Hoşgeldiniz; Bugün 15 Ekim 2018 Pazartesi
Çin Halk Cumhuriyeti|17 Eylül 2012 Pazartesi

Çin ve Japonya Çatışmanın Eşiğinde

Giray Fidan tarafından yazıldı.

Çin ve Japonya Çin Denizinde Bulunan Diao Yu Adası nedeniyle çatışma noktasına gelmiştir.

Diao Yu adası[1] (钓鱼岛) ve etrafında bulunan adacıklar Ming Hanedanı (明朝)döneminden itibaren Çinlilerin kontrolünde bulunan bir bölge olmuştur.[2] Birkaç yüzyıllık Çin – Japon mücadelesi Japonya’nın Meiji Reformlarının[3] ardından hızla modernleşmesi sonrası Çin’i savaşlarda mağlup etmesi ile başlamış ikinci dünya savaşında Japonya’nın Çin’İ işgali neticesinde en üst noktaya ulaşmıştır. Çin, Diao Yu adasının Japon sahipleri tarafından Japon Hükümetine satılması yoluyla kamulaştırılmasını toprak bütünlüğü ve egemenliğine bir saldırı olarak görmektedir. [4]
Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun Tepkisi:
Çin için 19. ve 20. yüzyılın en büyük tehdidi Japonya olmuştur. Özellikle 2. Dünya savaşı sırasında Japonya’nın Çini işgali ve bu işgal sırasında yaşananlar Çin Halkının büyük tepkisini çekmektedir ve Japonlarla yaşanmış olan mücadele Çinlilerin Japonlara bakışını büyük oranda etkilemektedir.[5] Japonya’ya karşı yaşanan 200 yıllık yenilgiler Çin Modernleşmesinin önemli itici güçlerinden birisi olarak da görülebilir. Japonya’ya karşı kaybedilen savaşlar Çinlileri derinden etkilemiştir.
Çin Halk Kurtuluş Ordusu Gazetesi (解放军报) 13 Eylül’de yayınlanan yazıda Japon Hükümetinin tarihi yanlış okuduğunu savunarak; Çin’in artık 19. ve 20. Yüzyıldaki Çin olmadığını hatırlatmakta, Japonya’ya karşı Çin’in artık güçsüz olmadığı ve en sert şekilde tepki gösterileceği savunulmaktadır. Çin’in bir karış toprağından bile vazgeçmeyeceğinin altı çizilmektedir.[6]
Sonuç Yerine: 
Söz konusu ada ve etrafında bulunan adacıkların kime ait oldukları sorunu yüzyıllara yayılan bir sorun olarak varlığını devam ettirmektedir. Japonya’nın adanın sahibi olan aileden satın alarak kamulaştırması krizin en önemli dönüm noktası olarak görülmelidir. Japonya bununla birlikte adalar etrafında ve üzerinde yasal haklarını koruyacağını ilan etmiştir. Çin de aynı şekilde bölgeye sahil güvenlik güçlerini ve donanmaya bağlı gemilerini yollamış Japonya’nın adaları kamulaştırmasına karşı Birleşmiş Milletlere adaların statüsü ile ilgili resmi başvuruda bulunmuştur.[7] Bölgede avlanma yasağının 15 Eylül 2012 tarihinde bitmesinin ardından Çinli balıkçıların tekneleri ile adanın bulunduğu bölgeye gideceği ve sayının geçmişten daha fazla olacağı öngörülmektedir. Japonya’nın bölgeye gidecek Çinli balıkçıları tutuklaması veya Çin ve Japon güçleri arasında bir çatışmanın meydana gelmesi muhtemeldir. Çin’in 30 yıllık dışa açılma ve reform politikasının neticesi olarak gücünü askeri alan da olmak üzere artırması başta Japonya ve diğer bölge ülkelerinin endişelerini artırmaktadır. Japonya’nın krizi tırmandırma eğilimi ve Çin’in geri adım atma şansının olmamasını beraberinde getirmektedir. İki taraf söz konusu ada üzerinden bir güç mücadelesine girmiştir. İki taraftan birinin hâlihazırda geri adım atması kendi kamuoylarının büyük baskısı altında olmaları nedeniyle uzak bir ihtimal olarak görülmelidir. Japonya’da devam eden ekonomik durgunluk ve Çin’de yaşanan ekonomik yavaşlama; diğer taraftan Çin’de yeni yönetimin işbaşına geçecek olması krizi derinleştirici unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Ada üzerinde hâkimiyet mücadelesinin sıcak bir çatışmaya dönüşme riski giderek artmaktadır.

 


[1] 2010 yılında ada’nın iki ülke arasında potansiyel bir kriz noktası olması ile ilgili analiz için bakınız:http://21yyte.org/tr/yazi5453-Cin_ve_Japonya_arasinda_Cin_Denizinde_Yeni_Gerilim_Asyanin_Kardak_Kayaliklari.html
[2]Ming hanedanı döneminde özellikle Çin’in doğusunu tehdit eden Wo Kou (倭寇) “Japon korsanları” Ming döneminin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. 16. Yüzyılda Portekizlilerden elde ettikleri ateşli silahlarla dönemin Çin ordusunu çaresiz bırakmışlardır. Bu dönemde yaşamış olan Zhao Shi Zhen’ın yazdığı Shen Qi Pu adlı eserde Ryu Kyu (琉球)’dan ve Japonlara karşı verilen mücadeleden bahsedilmektedir. Çin’e ulaşan Osmanlı Elçisi Duo Si Ma’dan Osmanlı Tüfeğinin üretimini öğrenen Zhao Shi Zhen, Japonlara karşı bu silahın kullanılabilmesi için imparatora bir rapor sunmuştur. Ayrıntılı bilgi için bakınız:Giray Fidan, Kanuni Devrinde Çin’de Osmanlı Tüfeği ve Osmanlılar, Yeditepe Yayınevi.  
[3] Japon modernleşmesi için bakınız: Selçuk Esenbel, “Japon Modernleşmesi ve Osmanlı, Japonya’nın Türk Dünyası ve İslam Politikaları”, İletişim Yayınları, 2012.
[4] Söz konusu ada sorununun bir benzeri Japonya ve Kore arasında da devam etmektedir. Bakınız: 李明杰,丘君, “韩国处理独岛争议措施对我国维护钓鱼岛主权的启示” (Kore’nin Du Dao meselesinde izlediğiyol ve Çin’in Diao Yu Dao’da egemenlik haklarını koruması için oluşturduğu örnek), 海洋开发与管理,10期, s. 58 – 61.
[5] Ayrıntılı bilgi için bakınız: Giray Fidan, “Çin Halk Cumhuriyeti Japonya İlişkileri: İşbirliği Yapan Devletler Düşman Halklar”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı 22, ss. 29-34.
Bu yazı 3822 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı