Hoşgeldiniz; Bugün 27 Mayıs 2018 Pazar
Kuzey Kore|27 Kasım 2010 Cumartesi

“Dengesiz” Kuzey Kore ve Hassas Bölge Dengeleri

Giray Fidan tarafından yazıldı.

Çin muhtemelen ABD müttefiki olacak birleşik ve nükleer bir Kore istememektedir.

Kuzey Kore komşusu ve kardeşi Güney Kore'ye ait bir adaya top ateşi açarak asker ve sivil ölümlere ve hasara yol açmıştır. Mart ayında Kuzey Kore tarafından batırıldığı iddia edilen gemi ve son yaşanan olaylardan sonra yumuşak bir tutum izlemek ve gereken cevabı verememekle suçlanan Güney Kore Savunma Bakanı istifa etmiştir.

Kuzey Kore ise olayın ABD ve Güney Kore tarafından çarpıtıldığını, ilk saldırının Güney'den geldiğini, Kuzey'in sadece saldırıya cevap verdiğini, Güney'in tacizlerinin devam etmesi halinde çok daha ağır ve misliyle cevap vereceklerini belirtmektedir.[1]

Çin Faktörü

Çin kontrolü elinde tutuyor gibi görünse de durum tam böyle değildir. Kuzey Kore bir yandan kendine has "jiletçi" bir politika izlemekte, bir yandan da Çin ile ilişkilerini bozmamaya çalışmaktadır. Kuzey Kore birçok açıdan Çin'e bağımlıdır; enerjisinin %90'ını ve gıdasının da %40'ını Çin'den hibe olarak almaktadır. Bu bağımlılığa rağmen Kuzey Kore zaman zaman Çin'i de karşısına almaktan çekinmemektedir. Çin ise Kuzey Kore konusunda dengeli bir politika izlemeye çalışmaktadır.

Çin'in 56 etnik grubundan biri de Korelilerdir ve Çin'de özellikle kuzey doğu'da yaşayan yaklaşık 2,5 milyon Kore etnik kökenine mensup Çin vatandaşı bulunmaktadır. Bunun yanında Kuzey Kore'den kaçak yollarla ülkeye girmiş olan sayıları yaklaşık yüz bine varan Kuzey Koreli mülteciler de bulunmaktadır. Pekin, bölgede yaşanacak bir savaş ya da gerilimin ardından ülkesine daha fazla Kuzey Koreli mültecinin gelmesinden de endişe etmektedir.

Diğer taraftan Kuzey Kore nükleer kapasiteye sahip olmak başta olmak üzere birçok yolla Güney Kore, Çin ve ABD başta olmak üzere birçok ülkeden dolaylı yardım almaktadır. Bu "sorun çıkarmama" karşılığı petrol ve gıda başta olmak üzere yardım alma politikasıdır. Bu sayede adeta bir hanedan halini alan yönetimin dünyaya sırtını dönerek ve kafa tutarak ayakta kalabilmektedir.

"Jiletçi" Kuzey

Kuzey, Seul ve diğer ülkelerin sağduyusundan sonuna kadar faydalanmak niyetindedir. Ekonomik gelişme ve istikrarın tehlikeye girmesinden korkan Güney Kore, Kuzey'in savaş sebebi sayılabilecek aşırı ve saldırgan hareketleri karşısında neredeyse hiçbir şey yapamamaktadır. Çin bölgesinde istikrarsızlık yaratabilecek ve Çin'in ekonomik gelişmesine olumsuz etki edecek hiçbir gelişmeye izin vermemeye çalışmakta ve sorunların diyalog yoluyla çözülmesini çıkarları için hayati saymaktadır.

Hassas dengeler üzerinde duran bölgede Çin muhtemelen ABD müttefiki olacak birleşik ve nükleer bir Kore de istememektedir. Kore, barış ve istikrarın korunmasının Güney için hayati önemde olduğunu bildiği için karşılığında hiçbir bedel ödemeden sürekli en sert hamleyi yapabilmektedir. Zaten izole ve "bitmiş" bir ekonomi ve artık hanedana dönmüş bir yönetim altındaki Kuzey Kore'nin liderleri iktidarlarının devamını sağlamaktan başka birşey düşünmemektedir. Bu sert hamleler ve her fırsatta gerginlikleri savaşın eşiğine getirmenin amacı, masada daha çok yardım ve taviz almaktır. Son gelişmelerin şimdiki devlet başkanının yerine getirilecek olan oğlu Kim Jong Un'un sorunsuz şekilde yönetime geçmesi ile ilgili olduğu düşünülmektedir.[2]

Sonuç

Nükleer kapasiteye sahip bir Kore'yi Çin dahil hiçbir büyük güç istememektedir. ABD ve Çin bölgede bir çatışmanın yaşanmasından bölgenin ve dünyanın olumsuz etkileneceğini bilmektedir. Çin, sıkı ilişkileri vasıtasıyla Kuzey Kore'nin ayakta kalmasını sağlayan güç olduğu için Güney Kore ve ABD tarafından kapısı en çok çalınacak güç olacaktır. Bölgenin kaderi üç nesildir dünyaya şekilde devam devlet aklı ve ciddiyeti tartışmalı bir rejimin kaprislerine bağlıdır.

 


 

[1] Ren Min Ri Bao (Çin Halkın Günlüğü Gazetesi)http://paper.people.com.cn/rmrb/html/2010-11/26/nw.D110000renmrb_20101126_5-15.htm (Erişim 26 Kasım 2010)

[2] CNN, Fareed Zakaria http://paper.people.com.cn/rmrb/html/2010-11/26/nw.D110000renmrb_20101126_5-15.htm (Erişim 26 Kasım 2010)

 

Bu yazı 3119 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı