü hedeflenmiş çoklu atışlarla öldürülen suikastçı neden sağ yakalanmamış ve öldürülmesi tercih edilmiştir? Şu ana kadar verilen cevap, “Yaralı Büyükelçiyi bir an önce kurtarmak için beklememek için öldürüldü” yeterli değildir. Suikastçı, bacaklarından yaralanarak vurulabilirdi. Suikastçının sağ yakalanması bir çok soruyu aydınlatacakken öldürülmesi sadece daha fazla sorunun sorulmasına ve bir çok noktanın karanlıkta bırakılmasına ve saklayacak bir şey mi var sorusunun sorulmasına neden olmuştur. Suikastçının öldürülmeden önce tüm sivilleri dışarı çıkardığı dolayısıyla bir rehine durumu olmadığı da bilinmekteyken neden bu yol tercih edilmemiştir?

Dördüncü Soru:ABD'nin seçilmiş başkanı Trump olayı kınama mesajında saldırıyı yapanı "radikal İslamcı terörist" olarak tanımlamıştır. Artık resmi istihbarat brifingleri alan Trump'ın bu açıklamasının bir bilgiye dayanmış olabileceğini düşünürsek radikal İslamcı derken hangi örgütü kastetmiştir? FETÖ mü El Nusra mı?

Beşinci Soru:Son dönemde ABD'nin Suriye'de Rus-Türk ilişkileri nedeniyle saf dışı kalmış bir pozisyona  düşmesi, Obama Yönetiminin kendi kamuoyu içinde de eleştirilmesi, Rusya'nın ABD seçimlerine müdahale ettiği ve siber saldırılar iddiaları, Türkiye'nin Batı ittifakına rağmen Rusya ile Halep merkezli bir işbirliğine girişmesi ve bunun devamının gelebilecek olması bu saldırının ana motivasyonları olabilir mi? Bu motivasyonlar kapsamında ana mesaj Rusya'ya verilmek istenmiş, saldırının da Putin'in Rusya'ya yerleşmesine izin vermediği FETÖ aracılığıyla Türkiye'de olması da Türkiye'ye Rusya'nın yanında durma, daha büyük bir suikastı Türklere de yaparım mesajı olarak ortaya çıkabilir mi?

Altıncı Soru:Hem Türk hem de Rus en tepe yöneticiler saldırının hedefinin Türkiye-Rusya ilişkilerini bozmak olduğu tespitinde bulundu. Türk-Rus ilişkileri şuanda Suriye özellikle Halep'teki sorunun çözümü merkezli bir işbirliği çerçevesinde ilerlemektedir. Batı bunun Suriye geneline yayılmasından kaygı duymaktadır. Bu bağlamda Suriye'deki Türk-Rus ilişkilerini bozmak için Halep'teki sorunun merkezindeki gruplarla (El Nusra'ya da ılımlı denilen muhalif gruplar) bağlantılı birisinin saldırgan olarak seçilmesi makul bir seçenek olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü saldırgan El Nusra'ya da ılımlı denilen muhalif gruplarla bağlantılı birisiyse bu durum Rusya'yı Suriye'de hırçınlaştırabilir. Hem Halep hem de Idlib'te saldırılarını yoğunlaştırabilir  ve bu durum Suriye'de gelişme gösteren Rus Türk işbirliğini zora sokar, tüm Rus-Türk ilişkilerine yansıyabileceği analizi yapılmış olabilir mi?

Önümüzdeki günlerde daha fazla soru ve tespit ortaya çıkacaktır. Burada ve başka kaynaklarda yapılan tespitlerin bazılarının eksik ve yanlış olduğu netleşirken, sorulması gereken başka soruların olduğu anlaşılacaktır. Ancak aklımızda tutmamız gereken husus beynimize sınırlar ve duvarlar koymadan aklımıza  gelen her soruyu sormamız, yaptığımız tespitlere sonuna kadar inanmadan yeni veriler ışığında değiştirmeyi kabul edebilmemiz  doğru cevabı bulmanın başlangıcıdır.

 

Bu yazı 97681 defa okundu.
  • Yorumlar12
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı