Hoşgeldiniz; Bugün 23 Ağustos 2017 Çarşamba
Asya Pasifik Araştırmaları Merkezi|04 Aralık 2015 Cuma

Çin ve Hindistan: İran Nükleer Antlaşması'nın Kazananları

Ersin Dedekoca tarafından yazıldı.

Amerikan Başkanı George W.Bush tarafından 2002’de “şeytan ekseni ülkelerden biri” olarak duyurulan İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi  ile Almanya’nın katıldığı (5+1) arasında 12 yıldır süren “bıktırıcı” görüşmeler nihayet sonuçlandı. Çalışmanın amacı, ekonomik ve siyasi gücünü arttırabilmek için kendisini global düzene eklemlemeyi amaçlayan İran ile, altı dünyanın güçlü devleti arasında bağıtlanan anlaşmanın, İran’la yakın, potansiyeli kapsamlı ve etkin ilişkilere sahip olan Çin ve Hindistan kırılımlarında beklenen etkileri ve sonuçlarını irdelemek; mevcut jeo-ekonomik/politik dengelerde olası tesirleri konusunda çıkarımlar elde etmektedir.

 

Kişi başı geliri (5.290 Amerikan Doları),  BRIC üyesi Brezilya ve G.Afrika’nın üzerinde olan İran,[1]sahip olduğu “eğitimli” tüketici pazarı, küçük ve orta boyutlu işletmeleri ve mevcut teknik altyapısı ile tüketim mallarından, yatırım ve finans hizmetlerine kadar, çevre ülkeleri ve gelişmiş ekonomiler için önemli boyutta fırsatlar sunmaktadır.

157.8 milyar varil ile dünyanın dördüncü büyük ham petrol rezervlerine sahip olan İran’ın anılan rezervi, Çin’in 40 yıllık gereksinimine eşdeğerdir. Diğer yandan, kanıtlanmış 34 triyon m3 doğalgaz rezervleri ile de Rusya’dan sonra dünyada ikinci sıradadır.[2]

2002’de Amerikan Başkanı George W.Bush tarafından “şeytan ekseni ülkelerden biri” olarak duyurulan İran ile BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin) ile Almanya’nın katıldığı (5+1) arasında 12 yıldır süren “bıktırıcı” görüşmeler nihayet Temmuz ortasında sonuçlandı. Taraflar arasında 14 Temmuz’da Viyana’da “Ortak Kapsamlı Eylem Plânı (Joint Comprehensive Plan of Action)” imzalandı. Anılan “nükleer anlaşma (anlaşma)”nın bölgesel ve küresel “ekonomi-politik”; “hidrokarbon-jeopolitiği” etkileri olacağı açıktır.

NÜKLEER ANLAŞMAYA KISACA BAKIŞ

İlk nükleer santralini Ruslar’ın yardımıyla kuran İran’ın, (5+1) ile yaptığı görüşmeler 2006 yılında başlamıştı. 2010 yılına değin BM’ce yürürlüğe konan dört, bunun yanında AB, Japonya, ABD ve G.Kore’nin özel “yaptırımlar”ına muhatap olan İran için en zorlayıcı yaptırım, AB’nin 2012’de, İran petrolleri için getirdiği ambargo olmuştur.[3]

10 yıllık süre içinde çeşitli kesintilere karşın sonuçlandırılan anlaşmanın en önemli amacı, ekonomik yaptırımlara karşı ekonomisini rahatlatmanın karşılığı olarak,  İran’ın “nükleer silah” üretmesi ihtimalini ortadan kaldırmaktı.[4] Keza anlaşmayı, global ilişkileri hukuk kurallarına uygun, mantıklı, düzen içinde ve etik bir düzen içinde gören “klâsik çok taraflı idealizm” in bir örneği olarak değerlendiren görüşler de bulunmaktadır.[5]

Anlaşma ile Tahran, 15 yıl “yüksek zenginleştirilmiş uranyum” üretmemeyi (mevcut stokları ‘3,67 saflık’ ile sınırlamayı); 10 yıl “gelişmiş santrifüjler” kullanmamayı; 15 yıl “ağır su reaktörü” inşa etmemeyi; “nükleer silah elde etmeye” yönelik aşamalara erişmemeyi ve yeni nükleer tesis yapmamayı taahhüt etmektedir.[6] Bu taahhütlerine karşılık olarak da, İran’a uygulanan yaptırımlar bir plân içinde kaldırılmaktadır. Aslında anılan anlaşma, İran’ın “nükleer yeteneği” ni değil, sadece bu yeteneği “silahlanma” amacıyla kullanmasını kısıtlamaktadır.

 

NÜKLEER ANLAŞMANIN İRAN ODAKLI ETKİLERİ

Anlaşmanın en önemli etki içeriği Ortadoğu’nu “güvenlik” ve “denge” başlığında olmakla birlikte, sonuçları itibariyle çok daha geniş jeopolitik ve jeoekonomik çevrede hissedilebilecektir. Söz konusu anlaşmayı, global stratejik fotoğrafta ve Ortadoğu ekonomi ve politik dengesi içinde, etkileri yıllarca sürecek “köşe taşı (landmark)/dönüm noktası (watershed)” olarak nitelendiren değerlendirmeler de bulunmaktadır.[7] Bu bağlamda Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, uzun zamandır Rusya ve Amerika arasında çekişme konusu olan ve Doğu Avrupa’da konuşlanmış bulunana “NATO füze savunma sistemleri”nin,  İran’ın nükleer silah projesinin durdurulmasından sonra artık gereksiz olacağı yolunda açıklaması bulunmaktaydı.[8]

Uzmanların görüşlerine göre, ABD, AB ve BM’nin kalkacak olan “sıkı” uluslararası yaptırımlarının etkisiyle İran’ın 420 mia.$’lık ekonomisinin yıllık büyüme hızı yüzde 7’den 8’e yükselebilecektir. Bilindiği gibi, İran’ın ambargo ve yaptırımlarla kuşatılmış ekonomisi, son yaptırımlardan bu yana yüzde 20 küçülmüş, enflasyon fırlamış, işsizlik artmış ve ulusal para (Riyal) 1011 yılından bu yana $ karşısında üçte iki oranında değer yitirmişti. İç piyasada bazı malların temin zorluğu yaşanmakta, bankacılık sistemine getirilen kısıtlamalar nedeniyle para transferleri normal yollardan yapılamıyordu.[9] Anılan “büyüme” öngörüsünde, petrol satışlarındaki artış dışında diğer önemli pay, halen yüzde 60-70 kapasite ile çalışan sanayinin tam kapasiteye çıkacağı beklentisine aittir.  Bankacılık konusundaki ambargonun kalkması ile, İran’ın yurt dışında “dondurulmuş” yaklaşık 100 mia.$ tutarındaki varlıklarının (bunun ilk etapta 26 mia.$’ının kullanılabilir olduğu açıklanmıştır[10]) sisteme, ülkeye dönmesi olası hale gelmektedir.[11]

Yukarıdaki ekonomik konular dışında, anılan anlaşma ile ilgili olarak İran’ın olası kazanımlarını da aşağıdaki başlıklarda toplayabiliriz:

- Ülkesini terk edip, genellikle OECD ülkelerinde çalışan ve eğitimli işgücünün yaklaşık yüzde 25’ini temsil eden İranlıların (dünya rekoru olan bu oranın parasal karşılığı 50 mia.$ olarak hesaplanmaktadır) tekrar ülkeye geri dönmesi.[12]

- Petrol piyasasına geri dönüş: İran’ın, anlaşma koşullarını yerine getirmesinden olabildiğince kısa bir süre sonra (halihazırda 30 milyon varil stoku da dikkate alınırsa) “ambargo öncesi” petrol dış satım seviyesine ulaşması beklenmekte.[13] Dünyanın dördüncü büyük ham petrol rezervlerine sahip olan İran’ın şimdilerdeki günlük üretimi 2.8 milyon varil olup, ambargonun kalkması ile bu rakama 600-800 bin varil (global üretimin yüzde 4’ü) ilâve olması.[14]

- Günümüzde doğalgaz ihracatçısı olmamakla birlikte, 2020’de 215 ve 2020’da 260 milyar m3 doğal üretimiyle, doğalgaz ithalâtının yüzde 25’ini Rusya’dan yapan Avrupa için alternatif olması.[15]

İran’ın güneyinde Umman Denizi kıyısındaki Chabahar Limanı’na yönelik 8 mia.$ Hint yatırımları; uzun zamandır süren İran’dan Pakistan’a doğalgaz boru hattı inşaatının (Barış Boru Hattı) hızlandırılarak,  hayata geçmesi[16]; Avrupa’nın Rus doğalgazına olan bağımlılığını azaltacak İran gazının Avrupa’ya taşınması için uygun koşullar, anlaşmanın ilk anda akla gelebilecek diğer ekonomi ağırlıklı sonuçları olarak durmaktadır.[17]

Anlaşmanın, İran’ın yanında diğer ülke ve iş gruplarına beklenen diğer etkilerini de aşağıdaki başlıklarda özetleyebiliriz:

- Çin, G.Kore, Japonya, Hindistan, Türkiye ve Tayvan’ın toplamda günlük 1.1 milyon varil olan Iran ham petrol alımlarının artarak sürmesi.

- İran’ın yeniden ve serbestçe pazara girmesi ile, İran’a yönelik ambargo ile Asya pazarında doğan boşluğu kapatan Suudi Arabistan ve Kuveyt’in; Avrupa pazarındaki önceki yerini alan Rusya, Suudi Arabistan ve Irak’ın olumsuz etkilenmesi.

- Büyük petrol ihracatçısı ülkelerin, İran’ın ilâve üretimiyle daha da düşmesi olası petrol fiyatlarıyla, gelirlerinde azalma. Tahran, petrol dış satımını  iki kata çıkarmayı plânladığını duyurmuş bulunmaktadır.[18]

- Yabancı ilgisinin artması: 78.5 milyon nüfusunun (Mısır’dan sonra Ortadoğu’nun en kalabalık ülkesi) kazandırdığı “tüketici pazarı” olma özelliği, yabancıların ilgisini en yoğun çeken özellik olmaktadır. Çevre ülkelerden Türkiye, BAE ve Umman, yapacakları yatırımlarla en kazançlı çıkacak ülkeler olarak durmaktadır. Keza, enerji üretim tesislerinin yenilenmesi için 200 mia.$ yatırım gereksinimi olan ülkeye, Batı firmalarının yaklaşık 100 mia .tutarındaki yatırım süreçleri devam etmektedir. Sağlık, uçakların yenilenmesi (10 yıllık süreç içinde 400 uçak için 20 mia.$ programlanmaktadır) konuları, yabancı ilgine açık diğer yatırım sahalarıdır. Bunların yanında Çinli, Rus ve Fransız firmaları çeşitli konularda öne çıkmaktadır.[19]İranlı yetkililer, ülkenin 2020 yılına kadar 50 civarında büyük petrol ve doğalgaz projesine toplamda 185 mia.$ yatırım çekmeyi hedeflediklerini dile getiriyorlar.[20]

- Bölgesel gerginlikler: Bilindiği gibi İran, Irak ve sonrasında Suriye, Yemen üzerindeki etkinlik bağlamında Suudi Arabistan ile çekişme içindedir. Suudi Arabistan’ın 2014 yılında 80 mia.$’a ulaşmış olan savunma harcamaları, İran’ın 15 mia.$’ının yanında çok ezici kalmaktadır.[21]Söz konusu gerçek, zamanla rahatlayacak ekonomisine koşut olarak, Tahran’ın savunma harcamalarında hızlı artış olacağı (ambargo altında bile Hizbullah örgütü ve Esat rejimine önemli boyutta desteğini sürdürmüştür) çıkarımına ulaştırmaktadır. Bu olgu da, İran’ın, IŞİD’e karşı savaşan Irak’taki Şii gruplarına desteğini arttırması yoluyla, ABD’nin “dolaylı” çıkarını sağlayacaktır.[22]

- Hâlihazırda “gözlemci” statüsüyle üye olduğu Şangay İşbirliği Örgütü (SCO)’ne, Hindistan ve Pakistan’a için yapıldığı gibi, aslî üye olarak kabulü ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’ne üyelik sürecinin başlaması.

ÇİN’İN ANLAŞMADAN KAZANIMLARI

İran nükleer anlaşmasının en büyük kazananlarından biri ve ilk sıradaki ülke Çin olarak görülmektedir.[23]İki ülke arasında, tarihsel ilişkilerin yanında, yakın askeri ilişki olduğu gibi; Çin, İran’ın en önemli petrol alıcısı (Batı’nın ambargo kararı sonrasında alımlarını daha da arttırmıştır) konumundadır. Askeri bağlamda, iki ülke arasındaki ilişkiler özellikle, deniz kuvvetleri ağırlıklı olmuştur. Bu ilişkide Çin’in gözettiği fayda, Körfez’de İran’ın askeri  kapasitesini güçlendirmek ve bu yolla, Doğu Asya dışında da  varlık ve gücünü arttırmak olarak değerlendirilmektedir.[24]

Rusya ve Çin’in, İran’ın nükleer programını, kendi bölgesel politikaları için önemli bir  “asimetrik vasıta” olarak kullandıkları görülmektedir.İki devlet 1979’dan itibaren, İran’ın “nükleer silah edinme” çabalarına destek vererek “bağımlılık” sağlamışlar; bu bağımlılığı, gerektiğinde ABD ve Batı’ya karşı koz olarak kullanmışlar; İran’ın kendi yörüngelerinden çıkmamasını garanti altına almaya çalışmışlardır. Rusya ve Çin, BM yaptırım kararlarına destek verirken, İran’ın nükleer silah edinmesini engelleyerek, bağımlılığın devamını amaçlamışlardır. Ancak Çin açısından, İran’ın özellikle petrol ihracatına uygulanan ambargonun kaldırılmasının önemli olduğu ve nükleer görüşmeleri de bu görüşle desteklendiği bilinmektedir.[25]

Çin, İran’ın birinci sıradaki ticari ortağıdır (İran’ın toplam ihracatının yüzde 35’i, ithalatının ise yüzde 21’i Çin ile yapılmaktadır).[26]İki taraf da, ikili ticaret hacmini, 2024 yılına kadar 160 mia.$ daha arttırmayı hedeflemektedir.[27] Tahran’ın Çin tarafına, önümüzdeki 20 yılda vereceği “petrol sahalarına giriş izni” nin temsil ettiği tahmini değerin  1 mia.$ olduğu belirtilmektedir.[28] İran’ın ham petrolünün yeniden ve giderek artan tutarda piyasaya girmesi, Çin’in en büyük ham petrol sağlayıcısı Suudi Arabistan ve aynı pazarda payı giderek artan Rusya’yı zorlayacak ve bu rekabetin fiyatlara yansımasından Pekin tarafı kârlı çıkacaktır.     

Bilindiği gibi Çin’in İpek Yolu projesi (One Belt,One Road), Avrasya ve Ortadoğu’ya, milyarlarca dolar alt yapı yatırımları içermekte olup, ambargo ve yaptırım bağlarından aşamalı olarak kurtulacak İran tarafı da bu girişimden payını alacaktır. Bunun sonucunda da Pekin, ABD’nin Ortadoğu’daki etkisini azaltmak için bir fırsat yaratılacağını düşünmektedir.[29]

Hindistan ve Nükleer Anlaşma Sonrası

Aylar öncesinde bu günler için İran ile olan ilişkilerini “en yüksek” seviye için yeniden düzenleyen net petrol ithalâtçısı Hindistan’a, anılan anlaşma ile “ekonomik ve stratejik” fırsatlar doğmaktadır. İhtiyacı olan petrolün ve doğalgazın sırasıyla yüzde 80 ve 50’sini dış alım yoluyla karşılayan Hindistan için, her 1$’lık ham petrol fiyat düşüşünün ithalât maliyetlerine getirdiği 1 mia.$ azalış, konunun önemini ortaya koymaktadır.[30]

Hindistan’ın, birkaç yıl önce ham petrol dışalımının yüzde 17’sini temin ettiği (ikinci büyük tedarikçi) İran’ın payı ve sırası günümüzde, uygulanan ambargo nedeniyle sırasıyla yüzde 6 ve yedinci sıraya düşmüştür.[31] Yeni Delhi, anlaşma sonrası İran’dan yapacağı petrol alımını arttıracağını, öte yandan da, anılan ülkenin yeniden dünya enerji piyasasına girmesiyle gerileyecek petrol fiyatlarından, kısa ve orta vadede doğrudan ve dolaylı olarak kârlı çıkacağını düşünmektedir. Diğer yandan, geçmişte İran’da aktif olan Hintli petrol ve doğalgaz şirketlerinin tekrar İran’a dönebileceği; günümüzde 3.3 mia.$ olan Hindistan’ın İran’a olan dış satımının artacağı da düşünülmektedir.[32]Hindistan’ın İran üzerinden bir diğer beklentisi de, Hint kökenli petrol şirketi olan ONGC’ın 2008 yılında İran’da bulduğu 12.8 feet3’lük doğalgaz rezervlerinin geliştirilip-işletilmesi beklentisidir.[33]

Afganistan ve Orta Asya’ya Pakistan üzerinden ulaşmak Yeni Delhi’ye “olabilir bir ulaşım seçeneği” olarak durmadığından, bu konuda İran potansiyeli değerlendirilmek istenmektedir. Daha önce de değindiğimiz, İran’ın güneyinde Umman Denizi kıyısındaki Chabahar İran (derin-deniz) Limanı’nın yenileme çalışmalarına Hint yatırımı sürmekte olup, 2016 yıl sonunda limanın devreye girmesi plânlanmaktadır. Chabahar’ın stratejik lokasyonu sadece Hindistan, İran ve Afganistan arasında değil, ilâveten Orta Asya ve Avrupa’nın, Uluslararası Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru (INSTC) yoluyla bağlanmasını sağlayacaktır.( Kızıl Deniz-Süveyş Kanalı-Akdeniz rotasına göre yüzde 40 daha kısa ve yüzde 30 daha ucuz olarak)[34]

Jeopolitik boyutta gözlenen bir diğer olgu da, Afganistan’da Taliban’ın etkinliğini “sınırlandırmaya” yönelik, iki ülkenin müşterek ilgi ve çıkarlarıdır. Petrol ithalâtı, ülkesinde yaşayan Sünni ve Şii nüfus ve Körfez ülkelerinde çalışan Hintliler’in ülkeye yaptıkları döviz havaleleri nedeniyle Körfez ülkeleri ile ilişkiler, Hindistan açısından önemlidir. Yeni Delhi’nin ABD, Körfez İşbirliği Konseyi üye ülkeleri ve İsrail ile olan ilişkilerinin İran’dan daha geniş ve derin olması, Hindistan’a “denge unsuru” konumu sağlamaktadır. Nükleer anlaşmanın bu bağlamdaki bir diğer sonucu da,  Amerika ve İran’ın İŞİD mücadelesinde daha büyük kapılar açma potansiyeli olarak görülmektedir.[35]

 

SONUÇ

2012 yılında yoğunlaşan şekilde, nükleer silah üretimine yönelik tesis ve çalışmaları nedeniyle BM, ABD ve AB’nin çeşitli yaptırımlarına maruz kalan İran ekonomisi yaklaşık yüzde 20 oranında küçülmüştü. Bunun sonucunda ülkede mal kıtlığı, refah düşüşü, yüksek enflasyon ve işsizlik rahatsız edici boyutlara yükseldi ve bankacılık sistemine getirilen kısıtlama ile de, uluslararası sistemden izolasyonu söz konusu olmaya başladı. İlâveten, bölgesel bazda üstlendiği bazı yükümlülükleri nedeniyle (Hizbullah, Suriye, Irak gibi) savunma harcamalarında kısıntı yapamaması da bir diğer ekonomik zayıflıktı.

Diğer yandan, sahip olduğu bilinçli tüketici pazarı; eğitimli işgücü, teknoloji ve alt yapısı; bölgesel ve diaspora yoluyla uluslararası nüfuzu; sahip olduğu hidrokarbon enerji kaynakları; ulaşım olanakları; bölge ve çevre ülkelerle olan tarihsel bağları da, anılan ülkenin güçlü tarafları olarak belirmekteydi. 10 yıldır (5+1) ülkeleriyle süren “nükleer görüşmelerin” sonuçlanıp, 14 Temmuz’da imzalanması ile, nükleer silah geliştirme konusunda getirilen sıkı sınırlamayı çalışmamızın dışında tuttuğumuzda, İran’ın ekonomik sıkıntılarının üstesinden geleceği ve sahip olduğu “mukayeseli üstünlükleri” yaşama dönüştürerek, bölgesel bir etkin güç olacağı gibi; uluslararası saygınlığını da arttıracağını düşünmekteyiz.

Anlaşmanın getireceği yeni düzenden kazançlı çıkması olası ülkeleri İran, Çin, Hindistan, ABD ve bu ölçüde olmasa da, Rusya olarak sıralayabiliriz. Tahran’ın dışında, bölgesel ve global ekonomi ve politik ilişkilerde önemli bir kilometre taşı olan anlaşmanın sağladığı yeni ortamdan en kazançlı çıkacak ülkelerin başında Çin gelmektedir. Söz konusu ülkenin ekonomik boyutta İran’ın birinci ortağı ve petrol alıcısı olması, iki ülke arasındaki yakın askeri ilişkiler, Çin firmaları için potansiyel fırsatlar, ilişkinin bölgedeki ABD nüfuzunu dengeleyeceğinin beklenmesi, anılan “kazan-kazan” nitelikli ilişkinin dayanakları olarak durmaktadır.

Yeni ortamdan önemli ölçüde yararlanacak ülkelerden biri de Hindistan olarak ortaya çıkmaktadır. İran’ın yeniden enerji pazarına girmesiyle oluşacak yeni petrol fiyatlarının getireceği tasarruf, İran’ın Chabahar Limanı’ndaki Hint yatırımları ve bu oluşumun Orta Asya, Afganistan, Hindistan ve İran bağlantısının yanında, INSTC koridoruna bağlanacak olması (zaman ve maliyet tasarrufu), İran’daki yenileme ve genişleme yatırımlarından Hintli firmaların alacağı pay, Körfez’deki Şii - Sünni nüfus;  ABD ve İsrail ile ilişkiler; İŞİD ile yapılan mücadele konularında iki ülkenin yakın işbirliğinin taraflara getireceği yararlar, kısa ve orta dönem için Hindistan’ın sağlayacağı kazançlar olarak görülmektedir.


[1]“GDP per capita (current US$)”, The World Bank, Data, http://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.CD/countries/IR?display=graph(8.08.2015)

[2]US.Energy Information Administration (EIA), http://www.eia.gov/beta/international/country.cfm?iso=IRN(8.08.2015)

[3]“Iran country profile-0verview”, BBC News, http://www.bbc.com/news/world-middle-east-14541327(8.08.2015)

[4]Laurence Norman ve Jay Solomon,“Iran,World Powers Reach Nuclear Deal”,WSJ, 14.07.2015, http://www.wsj.com/articles/iran-world-powers-reach-nuclear-deal-1436861667(9.08.2015)

[6]Sina Kısacık, “İran’la Nükleer Anlaşma Büyük Uzlaşının İlk Adımı mı?”, UPA, 5.08.2015, http://politikaakademisi.org/iranla-nukleer-anlasma-buyuk-uzlasinin-ilk-adimi-mi/(9.08.2015); Richard N.Haass, “Living with the Iran Nuclear Deal”, Project Syndicate, 14.07.2015, http://www.project-syndicate.org/commentary/iran-nuclear-deal-problems-by-richard-n--haass-2015-07(9.08.2015); Nurşen Ateşoğlu Güney, “Iranian Nuclear Deal and its Aftermath”, Bilgesam, 5.08.2015, http://www.bigesam.org/en/incele/2144/-iranian-nuclear-deal-and-its-afterwath/#.Vc9Hufntmkq(15.08.2015)

[7]Eric Draitser, “The Geopolitics and Economics of the Iran Nuclear Deal”, New Eastern Outlook, 21.07.2015,

http://journal-neo.org/2015/07/21/the-geopolitics-and-economics-of-the-iran-nuclear-deal/(10.08.2015);Lourence Norman, “Iran’s Economy Stands to Get Boost If Nuclear Deal Reached”,WSJ,2.04.2015, http://www.wsj.com/articles/irans-economy-stands-to-get-boost-if-nuclear-deal-reached-1428019653(9.08.2015); Andrew Torchia, “Billions up for graps if nuclear deal opens Iran economy”, Reuters, 3.04.2015, http://www.reuters.com/article/2015/04/03/us-iran-nuclear-economy-idUSKBN0MU0QP20150403(9.08.2015);  Norman ve Solomon, agm (9.08.2015)

[10]Bijan Khajehpour, “Will Iran get its billions back?”, Al-Monitor,29.07.2015, http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2015/07/iran-foreign-reserves.html(14.08.2015)

[11]Julian Borger, “Iran nuclear deal: world powers reach historic agreement to lift sanctions”,The Guardian, 14.08.2015, http://www.theguardian.com/world/2015/jul/14/iran-nuclear-programme-world-powers-historic-deal-lift-sanctions(9.08.2015); Normon ve Solomon, agm.

[12]Bijan Khajehpour, “Can Rouhani reverse Iran’s brain drain?”,Al-Monitor, 12.01.2014, http://www.al-monitor.com/pulse/originals/2014/01/iran-economy-diaspora-reconciliation-sustainable-progress.html(11.08.2015)

[13]Anthony H. Cordesman, “The Iran Nuclear Agreement and Iranian Energy Exports”, 4.08.2015, http://csis.org/publication/iran-nuclear-agreement-and-iranian-energy-exports(9.08.2015)

[14]“Short-Term Energy and Summer Fuels Outlook (STEO)”,EIA, Nisan 2015, http://www.eia.gov/forecasts/steo/archives/apr15.pdf(11.08.2015); Grant Smith, “What Iran’s Nuclear Deal Means for the Global Crude Oil Market”, Bloomberg, 14.07.2015, http://www.bloomberg.com/news/articles/2015-07-14/what-iran-s-nuclear-deal-means-for-the-global-crude-oil-market(10.08.2015)

[15]SabirAskeroğlu, “İran Nükleer Anlaşması ve Rusya’nın Çıkarları”, 21.Yüzyıl Türkiye Ens.,4.08.2015, http://www.21yyte.org/tr/arastirma/rusya-slav-arastirmalari-merkezi/2015/08/04/8263/iran-nukleer-anlasmasi-ve-rusyanin-cikarlari(9.08.2015) 

[16]Yeni İpek Yolu kapsamında olan anılan hattın Pakistan-Çin rotasının inşasının da kısa zamanda başlanması beklenmektedir. Bkz.”Iran backs pipeline to China under “One Belt, One Road” initiative: ambassador”,South China Morning Post, 27.04.2015, http://www.scmp.com/news/china/policies-politics/article/1774422/iran-wants-help-energy-pipeline-expansion-part-chinas(10.08.2015)

[17]Micheal Singh, “The Sino-Iranian Tango, Why the Nuclear Deal is Good for China”, Foreign Affairs, 21.07.2015,

 https://www.foreignaffairs.com/articles/china/2015-07-21/sino-iranian-tango(11.08.2015)

[18]Pavel K.Baev, ”The China facor in Russian support fort he Iran deal”, Brookings, 21.07.2015, http://www.brookings.edu/blogs/order-from-chaos/posts/2015/07/21-china-russia-support-for-iran-deal-baev(10.08.2015)

[19]“Iran Fact Sheet”,The Economist, 26.05.2015, http://country.eiu.com/article.aspx?articleid=1093197093&Country=Iran&topic=Summary&subtopic=Fact+sheet(12.08.2015; “Iran eyes $100 bn. of western in oil market”, Financial Times, 1.07.2015, Alireza Nader,  “Who benefits from Iran sanctions relief”, The National Interest, 2.07.2015, http://nationalinterest.org/print/feature/who-benefits-iran-sanctions-relief-13248(12.08.2015); Sarah Kent, “Deal Rekindles Business Interest in Iran”, WSJ, 14.07.2015, http://www.wsj.com/articles/western-companies-eye-iranian-markets-in-deal-s-wake-1436878433(12.08.2015)

[20]Kerim Has, “Rekabet İçerikli İşbirliği”, Analist, Ağustos 2015, no.54, s.66

[21]Stockholm International Peace Research Institute (Sipri), http://www.sipri.org/research/armaments/milex/milex_database/milex_database(13.08.2015)

[22]Robert Satloff, “There Is a Path to a Better Deal with Iran”, The Washington Institute, 13.08.2015, http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/there-is-a-path-to-a-better-deal-with-iran(15.08.2015); AndrewJ. Tabler, “The Regional Impact of Additional Iranian Money”, The Washington Institute, 28.07.2015, http://www.washingtoninstitute.org/policy-analysis/view/the-regional-impact-of-additional-iranian-money(14.08.2015)

[23]“How the Iran Nuclear Deal Is a Win-Win for China”, WSJ live, 15.07.2015, http://www.dailymotion.com/video/x2y3750(9.08.2015); Elizabeth Rosenberg ve Alexander Sullivan, “Why China likes the Iran deal”, CNN, 31.07.2015, http://edition.cnn.com/2015/07/31/opinions/rosenberg-sullivan-china-iran-deal/(13.07.2015)    

[24]“China says wants closer military ties with Iran”, Reuters, 23.10.2014, http://www.reuters.com/article/2014/10/23/us-china-iran-idUSKCN0IC0GJ20141023(10.08.2015)

[25]Brian Spegele, “Oil-Thirsty China a Winner in Iran Deal”, WSJ, 14.07.2015, http://www.wsj.com/articles/oil-thirsty-china-a-winner-in-iran-deal-1436909582(13.08.2015); Baev, agm.

[26] “Learn about trade in İran”, Observatory of Economic Complexity, http://atlas.media.mit.edu/profile/country/irn(10.08.2015)

[27]Rosenberg ve Sullivan, agm.

[28]Allen West, “Iran Just Made This Deal with China…And It Means They’re Ready for War”,Allenwest.com.,7.08.2015,” http://allenbwest.com/2015/08/iran-just-made-this-deal-with-china-and-it-proves-theyre-ready-for-war/(10.08.2015)

[29]Rosenberg ve Sullivan, agm.

[30]Ravi Agrawal and Sugam Pokharel, “India awaits windfall from Iran nuclear deal”, CNN Money, 16.07.2015, http://money.cnn.com/2015/07/16/news/economy/iran-india-nuclear-oil/(15.08.2015)

[31]Kabir Taneja, “Is India Ready to Compete in a Post-Sanctions Iran?”, The Wirw, 10.07.2015, http://thewire.in/2015/07/10/is-india-ready-to-compete-in-a-post-sanctions-iran-5958/(15.08.2015)

[32]Tanvi Madan, “”India and the Iran deal”, Brookings, 20.07.2015, http://www.brookings.edu/blogs/markaz/posts/2015/07/20-india-iran-nuclear-deal-madan(15.08.2015)

[33]Sandeep Singh, “Why the historic Iran nuclear deal could be good for India”, The Indian Express, 14.07.2015, http://indianexpress.com/article/india/india-others/why-the-historic-iran-nuclear-deal-could-be-good-for-india/(16.08.2015)

[34]  Rohan Joshi, “How an Iran Nuclear Deal Would Benefit India”, The Diplomat, 6.04.2015, http://thediplomat.com/2015/04/how-an-iran-nuclear-deal-would-benefit-india/(16.08.2015)

[35]Ronak D. Desai, “What The Iran Deal Means For India”, Forbes, 1.08.2015, http://www.forbes.com/sites/ronakdesai/2015/07/31/what-the-iran-deal-means-for-india/15.08.2015); Madan, agm.

Bu yazı 2566 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı