Hoşgeldiniz; Bugün 24 Eylül 2017 Pazar
Lübnan|18 Haziran 2013 Salı

Hizbullah Devlet Olan Örgüt

Aygül Muran tarafından yazıldı.

Özel Rapor 16

Lübnan, Ortadoğu’nun Batıya açılan kapısı olarak anılan ve başkenti de Ortadoğu’nun Paris’i diye nitelendirilen ülkesi idi. Ancak 1970’lerden itibaren kamplaşma, çatışma ve iç savaşa sahne olan Lübnan, dini farklılıkları ve buna paralel şekillendirilen idari yapısıyla Ortadoğu labirentinin en karmaşık noktasını oluşturur. Lübnan’da siyasi, sosyal ve ekonomik ilişkileri şekillendiren kurumsal yapılar ve çıkar grupları, mezhep, bölge, aşiret ve aile düzeyinde oluşan birlikteliklerin bir devamı niteliğindedir. Ülkede hiçbir etnik grup yada mezhep tam anlamıyla çoğunluğu elde edememiştir. Bundan dolayıdır ki her kurumda çatışmayı beraberinde getiren karışıklıklar ortaya çıkmıştır. Lübnan’da Siyaset, Ordu gibi diğer tüm kurumlarda din ve mezhep ayrışımı hakimdir. Lübnan’ın siyasi, iktisadi ve sosyal hayatı mezhep çizgisinde şekillenmiştir.

19. yüzyıldan itibaren Avrupalı güçlerin kendi çıkarları doğrultusunda Osmanlı Devleti’nin iç işlerine müdahale ederek Lübnan içindeki farklı aileleri ve cemaatleri birbirlerine ve Osmanlı Devleti’ne karşı kullanmaları sonucu kalıcı düşmanlıkların tohumları, 1975’e gelindiğinde iç savaş olarak meyvesini vermiştir. İç savaştan bu yana Lübnan’da gelişen olaylar ile ülkedeki kaos farklı yönlerde kendini göstermiştir. Özellikle ülke içinde İsrail ve Suriye’ye karşı faaliyet gösteren direniş güçleri ülkenin içinde bulunduğu durumu daha da karmaşık ve içinden çıkılmaz hale sokmuştur. Hıristiyan ve Müslüman gruplar arasındaki çatışmalar, Filistinli mülteciler sorunu, Suriye’nin Lübnan’da hakimiyetinden vazgeçmek istememesi ve İsrail’in bitirmeye çalıştığı Hizbullah ‘tehdidi’. Tüm bunlar bağımsızlık süreciyle Lübnan siyasetine ve dış politikasına damga vurmuştur.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.

Bu yazı 3839 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı