Hoşgeldiniz; Bugün 03 Eylül 2014 Çarşamba
PDF Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|28 Haziran 2012 Perşembe

Türk Hava Kuvvetlerine Ait RF-4 Uçağının Suriye Açıklarında Akdeniz’e Düşürülmesi Olayının Analizi Ve Değerlendirilmesi

Fazıl Esad Altay tarafından yazıldı.

22 Haziran 2012'de Türk Hava Kuvvetleri'nin Malayat Ercah havaalanında konuşlu 173. Şafak Filosuna mensup silahsız foto keşif uçağı RF-4'ün Doğu Akdeniz'de Suriye hava sahasının 1 mil dışında (1852 metre) Suriye tarafından vurulması Türkiye ile Suriye arasındaki gerilimin yeni bir aşamaya taşınmasına neden olmuştur. Bu incelemede olayın yaşanış nedenleri ve sonuçlarını açık kaynaklardan elde edilen veriler ışığında, teknolojik somut gerekçelere ve akla dayalı olarak analiz yapılarak yaşadığımız bu üzücü hadisenin anlaşılmasına katkı sağlamak amaçlanmaktadır.

UÇAĞIN DÜŞÜRÜLMESİ ÖNCESİNDEKİ GELİŞMELER:

22 Haziran 2012 saat 10:30'da Malatya Erhaç 7. hava üssün 173. Şafak filodan havalanan Türk RF-4'ü Akdeniz'e doğru rota almıştır. RF-4 ve hangi amaçla kalkış yapar ve kullanılan RF-4'ün özellikleri nelerdir?

RF-4 Türk Hava Kuvvetlerinin silahsız foto keşif uçağıdır. Malatya Erhaç haricinde, Eskişehir hava üssünde toplam 35 adet RF-4 konuşludur. RF-4 eğitim amaçlı yurt içinde ve/veya güvenli bir sahada görev uçuşu yapmıyor ise, uygun silah yükünde F-16 veya F-4 tipi uçaklarla birlikte, düşman avcı uçaklarına hedef olmaması için koruma alarak uçarlar. Ayrıca keşif yapılması emredilen bölgede düşman hava savunma silahları bulunuyor ise belirli bir irtifanın altına inmemesi; bölgedeki radar kontrollü hava savunma sistemlerinin diğer koruma uçaklarınca RF-4 bölgeye girmeden imha edilmiş olması, RF-4'ün güvenliğini sağlamak için doğru hareket tarzıdır.

RF-4 üzerindeki fotoğraf makinası gerçek zamanlı veri aktarımı özelliğine sahip olmayan (yani keşif yaptığı bölgeden aldığı fotoları aynı zamanda üssüne iletemeyen), dijital değil geleneksel yöntemle çekim yaparak, filmlerin banyo edilmesi sonrası fotoğrafı uçak üsse döndükten sonra görmeyi sağlayan teknolojiye sahiptir. Bu 1970'li yıllardan 1990'lı yıllara kadar yeterli olmuş ise de Türk Hava Kuvvetlerinin uçağın dijital kamera ile gerçek zamanlı veri aktarmaya yönelik kabiliyetinin arttırılması isteği doğrultusunda modernizasyon kapsamına alınmıştır. Bununla birlikte RF-4 KS-127 LOROP (Long-RangeOblique Photography) kamera kullanmak sureti ile 90km (50 deniz mili) uzaklıktan fotoğraf çekme kabiliyetindedir.

Temel görevi fotolu keşif yapmak olan RF-4, 22 Haziran 2012 saat 10:30'dan düşürülmesine kadar yani saat 11:58'e kadar ne amaçla bölgede bulunuyordu? Bu soruyu Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 24 Haziran sabahı TRT1'de yaptığı açıklamada, ulusal radar savunma sistemimizin test edilmesine yönelik bir görev uçuşunda bulunduğu şeklinde açıklamıştır. Bu görevde RF-4, Akdeniz'de uçarken karada yerleştirilmiş olan sabit Türk radarlarınca RF-4'ün tespit edilip edilmediği test edilmek istenmiş olmalıdır. F-16 savaş uçaklarının, RF-4 savaş uçaklarından radarda bıraktığı iz daha düşük olduğu için aslında bu görev için teknik anlamda daha uygun olduğu değerlendirilebilir. Diğer bir iddia ise bölgede bulunan Suriye silahlı kuvvetleri araç, gereç ve tesislerinin tespiti amaçlı foto keşfi yaptığıdır. 90 km menzilden foto çekebildiği ve kıyıya çok yakın uçtuğu iddiası düşünülürse, Suriye derinliklerindeki askeri imkanların tespitinin amaçlanmış olacağını düşündürebilir. Bir diğer iddia ise, Suriye radarlarının kendisini izlemek için aktif hale geldiğinde mevkilerinin tespit edilesi veya Suriye radarlarının RF-4'e kilitlenip kilitlenemediğinin test edilmesi istenmiş olabilir. Bu iddiaların tamamı ihtimal dahilinde olsa bile bizim için esas olan Türk Dışişlerinin resmi açıklamasıdır.

UÇAĞIN DÜŞÜRÜLMESİ NASIL MEYDANA GELEBİLİR?

RF-4'ün Suriye tarafından düşürüldüğü hem Türkiye hem de Suriye'nin ittifakta oldukları bir açıklamadır. Yani RF-4 Suriye tarafından ateşlenen bir silahla düşürülmüştür. Hangi tür silahlar RF-4'ü düşürebilir? RF-4 başka bir hava aracı tarafından düşürülmediğine göre yerde kurulu olan bir silah sistemi kullanılarak düşürülmüştür. Yerden havaya, radar güdümlü veya ısı güdümlü füzeler veya radar güdümlü makinalı top kullanılarak düşürülmüş olabilir. Bunun haricinde bir ihtimal bulunmamaktadır.

Eğer bir uçağa radar güdümlü bir füze veya ısı güdümlü bir füze fırlatılırsa, bunun Türk tarafında yer alan ve olayı izleyen radarlar tarafından tespit edilmiş olması gerekmez miydi? Türk Dış İşleri Bakanlığı'nın NATO'ya sunmak için hazırladığı dosyada Türk radarlarında çıkan Suriye füzesinin görüntü kayıtlarının konulduğu bilgisi basın ile paylaşılmıştır. Suriye ise Türk uçağını füze ile değil uçaksavar ile vurduğunu ileri sürmektedir. Hatta Suriye Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü, Suriye uçaksavarlarının kurşun izlerini taşıyan uçağın kuyruğunun Türk tarafına teslim edildiğini ileri sürmüştür. Ancak Şam bu iddia ile ilgili herhangi bir fotoğraf veya film gibi kanıt ortaya koymamıştır. Öte yandan Türk pilotların çizme ve kasklarının herhangi bir yanık izi olmadan bulunmuş olması ilgi çekicidir. Çünkü füzenin uçağı vurması durumunda ortaya çıkaracağı yüksek ısının pilotlar içeride olması durumunda yanmaya neden olacağı ve geride bu kalıntılarda iz kalacağı iddiasının ortaya atılmasına neden olmaktadır.

Bu durumda uçağın enkazının incelenmesi sonrası hangi silah sistemi ile düşürüldüğünün daha sağlıklı değerlendirmek mümkün olacaktır. Suriye'nin iddia ettiği silah sistemi yani radar güdümlü makinalı top nedir? Bu silah ne kadar bir menzile tesirli olarak ateş açabilir? Bu sorunun cevabı aşağıdaki fotoda yer alan ZSU-23 (kod adı Shilka) dır.

Buradan anlaşılacağı gibi eğer RF-4, ZSU-23 kullanılarak düşürüldü ise kıyıdan en fazla 4km (2,15 deniz mili) açıktan uçması gerekmektedir. Bu aşamada, Türkiye'nin RF-4'ün Suriye'nin 13 deniz mili açıkta, yani Suriye hava sahasının 1mil açığında vurulduğuna dair iddiasının gerçek olduğundan hareket edelim. Bu durumda kesinlikle radar güdümlü bir füze kullanılması gerekir ve bu füze RF-4'e çarpıncaya kadar 13 mil (24km) boyunca seyir edip "Türk kara radarlarınca kayıt altına alınması gerekirdi". Türk Dışişleri bu radar kayıtlarını kamuoyu ile paylaşır ise, Suriye'nin Türk uçağına hedef gözeterek radar güdümlü füze fırlatırmış argümanını kullanılarak, düşmanca bir tavır sergilediği hakkındaki iddiasını güçlendirmiş olacaktır. Isı güdümlü bir füze atılması ihtimali ise yine mümkün değildir. Çünkü o tür füzeler 15km menzile kadar tesirlidir. Burada ise 24km karadan uçağımıza kadar kat edilmesi gereken mesafe bulunmaktadır. Aşağıdaki harita Türk Dışişlerinin açıklamasını görsel olarak izah etmektedir.

UÇAĞIN DÜŞÜRÜLMESİ SONRASI NELER YAPILMALIYDI?

Uçağımız düşürülür düşürülmez çok hızlı bir karar verilip en geç 2 saat sonrasına kadar uçağımızı vuran hava savunma ünitesi Türk Hava Kuvvetleri uçaklarınca imha edilmesi gerekirdi. Bu sayede Suriye Türkiye'nin bu tür olaylara karşı gereken karşılığı vereceğini görecek ve daha sonraki krizleri çıkarmada ve Türk savaş uçaklarına hiçbir uyarı yapmaksızın veya telsiz irtibatı kurarak iletişime geçmeden saldırgan girişimde bulunmaması gerektiğinin dersini alacaktı. Fakat durum bu şekilde gelişmemiş, bölgeye RF-4 düştükten sonra gelen Türk CASA arama ve kurtarma pervaneli silahsız bir uçağa tekrar Suriye tarafından uyarı ateşi açıldığı ifade edilmiştir. CASA uçağımızın, Suriye uçaksavarları Türk savaş uçaklarınca imha edilmeksizin tekrar neden Suriye uçaksavar menziline (kıyıdan en fazla 4 km açığa kadar) girerek o bölgede kendini büyük bir tehlikeye sokarak arama yaptığı üzerinde soru işareti bırakan başka bir gelişmedir.

Düşen uçağın pilotlarına Akdeniz'de ortak arama faaliyeti yapması, Suriye'nin krizdeki haksızlığını hiçbir zaman hafifletemeyecektir. Ayrıca deniz tabanında bulunan bir uçak enkazının aranması faaliyetinde Türk Deniz Kuvvetlerine ait denizaltılar derhal bölgeye girerek sonarla arama faaliyetlerine destek vermesi gerekli olan bir çalışma olarak değerlendirilebilir.

SONUÇ

Uluslar arası ilişkilerde, bir anda iki ülke çok ciddi bir krizle hatta aralarında geçmişe dayanan bir husumet varsa savaş durumu ile karşı karşıya gelebilirler. Önemli olan hasım ülkenin savaş çıkması halinde bunu kesinlikle kazanamayacağı mesajını verecek moral, imkan ve kabiliyette, güçlü bir silahlı kuvvetlerin ülkemizde var olmasıdır. TSK'nın moralini bozacak her türlü iç gelişme, bizim uluslar arası arenada yaşayacağımız krizleri aşmada dezavantajlı olmamıza neden olacaktır. Yaşadığımız bu kriz dönemi Türkiye için bir turnusol kağıdı olacaktır. Kriz esnasında hangi ülke ve ittifakların Türkiye'ye ne gibi somut destekte bulundukları iyi analiz edilerek gerçek müttefik ve dostlarımızın tanınması gerekmektedir.

Bu yazı 1809 defa okundu.
  • Yorumlar5
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

TSK Mehmetçik Vakfı