Hoşgeldiniz; Bugün 20 Ocak 2017 Cuma

IX. Türk Strateji Günü: Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri

Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi|05 Şubat 2011 Cumartesi

Konu: Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri

Açılış Konuşması:Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, (21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı)

Program Yöneticisi: Tuğrul Türkeş, (MHP Ankara Milletvekili)

Çetin Güney: Asker, Devlet  ve Düşünce Adamı Muzaffer Özdağ

Dr. Sinan Oğan:Rusya’nın Türk Cumhuriyetleri Politikası, (Türksam Başkanı)

Dr. Ali Asker: Bağımsızlığın 20. Yılında Azerbaycan’da Devletleşme ve Milletleşme,(21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Rusya-Slav Araştırmaları Merkezi Başkanı)

Dr. Anar Somuncuoğlu: 20 Yıl Sonra Orta Asya’da Bağımsızlığın Anlamı

Yer:Sürmeli Otel, Sıhhiye/Ankara

Tarih: 5 Şubat 2011 Cumartesi Saat: 14.00-17.00

Muzaffer Özdağ panelde anıldı

Emekli Kurmay Yüzbaşı, CMKP 13. Dönem Afyon Milletvekili merhum Muzaffer Özdağ, Ankara’da anıldı. Özdağ’ın anısına Ankara Sürmeli Oteli’nde düzenlenen 9. Türk Stratejik Günü’nde “Bağımsızlıklarının 20. Yılında Türk Cumhuriyetleri” konusu tartışıldı. Toplantının yöneticiliğini MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş üstlenirken, açılış konuşmasını ise 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Özcan Yeniçeri yaptı.

Kutup yıldızı oldu

Merhum Özdağ’ın, Türk milliyetçiliğinin müktesebatı olduğunu anlatan Yeniçeri şöyle konuştu: “Her bir idealistin zihni ve ahlaki teşekkülünde mutlaka Özdağ’dan bir şeyle vardır. O, yıllarca idealistlerin ve Türk milliyetçilerinin kutup yıldızı olmuştur. Unutmamak gerekir ki hepimiz zihinsel ve kültürel olarak dünün muhassalasıyız. Türk milliyetçileri için-bir anlamda-dün ya da geçmiş Alparslan Türkeş, Dündar Taşer ve Muzaffer Özdağ demekti. Onları unutmak, tarihe tevdi etmek kimlik kaybı anlamına gelir ki mümkün değildir. Jung “Modern Ruhun Problemleri” adlı eserinde şöyle yazar: “Geçmişi inkâr etmek halis yalandır. Bugün, ancak dün ve yarın arasında anlam kazanır. Dünden uzaklaşan ve yarına yaklaşan bir geçiştir.”

 

Mümtaz bir şahsiyetti

Özdağ’ın, ne olayların önüne katılmayı ne de peşinden sürüklenmeyi kabul ettiğini kaydeden Yeniçeri “Özdağ, tarihin hızla aktığı bir dönemde, birçok toplumsal alt-üst oluşa şahit olmuş mümtaz bir şahsiyetti. O, önce büyük bir Türk milliyetçisi sonrasında da devlet ve fikir adamı, subay ve hukukçu olarak ülkesinin ve milletinin yüceltilmesi için mücadele etti” diye konuştu.

 

Temel öğe insan sevgisi

Özdağ’ın, milliyetçiliği çok haklı olarak insan sevgisiyle ilişkilendirerek açıkladığını da ifade eden Yeniçeri sözlerini şöyle ifade eden Yeniçeri sözlerini şöyle tamamladı: “Ona göre; Türk hayat ve siyaset felsefesinde, Türk milliyetçiliğinde, yurt severliğinde temel öğe sevgidir; insan sevgisidir. Öz toplumuna sevgi bağı, mensubiyet duygusu, hem cinsine yakınlık hiçbir zaman gayrısına, yabancıya düşmanlık anlamını eğilimini içermez. 2002 yılının 5 Şubat’ında vatan ve millet sevgisiyle yüklü bir yürek birden bire susmuştu. Bugünlerde ona ve söylediklerine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Ruhu şad, mekânı cennet olsun!”

 

Telefonla moral verdi

TÜRKSAM Başkanı Sinan Ogan ise 19 Ocak 1990’daki Bakü katliamını hatırlatarak, “Sovyet yöneticiler, Bakü’nün ve Azerbaycan’ın dünya ile bağlantısını kopardı. Biz de bir şekilde bulunduğumuz kanallarla haberler almaya ve o haberleri Türk ve dünya basınına duyuruyorduk. O günlerde alacağımız her destek bizim için çok önemliydi. Sadece bir telefon bile inanılmaz moral veriyordu. Kendisini şahsen tanımadığım ama eserlerinden, konferanslardan takip ettiğim rahmetli Muzaffer Özdağ aradı ve herr türlü destekle yapımızda olduğunu ifade etti” şeklinde konuştu. Panelin kapanış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ ise babası muzaffer Özdağ ile ilgili anıları anlattı.

Yeniçağ.07.Şubat.2011

  • Yorumlar0
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı