Hoşgeldiniz; Bugün 24 Eylül 2017 Pazar
Amerika Araştırmaları Merkezi|24 Şubat 2014 Pazartesi

Latin Amerika’da Birliğe Doğru: Celac Deneyimi Ve II. Celac Zirvesi

Kubilayhan ERMAN tarafından yazıldı.

Latin Amerika’da siyasi ve ekonomik birlik, yakın dönemdeki küresel gelişmelere bağlı olarak ortaya çıkmış yeni bir düşünce değildir. Venezuela’nın önceki devletbaşkanı Chávez’in emperyalizm karşıtı bir söylemle son on yılda canlandırdığı ve tüm dünyanın dikkatini çeken birlik ve bütünleşme çabalarının kökeni “Kurtarıcı” Simon Bolivar dönemine uzanır. Bolivar daha 1813 yılında bir üst devlet yapısı altında birleşmenin kendilerini daha güçlü kılacağı düşüncesini taşıyordu. Onun hayali Venezuela, Yeni Granada ve Ekvador’dan oluşan büyük Kolombiya devleti idi. Ancak Bolivar bir adım daha ötesini öngörüyor ve bu tür bir birleşmenin, İspanyol Amerikası birliğinin düşünsel kaynağını oluşturabileceğini düşünüyordu. Bolivar, Amerika’nın tek bir devlet tarafından yönetilmesindeki zorlukların bilincinde olarak İspanyol Amerikası için birlik, konfederasyon ya da kıta ölçeğinde bir federal yapının olabileceğini savunuyordu. Güçlü olmanın ancak büyük olmakla mümkün olabileceğine inanan Bolivar, 1822 yılında dile getirdiği “Cumhuriyetler Ülkesi” tabiri ile İspanyol Amerikası’nda “uluslarüstü birlik” mesajları veriyordu.[1]

Bolivar’ın çağrısı üzerine 22 Haziran 1826’da başlayan Panama Kongresi de Meksika’dan Şili ve Arjantin’e kadar İspanyol Amerikası’nda bir konfederasyon oluşturulmasını amaçlıyordu.[2] Ancak bu kongreye sadece Meksika, Orta Amerika, Kolombiya ve Peru’dan gelen temsilciler katılmış, İngiltere ise bir gözlemci göndermişti. Kongrede görüşülen birlik ve konfederasyon kararları Kolombiya dışındaki devletler tarafından benimsenmediği için İspanyol Amerikası birliği konusunda bir gelişme sağlanamamıştı.[3] Galeano, Bolivar’ın bu girişimini “çanlar Hispanik Amerika’nın birliği için çalıyor” diye anlatır. Öte yandan, “yürekli bildirgeler” dışında kongreden başka bir sonuç çıkmadığını da teslim eder.[4] Ancak, böylesi bir sonuç, kongre için çağrıda bulunan ve birlik düşüncesinin ideologu Simon Bolivar açısından başarısızlık gibi görünse de birlik yönünde atılmış bir adım olması bakımından önem arz ediyordu. 

Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC)

Panama Kongresinden yaklaşık iki asır sonra, Latin Amerika’da birlik düşüncesinin diğer sadık savunucusu José Martí’nin ülkesi Küba’da, Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC)’nun ikinci zirvesi devlet ve hükümet başkanlarının katılımı ile gerçekleştirildi. ABD Başkanı Obama, 28 Ocak 2014’te Kongre’de yaptığı geleneksel “Birliğin Durumu” konuşmasında Latin Amerika ile ilgili olarak; “Amerikalar”da yeni ticari bağlar tesis ettiklerini, eğitim ve kültürel alanda gençlerin (öğrenci) değişiminin kapsamını genişlettiklerini, ayrıca Guantanamo’daki cezaevlerinin kapatılacağını[5] duyururken Latin Amerika ve Karayiplerin otuz üç ülkesinin temsilcileri CELAC zirvesi için Küba’nın başkenti Havana’da bir araya gelmişlerdi. Küba’nın misafirleri arasında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon ve Amerikan Devletleri Örgütü (OEA) Genel sekreteri José Miguel Insulza da vardı.

Latin Amerika ve Karayip ülkelerinin Havana’da oluşturduğu büyük ve mutlu bir aileyi çağrıştıran bu görüntü, Soğuk Savaş döneminde ABD Başkanı Kennedy’nin inisiyatifiyle Güney Amerika ülkeleri için tasarlanan “Kalkınma İttifakı”[6] projesinden farklı olarak kıtanın kendi girişiminin bir sonucuydu. Amerikan Devletleri Örgütü (OEA)’ın Genel Sekreteri de diplomatik nezaket kuralları gereği davet edilmiş ve o da zirveye katılmıştı. Ancak CELAC, adından da anlaşılacağı gibi sadece Latin Amerika ve Karayip devletlerine özgü bir birlik olarak Amerikan Devletleri Örgütü (OEA)’nden ayrılıyor ve bu bağlamda ABD ve Kanada’yı yapı dışında bırakıyordu.

1962 yılında Küba’yı uluslararası sistemden dışlayan OEA’nın Latin Amerika’daki işlevi CELAC projesi ile yeniden tartışılmaya başlamıştır. Bu bağlamda, Latin Amerika’da 20. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşen askeri ve sivil darbeler ile kanlı iktidar savaşları sürecinde OEA’nın sergilediği pasif tutum mercek altına alınmıştır. OEA, Arjantin’de 1955 yılında Juan Domingo Perón liderliğindeki anayasal hükümeti deviren kanlı askeri ayaklanma, 1957 yılında Haiti’de Francois Duvalier’i 1986 yılına kadar bir terör rejimi sürdürmesine imkân sağlayacak seçimlerin manipülasyonu, 1967-1979 yılları arasında Nikaragua’da Somoza’nın sebep olduğu vahşet olayları, 1973 yılında Şili’de gerçekleştirilen hükümet darbesi ve Pinoche rejimi dönemindeki sistematik insan hakları ihlalleri, El Salvador’da 1978-1981 yılları arasındaki katliamlar ve diğer Latin Amerika ülkelerinde yaşanan insan hakları ihlallerinde hiçbir şey yapmaması ya da yetersiz kalması ile eleştirilmektedir.[7]

CELAC, birlik ve bütünleşmeye yönelik olarak kıtada varlığını sürdüren düşünsel altyapının yanı sıra Latin Amerika’da son yıllarda güç kazanan; zirveler diplomasisi ve bölgesel entegrasyon politikalarının kısa vadedeki tezahürlerinden biridir. Bu bağlamda CELAC’ı oluşturan ülkeler topluluğu daha önceki politik-diplomatik çabaların ve Güney Amerika Milletler Topluluğu (UNASUR), Karayip Devletleri Örgütü (AEC) gibi yarı bölgesel; Rio Grubu, Latin Amerika ve Karayipler Entegrasyon ve Kalkınma Zirvesi (CALC) gibi bölgesel yapıların mirasını devralmıştır. Latin Amerika küreselleşen dünyada, entegrasyon süreçlerince güdülenen stratejik düzeydeki böyle bir politik projeye ihtiyaç duymaktadır.[8]

CELAC 23 Şubat 2010’da Riviera Maya/Meksika’da Latin Amerika ve Karayipler Birlik Zirvesi esnasında tasarlanmıştı. 2. Latin Amerika ve Karayipler Entegrasyon ve İlerleme Zirvesi (CALC) ile 21. Rio Grubu Zirvesi için bir araya gelen devlet ve hükümet başkanları zirve sonunda Cancun Bildirgesi ile “tüm Latin Amerika ve Karayip ülkelerini bir araya getirecek bir örgüte doğru ilerlemeye kararlı oldukları görüşünü teyit ettiklerini” ve böyle bir birlik kurulmasını kararlaştırdıklarını açıklamışlardı.[9]

Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC); 3. Latin Amerika ve Karayipler Entegrasyon ve İlerleme Zirvesi (CALC) ile 22. Rio Grubu Zirvesi çerçevesinde, 2011 yılı Aralık ayında Venezuela’da imzalanan Caracas Bildirgesi ile oluşturulmuştu.[10] Birinci CELAC zirvesi ise 27-28 Ocak 2013’te Şili’nin başkenti Santiago’da yapılmıştı. Venezuela’nın önceki devletbaşkanı Chavez’e göre CELAC; UNASUR, CARICOM, MCCA gibi bölgedeki tüm yapıların toplanıp durumlarını güçlendirebileceği bir ev niteliğinde olacaktır. Brezilya da CELAC için benzer düşünceler içerisindedir. Buna göre CELAC, mevcut bölgesel entegrasyon yapılarının üzerinde “üçüncü bir entegrasyon halkası” oluşturacaktır. Nikaragua Devletbaşkanı Ortega ise bu girişimi “Monroe Doktrini’nin ölüm fermanı” olarak tanımlamıştır.[11]  José Martí’nin “Bizim Amerika” adlı eserine gönderme yapan yazar Falconí’nin ifadesiyle CELAC, “bizim Amerika Devletleri Örgütü”ne giden doğru yolda atılmış bir adımdır.[12]

Bölgeye özgü yeni bir mali yapının oluşturulması, enerjinin daha akılcı kullanımı, coğrafi bütünleşmeyi destekleyecek ulaşım altyapısının iyileştirilmesi, yoksulluğun ortadan kaldırılması, güvenilir ve kaliteli besin ile açlığın önüne geçilmesi, su hijyeninin sağlanması, sağlık ve eğitime evrensel erişimin sağlanması, göçmenler için insan hakları konusunda daha kapsamlı garantilerin sağlanması CELAC’ın gündeminin üst sıralarında yer almaktadır.[13]

CELAC Latin Amerika’da siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel entegrasyonu güçlendirme, yaşam standartlarını yükseltme, ekonomik gelişmeyi hızlandırma ve kıtadaki halkların refahını artırma bağlamında Latin Amerika ve Karayip ülkelerini birleştirmeyi amaçlamaktadır. Antigua ve Barbuda, Arjantin, Barbados, Belize, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Grenada, Guatemala, Guyana, Haiti, Honduras, Jamaika, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Santa Lucia, Saint Kitts ve Nevis Federasyonu, Saint Vincent ve Grenadines, Surinam, Trinidad ve Tobago ile Venezuela bu birliğe üyedirler.[14] CELAC çalışma ve faaliyetlerini, Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Dışişleri Bakanları Toplantısı, Ulusal Koordinatörler Toplantısı, İhtisas Toplantıları ve Troyka vasıtasıyla yürütmektedir. CELAC dönem başkanlığı sistemini de uygulamaktadır. Zirve, CELAC’ın en üst düzey karar mercidir ve geçici başkanlığı üstlenmiş olan ülkede gerçekleştirilmektedir. Ana esasların, politik ilkelerin, önceliklerin belirlenmesiyle stratejiler ve aksiyon planlarının oluşturulması zirvenin sorumluluk alanındadır. Zirve ayrıca bir sonraki toplantının yapılacağı ülkeyi ve yeni geçici başkanı da belirler.[15]

Latin Amerika ve Karayip devletleri arasında böyle bir birliğin oluşturulması kıtada politik bütünlük, bölgesel uyum ve entegrasyon açısından önem kazanmaktadır. Bu büyük blok, 50 milyon km²’lik geniş bir alan üzerinde toplam 600 milyonluk nüfusu, başta petrol olmak üzere yeraltı kaynakları, ormanlar ve su gibi yerüstü kaynakları, tarımsal kaynaklar ve biyolojik çeşitlilik bakımından büyük bir potansiyele sahiptir.[16] Bu bağlamda CELAC Latin Amerika’da entegrasyon konusunda ciddi bir beklentiyi de beraberinde getirmiştir. CELAC’ın özellikle kıtadaki bölgesel ve yarı bölgesel blokların güçlenmelerini ve birbirleriyle yakınlaşmalarını hızlandıracağı değerlendirilmeye başlamıştır.[17]

Türkiye de CELAC ile ilişkilerini geliştirme düşüncesindedir. Türkiye’nin, CELAC ile bir diyalog mekanizması tesis edilmesi yönündeki talebi CELAC’ın Mayıs 2013’teki toplantısında kabul edilmiştir. 27 Eylül 2013’te CELAC Dışişleri Bakanları Troykası ile yapılan toplantıda; Türkiye’nin Latin Amerika’ya açılımı projesi konusunda CELAC yetkililerine bilgi verilmiş ve gelecek dönemde Türkiye ve CELAC arasında somut işbirliği projelerinin belirlenmesine yönelik teknik toplantıların yapılması kararlaştırılmıştır.[18]

II. Celac Zirvesi

Zirve hazırlık çalışmaları kapsamında CELAC ulusal koordinatörleri 26 Ocak’ta, Dışişleri Bakanları da 27 Ocak’ta toplanmışlardır. 28 Ocak’ta ise Venezuela, Bolivya, Ekvador gibi ABD karşıtı ülkelerin yanı sıra ABD ile yakın politik ve ekonomik bağları olan Meksika, Şili, Peru, Kolombiya ve bu iki gruba da girmeyenlerle birlikte toplam otuz üç Latin Amerika-Karayip ülkesinin devlet ve hükümet başkanları[19] 1962 yılından beri ABD’nin ambargo uyguladığı Küba’da II. CELAC zirvesi münasebetiyle bir araya gelmişlerdir.

28 Şubat 2014’te öğleden önce II. CELAC zirvesinin açılış oturumu, öğleden sonra ise birinci genel oturum gerçekleştirilmiştir. 29 Şubat 2014 öğleden önce ise ikinci ve son genel oturum yapılmıştır.[20] Zirvenin ev sahibi General Raúl Castro yaptığı açış konuşmasında; CELAC’ın ikinci zirvesinde yoksulluk, açlık ve eşitsizlikle mücadeleye odaklanıldığını, CELAC çerçevesinde, karşılıklı fayda ve dayanışma esaslarında Latin Amerika’nın gerçekleriyle bağdaşan yeni bir bölgesel ve uluslararası işbirliği paradigmasının oluşturulmasının gerekliliğine vurgu yapmış, Haiti’nin kalkınmasına, başta Malvinas Adaları olmak üzere egemenlik hakları konusunda Arjantin ile dayanışma içerisinde olduklarına değinmiştir. Raúl Castro, ülkesine yarım asırdır ambargo uygulayan ve Küba’yı terörizmi destekleyen devletler listesine dâhil eden Washington yönetiminin bu uygulamalarına karşı kendileriyle dayanışma içerisinde olan ülkelere de teşekkür etmiştir.[21] Şili’nin yeniden seçilen Devletbaşkanı Bachelet, “halkımız, bölgemizin en önemli sermayesidir” sözleriyle insan gücüne vurgu yapmıştır.[22] Uruguay Devletbaşkanı José Mujica ise “bu uzun bir yol olacak, eski bir borç bizim üzerimizde, bir asırdan fazla birbirimize değil başka taraflara bakarak yaşadık, ancak şimdi muhteşem bir adım attık” sözleriyle CELAC’a olan inancını dile getirmiştir.[23]

Venezuela Devletbaşkanı Nicolás Maduro, “19. yüzyıl birlik dönemi olabilirdi, fakat bölünme yüzyılı olarak sona erdi. 20. yüzyılda kendimizi bölünmüş bulduk, tahakküme, diktatörlüklere ve ekonomik talana maruzduk… Burada, yolun bu noktasında buluşmamızın tarihi önemini değerlendirmeliyiz” sözleriyle CELAC’ın Latin Amerika için yeni ve önemli bir başlangıç olduğuna vurgu yapmış, ayrıca ABD’nin Guantanamo üssündeki mevcudiyetini eleştirmiş ve Latin Amerika ile Karayipler’deki “kolonyalist emellerini” sona erdirmesinin gerekliliğine değinmiştir.[24] Kosta Rika Devletbaşkanı Laura Chinchilla “farklılıklar içinde birlik” düşüncesini ifade etmiştir.[25] Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon da zirvede bir konuşma yapmış ve José Martí’nin doğum gününde bu zirveye katılmış olmasının önemine değinmiştir. Ban, Latin Amerika’nın geçirdiği çalkantılı dönemlerden güçlenerek çıktığını, kıtadaki kalkınmanın BM çalışmalarında da göründüğünü, son 20 yılda yoksulluğun yarı yarıya azaltıldığını ifade etmiş, ancak halen eşitsizlik, adaletsizlik ve diğer bazı alanlarda üstesinden gelinmesi gereken zorlu görevlerin olduğunu da sözlerine eklemiştir.[26]

Zirvenin sonunda 83 maddelik Havana Bildirgesi yayımlanmıştır. 5 Mart 2013 tarihinde vefat eden Venezuela’nın önceki Devlet Başkanı Hugo Chávez Frías’ın da anıldığı bildirgede özetle; CELAC ile sağlanan diyalog ortamının güçlendirilerek sürdürülmesine, bölgedeki birlik ve entegrasyonun tedrici olarak, esneklik, çoğulculuk, çeşitlilik ve halkların egemenlik haklarına saygı çerçevesinde oluşturulmasına, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Sözleşmesi hükümlerine saygının topluluğun ana ilkelerinden biri olduğuna, demokrasinin güçlendirilmesine, insan haklarına, Latin Amerika ve Karayipleri bir barış bölgesi olarak birleştirmek amacıyla çalışılmasına vurgu yapılmıştır. Bu çerçevede bölgesel, yarı bölgesel, iki ya da üç taraflı kalkınma işbirliği programlarının ve Güney-Güney ya da üçlü bölgesel politikaların geliştirilmesi konusunda CELAC ülkelerinin istekli oldukları ifade edilmiştir. Bölgesel ekonomik büyüme, sürdürülebilir kalkınma konusundaki uzlaşı bir kez daha dile getirilmiş, fakirliğin ve kötü beslenmenin ortadan kaldırılması, evrensel standartlarda eğitim ve halk sağlığı şartlarının sağlanması gibi konuların öncelikli olduğu vurgulanmıştır. Bildirgede ayrıca yerli halkların ve mahalli toplulukların ekonomik, sosyal ve çevresel gelişme, geleneksel tarım ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi bakımından sahip oldukları öneme dikkat çekilmiştir. Öte yandan, Haiti’nin kalkındırılması ve yeniden yapılandırılmasına destek olunacağı taahhüt edilmiş, göçmenlerle ilgili politikalarda işbirliği yapılmasına, onların haklarının tanınmasına, kalkınma için yeni bir gündem belirlenmesine, küresel iklim değişikliğinin gelişmekte olan ülkelere olumsuz etkilerine, uyuşturucu madde bağımlılığının bilimsel olarak araştırılması konusunda verilecek desteğe değinilmiştir. Porto Riko’nun Latin Amerika ve Karayip kimliğine, Birleşmiş Milletler Dekolonizasyon Özel Komitesi tarafından Porto Riko konusunda alınan kararlar çerçevesinde bu meselenin CELAC’ın ilgi alanında olduğuna, uluslararası hukuk ve BM kararları çerçevesinde, Latin Amerika ve Karayiplerin sömürgecilikten uzak bir bölge olması için çalışılmasına, yolsuzlukla mücadeleye, uluslararası mali sistemin güçlendirilmesine vurgu yapılmıştır. Bildirgede ayrıca Malvinas (Falkland), Güney Georgias ve Güney Sandwich adalarının egemenliği meselesinde Arjantin’in meşru haklarının desteklendiği, Küba ile tam bir dayanışma içinde olunduğu, ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik, mali ve ticari ambargoyu sona erdirmesi çağrısı, Kolombiya hükümeti ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında devam eden diyalog sürecine destek verildiği kayda geçirilmiş ve Bolivya, 2014 yılı için G 77+Çin Grubu başkanlığına seçilmesinden dolayı kutlanmıştır. Ayrıca, Suriye’deki ciddi insanlık dramından ve ülkenin güvenliğinden endişe edildiğine, Cenevre’deki İran ve 5+1 grubu arasındaki görüşmelerden memnuniyet duyulduğuna, nükleer silahsızlanmaya, organize suçlarla mücadeleye değinilmiştir.CELAC’ın uluslararası faaliyetleri de zirvede ele alınmış ve bu bağlamda genişletilmiş bakanlar troykasının Rusya ziyareti, bakanlar troykasının Kore Cumhuriyeti, Çin, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi, Türkiye ve Japonya dışişleri bakanları ile BM Genel Kurulu’nun 68. dönem oturumları vesilesiyle gerçekleştirdiği toplantıları, bu muhataplar ile diyalog ve işbirliği için yol haritasına yoğunlaşılması, CELAC-Çin forumunun ve Rusya ile diyalog mekanizmasının oluşturulması, 2015’te Brüksel’de yapılması planlanan II. CELAC-AB zirvesine destek verilmesi bildirgede yer almıştır. Ayrıca Kosta Rika’nın 2014 yılı, Ekvador’un da 2015 yılında dönem başkanlığını üstleneceği, CELAC’ın üçüncü ve dördüncü zirvelerinin sırasıyla bu ülkelerde yapılacağı belirtilmiştir.[27]

Sonuç

Otuz üç Latin Amerika ve Karayip ülkesi, II. CELAC zirvesinde bir araya gelmekle kıtada yoksulluk, eşitsizlik, eğitim ve sağlık koşullarının yetersizliği gibi kronikleşen sorunların çözümüne yönelik samimi düşünceler taşıdıklarını, kalkınma ve ekonomik gelişme için bir entegrasyon sürecinin gerekliliğine inandıklarını ortaya koymuşlardır. Bu zirve Küba açısından da politik bir başarı olmuştur. Küba, CELAC zirvesinde farklı politik tutum içerisindeki otuz üç Latin Amerika ülkesinin yanı sıra, Birleşmiş Milletler ve OEA Genel Sekreterlerini de başkentinde ağırlamıştır. 1962 yılında ABD’nin baskısı sonucu OEA’dan çıkarılan Küba, 2009 yılında dönüş yolu açılmış olsa da örgüte dönmeyi reddetmiştir.  ABD ve Kanada hariç OEA ülkelerinin Latin Amerika ve Karayiplere özgü bir zirvede Havana’da buluşmuş olmaları bu ülkelerin Küba ile dayanışmalarını göstermesi bakımından da önemli bir mesaj olmuştur. Bu zirve aynı zamanda, Küba’nın politik izolasyonunun sona erdirilmesi yönünde atılmış ciddi bir adım niteliğindedir.

CELAC’ın hali hazırda sadece bir danışma mekanizması işlevini gördüğü, sürekli bir sekretaryasının olmadığı, kurumsallaşmadığı, duruma özel toplantıları dışında ekonomik ve sosyal bütünleşmeye yönelik program öngörmemesi, Latin Amerika’ya özgü bu entegrasyon projesine[28] yapılan eleştirilerin başında gelmektedir. Ancak CELAC çok geniş bir coğrafyayı kapsamakta ve farklı ekonomik gelişmişlik düzeyindeki ülkeleri bünyesinde barındırmaktadır. CELAC, AB modelinin ve Latin Amerika’da bölgesel bir entegrasyon örneği olan Pasifik İttifakı’nın aksine, sermaye, mal ve hizmetler ile kişilerin serbest dolaşımını amaçlamamaktadır. Chávez’in CELAC’ı, bölgesel entegrasyon örgütlerinin bir araya gelip güçlenecekleri bir zemin olarak, Brezilya yönetiminin ise bu yapıyı “üçüncü entegrasyon halkası” olarak tanımlamış olması bu bağlamda önem kazanmaktadır. CELAC Latin Amerika ve Karayiplerin ekonomik, sosyal kalkınması, bireylerin yaşam standartlarının ve refahının yükseltilmesi, bölgede barışın sağlanması gibi meselelere odaklanırken, kıtadaki bölgesel ve yarı bölgesel entegrasyon süreçlerine ivme kazandırabilecek, dünyanın diğer güçlü ekonomileri ile işbirliğini artırabilecek bir girişim olarak dikkat çekmektedir. Havana Bildirgesinde de görüldüğü üzere Latin Amerika ve Karayiplerdeki otuz üç ülkenin birçok güncel konuda aynı iradeyi sergilemesi, CELAC’a bir politik blok özelliğini de kazandırmaktadır.

CELAC bir 21. yüzyıl girişimidir ve reel politiğin Latin Amerika için ortaya çıkardığı siyasi ve sosyo-ekonomik bir gerekliliktir. Ancak CELAC bir “sihirli formül” de değildir. Bu bağlamda, kıtada kökleri geçmişe uzanan kronikleşmiş ekonomik ve sosyal sorunların kısa sürede çözülebileceği beklenmemelidir. CELAC,  Latin Amerika’da entegrasyon ve kalkınma konusunda yeni ve başarı vaat eden bir başlangıçtır.  

 


[1]John Lynch, Simon Bolivar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev. Bülent O. Doğan, 1.Baskı, İstanbul, 2011, s. 264, 265, 267

[3]John Lynch, a.g.e., s. 266.

[4]Eduardo Galeano, Yüzler ve Maskeler, Ateş Anıları 2, Can Yayınları, Çev. Nihal Yeğinobalı, İstanbul, 1995, s. 153.

[6]Fransisco Rojas Aravena, Escenarios Globales Inciertos: Los Desafios de CELAC,  FLACSO, 2012, s. 13

[7]Fander Falconi, La Celac y la Fuerza de la Historia, http://www.telegrafo.com.ec/opinion/columnistas/item/la-celac-y-la-fuerza-de-la-historia.html, Erişim: 10.02.2014

[8]Fransisco Rojas Aravena, a.g.e., s.5-7

[9]Declaracion de la Cumbre de la Unidad de America Latina y el Caribe, http://www.sela.org/attach/258/default/Declaracion_delaCumbre_de_la_Unidad_de_America_Latina_23_02_2010.pdf, Erişim: 10.02.2014

[10]http://www.sela.org/attach/258/default/Declaracion_de_Caracas.pdf, Erişim Tarihi: 19.02.2014

[11]Ximena de la Barra ve R. A. Dello Buono, From ALBA to CELAC toward ‘another integration’, NACLA Report on the Americas, Vol 45, No.2, Summer 2012, s. 32, 33.

[12]Fander Falconi, a.g.m.

[13]Ximena de la Barra ve R. A. Dello Buono, a.g.e., s. 33.

[14]Community of Latin American and Caribbean States (CELAC), Inventory of International Nonproliferation Organizations and Regimes, Center for Nonproliferation Studies, http://cns.miis.edu/inventory/pdfs/CELAC.pdf, s. 1, Erişim: 19.02.2014

[15]Comunidad de Estados Latinoamericanos y Caribeños (CELAC), Procedimientos para el funcionamiento orgánico de la CELAC http://www.celac.gob.ve/index.php?option=com_docman&task=doc_download&gid=50&Itemid=21&lang=es, Erişim: 17.02.2014

[16]Fransisco Rojas Aravena, a.g.e., s.5

[18]The First meeting of Turkey-CELAC Dialogue Mechanism held on the sidelines of the UN General Assembly, http://www.mfa.gov.tr/the-first-meeting-of-turkey_celac-dialogue-mechanism-held-on-the-sidelines.en.mfa, Erişim: 17.02.2014

[19]Zirvede sadece Panama, Devlet Bakanı tarafından temsil edilmiştir.

[20]Program for the Second Summit of the Heads of State and Government of CELAC, http://celac.cubaminrex.cu/sites/default/files/ficheros/programa_cumbre_ii_celacing_headsofstate.pdf, Erişim: 19.02.2014

[21]La CELAC ha surgido sobre el acervo de doscientos años de lucha por la independencia, http://www.granma.cubaweb.cu/secciones/cumbre-celac-2014/cumbre-78.html, Erişim: 17.02.2013

[22] Bachelet: Nuestra gente es el mayor capital de nuestra región, http://www.granma.cubaweb.cu/secciones/cumbre-celac-2014/cumbre-121.html, Erişim:16.02.2014

[23] Uruguay: Si la humanidad no piensa como especie, está condenada, http://www.granma.cubaweb.cu/secciones/cumbre-celac-2014/cumbre-113.html, Erişim: 16.02.2014

[24]Venezuela: La CELAC es la "gran política" de este siglo XXI, http://www.granma.cubaweb.cu/secciones/cumbre-celac-2014/cumbre-111.html, Erişim: 17.02.2014

[25]Costa Rica: Unidad dentro de la diversidad http://www.granma.cubaweb.cu/secciones/cumbre-celac-2014/cumbre-92.html, Erişim: 16.02.2014

[26]In Cuba, Ban spotlights sustainable development, human rights, gender-based violence, http://www.un.org/apps/news/story.asp?NewsID=47023#.UwDfGB88n6A, Erişim: 17.02.2014

[28]Arturo Lopez Levy, Cuba: The CELAC Summit and Its Challenges, http://www.huffingtonpost.com/arturo-lopez-levy/cuba-the-celac-summit-and_b_4698382.html, Erişim: 16.02.2014

 

 

Bu yazı 2382 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı