Hoşgeldiniz; Bugün 24 Ekim 2017 Salı
Asya Pasifik Araştırmaları Merkezi|17 Mayıs 2017 Çarşamba

Çin ve Kuzey Kore Karşıtı Cepheden Pasifik’te Çok Uluslu Tatbikat

Gökhan Binzat tarafından yazıldı.

ABD, Japon, Birleşik Krallık ve Fransız amfibi birlikleri Pasifik Okyanusu’nda Guam ve Tinian adaları bölgesinde Fransız amfibi gemisi FS Mistral (L9013) ile çıkarma eğitimleri yapıyor. Tatbikat kapsamında Fransız amfibi gemisinde konuşlandırılmış Birleşik Krallığa ait helikopterler ile ABD deniz piyade birliklerinin karaya çıkarılması senaryosu deneniyor.

Geçtiğimiz hafta sonu başlayan ve bir hafta sürecek birleşik tatbikatın balistik füze denemeleri gerçekleştiren Kore Demokratik Cumhuriyeti (Kuzey Kore)’ne ve batık resifler üzerinde -- meydan, radar ve silah sistemleri olan-- yedi adet yapay ada inşa ederek Güney Çin Denizinde egemenlik iddiasında bulunan Çin Halk Cumhuriyeti’ne mevcut uluslararası düzenin korunacağı yönünde mesaj verilmesinin amaçlandığı belirtiliyor.[1]

Tatbikat bölge dışı iki aktör olan Fransa ve Birleşik Krallık askeri unsurlarının Çin ve Kuzey Kore’ye karşı birlikte hareket etmesi, Birleşik Krallığa ait helikopterlerin bir Fransız amfibi gemisi bünyesinde eğitimlere katılması bakımından sıra dışı görülmektedir.

Fransa ve Birleşik Krallığın Güney Çin Denizi’ne yönelik hassasiyeti Güney Çin Denizi’nin stratejik öneminden kaynaklanmakla birlikte, ilgili ülkelerin geçmişte bölgedeki varlığı Güney Çin Denizi’ndeki coğrafi formasyonlar üzerinde derin izler bırakmıştır.

Güney Çin Denizi’nin ilk haritaları İngilizler tarafından yapılmış, İngiliz hidrograf James Horsburgh Güney Çin Denizi’nin haritasını çıkarmak üzere Doğu Hindistan Şirketi (East India Company-EIC) tarafından 1795’te görevlendirilmişti.  Paracel ve Spratly adalarının mevkilerini kabul edilebilir doğrulukta gösteren ilk Güney Çin Denizi Haritası Horsburgh’un çalışmalarına dayanılarak Birleşik Krallık tarafından 1821’de yayınlandı. Bölgedeki ada, kayalık ve sığlıkların hemen hemen tamamı İngilizler tarafından isimlendirildi. Örneğin, Paracel Adaları bölgesinde bulunan Macclesfield Bankına ismi İngiliz Macclesfield gemisinin kaptanı John Harle tarafından 1701’de verildi. Scarborough Sığlığı adını 12 Eylül 1748’de sığlığa oturan İngiliz Scarborough gemisinden alıyor. Bugün coğrafi formasyonların Çince isimleri ya İngilizcesinden tercüme (Antelope – Líng Yang gb.) ya da harf çevirisidir (Spratly - Sibalatuo gb).[2]

Fransızların bölgedeki etkisi ise, 1859’da Saygon’un işgali ile başlayarak Tonkin ve Annam’ın 1885’te Fransız himayesine girmesi ve 1887’de Fransız himayesi Laos, Kamboçya, Tonkin ve Annam’ın Koşinçin sömürgesi ile birlikte Hindiçin birliğini oluşturması ile sürdü.[3] Güney Çin Denizi’ndeki adaların bazıları[4]  1930-1939 yılları arasında Fransa’nın egemenliği altına girdi. 1940’da Fransa’nın Hindiçin savaşında yenilmesi ile bölgenin egemenliği II. Dünya Savaşı sonuna kadar Japonya’nın eline geçti.[5] Yalta Konferansı öncesinde 1944’te bölgedeki adaların aidiyeti konusunda bir çalışma yapılmışsa da bir sonuca ulaşılamadı. [6]

Ayrıca Güney Çin Denizi’nin modern deniz hukukunun doğduğu tarihi sular olması bakımından önemi var.

Felemenk Doğu Hindistan Kumpanyası”nın (Vereenigde Oost-Indische Compagnie-VOC) 1602’de Amsterdam’da kuruldu ve baharat rotasında ticarete atıldı. Zamanla savaş yeteneğine sahip, para basabilen, anlaşmalar müzakere eden, koloniler kuran yarı resmi yetkilere sahip büyük bir şirkete dönüştü. Böylece Güneydoğu Asya’yı şekillendirmek üzere Portekiz ile Hollanda arasında bir mücadele başladı.

Hollandalı Amiral Jacob van Heemskerk komutasındaki deniz filosu Şubat 1603’te Portekiz’e ait Santa Catarina isimli gemiyi bugünkü Singapur’un Johor Nehri ağzında sıkıştırdı ve Santa Catarina yüküyle birlikte savaş ganimeti olarak satıldı. Portekiz geminin kargosunu geri isteyince “Felemenk Doğu Hindistan Şirketi”(VOC) 1604’te Santa Catarina’nın ele geçirilmesinin meşruiyetini savunmak üzere Hollandalı hukuk adamı Huig de Groot (Latince Hugo Grotius)’u görevlendirdi. Hugo Grotius Portekizlilerin Birleşik Felemenk Cumhuriyeti’nin ticari haklarından yoksun bıraktığını ileri sürerek gemiye el konulmasını savundu. Grotius’un Felemenklerin siyasi ve ticari haklarına ilişkin savunmaları İspanya ile barış görüşmeleri sürerken 1609’da – görüşmeleri etkilemek amacıyla-- “Mare Liberum” (Açık-Serbest Deniz) adıyla yayınlandı.

Bir süre sonra Hollandalı denizciler İskoçya ve İngiltere kıyılarında faaliyet göstermeye başlayınca Kral I. James İngiltere kıyılarında yabancıların balıkçılık yapmalarını yasakladı. Bu duruma Danimarka Kralı’nın da karşı çıkacağını, Kuzey Atlantik’in çatışma alanına dönüşebileceğini hesaba katarak hukukçu John Selden’i Hugo Grotius’un “Mare Liberum” savunmasını çürütmek üzere görevlendirdi. Sonuçta Selden’ın karşı argümanları “Mare Clausum” (Kapalı Deniz) adını verdiği çalışmasında toplandı. Selden Grotius’un “zararsız geçiş hakkını” kabul etmekle birlikte egemen devletlerin açık denizler dahil bazı deniz alanlarına girişi sınırlandırabileceklerini, uzun süre kullandıkları alanlar üzerinde egemenlik iddiasında bulunabileceklerini savunuyordu.

17. yüzyılın sonlarına doğru Avrupalı devletler bir ülkenin kendi kıyılarından açık denize doğru 3 deniz mili mesafeye kadar olan suları kontrol edebileceğini ifade eden “top menzili” kuralı üzerinde uzlaştılar. Birleşik Krallık 1707’de deniz gücü olduktan sonra çıkarları John Selden’in savunmasını terk ederek Hugo Grotius’un “Mare Liberum”una sarılmasını gerektirdi.

O günden bugüne küresel egemen devletler Hollanda, Birleşik Krallık ve ABD– denizlerin serbestliği ilkesini savundu ve, bu prensibe aykırı davranan devletlere karşı güç kullandılar.Modern deniz hukukunun doğduğu bu tarihi sularda Grotius ve Selden arasındaki “Serbest Deniz”, “Kapalı Deniz” tartışmasının bugün de sürdüğünü, Pekin’in John Selden’in “Mare Clausum”unu savunduğunu görüyoruz.[7]

Ancak bölgede son dönemde önemli gelişmeler yaşandı. Çin’in Güney Çin Denizi’ne ilişkin iddialarına son vermek üzere 2013’te Filipinler’deki Aquino Hükümeti ABD’nin baskısı ile tek taraflı olarak Uluslararası Adalet Mahkemesinde dava açtı. Bu arada Filipinler ve Çin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (BMDHS) imzacı devlet statüsünde bulunuyorlar. Sözleşme imzacı devletlere, egemenlik ihtilafı içermeyen deniz yetki alanları sorunlarında zorunlu yargı usulünü bir seçenek olarak sunuyor. Çin, 2006 yılında deniz sınırlandırmalarına ilişkin BMDHS’nin tanıdığı bu yetkiyi, zorunlu yargı yetkisinin dışında bıraktığını bildirmişti. Filipinler ise bu hakkı kullanarak tek taraflı olarak mahkemeye gitti. Çin davanın hiçbir aşamasına katılmadı ama La Haye’deki Uluslararası Adalet Divanı'na bağlı Sürekli Hakemlik Mahkemesi, 12 Temmuz 2016’de Güney Çin Denizi Davası'nı karara bağladı ve 478 sayfalık mahkeme kararı Çin’i Güney Çin Denizi'nde her açıdan haksız buldu.[8]

Davanın esas konu başlıkları Güney Çin Denizi'ndeki ilgili devletlerin haklarının dayanağı, bölgedeki ada, adacık, kayalık atol, resif ve diğer coğrafi formasyonların hukuki durumu ile Çin’in bölgedeki çeşitli faaliyetlerinin hukuki statüsünü ilgilendiriyordu. Ancak Sürekli Hakemlik Mahkemesinin kararı hukuki boyutundan çok siyasi yönü ile dikkat çekiyor. Zira küresel hukuk düzeni halen Avrupa-Atlantik merkezli paradigmanın gölgesinde kalmaya devam ediyor. Hukuk, bu yapının Çin’i çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kullanılıyor. Ancak kararın hukuki yönünü de Çin’in dikkate alması beklenmiyor.[9] Fransa ve Birleşik Krallık askeri unsurlarının bölgede gerçekleştirmekte oldukları birleşik askeri tatbikat bu bakımdan önem arz ediyor. 

Kuzey Kore’nin durumuna gelince geçtiğimiz Nisan 2017 ayında yine bu sitede yayımlanan ABD’nin Kuzey Kore’ye Olası Müdahalesinin Sonuçları başlıklı yazıda Kore Yarımadası’nda 27 Temmuz 1953’te imzalanmış olan ateşkes anlaşmasından buyana bir barış anlaşmasının imzalanmadığını, Birleşmiş Milletler (BM)’in 7 Temmuz 1950 tarihli 84 sayılı kararı ile Kore Cumhuriyetine yardım etmek üzere oluşturulan BM Komutanlığının pratikte kontrolünün BM’de değil, ABD’nde olduğunu, Kuzey Kore ile ABD’nin teknik olarak zaten savaş halinde bulunduğunu belirtmiştim.  ABD’nin Kuzey Kore’ye büyük çaplı bir kuvvet ile karadan tek başına müdahalesini ihtimal dahilinde görmemekle birlikte olası bir çatışmanın Türkiye’ye yansımalarının olacağını değerlendiriyorum.

ABD Kore’ye asker gönderirken Başkan Truman Kongrenin onayını almamış Kore’deki savaşın bir polis faaliyeti olduğunu öne sürmüştü ki o dönemde Kore’de oluşturulacak askeri kuvvete “uluslararası polis kuvveti” deniliyordu.[10]  Türk Tugayının Kore’ye gönderilmesinde de TBMM’nin onayı alınmadı. [11]

Türkiye ABD komutasındaki BM Komutanlığında ilk üçü savaşa aktif olarak katılan altı tugay ile temsil edilmişti. Savaşın ardından 4, 5 ve 6. Türk Tugayları Seul’un kuzeyinde görev yaptılar. Tugay makamı 1960’ta Bölük seviyesine, 1966’da Kore Şeref Mangası seviyesine indirildi.[12]

Halen varlığını sürdüren BM Komutanlığının (geri) karargâhı Japonya’daki Yokota Hava Üssü’nde bulunuyor. Karargâh BM Kuvvetine akredite sekiz ülkenin -- Avustralya, Birleşik Krallık, Filipinler, Fransa, Kanada, Tayland, Türkiye ve Yeni Zelanda’nın -- askeri personelinden oluşuyor.[13]

Bu bakımdan barış yapılmamış yarımadada oluşacak bir kıvılcımın Türkiye’nin BM Komutanlığına katkısını tekrar gündeme taşıyacağını değerlendiriyorum.  



[1] Daley, H. ve McAvoy, A., (2017, 12 Mayıs), 4-Nation drills postponed after craft runs aground on Guam, Associated Press, erişim: Mayıs 2017, https://www.apnews.com/58b31aa61b7d4c0bab2a6f786693baa7/4-nation-drills-postponed-after-craft-runs-aground-on-Guam

[2] Hayton, Bill (2014), The South China Sea, (New Haven ve Londra : Yale University Press).

[3] Indochina (b.t.), Encyclopaedia Britannica, erişim:Mayıs 2017, https://www.britannica.com/place/Indochina

[4] 13 Nisan 1930’da Fransız savaş gemisi FS Malicieuse’nin bölgedeki adaları Japonların ele geçirdiği söylentileri üzerine Fransa’nın Koşinçin valisi tarafından Spratly Adaları bölgesine gönderilmişti. Fransa bazı adaları ilhak etmiş ancak  ilan etmemişti. Birleşik Krallığın Fransız devletine sorusu üzerine 26 Temmuz 1933’de Spratly Adaları ile beş diğer ada ve kayalığın (Amboyna, Itu Aba, Lex Deux Iles, Loaita ve Thitu) ilhakını duyurdu.

[5] Spratly Islands (b.t.), Encyclopaedia Britannica, erişim:Mayıs 2017, https://www.britannica.com/place/Spratly-Islands

[6] Hayton, B. (2015, 13 Ağustos), Calm and Storm:The South China Sea After The Second World War, Asia Maritime Transparency Initiative, erişim: Mayıs 2017, https://amti.csis.org/calm-and-storm-the-south-china-sea-after-the-second-world-war/

[7] Hayton, Bill (2014), The South China Sea, (New Haven ve Londra : Yale University Press).

[8] Gürdeniz, C., (2016, 9 Ekim), Sürekli Hakemlik Mahkemesinin Güney Çin Denizi Kararı, Aydınlık, erişim: Aralık 2016, https://www.aydinlik.com.tr/surekli-hakemlik-mahkemesinin-guney-cin-denizi-karari

[9] A.g.e.

[10] Hauben, R., (2013, 21 Eylül), The Role of the UN in the Unending Korean War.”United Nations Command” as Camouflage, Global Research, erişim: Mayıs 2017, http://www.globalresearch.ca/the-role-of-the-un-in-the-unending-korean-war-united-nations-command-as-camouflage/5350876

[11] ALPER, Soner, ARAP Erdal ve DEĞİRMENCİOĞLU Burcu, Kore Savaşı, Ankara Barosu Hukuk Gündemi Dergisi, S:76 (2014/1), ,s.74-83

[12] Topaloğlu, B. (2011), Kore’deki Türk Tugayı, DHO Pusula Dergisi, erişim: Mayıs 2017, https://www.dho.edu.tr/sayfalar/00_Anasayfa/11_Pusula/71/korede-turk-tugayi.html

[13] Yasuo, O., (2016, 1 Ocak), The United Nations (UN) Command  (Rear) Change of Command, United States Forces Korea, erişim: Mayıs 2017, http://www.usfk.mil/Media/News/Article/647052/the-united-nations-command-rear-change-of-command/

Bu yazı 1454 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı