Hoşgeldiniz; Bugün 22 Temmuz 2018 Pazar
Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi|17 Şubat 2018 Cumartesi

Sorunlarını Çözme ve Çözülme Denkleminde Makedonya

Gözde Kılıç Yaşın tarafından yazıldı.

Makedonya- Yunanistan’la isim sorununu nihayet çözecek gibi duruyor. Makedonya diğer kemikleşmiş sorunlarını da çözmeye niyetli ama acaba aynı zamanda ülke-devlet-vatandaş bütünlüğü de çözülüyor mu? Zoran Zaev, Makedonya’ya neyi vaat ediyor?

Gözlerin Makedonya’da olacağı bir dönem başladı. Gerçi Balkanlarda herhangi bir noktadaki hareketlilik kaçınılmaz şekilde bütünü etkiliyor. Ancak bu kez hareketliliğin merkezi Üsküp olacak. Makedonya, Zoran Zaev iktidarı döneminde bir dizi donmuş sorununu çözecek gibi görünüyor; diğer taraftan her bir çözüm yeni bir sorun yaratacak. Şimdi dikkatler Yunanistan’la olan isim sorununda gelinen aşamaya yoğunlaşmış durumda. Ancak bu, bütünlüklü bir planlama ve projenin parçası.

Makedonya 2010’dan itibaren siyasi kriz içine sürüklenmişti. Özellikle 2014 genel seçim sonuçlarına itirazlar, parlamentoyu terk edip halkı sokak protestolarına çağırmalara dönüşmüş; telekulak krizi, [1]peyderpey basına verilen iktidarın rüşvet ve yolsuzluk kasetleri ortaya çıkmış ve ardından Mayıs 2015’de gerçekleşen Kumonova baskını[2] hükümeti kilitlemiş ve ülke siyaseti üç defa ertelenen erken seçimle vatandaşını artık boğmuştu. Seçimlerin gerçekleştirilmesi de siyasi krizi sona erdirmeye yetmemiş hükümetin kurulması için altı ay daha gerekmişti.[3] Nihayet 1 Haziran 2017’de seçimin ikinci partisi olan Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM), Zaev Başbakanlığında hükümeti kurabildi.[4] Bu süreçte AB –daha çok Almanya- ve NATO’nun Zaev’den yana tavır aldığını da not düşmek gerekir.

Zoran Zaev’in devraldığı en önemli iki sorun, her an canlanabilecek Makedon-Arnavut etnik gerilim ihtimali ve işsizlik ve yoksulluk gibi temel sorunlardır. Bölgenin en düşük asgari ücretinin 196 Euro[5] ile Makedonya’da olması, aşılması güç noktayı da gösteriyor. AB’nin Balkanlar’dan gelecek “ekonomi sebepli” göçmen ve sığınmacılara kesin olarak kapıları kapatması sorunların “ev içinde” çözülmesini de zorunlu kılıyor. İtalya’da Fransa devlet başkanı, İtalya ve Almanya başbakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda bir takım planlamalar zaten yapıldı ve karşılığında Batı Balkanlara yatırım sözü de verildi.[6]Aynı toplantının dış işleri bakanlarının bulunduğu daha geniş katılımlı süren kısmında AB genişlemesinin Rusya’nın bölgedeki, bilhassa da Sırbistan’daki askeri ve ekonomik, etkinliğinin artması sebebiyle gündemde kalması gerektiğine de vurgu yapıldı.[7] Makedonya Dışişleri Bakanı da katılımcılar arasındaydı… Zaev de reform açıklamalarını Rusya’nın Balkanlardaki girişimleri nedeniyle NATO ve AB üyeliğinin hayati bir mesele haline geldiği vurgusu ile tamamlıyor. Bu durumda Makedonya’daki süreç, Balkanlardaki tarihi paylaşım yarışıyla da ilgili duruyor.

Zaev, AB’ye karşı üstlendiği yükümlülükler dışında hukukun üstünlüğünü savunmak, devlet kurumlarını esir almış yolsuzluk, rüşvet, partizanlık sarmalını yok etmek sözü vererek iktidarı kazandı. Yapma sözünü verdiği tüm reformlar aslında bir yandan devlet-vatandaş ilişkisinin yani vatandaşın devlete güveninin yeniden tesisi anlamına geliyor. İşin en zor ancak en anlamlı kısmını da burası oluşturuyor. Tartışma yaratan kısmı ise açıkladığı ve Avro-Atlantik güçlerinin memnuniyetle karşıladığı 3-6-9 ismini verdiği reform planı oldu.[8] Plana göre ilk üç ayda Avrupa Komisyonu’nun verdiği şartlı müzakere tavsiyesini kaldırmasını sağlayacak reformları gerçekleştirmek, altı ayda ikinci reform paketini bitirerek AB Konseyi’nin Aralık’taki toplantısına kadar Makedonya’nın AB üyeliğindeki ciddiyetinin gösterilmesi ve dokuz ay içinde de üçünü reform paketini tamamlayarak Makedonya’ya müzakere tarihi verilmesi hakkında üye ülkelerin konuşmaya başlaması hedefleniyor. Planla aynı zamanda demokratik bir parlamento yapısı, kamu yönetiminde ve yargıda reformu sağlayarak devlet yapısının sağlamlaştırılması; medyada reform yapılması ve sivil sektörle işbirliğinin arttırılarak yönetimde şeffaflığın sağlanması amaçlanıyor. AGİT’in tavsiyeleriyle birlikte adil seçim şartlarının oluşturulması da hedefler arasında bulunuyor. Zaev, tüm bu reform sürecinin AB üyeliği kadar ülkenin NATO üyeliğini de kolaylaştıracağını açıkladı.

Çözüm mü Çözülme mi?

Uygulamada plan, dış politika bağlamında ve AB-NATO yolundaki ilerleyişle de bağlantılı olduğu için, ilk üç ayda Bulgaristan’la altı ay içinde Yunanistan’la ve dokuz aya kadar da Arnavutluk, Kosova ve Makedonya Arnavutlarıyla sorunları bitirme halini aldı. Belki gerçekten de Makedonya’nın en temel sorunlarının çözümü de dâhil olmak üzere bir adım ileri gidebilmesi ve varlığını sürdürme şansını arttırması açısından böylesi bir plan gerekliydi. Özellikle Yunanistan’ın blokajı, ülkenin Avro-Atlantik yapıyla bütünleşmesini engelliyor, bu da umutsuzluk- yoksulluk- işsizlik kısır döngüsünü besliyor. Öte yandan Arnavutlarla bazı sorunların çözülememesi de tüm sıkıntılara çarpan etkisi yapıyor. Ancak çözümün nasıl sağlanacağı da aynı şekilde önemli. Bir kesim bunun Makedonya’nın önce federalleşmesi ve sonra parçalanması karşılığında gerçekleşeceğini savunuyor.

Özellikle Zaev’in Kosova ziyareti nedeniyle sinirlerin iyice gerildiği Sırbistan’da 3-6-9 Planı; ilk üç ayda Makedonya tarih ve kültürünün Bulgarlara, altı ay içinde isminin Yunanlara, dokuz ay içinde de toprakların Arnavutlara kaptırılacağı şeklinde yorumlandı. Sırbistan Büyükelçiliği’nin de Zaev’e karşı çalıştığını not düşmek gerekir.  Makedonya parlamentosunda vekillerin dövüldüğü gece, Zaev’e saldıranlar arasında Üsküp'teki Sırp Elçiliğinin çalışanı olan Goran Zivaljeviç’in de olduğunun tespit edilmesi, düşündürücü değil mi? Sırbistan Dışişleri Bakanı Ivica Daciç’in Makedon parlamentosunda da bulunan diğer diplomatların ve diğer gizli servis üyelerinin neden sorgulanmadığını soran öfkeli çıkışı daha da ilginç, öyle değil mi? Meclise sızan yabancı istihbarat üyelerinin olağanlaşması bile dikkatlerin Makedonya’da tutulmasına yeter. Aslında Makedonya’nın Bulgaristan, Yunanistan ve Kosova-Arnavutluk’la ilişkilerinin ilerlemesi kaçınılmaz olarak Sırbistan’la ve dolayısıyla Rusya’yla ilişkilerin gerilmesi anlamına geliyor. Balkanlarda işin matematiği bu: Sırplarla arasına mesafe koyan Arnavutlarla yakınlaşır ya da tersi olur. 3-6-9 Planı’na dönersek Bulgaristan’la 1 Ağustos 2017’de imzalanan Dostluk, İyi Komşuluk ve İşbirliği Anlaşması, daha önce Makedon kültür ve tarihini oluşturduğu savunulan şarkıların, kahramanların, sembollerin ortak kültürün parçaları olarak tanımlandığı yorumuna sebep oldu. İçinde olduğumuz ikinci altı ayda ise Yunanistan’la “Yeni Makedonya” ismi üzerinde anlaşma sağlanmış görünüyor.

Zaev, katıldığı bir televizyon programında yaptığı “Anıtlar yapma, otoyollara, hava limanlara, spor salonlara ve stadyumlara tarihi isimler verilmesi dönemi sona erdi"[9]açıklaması, Yunanistan’ın yıllardır “toprak hırsıyla” tarih, kültür ve sembol hırsızlığı yapmakla suçladığı Makedonya ile ilişkilerini yeniden gözden geçirmesini sağlayacaktır. Zaev, üst, yeni veya kuzey gibi herhangi bir tanımın Makedonya ismi ile birlikte kullanımına hazır olduğunu açıkladı. Makedonya’nın değişime hazır bir tutum sergilemesi, gözlerin Yunanistan’a çevrilmesine neden olacaktır. 22 Ocak’ta Yunanistan’da gerçekleştirilen ve polisin verdiği bilgiye göre 100 bin kişinin[10] katıldığı protesto gösterisi, tıkanma işareti olabilir. Yunan halkı tıpkı Makedonya Arnavutları gibi belirlenecek ismin hiçbir şekilde Makedonya ibaresini barındırmamasını istiyor.[11] Ne var ki, BM arabuluculuğunda Üsküp ve Atina temsilcilerinin ile bir araya gelmesinden sonra Matthew Nimetz’in sunduğu rapora göre Yeni Makedonya Cumhuriyeti, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, Yukarı Makedonya Cumhuriyeti, Makedonya’nın Vardar Cumhuriyeti, Makedonya Cumhuriyeti (Üsküp) isimleri masada[12]. Nimetz’in açıklamasına göre “Hâlihazırda 100 ülke Makedonya ismini tanıdığı için”, “Makedonya” kelimesi ülke isminde yer alacak. Bu durumda eğer bir uzlaşı istiyorsa Yunan hükümeti de Makedonya ibaresinin kullanılmasını kabul etmek durumunda kalacaktır. Burada Yunanistan’ın finansörü olan Almanya’nın “söz geçirebilme kapasitesi” de test olacaktır. Makedonya ise bir referandum yoluyla son kararını verecek.

İsim konusunda yapılan kamuoyu yoklamaları Makedonların yüzde 58’inin “Yeni Makedonya” ismine karşı olduğunu gösteriyor. Bu kesim isim değişikliğini Yunanistan’a teslim olmak şeklinde değerlendiriyor. Sonucu Arnavut oylarının etkileyeceği düşünülüyor çünkü yüzde 98’i “içinde Makedonya kelimesi olmasına rağmen” yeni ismi benimsiyor. Ancak aynı kamuoyu yoklamaları, halkın en büyük problem olarak siyasi krizi, ikinci olarak işsizlik sorununu gördüğünü gösteriyor.[13] Bu sorunların çözümü AB ve NATO üyeliği ve dolayısıyla “isim sorunu” ile bağlantılı gösterildiği müddetçe ve Arnavut oylarının da etkisiyle isim değişikliğinin Makedonya açısından aşılabileceği anlaşılıyor. Şu sıralar ülkede isim değişikliğinin gerektiği yönünde algı çalışması basın ve konferanslar yoluyla sürdürülüyor. Bu tutum, sonuca ulaşma konusundaki kararlılığı gösteriyor.

Büyük Çerçevede Durum

Bugün gelinen noktada Rusya ve Sırbistan destekli VMRO-DMNE ve milliyetçi lideri Nikola Gruevski uzun süreli iktidarını, 2010’dan bu yana Almanya desteğini alan ve yönünü de AB ve NATO’ya çevirmiş olan Zoran Zaev ve partisi SDSM’ye kaptırmıştır. Bu yarış, seçilen vekillerin mazbatalarını almamaları ve hatta yabancı istihbarat servislerinin Zoran Zaev’e bazı önemli ses ve görüntü kayıtlarını sunması da dahil pek çok mücadele yöntemini içerdi. –Benzer bir süreç Kosova’da da yaşandı.- Makedonya yönetimindeki değişim, ilke, yaklaşım ve yöntem değişikliğini de getirdi. Bu, dış politikada da yeni bir duruş ortaya çıkardı. Yeni duruş, Sırbistan’ı (Rusya) küstürme pahasına Almanya eksenine girme değil daha çok Sırbistan’ı dışlayıp Almanya’ya yaklaşma olarak tanımlanabilir. Zaten son birkaç yıldır Balkanların genelinde Almanya’yı AB abası altında daha etkin ve karar verici pozisyonda görüyorduk. Şimdi AB elbisesinin sıyrılıp altından Almanya’nın görünmesine de alışmak gerekiyor. Gelişmeleri salt Rusya’nın bölgedeki etkisinin sınırlanması olarak değil aynı zamanda bazı Balkan ülkelerinin ABD Büyükelçiliklerinden yönetilmesinin gelenekselleşmesini kırma olarak da okumak gerekir.

Gelişmeleri Almanya-Rusya ittifakının ABD’yi bölgeden uzaklaştırma hamlesi olarak okuyanlar da var. Gerçekten de bazen çelişir görünen aktörlerin arka planda ortak planlarda buluştukları görülebiliyor. Ancak Merkel’in defalarca “Mesele sadece Ukrayna değil. Moldova, Gürcistan, Sırbistan ve Batı Balkan ülkelerinde de Rusya siyasi etkisini artırmanın çabası içerisinde” diyerek, buna izin vermeyeceklerini vurguladığını, “yıllık 80 milyar avroluk ticari hacme rağmen”  Rusya’nın eskiden etkili olduğu bölgelerde halen etkili olmaya devam etmesinden rahatsız olduğunu ilan ettiğini de hesaba katmak gerekir. Doğu Avrupa ve Balkanlarda Alman-Rus geriliminin tarihsel arka planı göz ardı edilemez. Bugün ABD’yi bölgeden uzaklaştırma ittifakı kurulmuş olsa bile Alman-Rus ortak yönetiminin söz konusu dahi olamayacağını, güçlü ekonomik ilişkilerin motivasyonunun da her iki ülkenin kendi milli çıkarları olduğuna göre Balkan paylaşımında da temel etkenin kendi çıkarları olduğunu ifade etmek gerekir.

Diğer taraftan ise Makedonya üzerinde aslında Helen oldukları, aslında Bulgar kökenli oldukları, aslında Sırp oldukları yönündeki tarihi tartışma varlığını koruyor ve milliyetçi Sırplardaki Makedonya’nın gidişatına dönük endişeler de bu iddialarla ilgili görülebilir. Tüm bu süreçle eş zamanlı yaşanan kilise sorunu da bu işin tuzu-biberi oldu. Makedonya’daki Sırp Kilisesi’ne bağlı Ortodoks Kilisesinin yanında son 20 yılda ortaya çıkan Makedon Ortodoks Kilisesi ve bu kilisenin Bulgar Ortodoks Kilisesi’yle birleşme çabası, Moskova Kilisesi’nin de buna izin vermesi aynı sürecin farklı bir boyutu gibi görünüyor. İster istemez akla Ukrayna geliyor. Kiliselerle birlikte Ortodoks Makedonların da bölünmesi ise tamamen ayrı bir konu. Öyle ki, bir noktadan sonra ülkeyi bir arada tutacak unsurun Arnavutlar olacağını düşünmeden edemiyoruz. Gerçekten de Makedonya bir çözülmenin eşiğinde mi yoksa kemikleşmiş sorunları arkasında bırakarak çok daha güçlü yeni bir doğuş yapması mümkün mü? Sorunun cevabı için gözler bu yıl Makedonya üzerinde olacak…

Makale ilk olarak "Madedonia: Between Resolving Its Problems and Dissolution" başlığıyla Diplomatic Observer Dergisi'nin 120. Sayısında (February 2018) yayınlanmıştır. 

[1] Politikacılar, dini liderler, gazeteciler ve hatta ülkedeki yabancı büyükelçilikler dâhil 20 bin kişinin telefonlarının Başbakan Nikola Gruevski’nin bilgisi dâhilinde yasa dışı dinlendiği ortaya çıktı.

[2] Gözde Kılıç Yaşın, Makedonya’da Kumonova Baskını Nedir, Ne Değildir?, 16 Mayıs 2015, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/balkanlar-ve-kibris-arastirmalari-merkezi/2015/05/16/8194/makedonyada-kumanova-baskini-nedir-ne-degildir

[3] Devlet Seçim Komisyonu (DIK) tarafından yapılan açıklamaya göre, 11 Aralık 2016’da gerçekleştirilen seçimde, VMRO-DPMNE oyların yüzde 38,09'unu (51 milletvekili), Makedonya Sosyal Demokratlar Birliği (SDSM) öncülüğündeki ittifak yüzde 36,67’sini (49 mv), Demokratik Bütünleşme Birliği (BDI) yüzde 7,29’unu (10 mv), BESA Hareketi yüzde 4,87’sini (5mv), Arnavutlar İçin İttifak yüzde 2,95’ini (3mv), Arnavut Demokratik Partisi (PDSH) yüzde 2,61’ini (2mv) aldı.

[4] Zoran Zaev hükümeti, Makedon partisi LSDM, Arnavut partileri BDİ ve Arnavut Birliği Partisi‘nin toplam 62 oyu ile (44 hayır ve 5 çekimser oy kullanıldı) 120 sandalyeli meclisten güvenoyu aldı.

[5] Minimum wages in Montenegro are lowest in former Yugoslavia, 22 January 2018, https://www.b92.net/eng/news/region.php?yyyy=2018&mm=01&dd=22&nav_id=103319

[6] Bu hamle özellikle sefalet ve yoksulluğun silah, uyuşturucu, insan kaçakçılığı ve terör tarafından kullanılmasının önlenmesi olarak tanımlandı. Bu da Balkan göçmenlerinin bu tür suçlarla bağlantılandırıldığını göstermektedir. Gentiloni, Merkel, Macron talk migration at Trieste Balkan summit, 13 July 2017, http://news.xinhuanet.com/english/2017-07/13/c_136439180.htm

[7] Italy warns EU must keep door open to Balkan members, 12 July 2017,

http://www.dailymail.co.uk/wires/ap/article-4689032/EU-seeks-assure-Balkans-summit-despite-problems.html

[8] Заев го презентираше планот „3 – 6 – 9“: Пакет брзи реформи за препорака и за преговори со ЕУ, Meta.MK, 5 јули, 2017, http://meta.mk/zaev-go-prezentirashe-planot-3-6-9-paket-brzi-reformi-za-preporaka-i-za-pregovori-so-eu/

[9] Macedonia and Greece appear close to settling 27-year dispute over name, 13 June 2017, The Guardian

[10] Organizatörler 400 bin göstericinin olduğunu söylüyor. More than 100,000 Greeks protest over word "Macedonia", 22 January 2018, https://www.b92.net/eng/news/region.php?yyyy=2018&mm=01&dd=22&nav_id=103313

[11] Yunanlar için sebep Makedonya’nın Yunanistan’a ait coğrafi bir bölge olması ve devlet ismi olarak kullanılmasının Yunanistan’dan toprak talebini gündeme getirebilecek olmasıdır. Arnavutlar ise Makedonya ismine, kendi milliyetlerini Makedon olarak belirlemiş topluluğa ait bir ülke izlenimi verdiği için karşı çıkıyor.

[12] Five proposals for Macedonia's new name – report, 19 January 2018, Tanjung

[13] https://www.ndi.org/sites/default/files/March%2717pollpowerpointapril20.pptx.pdf, Mart 2017; http://www.iri.org/sites/default/files/2017-5-5_macedonia_slides.pdfhttp://www.iri.org/sites/default/files/2017-9-18_macedonia_poll.pdf, Ağustos 2017

 

Bu yazı 1636 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı