Hoşgeldiniz; Bugün 21 Ekim 2017 Cumartesi
Enerji ve Enerji Güvenliği Araştırmaları Merkezi|17 Ağustos 2016 Çarşamba

Türk Akımı Projesi’nin Neresi “Türk!”

Tuğçe Varol tarafından yazıldı.

Türkiye ve Rusya arasındaki 2002-2014 yılları arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler, Erdoğan ve Putin ikilisinin de kişisel katkıları sayesinde giderek gelişme göstermiştir. İki ülke arasındaki “enerji işbirliği” ise en çok bahsi geçen konulardan birisi olmuştur. Ancak zannedildiği gibi Türkiye ve Rusya arasında gerçek anlamda bir “enerji işbirliği” gerçekleşmemiştir. AKP döneminden önce imzalanan anlaşmalar neticesinde Rusya’nın Türkiye’ye doğal gaz ithalatı artmış ve AKP döneminde de Rus şirketleri Türk enerji sektörüne giriş yapma imkanı bulmuşlardır. Türkiye’nin ilk nükleer santral inşaatı ve işletmesi Rus Rosneft şirketine verilmiş, Rus Gazprom şirketinin alt şirketleri, Batı Hattı’ndan doğal gaz ithal eden şirketlere ortak olmuş ve hatta Trakya Elektrik Üretim şirketi Rus InterRAO tarafından satın alınmıştır. İki ülke arasındaki enerji işbirliğinden bahsedebilmek için iki ülke şirketlerinin ortak projeler gerçekleştirmesinden ya da karşılıklı alış-verişten bahsetmek gerekmektedir. Türkiye ve Rusya hiçbir zaman enerji alanında işbirliği yapamamıştır çünkü Türk tarafı hiç bir zaman masaya gerçekten Türkiye’nin enerji güvenliğine katkı yapmak için oturmamıştır.

Bugüne ışık tutmak için kısaca geriye dönecek olursak Rusya, 2007 yılında Ukrayna’yı by-pass edebilmek için İtalyan ENI şirketi ile birlikte Güney Akım doğal gaz boru hattı inşa edeceğini ilan etmiştir. Güney Akım projesine Avrupa Birliği’nden itirazlar gelse de İtalyan ENI, Fransız Electricité de France ve Alman Wintershall ortak olmuşlardır. Projeye göre boru hattının geçeceği Bulgaristan bölümü Bulgargaz ve Gazprom’un kuracakları ortak bir şirket ve Sırbistan bölümü ise Gazprom ve Srbjagas tarafından inşa edilecek ve işletilecekti. Türkiye’nin ise Güney Akım projesinin gerçekleşmesi için kendi münhasır ekonomik bölgesinden geçmesine ve inşaatın yapılmasına izin vermesi gerekiyordu. Türk tarafı Rusya ile görüşmelerde satın aldığı doğal gaz fiyatında indirim istemekten öteye gidememiştir. Hatta o günlerde Fransa’da kabul edilen sözde Ermeni soykırımı ile ilgili bir kanun kabul edilmiş ve Türkiye ile Fransa’nın arası açılmıştır. Türkiye’de Fransız mallarına “boykot yapalım” propagandası sürdürülürken, Türkiye, Fransız şirketinin de ortak olduğu Güney Akım boru hattının inşa edilmesine sessiz sedasız izin vermiştir. Rusya ile neredeyse üç ayda bir üst düzey görüşen Türk tarafının aklına bir türlü Güney Akım projesine bir Türk devlet şirketini de dahil etmek gelmemiştir. Oysa ki Samsun-Ceyhan petrol boru hattı projesinin gerçekleşmesi için dönemin Başbakanı Erdoğan’ın damadının CEO’su olduğu Çalık şirketi için görüşmeler gerçekleştirdiği bilinmekteydi.

Vladimir Putin’in Aralık 2014 tarihindeki Türkiye ziyaretinde aniden Güney Akım projesinin, Türk Akımı projesine dönüştürüldüğü ilan edilerek BOTAŞ ve Gazprom arasındaki ilk anlaşma imzalanmıştır. Türk Akımı projesinin aynı Güney Akım projesi gibi 63 milyar metre küp kapasite de olması ve Türkiye’nin de hattan yılda 15.75 milyar metre küp gaz alacağı ilan edilmiştir. Gazprom tarafından yayınlanan haritaya göre Türk Akımı Karadeniz’in altından geçtikten sonra Kıyıköy’e ulaşacak ve oradan Yunanistan’a geçecektir. Halbuki Türkiye, Türk Akımı projesinin Yunanistan’a değil, Bulgaristan üzerinden yeniden canlandırılacak Nabucco West projesi ile Orta Avrupa’ya gaz taşımasını beklemiştir. Zaten TANAP’ın gazı Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) boru hattından Türkiye-Yunanistan sınırından Güney Avrupa’ya taşınacağına göre 47.25 milyar metre küp miktarındaki gazı kapasitesi ilk aşama da 12 milyar metre küp, daha sonra 20 milyar metre küp planlanan TAP boru hattı nasıl taşıyacaktı? Buna ilave olarak Rusya, Türk Akımı projesine ilave olarak Türkiye’nin Trakya bölgesinde kapasitesi 50 milyar metre küp olması planlanan bir de doğal gaz depolama tesisi kurmak istediğini bildirmiştir. Türkiye ise Türk Akımı ile ilgili boru hattı görüşmelerinde satın aldığı doğal gaz fiyatının düşürülmesini talep ederek, Haziran 2015 seçimlerinin ardından Meclis’te boru hattı inşaatı için gerekli izinleri geçireceğini taahhüt etmiştir.[1] Ancak AKP Haziran seçimlerinde istediği oyu alamamış ve Meclis’ten istenilen Türk Akımı izinleri geçirilememiştir. O arada ise Rus askerlerinin Eylül ayında Suriye’ye asker göndermesinin ardından Türk-Rus ilişkileri gerilmiş ve Türk Akımı projesi dondurulmuştur. Türk Akımı projesi Rus uçağının 24 Kasım 2015 tarihinde düşürülmesinin ardından değil, Eylül ayında Rus donanmasının Türk Boğazlarından geçerek Suriye’ye asker çıkarmasının ardından bozulmuştur.

Türk Akımı doğal gaz projesine gerekli izinleri alamayan Rusya, Türk Akımı projesini bir müddet daha erteleyerek başka bir projeye imza atmıştır: Kuzey Akım 2. 4 Eylül 2015 tarihinde, Rus askerlerinin Suriye’ye çıkmasından kısa süre önce, Rus Gazprom, Alman BASF, E.ON, Fransız ENGIE, Avusturyalı OMV ve İngiliz-Hollandalı Shell ile Vladivostok’ta Kuzey Akım 2 anlaşmasını imzalamıştır. Anlaşmaya göre projenin %51 hissesi Gazprom’un, geri kalan hisseler ise E.ON, Shell, OMV, BASF/Wintershall %10 ve ENGIE %9 hisse oranında paylaşılmıştır. Kuzey Akım 2’nin de aynı ilk Kuzey Akım projesine paralel olarak 55 milyar kapasite ile 2019 yılı sonuna kadar tamamlanması planlanmaktadır. Bu arada 2012 yılında iki fazı da tamamlanan ilk Kuzey Akım projesinin de %51 hissesi Rus Gazprom’a, %15.5’ar hissesi Alman Winstershall ve E.ON’a ve %9’ar hissesi de Fransız Gasuni ve ENGIE şirketlerine aittir. Avrupa Birliği içerisinde çeşitli itirazlara rağmen Kuzey Akım projesi tamamlanmış ve Kuzey Akım 2 projesi de yine alevlenen itirazlara rağmen başlatılmıştır.

Öncelikle Kuzey Akım 2 projesine 2019 yılı sonundan itibaren 55 milyar metre küp göndermek üzere anlaşma yapan Gazprom’un artık Türk Akımı projesine 2019-2020 tarihinden itibaren gönderecek aynı miktarlarda gaz üretmesi son derece zordur. Bu nedenle de Erdoğan ve Putin’in 9 Ağustos tarihinde St.Petersburg’da ilişkileri düzeltmek için yeniden bir araya geldiklerinde yaptıkları açıklama, Türk Akımı projesinin sadece Türkiye doğal gaz pazarına taşıyacak ilk faz boru hattı inşaatının tamamlanması hakkındadır. Zaten Türk Akımı projesinin kapasitesi nihai olarak da 32 milyar metre küpe düşürülmüş durumdadır. Putin ve Erdoğan’ın bir araya gelmesinin ardından Rus Enerji Bakanı Alexander Novak’ın yaptığı açıklamaya göre Türk Akımı projesinin Türkiye’ye gaz taşıyacak ilk ayağının 2019 yılının sonuna kadar tamamlanması ve ardından ikinci ayrı ayağının da inşası söz konusu olabilir.[2]  Sadece Türkiye pazarına yılda ilave olarak 14 milyar metre küp gaz sağlayabilmek için Rusya gerçekten bu kadar pahalı bir yatırımı gerçekleştirecek mi? Sadece Türkiye pazarı hedefleniyorsa Mavi Akım’ın kapasitesinin arttırılması daha az maliyetli olmaz mı? Bu soruların cevaplarını önümüzdeki günlerde göreceğiz çünkü şu anda Türk Akımı projesini sadece bir ayak olarak yapmak ne Türkiye için ne de Rusya için karlı değildir.

Türk Akımı projesi ile birlikte Rusya’nın Yunanistan ile gerçekleştirdiği projenin Yunanistan ayağı ile ilgili anlaşmaya da değinmekte yarar vardır. 2015 Haziran’ında Rusya ve Yunanistan, Türk Akımı projesinin Yunanistan ayağı için bir ön anlaşma imzalamıştır. Anlaşmaya göre Yunan ve Rus tarafı projenin %50-50 ortağı olacağı bir şirket kuracak ve Gazprom şirketi Yunanistan tarafından geçecek hatta hisse sahibi olmayacaktır. İki ülkenin kuracağı ve Rus kalkınma bankası tarafından finanse edilecek boru hattını böylece Rusya ve Yunanistan ortaklaşa yönetmeyi planlamaktadır.[3] Ekonomisi batmış Yunanistan bile Rusya ile boru hatları üzerine anlaşma yaparken şartların eşit olabilmesi için sonuna kadar pazarlık etmiş ve istediğini elde etmiştir. Oysa ki Türk Akımı projesinin tam olarak ayrıntılarının ne olduğunu, Türk ve Rus tarafları arasında neler konuşulduğunu halen bilememekteyiz. Projenin adı “Türk Akımı” ancak proje de Türk olan hiç bir şey bulunmamaktadır. Daha da önemlisi Türk kamuoyu Türk Akımı doğal gaz boru hattı projesinin ayrıntılarını hiçbir zaman öğrenemeyebilir çünkü Olağanüstü Hal, Türk hükümetinin Türk Akımı hakkındaki kararları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne getirilmeden Bakanlar Kurulu’nda onaylanmasına olanak sağlamaktadır ve Rus tarafı da bunu çok iyi bilmektedir.[4]

Sonuç olarak akademisyen Özdemir’in[5] “ Koridor Olamazsın Demedik, Merkez Olamazsın Dedik” yazısına atıf yapacak olursak Türk Akımı projesi gerçekleşirse ki, halen gerçekleşme ihtimali zor, Türkiye yine sadece koridor olarak kalacaktır. Üstelik de koridorda Türkiye’nin de söz sahibi olabilmesi için Ankara’nın hiçbir politik vizyonu da politik gücü de bulunmamaktadır. Türkiye’nin Rusya ile gerçek anlamda “enerji işbirliği” yaptığından bahsetmemiz için Türk şirketlerinin Rus şirketleri ile ortak çalışmalar gerçekleştirmesi gerekmektedir. TPAO’nun kendi inisiyatifi ile Rusya’nın bir petrol sahasında çalışması bulunmaktadır ancak bu durum Türkiye ile Rusya enerji işbirliği yapıyor anlamına gelmemektedir. Türk Akımı projesine bir Türk devlet şirketinin ortak olamaması veya Rusya’nın Türkiye’de Rus şirketinin kontrolünde gaz depolama tesisi kurması Türk enerji güvenliği açısından son derece olumsuz bir gelişme olacaktır. Türkiye’nin kesinlikle Rusya ile enerji işbirliği kurması gerekmektedir. Bunun için önünde onlarca Avrupalı şirketlerin nasıl çalıştığına dair örnekler mevcuttur. Türk Akımı projesi için Ankara’nın eşit şartlar talep etmesi ve elde etmesi halinde proje Türkiye için çok büyük jeostratejik bir kazanç olabilir ancak bunu yapabilmek için Türkiye’nin Rusya’dan başka çaresi kalmamış bir imaj vermemesi gerekmektedir. Mevcut haliyle Türk Akımı projesi, “Rus Akım’ından başka bir şey değildir.


[1]Haber Türk, “Medvedev: ‘Türk Akımı’ Projesi İçin Türkiye’de Yeni Hükümeti Bekliyoruz”, 24 Temmuz 2015, http://www.haberturk.com/dunya/haber/1107117-medvedev-turk-akimi-projesi-icin-turkiyedeki-yeni-hukumeti-bekliyoruz

[2]Sputnik, “Turkish Stream Draft Deal Envisions One Leg By End of 2019”, 9 Ağustos 2016, http://sputniknews.com/business/20160809/1044101017/turkish-stream-leg-2019.html

[3]Elena Holodny, “Greece is Now Officially a Part of Russia’s Big New Gas Plan”, Business Insider, 19 Haziran 2015, http://www.businessinsider.com/greece-is-now-officially-a-part-of-russia-big-new-gas-plan-2015-6

[4]Davir O’Byrne, “Turkey’s Coup and ts Gas Supply Plans”, 21 Temmuz 2016, Natural Gas Europe, http://www.naturalgaseurope.com/turkeys-coup-and-energy-plans-30711

[5]Volkan Özdemir, “Türk Dış Enerji Politikası (TANAP Örneği): Koridor Olamazsın Demedik, Merkez Olamazsın Dedik!”, EPPEN, 26 Mart 2015, http://www.eppen.org/index.php?sayfa=Yorumlar&link=&makale=183

Bu yazı 3273 defa okundu.
  • Yorumlar1
  • Onay Bekleyenler1

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı