Hoşgeldiniz; Bugün 27 Mayıs 2018 Pazar
Çin Halk Cumhuriyeti|31 Ocak 2011 Pazartesi

Afrika Neden Kaynıyor?

Giray Fidan tarafından yazıldı.

Son yıllarda artan enerji ihtiyacı Çin’in Afrika’ya olan ilgisini artırdı. Afrika’da yaşanan son olayların nedenlerinden biri de Çin’in Bölgede artan etkinliğini dengeleme çabaları olabilir.

Afrika Neden Kaynıyor?

Son aylarda Sudan'da başlayan referandum ve ülkenin bölüneceğinin kesinleşmesinin ardından Tunus'ta yaşanan halk ayaklanması ve ardından Mısır'daki başlayan büyük çaplı olaylar ilk bakışta söz konusu ülkelerin halklarının yıllardır despot rejimler altına yaşamalarına ve yaşam şartlarının giderek ağırlaşmasının neden olduğu hareketler olarak değerlendirilmekte ve olayların doğal bir sürecin parçası olduğu dile getirilmektedir. Ancak, bu görüşler bir yönüyle gerçeği yansıtsa da yaşanan olayların değişen ya da değişmesine engel olunmak istenen bir güç mücadelesinin ayak sesleri olabilir. 10 yıllardır ayakta kalabilen bu tek parti ve tek adam diktatöryaları nasıl oldu da birkaç günde çökmeye başladı. Yaşananlar sadece bu ülkelerin halklarının demokrasi ve daha iyi yaşam isteklerinin bir dışa vurumu ve sosyal patlamalar silsilesi midir, yoksa var olan sorunlar kullanılarak bu hareketler yönlendirilmekte midir?

Çin Afrika İşbirliği

Çin son yıllarda artan üretim kapasitesi ve enerji ve ham maddeye olan ihtiyacının gün geçtikçe daha da artması nedeniyle son yıllarda Afrika ülkeleri ile çok daha yakın ilişkiler kurmaya başlamıştır. Çin, Batılı güçlerden farklı olarak bölgeden aldığı ham madde ve enerji karşılığında demir yolu, okul, sağlık gibi alt yapı yatırımlarını finanse etmekte ve firmaları aracılığyla da bu bölgelerde varlık göstermeye başlamaktadır.[1] Gerçekten de Afrika'nın her ülkesinde gözle görülür bir Çin varlığı gittikçe kendini daha çok hissettirmektedir. Çin, Afrika ülkelerinin birçoğunun diktatöryel yönetimleri ile de iyi ilişkiler kurabilmektedir. Zira Çin ülkelerin demokratik olmalarıyla ya da insan hakları ihlali yapıp yapmadıklarıyla ilgilenmemekte çıkarı olan ve işbirliği yapabileceği her ülke ile işbirlikleri yapmaktadır. Bu nedenle yükselen gücü ve büyük döviz rezervleri sayesinde Afrika'da bulunan yönetimlere krediler sunmakta ve bu ülkelerin en önemli partneri haline gelmekte ve söz konusu rejimlerin ne yaptığı ile de ilgilenmemektedir.[2]

Sonuç:

Çin son yıllarda ulaştığı büyük ekonomik güç ile birlikte yarattığı ekonomiyi besleyecek ham madde ve enerji kaynaklarını temin edebileceği bölgelere yönelmektedir. Ham madde ve enerji açısından dünyanın en zengin bölgesi durumunda olan Afrika Çin için hayati öneme sahip bir bölge haline gelmiştir. Bu nedenle Afrika üzerinden bir güç mücadelesi de kaçınılmaz hale gelmiş gibi gözükmektedir. Hali hazırda ABD başta olmak üzere Batılı güçlerin egemenliğinin devam ettiği Afrika'da Çin hızla etkinliği artırmaktadır.[3] Son günlerde yaşanan gelişmeler bölge halklarının demokrasi talepleri ve düşük yaşam standartalarına tepkilerinin yönlendirilmesi ile ortaya çıkan gelişmeler olabilir. Neredeyse yarım asırdır varlığını sürdürmekte olan yönetimlerin bir kaç gün içinde devrilmeye başlamasının arkasında sadece halk hareketlerini değil bölgede devam etmekte olan güç mücadelesini de göz önünde bulundurmak gerekmektedir. Güç paylaşımı sonlanana ve taşlar yerine oturana kadar sadece Afrika'da değil dünyanın birçok bölgesinde benzeri olaylar artarak devam edecektir.

 


 

[1] Stephen Marks, Pambazuka News (Pan-African voices for freedom and justice), "China in Africa: A new İmperialism?", http://www.pambazuka.org/en/category/features/32432. (Erişim 28 Ocak 2011).

[2] Howard French, New York Times, "China in Africa: All Trade and No Political Baggage".

[3] Princeton N Leyman, Council on Foreign Relations, "China's Rising Role in Africa" http://www.cfr.org/publication/8436/chinas_rising_role_in_africa.html. (Erişim 28 Ocak 2011).

 

Bu yazı 4080 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı