Hoşgeldiniz; Bugün 28 Şubat 2017 Salı

Basın


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/ogsaowfr/public_html/application/view/default/press/index.php on line 21

PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ HABERTÜRK ’TE

Habertürk

28.12.2008

Prof. Dr. Ümit Özdağ bu akşam (30.12.2008) saat 20.00'den 22.00'ye kadar Habertürk Kanalında yayınlanan Türkiye'nin Nabzı Programına katılacaklar. Programın konusu "Kürt Raporu ve Partilerin Kürt Açılımı"


Avrasya TV

Avrasya TV

28.11.2008

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 7 Kasım 2008 Cuma günü, Avrasya TV (ART) kanalında canlı yayına konuk olmuştur.

SKY Türk

SKY Türk

18.11.2008

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 18 Kasım 2008 Salı günü, SKY Türk kanalında canlı yayına konuk olmuştur.

Devletin Varlığına Saldırı

Yeniçağ

13.11.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Ümit Özdağ'ın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Raportör Osman Can tarafından gündeme getirilen değişiklik teklifine karşı çıktı. Özdağ, söz konusu 4 maddenin sadece rejim değil, aynı zamanda devletin varlığını tanımlayan maddeler olduğunu söyledi.

HAŞİM KILIÇ VE OSMAN CAN'A SERT ELEŞTİRİLER SÜRÜYOR

Anayasa'ya ihanet etti

'Anayasanın değiştirilemez maddeleri'nin tartışmaya açılmasına tepki gösteren Prof.Dr. Ümit Özdağ, "Gaflet ve dalalet, istifa etsinler" dedi

Haber: Macit SOYDAN

Bilkent Üniversitesinde düzenlenen "Anayasalardaki Değiştirilemez İlkeler" başlıklı sempozyuma katılıp çarpıcı açıklamalarda bululan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Raportör Osman Can'a tepkiler sürüyor. Haşim Kılıç'ın sempozyumda anayasanın değiştirilemez dört maddesini tartışmaya açtığını anımsatan 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Anayasa Muhkemesi Başkanı'nın bu sözlerinin Türkiye Cumhuriyeti devletinin varlığına yönelik bir saldırı niteliği taşıdığını dile getirdi. "Anayasanın değiştirilemeyen ilk dört maddesi, sadece bir rejim tanımlaması değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin varlık tanımlamasıdır" diyen Özdağ şöyle devam etti:

Herkes sadık kaldı

"Bu varlık tanımlaması, Türkiye Cumhuriyeti'nin 'asıl kurucu iktidarı' olan İstiklal Harbi ve bu harbi sürdüren Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılmıştır. 1961 ve 1982 Anayasalarında anayasayı yapan 'tali kurucu iktidarlar' anayasaları baştan aşağıya değiştirirken, 'asıl kurucu iktidarının'yaptığı düzenlemeye sadık kalmışlardır. Esasen aksi bir girişim, İstiklal Harbi'nin sonuçlarına, İstiklal Harbi sonucunda oluşan Türk devletinin ve Türk milletinin hukukuna tecavüz niteliği taşırdı. " Türk güvenlik güçlerinin, ülkemize karşı "vekaleten savaş" yürüten, on binlerce yaşama mal olan bölücü bir terör örgütüne karşı bir savaş verdiğini dile getiren Prof.Dr. Özdağ, "Bölücü örgütü destekleyen yabancı istihbarat servisleri, Türkiye'nin bölünmesine dair haritaları yaymaktadır. Bu ağır ortamda, Türk Ordusu her görev teslim töreninde, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli ve üniter devlet yapısının vidasını gevşetmesine izin verilmeyeceğinin altını çizmektedir" diye konuştu. "İşte böyle bir ortamda, Türk milletinin Anayasası'nı emanet ettiği Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, savunmak zorunda olduğu Anayasaya ihanet etmiştir" ifadelerini kullanan Özdağ, şöyle devam etti:

Gaflet ve dalalet

"Türk milleti bilmektedir ki, Haşim Kılıç kendi söyleyemediklerini de Anayasa Mahkemesi raportörü Doç. Dr. Osman Can'a söyletmektedir. Haşim Kılıç, Aktütün'de 18 yaşındaki gençlerin Anayasa'nın ilk dört maddesini savunurken şehit olduğu bir sırada, entelektüel fantezi hürriyeti arkasına sığınarak, devletin varlık gerekçelerini tartışmaya açamaz. Yapar ise buna Atatürk'ün kavramsallaştırması ise 'gaflet ve dalalet'denilir. Haşim Kılıç'a düşen görev istifa etmektir."

Kılıç: Herhangi bir görüş belirtmedim

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Bilkent Üniversitesi tarafından düzenlenen "Anayasalardaki Değiştirilemez İlkeler" konulu sempozyumda, Anayasa'nın söz konusu değişmez maddelerine ilişkin herhangi bir değerlendirme, yorum veya görüş ileri sürmediğini bildirdi. Kılıç, "Yaptığım iki cümlelik davete teşekkür konuşması içeriğini, bazı basın ve yayın organları ile kişilerin 'Anayasamızın ilk dört maddesini tartışmaya açıyor, değiştirmek istiyor'biçimindeki niyet okumaları ve maksatlarını aşan, eleştiri ötesi, şahsımı ve kurumu yıpratmak nitelikli siyasi değerlendirmeler yaparak ütopya yarattıklarını görmek üzüntü, kaygı ve hayret vericidir" dedi. Kılıç şöle devam etti: "Hukuken değiştirilmesi mümkün olmayan Anayasa hükümlerinin bilimsel toplantılara konu olması yeni bir gelişme olmayıp, bugün eleştiri konusu yapanlarca da geçmişte ileri sürülmüş öneri ve temennilerde bulunulduğu herkesçe bilinmektedir. Demokrasiyi içine sindirmeyenlerin kamuoyunu yanlış bilgilendirmek suretiyle şahsımı hedef haline getirmeleri, ilgilileri sorumluluktan kurtarmayacaktır."(A.A)

Sadakat yeminine uymadılar

CHP'li Süha Okay, Anayasa değişikliği tekliflerinin laik devleti ortadan kaldırmayı amaçladığını ifade etti

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay Meclis'te düzenlediği basın toplantısında anayasanın değiştirilemeyecek maddelerine ilişkin tartışmaları değerlendirdi. Bilkent Üniversitesindeki sempozyumun zamanlaması ve katılımcıları açısından ilgi çekici olduğunu belirten Okay, "Bu girişim siyasi iktidarın ülkeyi yeni bir tartışma zeminine taşımak için işi taşerona havale ettiğini ortaya koymaktadır" dedi. Anayasanın ilk 3 maddesi ile sorunu olanların amaçlarının farklı olduğunu kaydeden Okay, şöyle konuştu: "Hiç kimse bulunduğu ortama göre farklı şapkam var ben o şapkama göre açıklama yaparım diyerek konumundan kaynaklı gücü ile bazı şeyleri dikte ettiremez. Anayasa Mahkemesinin kararları bağlayıcıdır ve Türkiye Cumhuriyetinin temelini oluşturan Anayasanın ilk üç maddesi de herkesin sadakatle bağlı olmakla yükümlü olduğu düzenlemelerdir. Aksi düşünceler laik demokrat hukuk devletini zedelemenin ötesinde ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Türkiye Cumhuriyeti anayasasını koruyacağına yemin ederek göreve başlayan Anayasa Mahkemesi üyelerinin görevi Cumhuriyetin niteliklerini törpülemek değil aksine o değerleri sadakatle savunmaktır."

Temel nitelikler tartışılamaz

TBMM Başkanı Köksal Toptan ise Anayasa'nın ilk 4 maddesi ile ilgili tartışmalara girilmemesi gerektiğini söyledi. TV8'de yayımlanan "Başkentten Programına" katılan Toptan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın Anayasa'nın değiştirilemez ilk 4 maddesinin tartışmaya açılabileceğine yönelik bir beyanat verdiğinin sorulması üzerine, şöyle dedi: "Sayın Haşim Kılıç, yaklaşık 17-18 yıldır Anayasa Mahkemesi'nde bulunuyor. Böyle bir şeyi, belki bilimsel olarak ortaya koyabilir. Anayasa'nın değişmez maddelerinin değişmesi teklif edilemez. Tartışmalara girmemek lazım. Özellikle Cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirecek davranışlardan herkesin kaçınması gerekir."

Özdağ’dan Kürt Raporu

Yeniçağ

06.11.2008

Bölücü terörün nasıl biteceği konusunda rapor hazırlayan Prof. Özdağ, "Devlet, DTP ve PKK'lıların gerçek etnik kimliklerini açıklasın" dedi.

Haber: Salim YAVAŞOĞLU

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye'nin yıllardın başını ağratan PKK belasının çözümünün basit ve kolay olmadığını söyledi. Taksim Nippon Oteli'nde bir konferans veren Özdağ, "PKK terörü neden bitmedi, nasıl biter" başlıklı Kürt raporunda, bölücü terörün nasıl bitirileceği konusunda ilginç önerilerde bulundu. Bu önerilerden en dikkat çekeni ise, terör örgütü PKK ve DTP üst düzey yöneticilerinin gerçek etnik kimliklerinin açıklanması. DTP ve PKK'nın üst düzey kadrolarından birçoğunun Kürt ya da Zaza olmadığını kaydeden Prof. Özdağ, "Bu kişilerin gerçek etnik kimlikleri, devletin elinde belgeleriyle var" dedi.

Ermeniler de var

Bu kişiler arasında, kendisini Kürt veya Zaza zanneden Türkmen kökenliler olduğu gibi hiç küçümsenmeyecek sayıda Ermeni ve diğer etnik gruplardan insanlardın da bulunduğunu açıklayan Prof. Dr. Ümit Özdağa, "Özellikle, Ermeni kökenliler için Kürtler ve Zazaların, Türk milletinden intikam için kullanılan bir koçbaşı niteliği taşıdığı ileri sürülmektedir. Devletin elinde her yurttaşın olduğu gibi bu kişilerin de gerçek kökenleri ile ilgili bilgiler vardır. Artık bu bilgiler özel sohbetlerin konusu olmaktan çıkarılmalıdır. Devlet, her bir DTP PKK'lı terörist için ayrı ayrı alınacak mahkeme kararı ile bunları deşifre etmelidir" şeklinde konuştu. Terör örgütü PKK'nın, bölgedeki ihtilaflardan istifade ederek Türkiye'ye karşı 'vekaleten bir savaş' yürüttüğüne dikkat çeken Özdağ, şunları söyledi: "PKK, emperyalist müdahaleleri aşarak milletleşme sürecinde önemli mesafe kaydeden Türkiye'nin milli dokusunda sosyal, psikolojik, ekonomik, siyasal ve kültürel tahribat yaratmıştır."

Asker, PKK ile muhatap olmasın

Kürt raporunda, terör örgütü PKK'ya karşı yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ümit Özdağ, "Genelkurmay PKK ile muhatap olmasın işi jandarmaya bıraksın" dedi. İşte Özdağ'ın önerilerden bazı önemli satırbaşları:

* Diyarbakır'daki Dicle Üniversitesi'nin adı Selahattin Eyyubi Üniversitesi olarak değiştirilmeli.
* Terörle mücadelede bir Eşgüdüm Bakanlığı kurulmalı.
* Terörle mücadele görevi Jandarma ve Emniyet'e verilmeli.
* Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı birlikler, mümkün olduğu ölçüde terörle mücadelenin dışına çekilmelir. Bu birliklerin Jandarma Genel Komutanlığı emrine verilmesi sağlanmalıdır.
* Terörle mücadele için jandarma bünyesindeki 'Asayiş Kolordusu' güçlendirilerek, yeniden yapılandırılmalıdır.
* Genelkurmay Başkanlığına bağlı Özel Kuvvetler Komutanlığı güçlerinin Türkiye içinde çatışmalarda kullanılmasından vazgeçilmelidir.
* Jandarma Genel Komutanlığı'na bağlı ve özel kuvvetlerin savaş yeteneklerine sahip Jandarma Anti-Terör Komutanlığı kurulmalıdır.
* PKK ile mücadelede Genelkurmay Başkanlığı muhatap olmamalı. İnternet sitesinden herhangi bir açıklama yapmamalı. Tamamıyla Jandarma Genel Komutanlığı muhatap olmalı.

Demokratikleşme çözüm değil

Prof. Özdağ, demokratikleşme gerçekleştiği takdirde bile, PKK terörünün biteceğine inanmıyor
Prof. Dr. Ümit Özdağ, terör örgütü PKK'nın arkasında dış dinamiklerin bulunduğunu belirterek, "Türkiye demokratikleşirse bile sorun ortadan kalkmaz" dedi. Raporunda, bu tür iddiaları inandırıcı bulmadığını kaydeden Prof. Özdağ, şunları kaydetti: "Halk terörü desteklemez ise PKK biter iddiası da doğru değildir. PKK, 1978-1988 yılları arasında 10 yıl içinde hiçbir ciddi kitle desteği olmamasına rağmen, arkasındaki dış dinamiklere dayanarak varlığlını sürdürmüştür. Ancak Türkiye, uluslararası çevreleri bile şaşırtacak bir direnç göstererek, 1992-1997 yılları arasında PKK'yı askeri olarak mağlup etmiştir. TSK'nın bu başarısına rağmen ne yazık ki siyasi irade, nice fedakarlıklar sonucu ulaşılan bu sonucu değerlendirme konusunda gereken hassasiyeti göstermemiştir."

Haber Türk

Habertürk

17.10.2008

21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 17 Ekim 2008 Cuma günü, Haber Türk kanalında son gelişmeleri değerlendirmiştir.

Gündeme Dair

Avrasya TV

10.09.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 10 Eylül 2008 Çarşamba günü, Avrasya TV'de (ART) yayınlanan ve Nuriye Atabey'in hazırlayıp sunduğu "Gündeme Dair" programına katılmıştır.

Gündeme Dair

Avrasya TV

13.08.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 13 Ağustos 2008 Çarşamba günü, Avrasya TV'de (ART) yayınlanan ve Nuriye Atabey'in hazırlayıp sunduğu "Gündeme Dair" programına katılmıştır.

Avrasya TV

Avrasya TV

11.06.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 11 Haziran 2008 Çarşamba günü, Avrasya TV'de (ART) "Türk Dış Politikası ve Irak" konusunda değerlendirmelerde bulunmuştur.

Gerçek Gündem

Flash TV

10.06.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 10 Haziran 2008 Salı günü Flash TV'de yayınlanan "Gerçek Gündem" programına katılmıştır. ÖZDAĞ, Ortadoğu ve Türkmen Kenti Telafer'deki son gelişmeler değerlendirmiş, daha sonra Telafer'de yaşanan dramı konu alan bir gösterim sunmuştur.

Kosova’dan Telafer’e Türk’ün Varlık Mücadelesi

Avrasya TV

10.05.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 10 Mayıs 2008 Cumartesi günü Avrasya TV'de (ART) "Kosova'dan Telafer'e Türk'ün Varlık Mücadelesi" konulu programa katılmıştır.

Gerçek Gündem

Flash TV

07.04.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 7 Nisan 2008 Pazartesi günü Flash TV'de yayınlanan "Gerçek Gündem" programına katılmıştır.

Teke Tek

Kanal 1

04.03.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyesi E. Tümg. Alaettin PARMAKSIZ, Kanal 1'de Fatih ALTAYLI'nın hazırlayıp sunduğu "Teke Tek" programına katılmıştır. 4 Mart 2008 Salı günü yayınlanan programda PARMAKSIZ, "Güneş Operasyonu"nu değerlendirmiştir.

Star Ana Haber

Star TV

29.02.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 29 Şubat 2008 Cuma günkü Star Ana Haber programına konuk olmuştur. Prof. ÖZDAĞ programda, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyine yönelik askeri harekatını değerlendirirken, TSK'nın bölgede bugüne kadar gerçekleştirmiş olan operasyonların başarısına ve maliyetlerine yönelik açıklamalarda bulunmuştur.

Sesli Düşünce

Ses TV

24.02.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ, 24 Şubat 2008 Pazar günü Ses TV'de yayınlanan ve Faruk Mangırcı'nın hazırlayıp sunduğu "Sesli Düşünce" programına katılmış ve Türkiye'nin sınır ötesi operasyonunu değerlendirmiştir.

32. Gün

Kanal D

10.01.2008

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ Kanal D'de Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar'ın hazırlayıp sunduğu "32. Gün" programına katılmıştır. 10 Ocak 2008 Perşembe günü saat: 00.15'te yayınlanan programda "sınır ötesi operasyon sonrası terör örgütü PKK'nın stratejisi", "hedef olarak neden Diyarbakır'ın seçildiği" ve "DTP'nin saldırıya bakışı" konuları tartışılmıştır.

Prof. Özdağ'ın yanı sıra programa Batman eski Valisi Salih Şarman, Bugün gazetesi yazarı Mehmet Metiner, KADEP Başkanı Şerafettin Elçi ve Kamer Genç katılmıştır.

1 234567
google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı