Hoşgeldiniz; Bugün 25 Şubat 2018 Pazar
Afganistan|13 Aralık 2017 Çarşamba

IŞİD'in Yeni Üssü: AFGANİSTAN

Doç. Dr. Dilek Yiğit tarafından yazıldı.

Geçtiğimiz hafta  sonu, küresel gündemde dikkat çeken haberlerden biri, Afgan yetkililerin Afganistan’da IŞİD’in kontrolündeki Darzab bölgesine Fransa ve Cezayir vatandaşlarının giriş yaptığını rapor etmesi sonucunda,  IŞİD saflarına katılmak üzere Afganistan’a gidişlerin olduğu yönündeki haber idi.

Bu haber, doğal olarak, IŞİD militanlarının Suriye’den ve Irak’tan Afganistan’a akmaya başladığı yorumlarına neden oldu.

IŞİD’in Suriye ve Irak’ta etkisini kaybettiği malum. Hatta bu terör örgütünün dağılmakta olduğu, yani bitmek üzere olduğu da bazı uzmanlarca dile getirilmekte. Ancak IŞİD militanlarının Afganistan’a doğru bir hareketi varsa, bu Afganistan’ın IŞİD’in merkez üssü haline gelme riskine işaret ediyor. Zaten bu risk Afganistan’da son yıllarda Şii toplumunu hedef alan saldırıların IŞİD tarafından üstlenilmiş olmasında kendini açıkça göstermişti. Sadece Kasım 2017 tarihinden günümüze kadarki kısa dönemde Afganistan’da yirmi terör saldırısı gerçekleştirildi;[1] bazılarını IŞİD üstlendi. Bu saldırılar yalnızca IŞİD’in Afganistan’daki varlığının kanıtı değil, ayrıca IŞİD’in hala saldırı gerçekleştirebilme kabiliyetinin de işareti niteliğinde.

Üstelik Afganistan’ın IŞİD için önemi sadece sözde halifeliğin coğrafi alanı kapsamında olması değil; Afganistan’ın ayrıca ideolojik önemi var; zira Afganistan IŞİD’in El-Kaide ile arasındaki “küresel cihat”[2] liderlik rekabetinin sahnelendiği bir alan.  

ABD askeri yetkililerine göre Afganistan’da 600-800 IŞİD militanı var; bazı kaynaklara göre bu rakam 1000-3000 arasında. Militanların büyük kısmının Nangarbar vilayetinde bulunduğu sanılıyor. Doğu Afganistan’da, Pakistan sınırındaki bu vilayet IŞİD’in Afganistan kolu olan Horasan Eyaleti (Wilayat Khorasan)  ve Taliban arasında çatışmalara da sahne olmakta. Malum Ocak 2016’da Taliban IŞİD’e karşı cihat ilan etmişti ve Nangarbar da sözde bu cihat alanlarından biri. Afganistan’da IŞİD ve Taliban arasındaki çatışmalar devam ederken, komşu ülkeler Rusya ve İran açısından IŞİD,  Taliban’dan daha büyük bir tehdit haline geldi.  

Bu noktada Afganistan yönetiminin değişen tutumuna dikkat çekmek gerekir; zira 2015 yılına kadar Afgan yetkililer ülkelerinde IŞİD’in varlığını reddediyor ve bu yöndeki haber ve yorumları Taliban’ın taktiği, dedikodu olarak nitelendiriyorlardı. Ancak gelinen noktada Afgan yetkililer ülkelerinde IŞİD’in varlığını reddetmiyor, bilakis Afganistan’da çoğunluğu Pakistan ve Özbekistan’dan gelen sayıları 3.000’i bulan IŞİD militanı olduğunu belirtiyorlar ve Irak ve Suriye’den gelenler olursa bu sayının hızla artacağından kaygı duyuyorlar.[3] Afganistan Savunma Bakanlığı IŞİD’in Nangarbar’da üs kurmuş olduğunu açıkladı.

Afganistan yönetiminin bu değişen tutumu, görünen gerçeği artık gizlemenin bir anlamı olmadığının anlaşılmış olmasından kaynaklanıyor. Ayrıca Afgan yetkililerinin ülkelerindeki IŞİD varlığını reddetmeleri ya da görmezden gelmeleri,  Afganistan’da IŞİD militanı olduğunu söyleyen ABD yetkilileri ile ters düşmeleri anlamına gelir ki, bu ters düşme ABD askerinin Afganistan’a bulunma amacı olan terörle mücadele çabalarına kesinlikle olumlu yansımaz. Üstelik Afganistan yönetimi, hâlihazırda Taliban’a karşı toprak kaybederken –Taliban’ın kontrolü altındaki bölge genişlemekte- ABD ile IŞİD yüzünden inatlaşmak istemez.

Ancak tuhaf bir şekilde Afgan yönetiminin ülkesindeki terör faaliyetleri konusunda açıklama yapma hususunda çekimser ya da tutuk davrandığını görmekteyiz. Mesela bu yazının konusu ile doğrudan ilgisi olmasa da, Afganistan’ın İran’ın ülkesinde Şii savaşçı devşirmekte olduğu yönündeki haberler konusunda da sessiz kalıyor olması dikkatlerden kaçmıyor. Büyük ihtimalle Afganistan yönetimi, ülkenin terörizme güvenli liman olma ve terörist devşirme alanı imajını kendi açıklamaları ile güçlendirmek istemiyor olsa gerek.

2018 yılının Afganistan için kolay geçmeyeceğini ve güvenlik sorununun daha da büyüyeceğini öngörmek kötümserlik olmaz. ABD önümüzdeki yıl 3000 askeri personeli Afganistan’a gönderme sözü verdi; hâlihazırda Afganistan’da 14000 ABD askeri var ve 3000 asker daha eklense bile ülkede terörizm ile mücadelede bu rakamın yeterli olmayacağı yönündeki görüşler yaygın.

Neticede Afganistan IŞİD için hem eleman devşirme ve eğitme hem de Suriye ve Irak’tan kaçanların toplanma alanı olmak suretiyle kuvvetle muhtemel  yeni merkez üssü olacak.

Diğer taraftan Afganistan IŞİD’in merkez üssü haline gelse bile, IŞİD’in Suriye ve Irak’ta bulduğu güç boşluğunu ve desteği Afganistan’da bulamama ihtimali de var. Bunun asıl nedeni Afganistan merkezi hükümetinin ülkenin tamamını kontrol altına almada olası başarısı değil, ülkenin rekabetçi cihatçılar[4] (IŞİD, El Kaide, Taliban) açısından  “zengin” olması olacaktır. Bu örgütlerin aralarındaki ideolojik rekabet ve çatışma herhangi birinin güçlü bir zemin bulması önünde engeldir.

 

 

[1] https://www.thereligionofpeace.com/attacks/attacks.aspx?Yr=Last30,

[2] http://www.understandingwar.org/sites/default/files/ISIS%20in%20Afghanistan_2.pdf, 2015

[3] https://www.voanews.com/a/afghan-officials-islamic-state-finds-sanctuary-in-afghanistan/4122270.html, 18 Kasım 2017

[4] https://thediplomat.com/2017/11/south-asias-4-competing-jihads/, 10 November 2017

Bu yazı 967 defa okundu.
  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı