Hoşgeldiniz; Bugün 23 Temmuz 2018 Pazartesi
Kırgızistan|12 Eylül 2012 Çarşamba

Kırgızistan’ın Demokrasiye Giden Taşlı Yollarında Bir Hükümet Daha Değişti

Turgay Düğen tarafından yazıldı.

Batı’nın 300 yılda gerçekleştirdiği bir değişimin, Kırgızistan’da 20 yılda ve kusursuzca gerçekleşmesini beklemek doğru değildir.

Türk Cumhuriyetleri arasında ekonomik yönden en zayıf ülke olan Kırgızistan, demokrasi arayışı ile 21 yılı geride bırakmıştır. Diğer Türk Cumhuriyetleri demokrasi konusunda Batı tarafından eleştirilirken Kırgızistan, bağımsızlığın ilk yıllarında bir demokrasi adası olarak anılmıştır. Kırgızistan'ın demokrasi çabalarının da bölgenin diğer devletlerine örnek oluşturacağı umulmuş fakat Kırgızistan'ın demokrasi denemeleri ekonomik ve siyasi istikrarsızlıklarla zorlu dönemler geçirmiştir. Demokratikleşme isteği ile yola çıkan Kırgızistan 20 yıllık bağımsızlık tarihi içinde iki halk hareketi yaşamış ve iki kez devlet başkanları ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. Sovyetler Birliği sonrasındaki dönemde ilk devlet başkanı olan Askar Akayev; eşinin, çocuklarının ve mensup olduğu klanın yolsuzlukları yüzünden devrilmiştir.[1] Çünkü Kırgızistan'da siyasi alanda aşiretler arası bir mücadele mevcuttur ve aşiretler arası güç dengesi gözetilmeden hareket edildiği takdirde, yönetimden dışlanan aşiretler siyasi sisteme yönelik muhalefeti sertleştirmektedir.[2] Akayev'in 2005 yılında devrilmesi bu durumun ilk somut örneği olmuştur. Akayev'den sonra seçilen Bakiyev de bir güneyli olarak kendi aşiretini yönetimde etkin bir konuma getirmiş, adı yolsuzluk iddialarına karışmış ve 2010 yılında Akayev ile aynı kaderi paylaşmıştır.[3] 2011'de Atambayev devlet başkanı seçilmiş fakat bu sefer de dört partinin bir araya gelerek oluşturduğu hükümet bozulmuş ve 2012 Ağustos ayının sonunda hükümet istifasını vermiştir.

Yeni Hükümeti Kim İstedi?

Parlamentodaki güven oylaması ile devrilen hükümet, Cumhuriyet Partisi, Ata Meken Partisi, Ar Namıs Partisi ve Sosyal Demokrat Parti'nin bir araya gelerek oluşturdukları bir koalisyon hükümeti idi. 120 koltuklu mecliste 25 vekil ile en fazla sandalyeye sahip olan Ata Yurt Partisi ise muhalefette kalmayı tercih etmişti. Cumhuriyet Partisi lideri Babanov da meclisin güvenoyu ile başbakan olarak kabul edilmişti. Fakat Cumhuriyet Partisi dışındaki koalisyon ortakları yeni bir hükümet oluşturmak konusunda anlaşınca hükümet bozuldu ve yeni bir hükümet oluşturuldu. Yeni başbakan ise Ata Meken ve Ar Namıs partilerinin desteği ile Sosyal Demokrat Parti'den olan Çantörö Satıbaldiyev olmuştur. Peki halk neden bu yönetimleri devirmiştir? Kırgızistan'da demokrasi denemeleri başarıya ulaşmamış mıdır?

Kırgızistan'daki yönetimlerin devrilmesine neden olan ve hükümetleri değiştiren sebeplerin başında yolsuzluk ve adam kayırmacılık gelmektedir. Hem 2005'teki devrimde hem de 2010'daki devrimde halkın temel rahatsızlığı bu iki sebep oluştur. Babanov hükümetinin devrilmesinin nedeni de Babanov'un adının da karıştığı yolsuzluk iddialarıdır.

Yolsuzluk iddiaları ve Manas Üssü

Yolsuzluk iddiaları konusunda da ön plana çıkan konu, ülkedeki ABD'ye ait olan Manas üssü ile ilgilidir. Ata Meken Partisinin iddiasına göre; "Serka" adlı Türkiyeli şirketin Müdürü Hankar Adalı, Kırgızistan'da 25 metre uzunluğunda havacılık kulesini kurmak istemiş, şirketin çıkarlarını gözetmesi için Başbakan'a maliyeti yaklaşık 1 milyon 300 bin dolar olan safkan at hediye etmiştir. Ancak, ülkenin havacılık hizmeti, kulenin yapımına karşı çıkmıştır.[4] Babanov ise atı parayla satın aldığını söyleyerek kendini savunmuştur. Manas üssü ilk kez yolsuzlukla gündeme gelmemiştir. Daha önce de üssün yakıt ikmallerinin Red Star ve Mina adlı iki Amerikan şirketine verilmesinin ardından, ABD de Akayev Yönetimi'ni ekonomik yardımlarla ödüllendirmiştir.[5] ABD ve Akayev Yönetimi arasındaki ekonomik ilişkiler, yolsuzluk iddialarına da sebep olmuş ve Akayev Yönetimi'ne karşı halkın tepkisini zaman içinde arttırmıştır.[6] Akayev iktidarının devrilmesinin ardından başa gelen Bakiyev'in oğlu Maksim Bakiyev'in adı da yine üssün yakıt ikmali ihaleleri ile ilgili yolsuzluklara karışmıştır.[7]

Halk yolsuzluk iddialarına ve adam kayırmacılığa tahammül göstermemiş ve yönetimde kalma ısrarında olan başkanları ayaklanarak devirmiştir. Bu yaşananlar ve bunların Kırgızistan'ı ekonomik ve siyasi istikrarsızlığa götürmesi, demokratik rejimin veya demokratik rejim isteğinin bir sonucu mudur? Yani "Kırgızistan'da istikrarsızlığın suçlusu demokrasi midir?"

 

 

Az Zamanda Kusursuz Demokrasi

Unutmamak gerekir ki Kırgızistan'ın bağımsızlığını ilan ettiği 1991'den bugüne henüz 21 yıl geçmiştir ve Kırgızistan'ın bir demokrasi geçmişi yoktur. 21 yıllık süreç ise demokratikleşmek için oldukça kısa bir süredir. Aynı zamanda Kırgızistan'ın ekonomik olarak güçlü bir ülke olmadığı ve jeopolitik olarak Çin, Hindistan ve Rusya gibi büyük ülkelerin etkisi altında olduğu görmezden gelinemez. Buna ek olarak güney sınırlarındaki, sınırların kötü çizilmiş olmasının da etkisiyle, sınır anlaşmazlıklarının ve terörist faaliyetlerin olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır. Demokratikleşme sürecinin Batı'da tam manasıyla 18. Yüzyılda başladığı kabul edilirse bu sürecin günümüze kadar sürerek yaklaşık 300 yıllık bir zamanı kapsadığı görülecektir. Bu süreç içinde 1950'lere kadar savaşlara, iç ayaklanmalara, ekonomik buhranlara ve diktatör yönetimlere tanık olmuş Batı'nın 300 yılda gerçekleştirdiği bir değişimin, Kırgızistan'da 20 yılda ve kusursuzca gerçekleşmesini beklemek doğru değildir.

Sonuç

Kırgızistan'ın demokratik çizgide istikrar arayışı inişli çıkışlı bir yol olacaktır. Bu süreçte, her ne kadar istenmese de kötü dönemlerin yaşanması mümkündür. Bu istikrar arayışının ve değişimin dış müdahaleler olmadan, Kırgızistan'ın iç dinamikleri ile gerçekleşmesi durumunda, uzun vadede Kırgızistan istikrarlı bir siyasi yapıya ve örnek demokratik bir rejime kavuşabilir. Bu süreçte Türkiye'nin desteği de Kırgızistan ve Türk Dünyası için büyük önem taşımaktadır.

 


 

[1] Özcan Yeniçeri, "Kırgızistan'da Devrimden Devrime Giden Süreç",2023 Dergisi,Sayı 109,Mayıs 2010, s. 14.

[2] Hasan Ali Karasar,"Kırgızistan Bir Ayaklanmayı Daha Kaldırmaz",2023 Dergisi,Sayı 109, Mayıs 2010,s.16-17.

[3] KARASAR,"Kırgızistan Bir…",s. 18.

[4] "Ata Meken Partisi, Babanov'a Rüşvetçilik Olgusuyla Ceza Davası Açmayı Talep Etmektedir", http://kabar.kg/tur/politics/full/3344, (12.09.2012).

[5] Peter Dale Scott, "Kırgızistan: Derin Güçler, Darbeler, Terör ve Uyuşturucunun Pençesinde", Turquie Diplomatique, Ağustos 2010, s.38.

[6] SCOTT, "Kırgızistan: Derin Güçler…", s.38.

[7] "Kırgızistan Hükümeti "Mina Corp" şirketi ile İlgili Soruyu ABD Önüne Sürebilecek", http://turkish.ruvr.ru/2010/11/09/32781928.html, (9.11.2010)

Bu yazı 4976 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı