Hoşgeldiniz; Bugün 27 Mayıs 2018 Pazar
İsrail|15 Mayıs 2018 Salı

İsrail’in Kıyamet Senaryosu

Sait Yılmaz tarafından yazıldı.

 

Dünya, sandığınızdan çok daha farklı kişiler tarafından yönetilmektedir. Adına ‘küresel sermaye’ dediğimiz, kendi kişisel, aile ve şirket çıkarları için küresel düzeyde paraya ve sermayeye hükmeden, ülkeleri savaşlara sokan, ekonomilerini batıran bir çıkar grubu ağı var. Bunlar sürece dâhil olmazlar, ortalıkta görünmezler, hiçbir iktidardan etkilenmezler. Son iki yüzyıldır dünyaya yön veren güçlerin arkasında Yahudi parası ve onların yönlendirdiği ‘karanlık asalet’ var. Başta İngiliz Windsor’lar olmak üzere Avrupa’daki 30 kadar hanedana yön veren Rothscild ailesi oldu. Küresel sermaye, 1945 yılında güçten düşen İngiliz atından inmiş, merkezini ABD’ye taşımıştır.

Küresel Sermaye

İki ana grup olan İsviçre-Basel’deki Rothschild ailesi ile ABD’deki Rockefeller ailesinin öncülük ettiği FED ve Avrupa merkez bankalarını kontrol altına almışlardır. Başta dünya savaşları olmak üzere tüm küresel savaşları bu sistem finanse etmiş, ABD başkanlarının kim olacağına karar vermiştir. İşleri paradan para kazanmak olan küresel sermayenin planlama merkezi, paranın değerinin belirlendiği (City) Londra’dadır. Aksiyon merkezleri ise Wall Street, Belçika-Brüksel ve Singapur’dadır. Bu sistem, İsviçre Basel’de Rotschild’in başında olduğu BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) tarafından yönetilir. Rockefeller ailesi bugün CIA ve ABD Savunma Bakanlığı’na hâkimdir.

ABD başkanı olan Trump’ın da iktidarda kalması Siyonist planlara yapacağı katkıya bağlıdır. Kirli geçmişi nedeni ile Trump, şantaj altındadır ve Siyonist akıl hocaları ve şahin generallerin kuşatması altında, İsrail’in hizmetine sokulmuştur. Bugün Ortadoğu’da ve özelde Suriye ve İran için yaşanan gelişmeler ve Amerikan politikaları İsrail’in güvenliği ve büyük planları için yeni bir aşamadır. Dizginleri iyice ele aldığını sanan Benjamin Netanyahu, kıyamet senaryosu için en uygun zamanda olduğunu hesaplamaktadır.Armageddon, dünyanın sonuna doğru yapılacağı kehanet edilen büyük Kıyamet Savaşı’nın adıdır.

Armageddon

Dini referanslara göre; bu savaşta, (İslam’da ‘Melhame-i Kübra) Torosların eteğindeki Amik Ovası’nda iki taraftan birer milyonluk ordu karşı karşıya gelecektir. 80 tümenlik İslam ordusunun 17 tümeninin tamamen Türklerden oluşacağı belirtilmiştir. İslam ordusunun komutanlığını Mehdi yapacak ancak kendisinden çok az kişi haberdar olacaktır. Hıristiyanlık ve Musevilik’te bu savaşın Mesih’in önderliğinde yapılacağına inanılmaktadır. Hıristiyanlığa göre; Armageddon Savaşı bütün yeryüzünü kapsayacak ve şiddetli olacak; yalnızca Atanmış Kral'ın tarafındaki insanlar sağ kalacaklar, diğerleri ise yok edilecektir.  

Özetle, tarih üç semavi (tek kitaplı) dinin ortaya çıktığı Orta Doğu’da başladı ve burada bitecektir. Yahudiler, Amerika’daki Evanjeliklerle birlikte kıyamet senaryosunun ve Büyük İsrail projesinin arkasındadır. ABD Başkanı Ronald Reagan, 1980 ve 1983'deki konuşmalarında ‘Armageddon’u yaşayacak nesil biz olabiliriz’ demişti. Başkan Bushda Irak’ı işgal kararını verirken bu teolojinin etkisindeydi. Amerika’daki Cumhuriyetçi Parti içinde Armageddon beklentisi içinde olan gruplar oldukça güçlüdür. Orta Doğu’da Arap Baharı sonrası gelişmeler ve yaklaşan İran Savaşı bize Armageddon’u tarif ediyor olabilir.

Tek Dünya Devleti için ABD askeri

ABD’nin küresel sistemde izlediği stratejinin gerisinde Realizm odaklı ‘güç dengesi’ ve ‘çıkar maksimizasyonu’ esas olmuştur. Güç dengesi, askeri planların meşruiyeti için gerekli ittifakları sağlama ve silah satmak için gerekli çerçeveyi oluşturur. Güç dengesi için gerekli tehdit unsuru Soğuk Savaş’ta Komünizm idi. Şimdi ise demokrasi, terörle mücadele ve son yıllarda ‘diktatörü kovma oyunu’ oldu. Orta Doğu petrolünün Suudi Arabistan %24’üne, Irak %12’sine ve Kuveyt %8’ine sahiptir. Petrol sahibi Arap hanedanlıklarının tamamı yaşamak için ABD şantajı altındadır. Sırada petrolün %16’sına sahip olan İran var.

Orta Doğu’da İsrail’in kurulmasından bugün yaşanan tüm çekişmelere kadar geri planda Siyonizme hizmet eden ve bugün ABD atına binmiş küresel sermayenin hesapları vardır. Bu hesaplar yakın planda küresel sermayenin petrol ve doğal gaz şirketlerine hizmet ediyor gözükse de orta vadede Ortadoğu ve dünyanın diğer bölgelerinde kaos stratejisi ile karanlık yani yönetilemeyen bölgelerin genişletilmesini içerir. Uzun vadede ise ulus-devlet yapılarının çökertilmesi ile hegemonik istikrar sağlayacak “tek dünya devleti” projesi bulunmaktadır. Bu dünya devletinin efendileri ise yukarıda bahsettiğimiz çıkar ağı olacaktır.

ABD askeri gücü sözde güvenlikleştirme rolü ile her coğrafyada istikrarsızlaştırmanın çeşitli kisvelerle sağlanmasının ana unsurudur. Bu yüzden ABD, terör madalyonun iki yüzünde de vardır. Yani terör örgütlerini kuran ve onlarla mücadele görüntüsü altında kendine vekil yapan anlayıştır. Son yıllarda ortaya çıkan yeni güvenlik teknolojileri, başta küresel gözetleme kabiliyetleri, siber istihbarat ve insansız hava araçları ABD askeri mekanizmasına gerekli teknolojik üstünlüğü sağlamaktadır. Bu teknolojiler aynı zamanda Amerikan asker sayısı zafiyetini kapatmaya yarar ver sanayi-savunma kompleksinin gelir kaynağıdır.

Hedefte Türk Dünyası da var

Orta Doğu’da gelinen aşamada ‘Yeni Ortadoğu’ haritası içinde bazı ülkeler bölünecek, bazıları federasyon haline getirilecek, yeni İsrail’ler ortaya çıkacaktır. Avrasya coğrafyasına geçiş, İran ile başlayacaktır. ABD Ordusu, onyıllardır İran ile savaşa hazırlanıyor. Kuvvet yapısı içinde öngörülen “geçiş ordusu” ve füze kalkanı bu amaca hizmet edecek. “Dönüşüm ordusu” ise Çin’e yönelik hazırlanıyor. Obama yönetimi, henüz hazır olmadıkları için İran’ın hızını bir nükleer anlaşma ile kesmek istemişti. Ama Trump yönetimi, bu anlaşmayı da bozacak adımlar atıyor ve savaşa hazırlanıyor.

Orta Doğu’da son dönemde gittikçe artan silahlanma gayretleri ve ABD ve İsrail’in arkasında olduğu İran karşıtı koalisyonun hazırlanması ve Müslüman ülkeleri birbirine kırdırma stratejisi büyük savaşın ayak sesleridir. Çanlar, İran için çalıyor. Amerikalılar, savaş oyunlarında muhtemel muharebeleri simülasyon ile test ediyor ve kabiliyetler canlı ateş tatbikatlarında deneniyor. İran’da tetiklenen ayaklanmalar ile halkı test ediliyor. Konvansiyonel savaş için büyük bir İran provokasyonu gerekli, bunun için deniz yolları üzerinde bir saldırı komplosu düşünülüyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD ile birlikte bir Orta Doğu Savaşı çıkarma peşinde çok önemli bir tarihi fırsat yakaladığını düşünüyor. Küresel sermaye ile şantaj altına aldığı Amerikan askeri ve Orta Doğu’nun kukla Arap hükümetlerini yanına alarak, Büyük İsrail’i doğuracak Kıyamet Savaşı’nı tetiklemeyi hesaplıyor. Küresel sermaye ise İran coğrafyasına yerleşerek, Orta Asya’nın kaynaklarına da rahatça el atabilecek ve nihayet karadan da Asya-Pasifik’e de uzanabilecektir. Büyük Orta Doğu Projesi sadece İslam Dünyasını değil, Türk Dünyasını da hedef alıyor. Kıyamet Savaşı, bizlerin de sonu olabilir. Türkiye; Irak ve Suriye’de olduğu gibi İran konusunda da ABD’nin tuzağına düşmemelidir.

Bu yazı 1664 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı