Hoşgeldiniz; Bugün 24 Mart 2017 Cuma
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|15 Ekim 2015 Perşembe

İncirlik Mutabakatıyla Türkiye'ye Kaç Amerikan Askeri Gelecek? ABD Kalıcı Mı, Geçici Mi?

Cahit Armağan Dilek tarafından yazıldı.

İncirlik Mutabakatı olarak bilinen bir mutabakatla Türkiye İncirlik Üssü'nü ve beraberinde Diyarbakır, Batman ve Malatya Erhaç hava üslerini ABD ve diğer IŞİD koalisyon ülkelerinin IŞİD'e karşı yürüteceği hava operasyonlarına açmıştı. 22 Temmuz 2015'deki Bakanlar Kurulu’nda alınan kararla operasyonlara açılan İncirlik Üssü'nden Amerikan insansız uçakları 05 Ağustos, F-16 savaş uçakları ise 12 Ağustos'tan itibaren operasyon düzenleyerek Suriye'deki IŞİD hedeflerini vuruyor. Bu faaliyetler kapsamında şuana kadar 6 adet Amerikan F-16 uçağı İtalya'daki Amerikan üssünden İncirlik'e gelmişti. 2012 yılı başından itibaren zaten İncirlik'te konuşlu olan 4 adet Predator ise İncirlik Mutabakatından daha önce silahlı uçuşa başlamıştı. 30 Eylül 2015'ten itibaren ise arama kurtarma operasyonu yetenekleriyle teçhiz edilmiş 1 adet C-130 uçağı, bir kaç adet Pave Hawk tipi arama kurtarma helikopteri ve ilk etapta 300 Amerikan askeri Diyarbakır hava üssünde fiilen göreve başladı. İncirlik mutabakatı olarak yazılı ve imzalı bir belgenin olmadığı, CB Erdoğan ile Amerikan Başkanı Obama arasında 22 Temmuz'daki telefon görüşmesindeki sözlü mutabakatın esas alındığı, bu haliyle mutabakatın ucu açık, askeri kuvvet ve süre açısından sınırlama olmayan adeta açık bir çek olduğu bilinmektedir. İki ülke arasındaki tek imzalı belge bazı askeri teknik usülleri içeren ve "O6 seviyesi" yani Tuğgeneral seviyesinde yetkililerin imzaladığı belgedir.  Dolayısıyla İncirlik mutabakatıyla Türk üslerinin başta ABD olmak üzere yabancı askeri kuvvetlere açılmasının Türkiye'nin bekasını etkileyebilecek olumsuz sonuçlar doğurmasından endişe duyulmaktadır. Ancak 20 Temmuz Suruç saldırısı sonrasında gittikçe tırmanan PKK saldırıları ve artan şehit sayısı nedeniyle İncirlik ve bağlantılı konular maalesef Türk kamuoyunun gündemine gelememektedir.

Ancak gerek ABD'li üst düzey yetkililerin açıklamaları, gerekse IŞİD'le mücadele kapsamında ABD'ye açılan Türk askeri üslerindeki hazırlıklar ABD'nin çok büyük bir kuvveti Türkiye'ye konuşlandırmayı planladığını ve bu askeri kuvvetin kalıcı gibi algılanacak kadar uzun süre Türkiye'de kalacağını göstermektedir. İşte o açıklamalar ve bilgiler:

 

Açıklamalar:

- Eski NATO Komutanı emekli amiral James Stavridis'in 29 Temmuz 2015'te Foreign Policy'de yer alan "It is all about the Base" başlıklı makalesinde İncirlik'in IŞİD operasyonlarına açılması NATO'nun daha büyük angajmanı ve desteğinin başlangıcı olmalıdır ve Türkiye'nin Suriye sınırı aynı zamanda NATO'nun sınırı diyerek şu önerilerde bulunuyordu: 

1.Türkiye'deki Suriyeli mültecilere yönelik NATO yardımı (insani yardım, tıbbi destek, mülteci kamplarının güvenliği, lojistik destek), 2. Halen var olan Patriot hava savunma sistemlerinin sayısı artırılmalı ve yaygınlaştırılmalı, 3. IŞİD'in siber saldırılarına karşı Türk komuta kontrol sistemleri desteklenmeli, 4. NATO istihbarat toplama vasıtaları, JSTARS uçakları, AWACS uçakları İncirlik'e konuşlanmalı uçuşları artırılmalı, 5. NATO Özel Kuvvetler Komutanlığı uygun ve yeterli birlik görevlendirmesini yaparak Amerikalı bir Korgeneral komutasında Türkiye sınırında konuşlandırılmalı, 6. NATO Komutanı komutasında Suriye sınırındaki güvenliği desteklemek üzere görev yapacak şekilde kara-hava-deniz operasyonları yapacak özel birlik hazırlanmalı, 7. Havadan darbe operasyonları yapacak şekilde bir NATO birliği İncirlik'e konuşlanmalı.

 

- ABD Dışişleri Bakanı John Kerry 02 Eylül 2015'te CNN'e verdiği röportajda şunları söylüyordu: Suriye'de IŞİD'i yenmeye yardım etmek için Ortadoğu güçlerinin Suriye'ye asker göndereceğinden eminim.Doğru zaman geldiğinde Suriye'nin bazı komşularının sorumluluk üstlenmesini bekliyorum. Bunun nasıl olacağına ilişkin detayları bölgedeki diğer ülkelerle görüşüyoruz.(IŞİD stratejisinin sahibi olarak stratejisini uygulamalarını kontrol edecek ABD, bu iş için yeterli sayıda askeri heyeti en uygun bölge ülkesine (Türkiye?) göndermesi öngörülmelidir.)

- ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass'ın 03 Eylül 2015 tarihinde CNNTürk'te yayımladığı röportajda "Amerikalılar İncirlik'te ne kadar kalacak?" ve "Ne kadar büyüklükte bir güç gelecek Amerika'dan?" sorularına karşı söyledikleri: “Süre konusunda ise; üstünde uzlaştığımız hedefe ulaşmak için, yani DAEŞ’i zayıflatmak ve nihayetinde yenilgiye uğratmak için ne kadar zaman gerekirse, o kadar burada kalacağımızı düşünüyoruz.  O nedenle, bu konuya belli bir zaman dilimi açısından değil, belirlenen hedefler açısından yaklaşıyoruz...  DAEŞ’e karşı askeri operasyon yürütecek ABD ve diğer potansiyel koalisyon güçlerinin zaman içinde Türkiye’de hatırı sayılır büyüklükte bir varlığa sahip olacağını ve önemli katkılarda bulunacağını tahmin ediyoruz. Kurulacak yapı askeri harekatın nasıl gelişeceğine ve DAEŞ’e karşı en etkili çözümün gerekliliklerinin ne olacağına bağlı olacak...".

- NATO Müttefik Kuvvetler Komutanı Amerikalı Orgeneral Philip Breedlove 12 Eylül 2015'te İstanbul'da yapılan NATO Askeri Komite Genelkurmay Başkanları Konferansı'nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlarken önümüzdeki birkaç ay içinde İncirlik üssünde "kapasite artırımı"nın görülebileceğinidile getirdi.

NATO Müttefik Kuvvetler Komutanı Amerikalı Orgeneral Philip Breedlove, 27-30 Eylül 2015 tarihleri arasındaki yıllık ATC (Amerikan-Türk Konseyi) toplantısında Amerikalı askerlerin Diyarbakır hava üssünü de kullanmaya başladığını bildirdiği açıklamasında şunları söylüyordu: Türk Hükümetinin misafiri olarak Diyarbakır hava üssündeyiz. Burada kalıcı bir Amerikan varlığı için bir plan yoktur!

 

Gelişmeler, basına yansıyan bilgiler:

- İncirlik'te kapasite artırımı: İncirlik'te bütçesi 1.8 milyon dolar olan bir proje başlatıldı. Birinci Körfez Savaşı'ndan sonra Kuzey Irak'taki Kürtleri Saddam Hüseyin'in saldırılarından korumak için 24 Temmuz 1991'de başlatılan 'Kuzeyden Keşif ya da Huzur Harekatı Operasyonu ya da kamuoyunda bilinen adıyla çekiç güç' konuşlanması için İncirlik Üssü'nde kurulan çadır kent projesi yenilenecek. Boş duran çadır kent 20 Ağustos'ta sökülüp boş bir alan yaratıldı. Ardından da prefabrik yapılar kurulmaya başlandı. Basında Patriot köyü olarak alınan yerde IŞİD'le mücadele kapsamında gelecek ABD askerlerinden yaklaşık 2.250'sinin buraya yerleşeceği ifade ediliyor.

- Diyarbakır'da Amerikalı personel için alt yapı ve tesis inşası: Amerikan resmi askeri sitelerinde yer alan bilgilere göre ABD'li personel Eylül 2015 ayı içinde Diyarbakır Hava Üssü'nde kendilerine tahsis edilen sahada 680 ton malzeme kullanarak 88 adet yapı inşa ettilerve bunları çalışır/kullanılabilir durumda ilgili Amerikalı personelin kullanımına sundular. (88 adet yapının ebatlarıyla ilgili bilgi yok, söz konusu yapıların prefabrik olduğu, bu yapıların bir kısmının helikopter hangarı olabileceği, önemli bir kısmının ise personel barınma/konaklaması için olduğu değerlendiriliyor)

Genel değerlendirme:

- Amerikalı general Breedlove'ın bahsettiği şekilde IŞİD operasyonları kapsamında Türkiye'ye getirilecek askeri teçhizat ve sistemler, uçaklar ile beraberindeki Amerikalı askerler için Türk askeri üslerindeki kapasite artırımı İncirlik ve Diyarbakır'da başlamış ve devam etmektedir. Batman ve Malatya Erhaç'ta benzer faaliyetlerin önümüzdeki haftalarda başlaması beklenmelidir. (Belki de başlamıştır. Diyarbakır'daki üs geliştirme çalışmaları ancak tamamlanınca yani ilk faaliyetin başlamasından yaklaşık 45 gün sonra basına yansımıştır)

- İncirlik'te yeni düzenlenen bölgede ilave 2.250 personelin kalabileceği basında yer alan bilgidir. Diyarbakır'a ilk etapta 300 askerin geldiği açıklanmıştır. Gerçek rakamın istihbarat ve Türk kamuoyundaki anti-Amerikan duyguları harekete geçirmemesi için bu rakamların çok çok üzerinde olacağı öngörülebilir.

- Nitekim ABD'nin Ankara büyükelçisi bile kaç Amerikan askerinin geleceğini açıklamamış hatırı sayılır bir kuvvettin geleceğini söylemiştir. IŞİD operasyonları öncesindeki normal süreçte yani İncirlik'in Amerikan üssü olmadığı bir dönemde İncirlik ile ABD büyükelçilik ve konsolosluklarında görevli Amerikalı asker sayısı 1.800 idi ve bu haliyle Türkiye'de Amerikan askeri varlığı yokmuş muamelesi görüyordu.  Bu algıdan hareket edersek hatırı sayılır bir kuvvetin bunun 10 kat olması yani 18.000 olması gerekir dersek çok da abartı yapmış olmayız.

- Türkiye'de artan terör ve meydana gelen patlamalar nedeniyle ABD yönetimi Türkiye'deki asker ve diplomat ailelerinin Türkiye'den ayrılmasını istemiş ve uygulamaya geçmiştir.  Bu durumun geçici olmayacağı görülmektedir. Çünkü bizzat Amerikalı yetkililerin açıklamasına göre IŞİD'le mücadele yıllar alacaktır, Türkiye'nin de IŞİD'e karşı fiilen IŞİD operasyonlarına katılmasıyla Türkiye'deki IŞİD saldırılarının daha artması, İncirlik benzeri Amerikan varlıkları ve personeli bu saldırılarda öncelikli hedef olması beklenmektedir. İşte geçici olamayacak bu ayrılma işlemi neticesinde Amerikalı ailelerin boşalttığı barınma yerlerinin IŞİD'le mücadele kapsamında Türkiye'ye gelecek askerlere ayrılması mümkün olabilecektir. Amerikalı generalin kapasite artırımından bunu kast edip etmediğini bilemeyiz ancak uygulanabilir bir seçenek olarak görülmelidir.

- Kamuoyundaki algı Amerikan askerlerinin sadece hava üslerine yerleşeceği yönünde ancak tezkerenin hükümete verdiği yetki yabancı askeri kuvvetlerin Türkiye'de bulundurulmasına izin verilmesi. Yani IŞİD kapsamında kara kuvvetlerine, özel kuvvetlere mensup yabancı askerler de Türkiye'ye gelebilir. Büyükelçi Bass'ın "Kurulacak yapı askeri harekatın nasıl gelişeceğine ve DAEŞ’e karşı en etkili çözümün gerekliliklerinin ne olacağına bağlı olacak" sözlerini ve eski NATO komutanının (her ne kadar resmi ABD/NATO temsilcisi olmasa da yabana atılacak yok sayılacak bir kişi değildir, önerilerinin arkasında resmi Amerikan görüşünün olması pek muhtemeldir) "NATO Özel Kuvvetler Komutanlığı uygun ve yeterli birlik görevlendirmesini yaparak Amerikalı bir Korgeneral komutasında Türkiye sınırında konuşlandırılmalı, -NATO Komutanı komutasında Suriye sınırındaki güvenliği desteklemek üzere görev yapacak şekilde kara-hava-deniz operasyonları yapacak özel birlik hazırlanmalı önerilerini birlikte ele aldığımızda hava üsleri dışında sınıra yakın Türk Kara Kuvvetleri ve Özel Kuvvetleri Üssü içerisinde Amerikan askerlerini görmek mümkün olabilecektir.

- Gelecek Amerikan askerleri için yapılan hazırlıklar öyle büyüktür ki NATO Komutanı Breedlove 30 Eylül'deki açıklamasında durup dururken "bu bir kalıcı konuşlanma olmayacaktır" demek zorunda kalıyor.

- Rusya'nın Suriye'de askeri varlığını artırması ABD/NATO'ya bir meydan okumadır. Ama Rusya'nın bölgeye keskin ve kuvvetli dönüşünün önemli bir sebebi de Türk askeri üslerinin ABD'ye açılması ve Türkiye'de ABD varlığının yığınaklanmasının artmasıdır. Rusya'nın buna karşılık vermesiyle otomatikman bir kuvvet yığınaklanması yarışı da başlamıştır. ABD'nin NATO şapkasıyla buna yeni karşılıklar vermesi büyük ihtimaldir. Amerikalı ve NATO yetkililerin Türk-Rus gerginliğini provoke eden yaklaşımları bu yarışa bahane olarak kullanılması muhtemeldir. Türk-Rus gerginliği tırmanırsa Türkiye'nin hava sahası ihlali yapan Rus uçağını düşürmesi ya da sınıra yakın operasyon yapan Rus uçaklarının füzeleri ya da Haza gibi uzak yerlerden atılan füzelerden birinin Türkiye'yi vurması halinde ABD/NATO askerinin süratle Türkiye'ye gelmesi muhtemeldir. Bütün bu artan tehdide rağmen Türkiye'deki NATO Patriot sistemlerinin (İncirlik bölgesini koruyan hariç) Türkiye'den bu aşamada çekilmesi bu anlamda manidardır. Sanki bir saldırı olsun karşılık verilemesin de daha fazla sistem ve askerle geri dönüşe ortam hazırlansın gibi bir yaklaşım sergilenmektedir. Gelecek birliğin adı bile zikredilmiştir. Ukrayna krizi nedeniyle teşkil edilen 13.000 kişilik öncü çok yüksek hazırlıklı kuvvet. Türkiye'nin hem Suruç ve PKK saldırıları hem de Rus savaş uçaklarının hava ihlalleri sonrasında derhal 4. Madde kapsamında NATO'yu acil toplantıya çağırmasının IŞİD'le mücadele operasyonunun NATO operasyonuna dönüştürülmesinin bir ön hazırlığı olarak görülmelidir. Suruç'tan sonra İncirlik ve diğer üsler ABD'ye açılmışken Rusya ile yaşanan gerginliklerin yukarıda belirtilen şekilde münferit de olsa bir sıcak çatışmayla sonuçlanması beklenmelidir. Suruç saldırısı nasıl İncirlik mutabakatını perdelediyse Ankara saldırısı da artarak devam eden Amerikan yığınaklanmasını ve NATO'dan yapılacak asker yardımı talebini perdeleyecektir.

Sonuç olarak;

- 1 Mart tezkeresi geçseydi, basına yansıyan bilgilere göre, 80.000 Amerikan askerinin Türkiye'de konuşlanması ve Irak'taki operasyonları desteklemesi öngörülüyordu. Şu anda Suriye'nin ya da Irak'ın işgali öngörülmediğinden o ölçekte bir kuvvetin Türkiye'ye gelmesi planlanmayabilir Ancak IŞİD'e karşı hava operasyonlarının artarak sürmesi, Suriye kuzeyinde IŞİD'i kovarak IŞİD'ten kurtarılan bölgelere yerleştirilen karadaki IŞİD koalisyon müttefiklerine hava desteği ve koruması sağlanması, ayrıca karada yürütülen operasyonlarının uzaktan sevk ve idaresi, Türkiye'nin sınırlarının hava ve karadan korunması için ilave NATO askerlerinin gelmesi söz konusu olabilecektir. 

- Suriye sınırında veya sınır bölgelerinde olabilecek en küçük ve münferit Türkiye-Suriye veya Türkiye-Rusya sıcak çatışması ABD Ya da NATO askerinin Türkiye'ye gelişinin beklenen sebebi olacaktır.

- ABD'nin Türk üslerindeki hazırlıklarını ve devam eden kapasite artırımı faaliyetlerini dikkate aldığımızda en az 5.000 Amerikan askerinin Türkiye'ye konuşlanacağını söyleyebiliriz. Yukarıda belirtilen muhtemel gerginlik/çatışma senaryoları kapsamında Türkiye'nin NATO'dan asker talebinin gerçekleşmesiyle 13.000 kişilik öncü çok yüksek hazırlıklı kuvvetin (bu kuvvetin teşkiline yönelik ülke katkıları belli olmasına rağmen doğu Avrupa-Ukrayna'da Rusya ile devam eden kriz nedeniyle o bölgede zafiyete düşmemek için Türkiye'ye gönderilmek üzere sadece ABD askerlerinden oluşacak özel bir öncü yüksek hazırlıklı kuvvettin oluşturulabileceği düşünülmelidir) de gerçekleşmesiyle Türkiye'de  konuşlanacak yabancı asker sayısının 18.000'i bulabileceğini söyleyebiliriz. IŞİD'le mücadelenin yıllar süreceği dikkate alındığında bu yabancı asker varlığının kalıcı bir hale dönüşmesi çok muhtemeldir.

- Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir zaman böyle bir yabancı askeri varlığı bulunmamıştır. Bu öngörülerin gerçekleşmesi Türkiye'nin adeta işgal altına girmesi demektir. Konuşlanacak yabancı askeri kuvvetin doğu ve güneydoğu bölgesinde konuşlanacak olması ayrıca dikkate alınması gereken bir konudur. Çünkü IŞİD koalisyonu içinde yer aldığımız ve kendisine üslerimizi topraklarımızı açtığımız ABD Türkiye'ye haber vermeden Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü PYD'ye IŞİD koalisyonun karadaki müttefiki diyerek silah ve mühimmat yardımında bulunmuştur.  Bu tek örnek bile sözde IŞİD'le mücadele ve Türkiye'ye öncelik tehditlerle mücadele için Türkiye'ye konuşlanacak ve 18.000 kişilik bir kuvvete ulaşacak yabancı askerlerin bölgede Türkiye aleyhine neler yapabileceğinin ilk somut kanıtıdır.

Bu yazı 8564 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı