Hoşgeldiniz; Bugün 28 Şubat 2017 Salı
Orta Asya Araştırmaları Merkezi|27 Mayıs 2013 Pazartesi

Türk Dünyası Çalışmalarının 22 Yıllık Muhasebesi Amasya’da Yapıldı

Hakan Boz tarafından yazıldı.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından İsmail Gaspıralı ve Prof. Dr. Turan Yazgan anısına düzenlenen Birinci Amasya Türk Dünyası Çalıştayı, İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde gerçekleştirildi. Çalıştay’da 1991-2013 arasında Türkiye’de Türk Dünyası konusunda yapılan bütün branşlardaki araştırmaların dökümü ve değerlendirmesi yapıldı. Çalıştay bu şekil ile Türkiye’de bir ilke imza attı.  

24-26 Mayıs tarihleri arasında 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü tarafından İMKB Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli’nde düzenlenen Birinci Amasya Kongresi’nin konusu “Türkiye’de Türk Dünyası Araştırmaları (1991-2013)” oldu. Çalıştaya 11 farklı üniversiteden toplam 28 akademisyen katıldı. Üç gün süren çalıştayda beş oturum gerçekleştirildi. İkinci gün başlayan oturumlarda “Dil ve Edebiyat”,“Tarih Araştırmaları” ve “Halk Bilimi, Sosyoloji, Arkeoloji Araştırmaları”  konulu tebliğler sunulurken, üçüncü gün gerçekleştirilen oturumlarda “Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırmaları” konulu tebliğler sunuldu. Son oturum ise değerlendirme konuşmalarıyla sona erdi.

Toplantı’da İsmail Gaspıralı ve Turan Yazgan Unutulmadı

Birinci Amasya Türk Dünyası Çalıştayı, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın açılış konuşmasıyla başladı. Çalıştayın konusu ve amacı hakkında bilgi veren Prof. Özdağ’ın ardından Yrd. Doç. Dr. Tümen Somuncuoğlu, İsmail Garpıralı; Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun ise Prof. Dr. Turan Yazgan’ın yaşamları ve mücadeleleri hakkında bilgi verdi.

Çalıştayın ilk oturumu ikinci gün başladı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un yaptığı “Dil ve Edebiyat” başlıklı birinci oturumun ilk konuşmacısı Doç. Dr. Figen Dilek oldu. Doç. Dr. Dilek, Sibirya bölgesindeki Türk Dili alanıyla ilgili çalışmaların genel olarak tespit, tanım ve metin yayınları boyutunda belli bir seviyeye ulaştığını ifade ederken, Sibirya Türk lehçeleri ve Türk yazı dillerinin homojen bir görüntü sergilemesi nedeniyle bu konudaki çalışmaların alan araştırmaları desteklenmesi ve belgelenmesi gerektiğini söyledi. Oturumun ikinci konuşması ise Prof. Dr. Bilgehan Atsız Gökdağ oldu. Prof. Gökdağ, Güney Kafkasya ve Orta Doğu Türkleri ile ilgili 1991’den sonra ülkemizde yayınlanan kitap ve makaleler hakkında bilgi verdi. Gökdağ, Çalışmaların alandaki büyük bir boşluğu doldurduğunu ancak birçoğunun teorik temellerinin eksik kaldığına dikkat çekti.

Gökdağ’ın ardından söz alan Doç. Dr. Güljanat K. Ercilasun, Türkistan coğrafyasının dil ve edebiyatıyla ilgili Türkiye’de son 20 yılda yapılmış olan çalışmaları değerlendirirken, Yrd. Doç. Dr. Çulpan Zaripova Çetin ise 1990’lı yıllardan bugüne Türkiye’de İdil-Ural, Kırım, Kuzey Kafkasya çağdaş Türk lehçeleri ve edebiyatları hakkında yapılan araştırmalar hakkında bilgi vererek, bu araştırmaların eksik bıraktığı noktaları ele aldı. Oturumun son konuşmacı olan Yrd. Doç. Dr. Oğuzhan Durmuş ise “Balkanlar ve Adalardaki Türk Ağızları ve Edebiyat Araştırmaları başlıklı tebliğinde Balkan coğrafyasının Türkoloji açısından önemine dikkat çekerek, dünya bilim çevrelerinde Balkaoloji adıyla bilinen dalın büyük bir bölümünü Balkan Türkolojisinin oluşturduğuna dikkat çekti.

Amerikalıların Sibirya Araştırmaları Bizden Daha Fazla

Çalıştayın “Tarih Araştırmaları” başlıklı ikinci oturumunun başkanı Prof. Dr. Saadettin Gömeç oldu. Oturumun ilk konuşmacısı olan Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu. Prof. Gündoğdu, çalıştayda Türkistan Tarihi Araştırmaları başlıklı bildirisini sundu. Gündoğdu’nun ardından söz alan Doç. Dr. İlyas Topsakal, İdil-Ural ve Sibirya Tarihi Araştırmaları başlıklı bildirisini sundu. Topsakal, Sibirya tarihinin Avrupa ve ABD’de yeni yeni gelişmekte olduğunu ve özellikle tarih ve strateji bölümlerinde önemli dersler arasında yer aldığını ifade ederek, Rus bilim literatüründe de alana dair çok önemli eserler olmasına rağmen bizim tarihimizi ilgilendiren saha da çok az bilginin bulunduğunu ve bu eksikliğin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

İkinci oturumun üçüncü konuşmacısı ise Yrd. Doç. Dr. Halim Çavuşoğlu, Balkanlar ve Adalardaki Türk Ağızları ve Edebiyat Araştırmaları başlıklı tebliğinde özellikle Yunanistan’da Türk ve Müslüman unsurların tarih yazımının objektif olmadığını ifade ederek, son dönemde bu yaklaşımın yavaş yavaş değiştiğini ve özellikle karşılıklı iletişimin artmasıyla Rumların Türkler’e yönelik mevcut düşüncelerini sorgulamaya başladıklarını ifade etti. Oturumun son konuşmacısı olan Yrd. Doç. Dr. Ömer Karataş ise Kafkasya’da Karaçay, Kumuk, Nogay ve Ahıska gibi Türk unsurlarının bulunduğunu ifade ederek, Kafkasya tarihi üzerine yapılan çalışmaların disiplinler arası bir işbirliğiyle yapılması gerektiğini söyledi.

Türk Dünyası merkezli büyük teorilere ihtiyaç var

İkinci günün son oturumunda ise Türk Dünyası’nda Halk Bilimi-Sosyoloji ve Arkeoloji Araştırmaları tartışıldı. Başkanlığını Dr. Yaşar Kalafat’ın yaptığı oturumun ilk konuşmacısı Yrd. Doç. Dr. Ferhat Maksudov oldu. Türkistan’da yapılan arkeolojik kazılar hakkında bilgi veren Maksudov’un, ardından söz alan Yerke Özer ise 1991-2013 yılları arasında akademik alanlarda yapılan Doğu Türklüğü Halk Bilimi araştırmalarını değerlendirdi.

Yerke Özer’in ardından Balkanlar ve Orta Doğu Türklüğü Halk Bilimi çalışmalarını değerlendiren Dr. Sema Demir, bu coğrafyalardaki Türklüğün mevcudiyeti, kültürel etkileşim, kültürel süreklilik, milliyetçilik okumaları, göç ve mübadele gibi temel konulardaki gözlemlerini paylaştı. Oturumun bir sonraki konuşmacısı olan Dr. Ayşe Kavuncu ise Doğu Türklüğü Üzerine Sosyoloji çalışmalarını değerlendirdi.

Oturumun son konuşmacısı İkbal Vurucu ise Türk Dünyası araştırmalarında Balkanlarda ve Orta Doğu Türklüğü konusundaki sosyoloji çalışmalarının yok denecek kadar az olduğunu ifade ederek, Türk Dünyası merkezli büyük teorilere ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Batının politik amaçlı zihniyetinden kurtulmak zorundayız

Çalıştayın üçüncü günündeki oturumlar ise Siyaset Bilimi- Uluslararası İlişkiler Araştırmaları ve değerlendirme oturumlarıyla devam etti. Başkanlığını Prof. Dr. Abdülhaluk Çay’ın yaptığı dördüncü oturumun ilk konuşmacısı Dr. Anar Somuncuoğlu oldu. Dr. Somuncuoğlu, Türk Dünyası’na yönelik Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Araştırmalarının batının bakış açısında olmasını eleştirerek, uluslararası ilişkiler alanındaki teorilerin aslında ABD ideolojik gücünün bir unsuru olduğunun altını çizdi. Batının politik amaçlı zihniyetinden kurtulmak gerektiğini söyleyen Dr. Somuncuoğlu, Türkistan Türk lehçelerinden yararlanma oranının artırılması gerekliliğini dile getirdi.

Somuncuoğlu’nun ardından söz alan Gözde Kılıç Yaşın ise Balkan ve Kıbrıs coğrafyasına akademik anlamda ilginin yüksek olduğu ve son 20 yılda bölgeye ilişkin çalışmaların incelendiğinde gerek makale, gerek tez gerekse kitap şeklinde sayıca pek çok eser verildiği görüldüğünü söyledi. Kılıç, mevcut çalışmaların nitelik açısından incelediğinde Türk ya da diğer azınlıklar bazında birbirini tekrar eden ve büyük çoğunlukla saha çalışması yapılmaksızın tamamlanan çalışmalar olduklarını ifade etti.

Oturumun bir sonraki konuşmacısı olan Yrd. Doç.Dr. Vügor İmanov ise Kafkas Araştırmaları hakkındaki incelemelerini dinleyicilerle paylaştı. 1990’lı yıllara nazaran 2000’li yıllarda Kafkas çalışmalarının önemli mesafe kat edildiğini söyleyerek, yapılan doktora çalışmalarının niteliğinin giderek artının ifade etti.

Oturumun son konuşmacısı Doç. Dr. Yalçın Sarıkaya oldu. Sarıkaya, Uluslararası ilişkiler alanındaki çalışmaların genelindeki metodoloji, kaynaklar, saha uzmanlığı gibi sorunların Türk Dünyası Araştırmalarında Orta Doğu Türklüğü hakkında yapılan çalışmalara da hakim olduğuna dikkat çekti.

Türk Konseyi, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Türksoy, çalıştayı yakından takip etti

Çalıştayın son oturumunda Türkoloji çalışmaları masaya yatırıldı. Başkanlığını Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın yaptığı değerlendirme oturumunda sırayla Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Türk Konseyi Başkanı Halil Akıncı’yı temsilen Hatice Tuğba İkizler, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı Kültürel ve Sosyal İlişkiler Daire Başkanı Ramazan Çokçevik, Dr. Yaşar Kalafat, Prof.Dr. Saadettin Gömeç, Prof. Dr. Kemal Üçüncü, Yrd. Doç.Dr. Tümen Somuncuoğlu ve Dr. Abdülkadir Sezgin söz aldı.

Çalıştay, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Prof. Özdağ, Amasya’da gerçekleştirilen toplantıyı geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini ifade ederek, bu toplantıların bundan sonraki konularının da Türk Dünyası olacağını söyledi. Özdağ konuşmasının devamında “İlk toplantının temel amacı, Türk Dünyası Araştırmalarında nerede olduğumuzu görmekti. Değişik bilim dallarından herkes şu anda nerede olduğumuzu öğrenmiş oldu. Böylelikle yarın ne yapmamız gerekeceğini tespit etmiş olduk” dedi. 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nün geniş bir Türk Dünyası Kütüphanesi kurmayı hedeflediğine dikkat çeken Özdağ, enstitü tarafından yakın zamanda Türkiye’de Türk Dünyası araştırmacılarının yer aldığı bir veri tabanının kamuoyu ile paylaşılacağını söyleyerek sözlerine son verdi.

İki ay içerisinde kitaplaştırılarak kamuoyu ile paylaşılacak olan çalıştay bildirileri, Türk Dünyası araştırmacıları ve meraklıları buluşacak. Türk Konseyi, Yurt Dışı Türkler ve akraba Topluluklar Başkanlığı ve Türksoy gibi kurumların temsilcileri tarafından izlenen çalıştay, 1991-2013 yılları arasında yapılan Türkoloji çalışmalarının bir envanter listesinin oluşmasını sağlayarak gelecek çalışmalarına ışık tutacak.

 

Bu yazı 7071 defa okundu.
  • Yorumlar1
  • Onay Bekleyenler0

comment_what_is_your_mind

google_ad_height = 240; //-->
TSK Mehmetçik Vakfı